KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/410
- Karar No
- 2024/925
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
Karar Metni
1.022 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/410 Esas
KARAR NO: 2024/925
DAVA
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 05/06/2022
KARAR TARİHİ: 14/11/2024
DAVA
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 05/06/2022 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin, ... tarafından tek ortaklı bir şekilde 14.06.2017 tarihinde kurularak tescil edildiğini, şirket kuruluşundan bir süre sonra diğer ortağın 75.000,00 TL karşılığı 75 adet payını müvekkiline devrettiğini, bu devir sonrasında 27.09.2033 tarihine kadar ...'ın müdür olarak seçildiğini, geçen süre içerisinde müdürlük vazifelerinin kötüye kullanıldığını, bankalarda bulunan paranın yaklaşık 1.500.000,00 TL'nin kendisinin ve yakınlarının hesabına aktarıldığını, söz konusu paraların kredi kartı ödemesi,
bazen de niteliği değiştirilen başkaca işlemler ile gerçekleştirildiğini, şirketin diğer ortak tarafından bankalar ve piyasaya ciddi şekilde borçlandırıldığını, müvekkilinin yoğun çalışmasının karşılığında kar payı alamadığını, şirketin borçları nedeniyle müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, tüm bu usulsüzlükler ortaya çıktıktan sonra şirket müdürünün kayıplara karıştığını, davalı şirketin şu anda sadece kağıt üzerinde yer aldığını beyan ederek, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına ve ayrılma akçesinin kendisine ödenmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLER
Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin tüm ticaret sicil dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
---------- İcra Dairesinin ----------- esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir. ----------- esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 22/12/2023 tarihli raporunda özetle; davalı yanın ticari defterlerini ibraz etmemesi hakkında takdirin mahkemeye ait olduğunu, bu nedenle davalı şirketin ticari defterleri yönünden herhangi bir tespit yapılamamakla, bu hususun hukuki yorum ve takdirinin mahkemeye ait olduğunu, 3. Davacının iddiasına konu hususların tamamen mali veriler ile tespit edilmesi gerektiği dikkate alındığında şu aşamada davacı iddiasının belgesel olarak izaha ve ispata muhtaç göründüğünü,
somut olayda davacı ortağın şirketten çıkararlmasına karar verilmesi için ileri sürmüş olduğu sebepler davalı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu tespit edilebilecek olgular olduğu için, davacının ileri sürdüğü olguların şirketten çıkarılmasına karar verilmesi için haklı sebep oluşturup oluşturmadığı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılamadığını beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi heyeti 09/05/2024 tarihli ek raporunda özetle; davalı şirketin Kurumlar Vergisi Beyannamelerinden çıkarılan 31.12.2022 tarihli Kaydi Bilançosuna göre şirket öz varlığının 31.12.2022 tarihi itibarı ile 308.820,94 TL olduğunu, şirketin mali tablolarında rayiç değer tespitine esas olacak taşınmaz bulunmadığını, menkul varlıkların ise Öz varlığı etkilecek ve çıkma payının sonucunu değiştirecek hacimde olmadığı anlaşıldığından, davacının çıkma payına esas şirket değerinin tamamının 308.820,94 TL olduğunu, bu toplama isabet eden davacı çıkma payının ise, (308.820,94 TL x %50)= 154.410,47 TL olduğunu beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
TTK 638/2 m. “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. “ şeklinde, aynı Yasanın 636/3 m “Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. “ şeklinde düzenlenmiştir.
Davacının çıkma talebi TTK.'nın 638/2.maddesine dayalı olup, davacı, çıkma için haklı sebeplerin mevcut olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Anılan maddede haklı sebeplerin neler olduğu tanımlanmamış ve sayılmamıştır. Hangi sebeplerin haklı sebep olduğu konusunda kollektif şirketlere ilişkin TTK.'nın 245. maddesindeki tanımdan kıyasen yararlanmak mümkündür.
Anılan maddedeki tanımlamaya göre, haklı sebep, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkansız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasıdır. Aynı maddede örnek kabilinden bazı haklı sebep halleri sayılmış olmakla birlikte bunlar sınırlı değildir.
Burada sayılan örneklere göre, bir ortağın şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması, kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması, bir ortağın uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı üstüne aldığı şirket işlerini yapamayacak duruma gelmesi gibi haller haklı sebepler olarak sayılmıştır. Ancak asıl tanım yukarıda açıklandığı şekilde birinci fıkrada yapılmıştır.
TTK'nun 531. maddesine göre. "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler.
Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." Davacının davalı şirketin ortağı olduğu, taraflar arasında iyiniyet ve güven duygusunun zedelendiği, davacıya dava açıldığı tüm bu hususların davacı açısından davanın açılmasına haklı sebep sayılacağı, ortaklar arasında olması gereken güven duygusunun kalmadığı, ortakların birlikte bu şirketi işletip yürütmelerinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığı,
tüm bu sebeplerle davanın açılmasında haklı sebeplerin oluştuğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. TTK'nun 531. maddesine göre haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemenin davalı şirketin feshine karar verebileceği gibi davacının ortaklıktan çıkma veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/410, K. 2024/925, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama