KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/560
- Karar No
- 2023/768
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/560
KARAR NO : 2023/768
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 29/07/2022
KARAR TARİHİ : 30/11/2023
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirket tarafından ----- plakalı aracın------nolu ZMSS poliçesi kapsamında 28/10/2019- 28/10/2020 tarihleri arası dönem için sigortalandığını, 20.06.2020 tarihinde saat sürücü ----- ehliyetsiz ve kusurlu şekilde sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı aracı ile 20.06.2020 günü saat 15:15 sıralarında -----Sokak üzerinde seyir ettiği ve No: ----- sayılı yerin yanında bolunun boş arsa önlerine geldiği esnada aracının sol tarafları ile taşıt yolu üzerinde oynamakta olan yaya ---- isimli çocuğa şahsa çarpması ile yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, çarpma neticesinde yaya ----- isimli şahsın yere düşerek yaralandığını,
davalının maliki olduğu araç sürücüsü ----- olay yerini terk ettiğini belirterek davanın kabulüne, davalının -----.İcra Müdürlüğü’nün ------esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
HMK'nın 1. maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.
HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.Davacı sigortacı, ZMMS kapsamında sigortalı aracın kusuru ile sebebiyet verdiği kazada 3.şahsa ödediği bedeli ödedikten sonra sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallinden kaçması/ayrılması sürücünün kimliği,
ehliyet durumu hususunda denetime imkan verecek şartları ortadan kaldırılmak suretiyle ZMMS akdinin şartlarının yani taraflar arasındaki akdin esaslı unsurlarının ihlal edildiği nedeniyle zararın poliçe kapsamında olmadığını iddia ederek kendi sigortacısı olduğunu iddia ettiği davalıya karşı eldeki davayı açmıştır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Kanun'un 5/3. maddesine göre ise " Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.6502 Sayılı Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;
mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davalarında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda.
22.03.1944 tarih, -----Esas, -----Karar sayılı (03.07.1944 tarihli ----- yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir.
Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.Somut olayda davacıya sigortalı aracın tescil belgelerinden davalının ----- isimli gerçek kişi olduğu, tacir olmadığı, davacı ile davalı arasında tüketici ilişkisi bulunduğu anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/560, K. 2023/768, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama