KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1188
- Karar No
- 2018/681
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2018
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1188
KARAR NO : 2018/681
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 30/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle ;müvekkili şirketler ile davalı arsa sahibi arasında son derece yüksek bütçeli bir .... projesi için Gayrimenkul ..................Sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketlerin yüklenicisi olduğu ........... inşaatı ile ilgili olarak ana sözleşme gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiklerini ve inşaatın tamamlandığını,
ancak müvekkili şirketler ile arsa sahibi arasında imzalanan 09.09.2014 tarihli Sulh ve İbraname sözleşmesi ile 19/02/2016 tarihli protokol hükümleri gereğince anahtar teslim otel açılışı için müvekkili şirketlerin kusuru ve ihmali olmaksızın davalı arsa sahibi ve davalı arsa sahibinin de yönetimde olduğu............ yönetimi tarafından yapılması ve yönlendirilmesi gereken işlerin bir kısmının halen yerine getirilmemesi sebebiyle anahtar teslim işinin yapılamadığını, davalı ......... nezdindeki görevlerini zamanında ifa etmemesi nedeniyle ....... nin yükümlülüğünde olan bu işleyiş ve sürecin gereği gibi yerine getirilemediğini,
müvekkili şirketler trafından ......... yönetimine ihtarname çekilmek suretiyle müvekkili şirketlerin tamamlanan işleri teslim edemediğini bu sebeple geçici ve kesin kabul işlemlerinin de müvekkil şirketlerin kusuru olmadığı halde gerçekleştirilemediğinin bildirildiğini, yazılı ve sözlü ihtarlara rağmen davalıların gereğini yapmamaları üzerine müvekkili şirketler tarafından İstanbul Anadolu .........
Asliye Ticaret Mahkemesinde tespit davası açıldığını ve biirkişi raporu alındığını, davalı arsa sahibinin ana sözleşme ile ilgili diğer protokol hükümleri gereğince yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğundan davalı tarafa müvekkili şirketlerin ödemiş olduğu ............. bedelli çeklerin ve mahsup edilen .......... nin istirdat yoluyla iadesini talep ettiklerini belirterek sonuç olarak sözleşmeye aykırılık nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki zararın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalı taraftan tazminine,
davalı tarafın elinde bulunan ......... çekin ödenmemesi ve icra takibine konu edilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini ve müvekkili şirketlerin ödemiş olduğu ... bedelli çeklerin ve mahsup edilen ....... nin ....... döviz satış kuru üzerinde istirdat yoluyla iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacının tüm taleplerinin yasaya, hukuka, usule aykırı olduğunu , taraflar arasında akdedilmiş sözleşme uyarınca dava konusu ihtilafın çözümünde taraflarca hakem heyeti görevlendirilmiş olduğundan mahkemece görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin beyanlarında ise davacının haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak dava tarihine kadar defalarca sözleşme hükümlerine uyulmadığını, edimlerin yerine getirilmediğini, eseri kendi kusurundan dolayı süresinde teslim edemediğini,
iş bu dava ile kusurlarını örtme ve mahkemeyi yanılgıya düşürerek haksız kazanç elde etme gayesinde olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu ve sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, tarafların asıl edimlerinin 13.04.2011 tarihli ana sözleşme ile belirlendiğini, edimlerini layıkıyla ifa etmeyen ve kusurlu olan tarafın müteahhit olduğunu, davacı yüklenicinin daha ilk aşamada eserin yapımı sırasında tüm işlemler için müvekkili şirketten onay alma şartını ihlal ettiğini, davacı şirketlerin müvekkilinden hiçbir bedel talep edemeyeceklerini belirterek,
öncelikle tedbirin kaldırılmasını ve davacıların haksız davalarının reddini ve her iki durumda da davacılarca teminatın tazminat olarak taraflarına ödenmesini gerektiğini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalı tarafın sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacı şirketlerce uğranılan zararın tazmini ve ödenen çeklerin ve mahsup edilen miktarın davalıdan istirdadı talebine ilişkindir.
Tarafların yazılı ve sözlü beyanları alınmış , delil listeleri çerçevesinde delilleri toplanmış ve dosya ile taraflara ait ticari defter, kayıtlar, dayanak belgeler üzerinde ve mahallinde keşfen bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi kurulundan kök rapor ve ek rapor alınmıştır.
Davacı vekili 18/04/2018 tarihli oturumda ek raporla belirlenen miktarlar yönünden davalarını ıslah edeceklerini bildirmiş ve bu talebini yerine getirerek davasını ıslah ederek eksik 28.452,00 TL harcı verilen sürede ikmal etmiştir.
Yargılamanın bu aşamasında iken; davacılar vekili 30/05/2018 günlü oturumda imzası ile onayladığı beyanında ; tüm müvekkilleri adına davadan feragat ettiğini belirtmiştir.
Davalı vekili de imzaladığı beyanı ile feragata karşı bir diyeceği olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmiştir.
Davacılar vekilinin duruşmalara yetki belgesi ile girdiği ancak yetki belgesine dayanak vekaletnamenin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir(HMK m.307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği gibi, hüküm ifade edebilmesi de karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, ancak feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır(HMK m.309). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir(HMK m.310) ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK m.311).
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında yapılan yargılama sonunda (Ay. m.141); toplanan deliller, feragat, iddia ve savunma ile tüm dosya içeriği incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin 30.05.2018 tarihli oturumda tüm müvekkilleri yönünden iş bu davadan feragat ettiğini bildirdiği, davacılar vekilinin duruşmalara yetki belgesi ile girdiği ancak dayanak vekaletnamede davadan feragate yetkisinin olduğu , böylece davacı vekilinin feragat beyanının yasal şartları taşıdığı sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarakdavanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1188, K. 2018/681, 30 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama