KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/647
- Karar No
- 2025/541
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
Karar Metni
2.089 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/647 Esas
KARAR NO : 2025/541
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2022
KARAR TARİHİ : 03/07/2025
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu 06/09/2022 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında taş ticareti yapıldığını, davalının vermiş olduğu siparişler üzerine müvekkili şirket tarafından sipariş edilen miktarda taş davalıya teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 14/02/2022 tarihli 17.454,18 TL bedelli fatura ve 16/03/2022 tarihli 185.636,69 TL bedelli fatura ile taş satışı gerçekleştirildiğini, davalı tarafça 18/03/2022 tarihinde 133.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak bakiye kalan 70.092,87 TL müvekkiline ödenmediğini,
davalının ödemeyi geciktirmesi üzerine müvekkili şirket yetkilileri ile davalı arasında defalarca görüşme yapıldığını ancak davalı sürekli olarak ödemeyi ertelediğini ve müvekkilini zor durumda bıraktığını, tüm bu görüşmelere ve müvekkilinin iyi niyetli tutumuna rağmen davalı ödeme yapmaya yanaşmayınca müvekkili şirketin alacaklarının tahsili amacıyla ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalı borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, ancak davalının yapmış olduğu itiraz – yazılı ve diğer delilleri ile de sabit olduğunu, tamamen haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olup,
sırf takibi geciktirerek alacağının tahsilini güçleştirmeye yönelik olduğunu, davalının ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. Sayılı dosyasındaki itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 03/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili davalı şirketin, ---------- inşası devam eden---------- isimli inşaat projesini yürüten --------- taşeron olarak taş döşeme işi yaptığını, bu doğrultuda, davacı --------- ---------- projesi için küp taşı sipariş edildiğini, müvekkili şirket ile davacı ---------- Şirketi arasında küp taşı alışverişi nedeniyle bir ticari ilişki mevzubahis olduğunu, müvekkil şirket ile davacı şirket arasındaki küp taşı alım satım ilişkisi kapsamında, ton başına küp taşının birim fiyatı olarak KDV dahil olarak 500,000- TL olmak üzere anlaşıldığını, ancak davacı ---------- tarafından,
aralarındaki anlaşmanın aksine 14.02.2022 tarihinde kesilen faturada birim fiyatı olarak KDV dahil 652,50 TL (altıyüzellikiliraellikuruş) ve 16.03.2022 tarihinde kesilen faturada birim fiyatı olarak KDV dahil 685 TL olarak gösterildiğini, davacı --------- tarafından --------- projesine toplam 255.820 Kilogram küp taşı teslim edildiğini, buna karşılık, davacı ---------- tarafından tanzim edilen iki faturada toplam 297.750 kilogram küp taşının teslim edildiği yazıldığını, davacı --------- tarafından faturada gösterilen bilgiler gerçekle örtüşmediğini,
----------- projesini yürüten ---------- tarafından müvekkili şirkete teslim edilen taşların kilogram ölçümü gerçekleştirildiğini, kantarların tartım fişleri mevcut olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden ton başına küp taşının fiyatı 500,00-TL olarak hesaplandığında, davacı --------- tarafından gönderilen 255.820 kilogram küp taşının bedelinin 127.910 TL (yüzyirmiyedibindokuzyüzon) olduğu görüldüğünü, davacının dava dilekçesinde de belirttiği üzere, müvekkili şirket tarafından küp taşı alım satımına istinaden davacı şirkete 18.03.2022 tarihinde 133.000,00-TL (yüzotuzüçbin) ödeme yapıldığını,
esasen müvekkili şirket tarafından davacı şirkete 5.090,00-TL (beşbindoksan) fazladan ödeme yapıldığını, davacı---------şirketi tarafından, müvekkili şirkete bir miktar küp taşı gönderildiğini ve mevzubahis taşların bedeli kendilerine ödendiğini,
ancak davacı ---------- tarafından gerçeğe aykırı şekilde kararlaştırılan birim fiyatının üzerinde bir bedelden hesaplama yapılarak fatura kesildiğini ve taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı şekilde tanzim edilen bu fatura bedelleri müvekkilinden tahsil edilmeye çalışıldığını davacı tarafından kesilen faturalara dayanılarak müvekkili şirket aleyhine --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile haksız şekilde icra takibi açıldığını, icra takibine tarafınca itiraz edilmesi üzerine, davacı tarafından huzurdaki dava ikame edildiğini, huzurdaki haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 09/09/2022 tarihli müzekkere cevabı,
--------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 13/09/2022 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 12/09/2022 tarihli müzekkere cevabı.
-----------Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 04/11/2022 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Talimat sayılı dosyası ile Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 03/04/2023 tarihli bilirkişi raporu,
Mali Müşavir bilirkişi 03/04/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı --------- Şirketi 'ne ait 2022 Yılı yasal defter muhasebe kayıtlarının elektronik bilgisayar ortamında tutulduğu, 2022 yılı Yevmiye, Kebir ve Envanter defteri açılış tasdiklerinin yasal süresinde Noterden yaptırıldığı, -2022 yılı Muavin Defter kayıtlarında, Davalı -------- Şirketine ait hesap ve işlemlerin -------- şeklinde takip edildiği, kayıtların T. Ticaret Kanunu ile Tek Düzen Hesap Planı ile Muhasebe İlke ve Standartlarına uygun olarak tutulduğu belirlenmiş olup yasal defter kayıtlarının sahibi lehinde ya da aleyhinde delil olup olamayacağı hususu Sayın Mahkemenin takdirindedir.
Davacı --------- Şirketi ile Davalı --------- Şirketi arasında düzenlenmiş Yazılı bir Sözleşme olmadığı (varsa ibraz edilmelidir) 2022 yılından itibaren " kırma küptaş" teslimleri sebebiyle ticari ilişki olduğu, taraflar arasında oluşan ticari iş ve işlemlere göre davacı tarafın iddiasında haklı olup olmadığı veya davalı tarafın borçlu olup olmadığı noktasında doğru ve kesin sonuca varılabilmesi ve hesaplar arası mutabakat sağlanması için Türk Ticaret Kanun hükümlerine göre davacı şirket ve davalı şirketin Sermaye şirketi olması sebebiyle bilanço esasına göre defter defter tuttuğu kabul edildiğinde sayın mahkemenin lüzum görmesi halinde davacı ve davalı şirket yasal defter kayıtları karşılaştırmalı olarak incelenmelidir.
Davacı ---------- Şirketi tarafından Davalı şirket adına düzenlenen 14,02.2022 tarihli --------- Seri No lu " ---------- " açıklamalı 17.454.18 TL tutarlı e-arşiv faturası ile 16.03.2022 tarihli --------- Seri No lu " ---------- " açıklamalı 185.638.69 TL tutarlı e-arşiv faturası ve Davalı şirket tarafından Davacı ---------- Şirketi adına 18.03.2023 tarihinde -------- yoluyla yapılan 133.000.00 TL havale ödemesi kaydının Davacı şirket kayıtlarında mevcut olduğu belirlenmiştir.
Dava konusu olayda bahsi geçen fatura muhteviyatlarında yer alan ticari malların eksiksiz ve tam olarak Davalı ( alıcı) şirkete teslim edildiği ortada olup Birim Fiyat değişiklikleri ile ilgili olarak Şirket yetkilileri tarafından 14.02.2022 tarihli --------- Seri No lu " ----------- " açıklamalı e-arşiv fatura muhteviyatında yer alan 552.96 TL ve 16.03.2022 tarihli ---------- Seri No lu " --------- " açıklamalı e-arşiv fatura muhteviyatında yer alan 580.52 TL Birim Fiyatı arasındaki fiyat farkının 2022 yılı Şubat ve Mart aylarında meydana gelen Döviz kur artışları sebebiyle oluştuğu ve fiyat farkı faturası düzenlenmediği belirtilmiştir.
Davacı -------- Şirketi'ne ait 2022 Yılı Muavin e- Defter Muhasebe kayıtlarında, davalı ---------Şirketi 'ne ait yasal defter kayıtlarının karşılaştırılması, mutabık olup olmadığı ve birbirini doğrulayıp doğrulamadığı anlaşılmamakla birlikte, davacı ---------- Şirketi'ne ait 2022 Yılı Muavin e- Defter Muhasebe kayıtlarına göre 18.03.2022 tarihi itibariyle (İcra takip tarihi itibariyle ) davalı ----------- Şirketi 'nin Davacı şirkete 70.092.87TL borçlu durumda olabileceği" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
-Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 20/12/2023 tarihli bilirkişi raporu,
Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 20/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ". Davalı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davalı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu,
Davalı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı yana 31.12.2022 tarihli kapanış kayıtlarına göre, KAYDİ olarak 66.092,87 TL borçlu göründüğü tespit edilmiştir.
Talimatla incelenen davacı yanın ticari defterlerinde davacının davalıdan defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarı ile 70.092,87 TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. Davalının faturanın fazla birim fiyat üzerinden tanzim edildiği yönündeki savunmasının detayı raporumuzun 9 ve 10 maddelerinde açıklandığı üzere belgesel olarak izaha ve ispata muhtaç göründüğü, davacının davalıyı takiple temerrüde düşürdüğü görülmekle; faiz yönünden hesaplamanın infaz anında icra müdürlüğünce kapak hesabı yapılarak tespit edileceği, Davacının talep ettiği icra inkar tazminatı hakkında takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
-Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 16/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,
-Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 16/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " 1. Davacı yan tarafından, davalı yana tanzim edilen iki adet faturanın toplam 203.092,87 TL tutarında olduğu, davacı ve davalının ticari defterlerindeki borç-alacak farkının; davalı yanın ticari defterinden çıkartılan, davacı yana ait muavin dökümü sunulması halinde tespit edilebileceğ, bu hususun, hukuki yorum ve takdiri Sayın Mahkemenize olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacı tarafından faturalara dayalı olarak bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Dosya kapsamından; davacının faturalara ve cari hesaba dayalı alacağının tahsili için -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile 70.092,87 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.
Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından takip dayanağı iki adet fatura olduğu, ilgili faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle ---------- nolu hesapta 70.092,87 TL davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği,
davalının ticari defterleri incelendiğinde davalı yanın kaydi olarak 66.092,87 TL borçlu göründüğü tespitleri yapılmıştır.Davalının defterlerinin incelendiği 16/12/2023 tarihli raporda cari hesaplar arasındaki farkın nedeninin açıklanmaması nedeniyle dosya ek rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişinin 16/03/2024 tarihli ek raporunda bu farklılığın tespit edilebilmesi için davalı tarafından muavin dökümlerini sunması gerektiğinin bildirilmesi üzerine davalı tarafa 23/05/2024 ve 13/03/2025 tarihli celselerde buna ilişkin muavin döküm ve defterleri sunması için ihtar yapıldığı,
davalı tarafça mahkememizce istenen muavin döküm ve defterlerin sunulmadığı, Mahkememizce belirlenen inceleme gününde davalının hazır olmadığı ve cari hesap farklılığının tespiti için ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde mahkeme tarafından tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğinin düzenlendiği, aynı maddenin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde defterleri sunmamanın sonuçlarının sayıldığı,
buna göre taraflardan biri defterlerini sunmaz ise usulüne uygun tutulmuş defterlerini sunan tarafın kayıtlarının sahibi ve halefleri yönünden lehine delil kabul edileceği düzenlenmiştir. HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Mali Müşavir bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 70.092,87 TL alacaklı gözüktüğü, davalının ticari defterlerine göre kaydi olarak 66.092,87 TL davacı tarafa borçlu göründüğü, cari hesaplar arasındaki farklılığın tespiti için davalı tarafın muavin dökümlerinin sunulmasının gerektiği, yapılan ihtaratlara rağmen davalı tarafça bunların sunulmadığı,
bu noktada HMK'nın 222/3 maddesi gereğince usulüne uygun tutulmuş defterlerini sunan davacı kayıtlarının davacı lehine delil kabul edilmesi gerektiği, bunun yanında davalının cevap dilekçesindeki itirazlarının sipariş geçilen küptaş miktar ve birim fiyatına ilişkin olduğu ancak dosyada davalının davacı tarafından düzenlenen faturalara itirazda bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle fatura konusu hizmet veya malın ayıpsız eksiksiz olarak teslim edildiğinin karine olarak kabulünün gerektiği anlaşılmış olup hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulü ile,
davalının ---------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın iptali ile; takibin 70.092,87 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 14.018,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/647, K. 2025/541, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama