KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/416 Esas
- Karar no
- 2024/1073
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/04/2017
Karar Metni
2.819 kelime·14 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 08/01/2016 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş.ye ait davalı ...in sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın çarpması sonucunda ağır bir şekilde yaralandığını, müvekkiline çarpan araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS sigortalısının davalı sigorta şirketi olduğunu, bu nedenle davalının müvekkilinin uğradığı zararın tümünden sorumlu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00.-TL işgücü/efor kaybı nedeniyle maddi tazminatın temerrüt tarahinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini karar ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; kazaya karışan.... plaka sayılı aracın 17/09/2015 - 12/04/2016 tarihleri arası geçerli olmak üzere ...numaralı poliçe ile sigortalı olup, kişi başına teminat limiti 310.000,00.-TL olduğunu, başvuru yapıldığı ve 9143701 numaralı hasar dosyası açıldığı, davacıya maluliyet nedeni ile 01/09/2016 tarihinde %25 kusur %4 maluliyet oranları esas alınarak2.445,00.-TL %10 maluliyet için ise 17/04/2016 tarihinde 4.020,00.-TL ödeme yapıldığı, hesaplama yöntemi TRH 2010 tabosu ve %1.8 teknik faiz dikkate alındığını, bu nedenlerle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 08/11/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile. Davacının geçiçi iş göremezlik zararının 3.902,97 TL'ye tekabül ettiği, %50 kusurun düşülmesi ile bu yöndeki bakiye alacağının 1.951,48 TL olduğu, müvekkilinin sürekli maluliyetinden kaynaklı zararının 25.459,71-TL olduğu, önceden yapılan ödemeler güncelleştirildiğinde mahsup edilecek kısmın 7.488,44-TL olduğu, bu bedel mahsup eidldiğinde sürekli iş göremezlik zararının 17.971,27-TL olduğu,
müvekkili 19.922,75-TL toplam bakiye tazminat alacağına hak kazandığını, dava dilekçesinin sonuç bölümünde;1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebimizi 1.951,48-TL’ye ve 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebimizi 17.971,27-TL’ye temerrüt tarihinden itibaren işlemek üzere temerrüt faizi ile birlikte toplamda 19.922,75 TL’ye bilirkişi raporu doğrultusunda artırdığını, iş bu nedenle eksik harcın ikmali için sistemden hesaplanmasını, yatırılmasını mukabil davalı tarafa ıslah dilekçesinin tebliğe çıkarılmasını, dava dilekçemiz ve talep arttırım dilekçemiz doğrultusunda davamızın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davaya konusu trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti için trafik uzmanı bilirkişiden alınan rapora göre; "..Sürücü ...'in, %50 (Yüzde elli) oranında asli kusurlu, davacı...'ın, %50 (Yüzde elli) oranında asli kusurlu olduğu.. " tespit edilmiştir.
Davacının maluliyet oranının tespiti için dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre; "... Davacının meslekte kazanda gücündeki azalma oranının olay tarihindeki yaşına göre %17,0 ve bügünkü yaşına göre de %17,0 olarak bulunduğu, tıbbi iyleşme süresinin hastanan olayla ilgili Manisa Devlet Hastanesine gittiği ve yatarak tdedavi olduğu süre ile raporlu olduğu süülerin toplamı olduğu.." tespit edilmiştir.
Davacının davalıdan isteyebileceği geçici ve sürekli işgöremezlik miktarının tespiti için yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda; "...davacı...'in TRH 2010 mortalite tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanarak ve davacı için %50 oranındaki kusurunun düşmesi sonrası tespit olunan, geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 1.951,48.-TL, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının ise 25.459,71.-TL olduğu, davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 27.411,19.-TL'ye tekabül ettiği, önceden yapılan ve güncelleştirilen ödemelerin (toplam 7.488,44.-TL) mahsubu sonrası ise bakiye alacağının 19.922,75.-TL olacağı .." tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Mahkememizin 22/02/2019 tarih ve...arar sayılı kararıyla;
"Mahkememizce davacının zararı olup olmadığı ve varsa miktarı ile davalının sorumluluğunun sınırının tespiti için rapor alınmış, az yukarıda açıklandığı üzere; davalının sigortacısı olduğu aracın, yolun sağ kısmına fazla yanaşıp inşaat çalışması nedeni ile kaldırımın kapalı olmasından dolayı yola inmek zorunda kalan davalının sol ayağına çarpması şeklinde meydana gelen kazada %50 kusurlu olduğu, alınan adli tıp raporuna göre davacının %17 sürekli iş göremezlik meydana geldiği anlaşılmıştır.
Aktüer bilirkişi kaza tarihinde geçerli poliçe tarihini dikkate alarak TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz oranına göre tazminat hesabı yapmıştır. Hesap yaparken belirlenen sürekli işgöremezlik oranı ve tıbbi iyileşme süresine göre tazminat miktarının hesaplandığı, kusur indiriminin dikkate alındığı ve davalının yaptığı ödemenin mahsup ediliği, buna göre davacının 1.951,48-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 17.971,27-TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı olduğu belirlenmiş, yapılan hesaplamaların mevzuata, içtihatlara ve dosya kapsamına uygun ve denetime açık olduğu anlaşılmıştır.
Davacı davasını bu bedel üzerinden değer artırımı yapmış ve eksik harcı tamamlamış olduğundan bu miktar üzerinden davanın kabulü gerekmiştir." davanın kabulüne karar verilmiş, karar karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin 24/03/2022 tarih, ... Karar sayılı ilamı ile "...1-Davalı vekili tarafından, süresinde davacının maluliyet oranı hakkında düzenlenmiş bulunan rapora 17/05/2018 tarihli dilekçesi ile, aktüer rapora 25/10/2018 tarihli dilekçesi ile, somut gerekçeleri de açıklanmak suretiyle itiraz edilmiş olup, mahkemece yapılan itirazlar nazara alınmadan itirazlar konusunda olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadan, davalının savunma hakkını kısıtlar şekilde karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 22/06/2021 tarih ve 2021/3089 E, 2021/3441 K sayılı ilamı aynı doğrultudadır.
Somut olayda, kaza tarihi olan 08/01/2016 itibari ile davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, Adli Tıp Kurumu veya en yakın üniversite hastanesinin adli tıp ana bilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı maluliyet raporuna göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan davalı vekilinin istinaf itirazının kabulü gerekmiştir.
Mahkemece, kararın kaldırılma nedeni ve davalı vekilinin istinaf nedenleri de nazara alınarak, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlenecek yeni bir maluliyet raporu alınarak, duruma göre maluliyet oranının değişmesi halinde gerekirse yeni bir aktüer bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması için kararın kaldırılması gerekmiştir.
3-2918 sayılı KTK'nın 6704 sayılı Yasayla değişik 90, 92, 93, 97 ve 99. maddelerinin kimi yönlerden Anayasanın bir kısım hükümlerine aykırılık oluşturacağından bahisle yapılan itiraz başvuruları üzerine, 09/10/2020 günlü ve 31269 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 esas ve 2020/40 karar sayılı ilamında.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 14/04/2016 tarihli ve 6704 sayılı Yasası'nın 3. maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "... ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda .." ibaresi ile ikinci cümlesinde yer alan "... ve genel şartlarda..." ibaresinin; aynı Kanunun 92'nci maddesine 6704 sayılı Yasa'nın 4. maddesiyle eklenen "i" bendinin. Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilmiştir.
Bu nedenle, davalı sigortacının sorumluluğunun kapsamının 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinde yapılan değişiklikle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirleneceği kabul edilemez.
Dolayısıyla da 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.5. maddesinin (b) bendine göre sigorta şirketinin kalıcı sakatlık raporu alınana kadar tedavi sürecindeki bakıcı giderlerinden ve geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olacağı düzenlemesinin olayımızda uygulanma imkanı kalmayıp geçici iş göremezlik zararından da davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması doğru olup davalı vekilinin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıkları yönündeki istinaf itirazı yerinde bulunmamıştır.
(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2019/6271, K:2020/8104 sayılı ilamı da aynı yöndedir.)
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355/1 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kararın kaldırılma şekli ve sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesi ile Mahkememiz kararı kaldırılmıştır. 2-Mahkememizin... Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dosyanın yapılan yargılaması sonunda kaldırma nedenleriyle sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İstinaf kaldırma kararında, davacının maluliyetinin tespitinde kaza tarihi 08/01/2016 tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin dikkate alınması gerektiği belirtilmiş olup,
mahkememizce belirtilen yönetmelik dikkate alınarak davacının maluliyet oranlarının tespiti için Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 22/12/2022 tarihli rapora göre;..." 08.01.2016 tarihinde geçirmiş olduğu araç dışı trafik kazası sonucu yaralandığı belirtilen ... hakkında düzenlenen Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalımızın 26.02.2018 tarih ve... protokol numaralı medikolegal raporu incelendi.
10.11.2022 tarihinde anabilim dalımızda hastadan öyküsü alındı ve fizik muayenesi yapıldı. 11.11.2022 tarihinde tarafımızca Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalından istenilen konsültasyona 08.12.2022 tarih ve... sayı ile verilen yanıt değerlendirildi. Tıbbi belgelerin incelenmesi, muayene bulgularının değerlendirilmesi ve konsültasyon yanıtının değerlendirilmesi sonucunda, hastada meydana gelen sekeller nedeniyle;
A) 30 Mart 2013 tarihli ve 28603 sayılı resmi gazetede yayınlanan “Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” kapsamında kişinin özürlülük oranının %3(üç) olduğu,
B)Geçici iş göremezlik süresi (İstirahat/iyileşme süresi), lateral malleol kırığı nedeniyle; Adli Tıp Uzmanları Derneği Maluliyet Çalışma Grubu çalışmaları ile tamamlanan ve ekte yer alan tıbbi iyileşme sürelerini gösteren listeye göre 3 ay (90 gün) olduğu, ancak hastanın iyileşme süresi bu süreden uzun ise tıbbi kayıtlar ile (Hekim/sağlık kurulu raporları) belgelenmek şartıyla bu sürenin de alınabileceği,
C)Hastanın arızaları nedeniyle mutad iştigaline (kişinin temizlik, yıkanma, tuvalet vb. İşleri) engel teşkil eden 15 (onbeş) gün süreyle bir başkasının (bakıcı) sürekli bakımına muhtaç olduğu, tıbbi kanaatine varıldı. Gereği bilgilerinize arz olunur..."şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
3-İstinaf kaldırma kararı öncesinde dosyaya sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 26/02/2018 tarihli maluliyet raporunda davacının %17 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğunun bildirildiği, 26/02/2018 tarihli maluliyet raporunun 11/10/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak düzenlenmiş olmakla birlikte dosyaya sunulan 22/12/2022 tarihli maluliyet raporuyla önemli ölçüde çelişki içerdiği,
davacının %17 oranındaki sürekli maluliyetinin %3 seviyesine düştüğü ve davacı tarafça bu hususta itirazda bulunulduğu dikkate alınarak, 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönemelik hükümleri doğrultusunda her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmış, dosyaya sunulan 30/10/2023 tarihli ATK Adli Tıp...İhtisas Kurulu raporunda davacının dava konusu kaza nedeniyle %4 oranında sürekli iş gücü kaybı oluştuğu ve 3 aylık geçici iş göremezlik süresi bulunduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
ATK Maluliyet raporuna karşı davalı tarafça itirazlar ileri sürülmüş ise de, ATK raporunun önceki düzenlenen maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette olduğu ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları doğrultusunda kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik hükümleri dikkate alınarak raporun düzenlendiği, somut bir hatalı uygulama gösterilmeyen itirazların yerinde olmadığı değerlendirildiğinden ATK Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'nun 30/10/2023 tarihli raporuyla belirlenen %4 sürekli iş gücü kaybı ve 3 aylık geçici iş gücü kaybı süresi hükme esas alınmıştır
4-Kusur yönünden yapılan incelemede, istinaf kaldırma kararı öncesinde dosyaya sunulan 10/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davacı...ın %50 oranında ve davalının sigortalısı araç sürücüsü dava dışı ...n %50 oranında eşit derecede kusurlu oldukları yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede, her ne kadar kaza tespit tutanağında davacı... asli kusurlu ve dava dışı araç sürücüsü... tali düzeyde kusurlu bulunmuş ve yine Manisa ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin...Esas sayılı dava dosyasına sunulan 24/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda yine davacı asli kusurlu, dava dışı araç sürücüsü ... tali düzeyde kusurlu bulunmuş ise de, Manisa ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin...
Esas sayılı dosyasına sunulan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 16/02/2017 tarihli kusur raporunda "----Sürücü... meskun mahalde, alacakaranlıkta düz yolda geldiği olay mahalli yol bölümünde seyrine gereken özeni göstermemiş, seyrine göre sağ tarafta yol kenarında yürümekte olan, önceden gördüğü, yayaların uzağından geçmeye özen göstermeyip çarpmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve KTK’nun 52/b maddesine aykırı hareketi ile asli kusurludur.
----Yaya... meskun mahalde, alacakaranlıkta iki yönlü aydınlatmalı yolda, park halindeki araçların yanında, yaya kaldırımının kapalı olduğu bu yerde, yolun solundaki kaldırımı kullanmayıp, taşıt yolunun oldukça içinde, gelen araçlara arkası dönük vaziyette kurallara aykırı olarak arkadaşının yanında yürüdüğü sırada, aynı yönde arkadan gelen araca karşı korunma tedbiri alma imkanı olmadan, taşıt yolunun oldukça içinde aracın seyir güzergahında sadmeye maruz kaldığı olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve KTK’nun 68/c maddesine aykırı hareketle asli kusurludur." Şeklindeki değerlendirme ile her iki tarafın da asli kusurlu kabul edildikleri,
mahkememize sunulan kusur raporunda da ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin raporunda bildirilen görüşe iştirak edilerek %50-%50 kusur dağılımı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, dava konusu kazanın gerçekleşmesinde yaya olarak yürümekte olan davacının taşıt yolunda yürümesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, davalının sigortalısı dava dışı araç sürücüsü ...in ise taşıt yolunda seyrine devam ederken, davacı dışında yayaların da bulunduğu yol kesiminden yayalara çarpmadan geçmek üzere gerekli dikkat ve özeni göstermediği için yine asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, her iki tarafın kusurlu hareketlerinin kazanın gerçekleşmesinde eşit derecede etkili olduğu gözetilerek bilirkişi raporuna iştirakle davalının sigortalısı araç sürücüsünün ve davacının %50-%50 oranlarında eşit derecede kusurlu oldukları kabul edilmiştir.
5-Yargılama sırasında davacı... 03/11/2023 tarihinde vefat etmiş olup davaya mirasçıları ..,..., ...'ın devam ettikleri görülmüştür.
Dava sırasında davacı ...'ın 03/11/2023 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle artık varsayıma dayalı olarak yaşam tablosu üzerinden değil, bilinir hale gelmiş kaza tarihi ve vefat tarihi arasıdaki süre ve gelir bilgileri dikkate alınarak, ayrıca davalı tarafça gerçekleştirilen dava öncesi ödemelerle zararın tamamen karşılanıp karşılanmadığının tespiti için ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir.
Bu doğrultuda Aktüerya uzmanı bilirkişisinden alınan 06/06/2024 tarihli ek raporda. "08.01.2016 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sürekli malul hale gelen davacı ...'ın geçici iş göremezlikten kaynaklı bakiye maddi tazminat alacağının 1.951,48 TL olduğu, Davacının kendisine son ödeme yapılan 17.04.2017 tarihinde sürekli maluliyet zararı 4.028,08 TL olup. %50 oranında kusurunun indirilmesi sonrası zararının 2.014,04 TL olduğu, davacıya ...
Sigorta A.Ş. tarafından 01.09.2016 tarihinde 2.445,00 TL ve 17.04.2017 tarihinde 4.020,00 TL ödeme yapılmış olup, sürekli maluliyetten kaynaklı gerçek zararının karşılandığı tespit edilmiştir. Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile sunulur..."şeklinde ek rapor sunulduğu görülmüştür.
Rapora karşı her iki taraf vekilince sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, raporda hesaplamaya esas alınan verilerin dosya kapsamına ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış uygulamalarına göre gerçekleştirildiği, davacıya gerçekleştirilen ödeme tarihi itibariyle zararın tamamının karşılanmış olması nedeniyle ayrıca güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasında fayda bulunmadığı ve diğer itiraz nedenlerinin de yerinde olmadığı gözetilerek itirazlar yerinde görülmemiş ve rapor hükme esas alınmıştır.
Dava öncesinde davalı sigorta şirketi tarafından 01/09/2016 tarihinde 2.445,00-TL ve 17/04/2017 tarihinde 4.020,00-TL ödeme gerçekleştirildiği sabit olup, davacının sürekli iş gücü kaybı oranı %4 ve son ödeme tarihi 17/04/2017 itibariyle TRH-2010 yaşam tablosuna göre kendisine ödenmesi gereken sürekli iş gücü kaybı tazminatı miktarının 2.014,04-TL olduğu, sigorta şirketinin ödeme tarihi itibariyle davacının tüm zararının karşılanmış olduğu dikkate alınarak ayrıca ölüm tarihine göre yeni bir hesaplama yapılmasının gerekmediği değerlendirilmiş ve davacının karşılanmayan bakiye sürekli iş gücü kaybı zararı bulunmadığı tespit edildiğinden bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
Geçici iş gücü kaybı zararı yönünden yapılan incelemede, davacının 3 aylık geçici iş göremezlik süresi içerisinde 3.902,97-TL zararının oluşacağı, davalının sorumluluğunda bulunan %50 kusura isabet eden zarar miktarının ise 1.951,48-TL olacağı gözetilerek istinaf kaldırma kararı öncesinde belirlenen miktarın değişmediği gözetilerek kısmen kabul kararı verilmiş, istinaf dilekçesiyle her iki tarafın faiz türü ve faiz başlangıç tarihi yönünden kanun yolu başvuruları bulunmadığından önceki kararda belirlenen şekilde 01/09/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulmuştur.
28/11/2024 Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/416, K. 2024/1073, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama