KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/418
- Karar No
- 2026/214
- Karar tarihi
- 10 Mart 2026
Karar Metni
985 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/418 Esas
KARAR NO : 2026/214
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/05/2025
KARAR TARİHİ : 10/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davaya konu kazada, müvekkilinini aracının reel değer kaybı bedelinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, 02/07/2024 tarihinde davalı sigorta şirketinin ZMM poliçesi ile sigortalı --------- plakalı aracın, müvekkiline ait --------- plakalı araca arkadan çarpması sonucunda meydana gelen iki araçlı maddi hasarlı trafik kazasında müvekkilinin aracının hasarlandığını, meydana gelen trafik kazasında -------- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait --------- plakalı araç --------- model ---------- olup modeli,
kilometresi de dikkate alındığında kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedelinin oldukça yüksek olduğunu, bağımsız eksperden alınan rapora göre müvekkilinin aracında 94.000,00 TL reel değer kaybının meydana geldiğini, araçta gerçekleşen reel değer kaybı bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep edildiğini, dava öncesi reel değer kaybı tazmini için 07/08/2024 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise de davacı tarafa herhangi bir ödeme yapılmadığını, ara buluculuk işlemlerinin sonuçsuz kaldığını, faiz taleplerinin enflasyonun altında olmayacak şekilde hesaplanmasını, şimdilik,
100,00-TL reel değer kaybı bedelinin poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt tarihi olan 02/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faiz ile birlikte tahsili ile davanın kabulünü talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafından, davaya ilişkin delillerin HMK gereğince davalıya tebliğ edilmediğini, müvekkil Büronun, yabancı plakalı araçların ülkemizde sebebiyet verdikleri kazalarda ortaya çıkan hasarların tedvirinde bu araçların sahip veya sürücüleri adına hareket etmeyip kaza tarihini kapsayan geçerli Yeşil Kart sigortaları olması halinde bu sigorta şirketi adına hareket ettiğini, yeşil kart poliçesinin,
kazanın meydana geldiği ülkede yürürlükte olan zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) kapsam ve limitleri çerçevesinde teminat verdiğinden kaza tarihinde kazanın olduğu ülkede zorunlu trafik poliçesi teminatları ne ise yeşil kart poliçesi de bu teminatlar kapsamında hasar ve tazminatını gidereceğini, bu olayda kazanın Türkiye’de meydana gelmesi nedeniyle kaza tarihinde (2024) Türkiye’deki zorunlu trafik poliçesi teminatları kapsamında sorumluluk teminat limitiyle sınırlı olduğunu,
müvekkili şirket sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun ispat edilmesi halinde ve kusuruna düşen oranda müvekkili şirketin sorumluluğundan söz edilebileceğini, bu nedenle, davacı tarafın kusur durumunu ispat etmesi gerektiğini, yabancı plakalı araca kusur atfedilmesinin kabul edilemez olduğunu, yabancı plakalı aracın kurallara uygun bir şekilde seyrini sürdürdüğünü, kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusur, kural ihlali bulunmadığını, onarım sonucu yenilenen kısımlarda özellikle takılan yeni parçalar nedeniyle değer artışı meydana geleceğinden,
yargılama aşamasında tespit edilecek değer artışının hesaplanacak tazminat miktarından düşülmesi gerektiğini, davacının hasarının bu kaza sebebiyle olup olmadığı konusunda araştırılma yapılması gerektiğini, daha önceki kazalardan da değer kaybına uğradığını, eksper raporunda görüleceği üzere basit kaporta onarımının, elektrik işçiliği gibi teminat dışında kalan hasarlara ilişkin onarım yapıldığını, bu onarımların araç üzerinde değer kaybı yaratacak bir etkisi olmadığını, aksine şahısların bu onarımları yaptırarak araçlarına değer kattıklarını, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile bakiye değer kaybı talebinin ZMM poliçesi ile sigortalı --------- plakalı aracın sigorta şirketi olan davalıdan tazmini istemidir.
Davalı -------- sigortalısı -------- yabancı plakalı araç sürücüsü ---------- %100 (Yüzde Yüz) oranında Asli ve Tam Kusurlu olduğunu, park halindeki --------- plakalı araç sürücüsü/ sahibi -------- %0 (Yüzde Sıfır) oranında Tam Kusursuz olduğunu, davalı --------- kaza tarihinde yaşanan kaza açısından tazminat üst limitinin araç başı 200.000.-TL ile sınırlı olduğunu, değer kaybı zararının maddi hasarlardan sayıldığını, değer kaybı hesabı yapılırken 02.07.2024 kaza tarihi öncesi ve sonrası aracın genel durumunu, dava dosyasında paylaşılan tramer kayıtları kapsamında, hasar geçmişi, kullanım durumu,
marka ve model yılı ve teknik donanımı ile birlikte değerlendirilerek, genel piyasa şartlarında alım satım kabiliyeti de göz önünde bulundurulduğunu, kaza tarihli değer kaybı tutarının tespiti için güncel değer kaybı USD KURU üzerinden kaza tarihli USD KURU üzerinden değer kaybına çevrildiğini, davacının aracının, 02.07.2024 tarihli maddi hasarlı trafik kazasında oluşan hasarın onarımı sonrasında piyasa rayiç karşılaştırması yöntemiyle yapılan hesaplama sonucunda kusurun (% 100) karşılığı aracının 69.258,70 TL dava dosyasındaki bilgi ve belgeler uhdesinde değer kaybına uğrayacağına takdir ve kanaat edildiğini, Davalı --------,
02.07.2024 kaza tarihinde yürürlükte bulunan maddi hasarlarda araç başı teminat limiti olan 200.000.-TL'ye kadar teminat sağlamış olduğu Davalı dilekçesinde “....Bu hesaplamalara istinaden yeşil kartlı aracın sigorta şirketinin -------- temsilcisi --------- tarafından hasar onarım bedeli olarak 13.09.2024 tarihinde 15.500 TL ---------Ş.'ne ödendiğini, ayrıca değer kaybı ödemesi olarak 23.08.2024 tarihinde 68.850 TL ---------- (davacının vekili)ödeme yapıldığını demekte olup ilgili dekontlar dava dosyasına eklenmiş olduğunu, bu durumda davalının kalan değer kaybının (69.258,70 TL - 68.850 TL ) 408,70 TL'den sorumlu olabileceği,
yönünde görüş ve kanaatlere varıldığını beyan eden bilirkişi raporu dosyaya sunulmuş söz konusu rapor denetime ve hükme esas almaya yeterli görülmüş, dava konusu uyuşmazlıkta 02/07/2024 tarihinde meydana gelen kazada davalı --------- sigortalısı---------- yabancı plakalı araç sürücüsü ---------- %100 (Yüzde Yüz) oranında Asli ve Tam Kusurlu olduğu, davacının bakiye değer kaybı olan 408,70 TL'yi davalı sigorta şirketinden isteyebileceği kanaati ile davanın kabulüne, 408,7 TL'nin 16/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmakgerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-408,7 TL'nin 16/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar harcı olan 732,00 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 116,6 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç ve 615,40 TL başvuru harç masrafının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 18.111 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 408,70 TL vekalet ücreti alacağınındavalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
7-Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde --------- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, kararın miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/418, K. 2026/214, 10 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama