KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/864
- Karar No
- 2024/107
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2024
Karar Metni
1.063 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/864 Esas
KARAR NO: 2024/107
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/09/2015
KARAR TARİHİ: 25/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekili Mahkememiz Birleşen ---------- Esas sayılı Dosyadaki Dava Dilekçesinde Özetle. Müşterileri -------- şirketi isimli şirkete verilen 26/07/2015 tarihli 10.000 TL bedelli çein müşterilerine ait şirketin deposunda gerçekleşen hırsızlı olayında çalındığını bu hırsızlık olayı nedeniyle yapılan soruşturma -------- sor.
Sayılı dosyası ile derdest olduğunu, --------- esas sayılı dosyası ile çek iptali davasının açılmış ve haklarında ödemeden men kararı verildiğini, -------- esasa syııl dosyanın teminatsız ya da teminatlı olarak durdurulmasını vekaleten talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin Asıl dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket ile ticari ilişkileri nedeniyle müşterileri olan -------- şirketi İsilmi şirkete verilen 26.07.2015 tarihli --------- numaralı ve 10.000,00 TL bedelli müvekkiline ait olan çekin, müvekkili şirketin deposunda gerçekleşen hırsızlık olayında çalındığını, bu sebeple -------- soruşturma sayılı dosyadan suç duyurusunda bulunulduğunu, Hırsızlığa konu çekler hakkında --------- Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açılmış ve çek hakkında ödemeden men kararı verildiğini, çeklerin çalındığı hususunun davalıya şirkete bildirildiği,
davalının aşka bir çek verilmek suretiyle borçlarını ifa ettiklerini, çeki elinde bulunduran --------- Şirketi ile hiçbir ticari ve borç ilişkilerinin bulunmadığını, çalınan çeki ele geçiren 3. Kişi tarafından ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, müvekkilinin borçtan kurtulduğunu, davalı tarafa herhangi bir borçlarının bulunmadığını beyan ederek, davanın kabulüne, müvekkilini takibe konu icra dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalının üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin Birleşen ---------- Esas dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ... davaya konu çeki elden aldığı şahıs ---------. TCKN: --------- olup, müvekkil ... arasında geçmişe dayalı ticari ilişki bulunmaktadır. Karşılıksız çıkan ve tahsil olunamayan dilekçemiz ekinde ibraz ettiğimiz çek borcuna istinaden davaya konu çek ile sair bir kısım senet ve çeki müvekkile elden vermiştir. Müvekkil ... , ticaretle uğraşan ve --------- de ikamet eden birisidir.
Haksız ve mesnetsiz beyanlarla aleyhine dava ikame olunduğunu davanın reddini vekaleten talep etmiştir.Birleşen dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda özetle.
Söz konusu ciro üzerinde atılı bulunan imza ile --------- Şirket yetkilileri, --------- imza örnekleri üzerinde yapılan incelemelerde, çiziktirmeler ile ilgili kalem sürükleme, imzaların başlama ve bitiş yerleri ile eğimleri, kurguları teşekkül tarzları ile işleklik ve baskı özellikleri yönünden uygunluklar saptanmadığından, çekin cirodaki imzanın ---------- şirket yetkilileri, ---------- eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİİRLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nın 72. Maddesi uyarınca açılan menfi tespit talebi ile takibin iptali ve kötüniyet tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı, dava dışı -------- şirketi yetkililerinin nezdinde iken dava konusu çekin işyerinden çalındığını, çekteki imzanın lehdar---------- şirket yetkililerine ait olmadığını, davalının iyi niyetli hamil olmadığını iddia etmiş, davalı taraf ise davanın reddini savunmuştur.Davaya konu çek incelendiğinde,
------- bankası------- Şubesine ait ---------- numaralı 26/07/2015 tarihli keşidecisi -------- Şti olan 10.000,00 TL bedelli ve lehdarın ise davacı --------- şirketi olduğu görülmüştür.Mahkememizce tefrik kararı verilen asıl dosya olan --------- Esas sayılı dosyasında davaya konu çek üzerinde imza incelemesi yapılması amacıyla bilirkişi raporu aldırılmış olup dosyaya sunulan 31/05/2015 tarihli raporda çek üzerindeki imzaların dava dışı -------- şirket yetkilileri --------- eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Ayrıca dosya arasına alınan --------- Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da yine dava konusu çekin arka yüzündeki imzaların davacı şirket yetkilileri olan ---------- eli ürünü olmadığı belirtilmiş olup raporlar arasında çelişki de bulunmadığı gözetilerek dosya kapsamı itibariyle alınan raporun hükme esas almaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin,
çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir .Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve --------- Esas sayılı dosyasında alınana rapor ile çekteki lehtarın cirosunun sahte olduğu anlaşıldığına göre,
6102 sayılı TTK’nın 684. ve 788. maddeleri uyarınca geçerli bir ciro bulunmadığından çek üzerinde bulunan hakkın çekte ciranta olarak görünen -------- şirketine devrinin gerçekleşmediği böylece çek üzerinde hakkı olmayan -------- şirketinin yaptığı ciro ile de çekteki hakkın çeki elinde bulunduran ... geçmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı ..., 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edemediği, bir başka anlatımla lehtar cirosunun sahteliği ile ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığından ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkı bulunmamaktadır.
Somut olayda, lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle birbirini takip eden geçerli ciro zinciri olmadığı için davalı ... 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu yani kendisine çek üzerinde bulunan hakkın geçtiğini ispat edemediğinden aynı Kanun’un 792. maddesine göre ispat yükünün davacı keşidecide olduğu düşünülemez.
Çünkü 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki düzenleme, çeki 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesine göre geçerli bir ciro ile hakkın devredildiği ve yine 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat eden yetkili hamiller içindir.
Bu nedenle çeki elinde bulunduran davalı ..., çekteki lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle çekteki hakkın geçerli ve birbirine bağlı ciro zinciri ile hak sahibi olduğunu ispat edemediğinden ve keşideciye başvuru hakkı bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/864, K. 2024/107, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama