KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/278
- Karar No
- 2026/250
- Karar tarihi
- 24 Mart 2026
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2026/278 Esas
KARAR NO : 2026/250
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 19/03/2026
KARAR TARİHİ : 24/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Dava dışı -------- ait --------- plakalı aracın, davacı şirket tarafından --------- poliçe numaralı 28/08/2024-28/08/2025 başlangıç ve bitiş tarihli ------- Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, 12.09.2024 tarihinde -------- ili -------- mevkiinde meydana gelen olayda;
sürücü-------- idaresindeki -------- plakalı araç seyir halinde iken, aynı güzergahta ilerleyen sürücü ---------yönetimindeki ---------- plakalı aracın sol şeride manevra yapması sonucunda, -------- plakalı aracın refüje çarpması nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonrasında taraflar arasında kaza tespit tutanağı imzalandığını, dava dışı sigortalı davacının sigorta şirketine aralarındaki poliçe kapsamında hasarın tazmini maksadıyla başvuru yaptığını, başvuru sonrasında davacının sigortacı şirket tarafından, hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için ekspertiz incelemeleri yapıldığını,
ekspertiz incelemesi sonucunda sigortalı aracın pert olduğu tespit edilerek, 800.000 TL toplam hasar tutarı tespit edildiğini, davalıya ait aracın sigortacısı---------Ş. tarafından sigortalısının %100 oranındaki kusuru kabul edilerek 2024 yılı poliçe teminat limitinin tamamı olan 200.000 TL ödendiğini, davacı sigorta şirketi tarafından davalının %100 kusur oranı esas alınarak yapılan ödeme sonrasında bakiye kalan 600.000 TL’nin davalıdan rücuen tahsili için -------- İcra Müdürlüğü'nün ------- E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine borçlular tarafından itirazda bulunulduğunu, itiraz akabinde,
Arabuluculuk Bürosu kapsamında davalı taraflar ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığını, likit bir alacağı karşı yapılan itiraz sonucu %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ileride telafisi mümkün olmayan zararların doğmasını engellemek ve davacı şirketin alacağının yargılama sonucu ödenmesinin güvence altına alınması adına, davalının mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ettiğini, davanın kabulü ile icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile davanın kabulünü talep etmiştir.
Savunma;Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile, Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı için yapılan ödemenin zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda.
22.03.1944 tarih, ------- Esas, -------- Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir.
Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.Davacı sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısı dava dışı --------- plakalı araç maliki --------- dosya kapsamında yer alan belgelere göre gerçek kişi olup sigortalı aracın dosya kapsamındaki kasko sigorta poliçesine, ekspertiz raporu, kaza tespit tutanağına göre kullanım amacı ticari olmayıp hususi niteliktedir.
Somut olayda davacı sigorta şirketi, sigortalısı gerçek kişiye halef olarak (-sigortalı araç hususi araçtır-) açmış olduğu davada görevli mahkeme, sigortalı ile davalı arasındaki ilişkiye göre belirlenecektir.
Davacının halefi olduğu sigortalısı gerçek kişi ile davalı şirket arasındaki ilişki haksız fiile dayalı olup, az yukarıda yapılan açıklamalar gereğince dava nispi yada mutlak ticari davada olmadığından ve bu durumda görevli mahkeme genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olacağından Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 (iki) haftalık yasal süresi içinde başvurulması halinde dava dosyasının görevli nöbetçi ASLİYE HUKUK Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/278, K. 2026/250, 24 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama