KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/916
- Karar No
- 2025/750
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2025
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/916 Esas
KARAR NO:2025/750
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 13/10/2025
KARAR TARİHİ: 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
DAVA
Davacı vekili özetle; icra takibine dayanak zincirleme kazanın, ---- günü akşam saatlerinde ----- geçidi istikametinde meydana geldiğini, müvekkilinin durmasından ---- saniye kadar bir süreden sonra da aracının sağ tarafına ------ plakalı aracın yüksek hızla çarpmış ve bu çarpmanın etkisiyle müvekkilinin aracının ön ve sağ orta kısmından büyük bir hasar oluştuğunu,
yaşanan bu kazayı gören diğer araçlardan birisi müvekkilinin ------ plakalı aracından yaklaşık 20-25 metre geride durmuş bu aracın yolun ortasında güvenlik önlemini almadan durmasından ve onu takiben sırayla gelen araçların da yüksek hızlarından duramamasından müvekkili ve ----- plakalı araçların gerisinde bu araçlardan bağımsız bir zincirleme kaza meydana geldiğini, dava konusu kaza neticesinde yaralanma vakıaları da olduğundan ------ Soruşturma dosyası nezdinde başlatılmış olunan soruşturma kapsamında trafik ihtisas alanında uzman bilirkişi marifeti ile alınmış olunan bilirkişi raporunda da bu husus açıkça belirtildiğini,
dava konusu kazanının oluşumunda ------ isimli sürücüler asli kusurlu olarak tespit edilmiş, müvekkilin ise kusurunun bulunmadığı tespit edildiğini, davalı tarafın başlatmış olduğu icra takibinin dayanağı; bahse konu kaza kapsamında kasko sigortacısı olarak sigortalamış oldukları ----- plakalı aracın hasarlanması nedeniyle ödemiş oldukları bedelin rücuen istenmesi olduğunu, müvekkilinin kazada kusuru olmadığından borçlu olmadığını belirterek müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, davalı kasko sigortacısının dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedelinin davacıdan rücuen tazmini amacıyla başlattığı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine.
TTK'nın 16/2. maddesinde "kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları" hükmüne, yer verilmiştir.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınmalıdır.Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; ------------- kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir.
Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.Somut olayda; davacının ve davalı -------- sigortalısının tacir olduğuna dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı gibi kazaya karışan sigortalı araç da kullanım amacı hususi- özel araç niteliğindedir.
Bu durumda somut olayda TTK'nın 4/1 cümlesindeki “her iki tarafın tacir olması” koşulu gerçekleşmediği gibi esasen haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlık TTK'nın 4. maddesinde sayılan ihtilaflardan da olmadığına göre HMK 2. Maddesi gereği davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla açılan davanın görev nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, karşı görevsizlik verilerek görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/916, K. 2025/750, 17 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama