KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/698
- Karar No
- 2025/72
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
Karar Metni
1.826 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/698 Esas
KARAR NO: 2025/72
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/08/2017
KARAR TARİHİ: 23/01/2025
Mahkememizden verilen 22/10/2019 tarih ve -------- Esas ---------- sayılı kararı --------- sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin esasına kaydedilerek yapılan yargılama neticesinde;
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu 31/08/2017 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin --------- No: -------- adresinde yaptırdığı inşaatta kullanacağı asansörlerin imalatı ve montajı işini danışmanı---------- vasıtasıyla piyasaya açtığını ve çeşitli teklifler aldığını, davalının ilk olarak 18/10/2016 tarihinde 567,500 USD, 04/11/2016 tarihinde 494,400 USD, 01/12/2016 tarihinde 410.000USD olmak üzere teklifler verdiğini, en son 11/05/2017 tarihinde malzemeye ait proforma fatura gönderilmek suretiyle sözleşme imzalanması aşamasına geçildiğini, faturaya uygun olarak 360.000,00 USD tutarda mutabık kalındığını,
11/05/2017 günü sözleşmenin teminatı olark 5.000,00 USD bedelin de davalı şirket hesabına havale edildiğini, 24/05/2017 tarihinde merkez ofislerinden olumsuz cevap alındığı, bu nedenle sözleşmeyi yerine getiremeyeceklerinin bildirildiğini, işin aynı prosedürde yürütülmesinin zaman alacağından en uygun olan dava dışı ----------Ş ile aynı işin yapılması için 400.000,00 Euro bedelle anlaşıldığını, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranışla haksız yere feshettiğini, müvekkilinin sözleşmeye olan güveni karşılığında ortada kaldığını,
borcun ifa edilmemesinden doğan zararların tazmini amacıyla -------Noterliğinin 14/08/2017 günü keşide edilen ---------- yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı şirketin davacının yapmadığı işi 400.000,00 Euro'ya yaptırdığını, sözleşmenin imzalandığı gün itibariyle Euro/USD paritesinin 1.1248 olduğunu, bu hesaplam 449,920 USD harcayarak davalının yapacağı iş bitirildiğini, davacının davalının işi yapmaması ve sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle uğradığı zararın toplamı 89.920,00 USD olduğunu,
zarar belirlenmesi ve davalının sorumlu tutarın kesin olarak bilinmesinin yargılamayı gerektirdiğini beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 USD karşılığı TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 28/11/2017 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının açıklamasıyla sözleşme kurulduğunu, davalı tarafın sözleşmeyi haksız bir şekilde sonlandırarak davacı şirketi zarara uğrattığını, sözleşme ilişkisi kurulmamış olduğu kabul edilse dahi davalının ----------- sorumluluğunun eldeki davada doğruduğunu beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 14/11/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında sözleşme kurulmadığını, sözleşme kurulduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığını, müvekkilinin tekel niteliğinde hizmetler sunan bir firma olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirket ile müzakerelere devam ederken, diğer firmalardan da teklif aldığını ve onlarla da müzakerelere devam ettiğini, olasılık bulunmamakla birlikte davacı firmanın bunu gerçekleştirmemiş ise kusurun davacıda olduğunu, davacının iddia ettiği zarar meblağı bilmesine rağmen kısmi dava açmış olması sebebiyle hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini,
davacı firmaya iade edilmiş ve teminat olarak gönderdiğini iddia ettiği 5.000,00 USD 'nin başlı başına davacı firmanın kendi insiyatifiyle gönderdiğini, müvekkili firma ile mutabık kalınmadan gönderilen bir bedel olduğunu, bahsi geçen tutarın davacı şirket hesabından da gönderilmediğini, müzekere konusu sözleşmede mutabık kalınsa idi gönderilecek avans bedeli 5.000,00 USD 'nin değil iş bedelinin % 25 olan 90.000,00 USD olduğunu, davacının sunduğu müzakere edilen ancak tarafların mutabık kalmadığı taslak sözleşmenin 34.1 maddesinde gönderilecek avans bedeli açıkça sözleşme bedelinin %25'i olarak düzenlendiğini,
basiretli bir tacir gibi davranmayan ve ortada kurulu bir sözleşme bulunmadan keyfi hareket eden davacı firmanın haksız kazanç elde etme amacıyla davayı açtığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize sunduğu 07/12/2018 havale tarihli ikinci(2.) cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin herhangi bir kabul beyanının olmadıını, bu nedenle icap kabul faslının tamamlanmadığını, taraflar arasında sözleşme bulunmadığını, davanın kısmi dava olarak açılmasının kötü niyetin kullanımı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Nitelikli Hesaplama Uzmanı, İnşaat Mühendisi ve Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporu,
Nitelikli Hesaplama Uzmanı, İnşaat Mühendisi ve Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
"Dava konusu uyuşmazlığın esasını, Davalının sözleşme ile üstlendiği işi yapamayacağını bildirmesi nedeniyle, davacı davalı tarafa işi yaptıramamış fakat davacı tarafın işin gecikmesini önlemek için dava dışı şirket ile 400.000 Euro bedelli sözleşme imzalamak zorunda kaldıklarını belirterek Dolar ve Euro arasındaki katsayı dikkate alınarak 400.000 Euro'nun 449.920 USD olduğundan aradaki fark olan 89.920 USD zararlarının olduğu iddiası ile 89.920 USD talep etmesinden ibarettir.
Tüm dosya kapsamında, heyetimizce tüm belgeler üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde.
Davacının 360.000,00 USD bedelli işin davalının işi yapmaktan vazgeçmesi sebebiyle 400.000,00 Euro'ya dava dışı başka bir firmaya yaptırmasından kaynaklı olarak aradaki 40.000,00 USD kadar daha yüksek bir fiyata yaptırması dışında, kur farkı da eklenerek davacının kendi hesaplaması ile 89.920,00 USD menfi zarar talep etmesinin uygun olmadığı, davacı ve davalı arasında teklif usulüne göre bir anlaşma yapıldığının görüldüğü,
ihale usulüne göre bir değerlendirme yapılamayacağı" sonuç ve kanaatini bildirir rapor ibraz edildiği görülmüştür. -Nitelikli Hesaplama Uzmanı, İnşaat Mühendisi ve Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 22/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,
Nitelikli Hesaplama Uzmanı, İnşaat Mühendisi ve Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 22/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle. "Sayın Mahkeme'nin kararı doğrultusunda tarafımıza verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde.
Yukarıda arz ve izah olunan açıklamalar çerçevesinde, heyetimizce yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; kök raporda belirlenmiş: Davacının 360.000,00 USD bedelli işin davalının işi yapmaktan vazgeçmesi sebebiyle 400.000,00 Euro'ya dava dışı başka bir firmaya yaptırmasından kaynaklı olarak aradaki 40.000,00 USD kadar daha yüksek bir fiyata yaptırması dışında, kur farkı da eklenerek davacının kendi hesaplaması ile 89. 920,00 USD menfi zarar talep etmesinin uygun olamayacağı, davacı ve davalı arasında teklif usulüne göre bir anlaşma yapıldığının görüldüğü,
ihale usulüne göre bir değerlendirme yapılamayacağı, BAM kararına göre kaçırılan firsat ilkesi gereğince değerlendirme yapılabilmesi için, davacı ve davalı arasında ihale usulüne göre bir değerlendirme ile ancak mümkün olabileceği, oysa işbu somut olayda ihale usulüne göre bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava;.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Uyuşmazlık Konusu: Taraflar arasında 360.000 USD bedelli ----------- projesinde asansör imalatı ve montaj işi konusunda sözleşme imzalanıp imzalanmadığı, imzalanmış ise davalının haklı sebep olmaksızın sözleşmeyi fesh etmesi nedeniyle davacının sözleşmeye konu işi daha yüksek bir bedeelle dava dışı 3. bir şirkete yaptırması nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararını davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında olup davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
Dosya kapsamına göre, davalı tarafça davacıya asansör imalat ve montajının yapılması konusunda 360.000,00 USD bedelli teklif sunduğu, davacı tarafından teklifin kabul edilmesi ile taraflar arasında sözleşme imzalanması konusunda mutabık kalındığı, bu konuda hazırlanan sözleşmenin davacı şirket tarafından imzalanarak davalı tarafa gönderildiği, ancak sözleşme metninin davalı tarafından imzalanmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı taraf dava dilekçesinde, sözleşme yapılacağı inancı ile davalı şirkete 11.05.2017 tarihinde 5.000 USD gönderildiğini, ancak 24.05.2017 tarihli e-mail ile davalı şirket yetkilisinin sözleşmeyi yerine getiremeyeceklerini bildirdiğini, işin gecikmesini önlemek için dava dışı şirket ile 400.000 Euro bedelli sözleşme imzalamak zorunda kaldıklarını belirterek Dolar ve Euro arasındaki katsayı dikkate alınarak 400.000 Euro'nun 449.920 USD olduğundan aradaki fark olan 89.920 USD zararlarının olduğunu belirterek 89.920,00 USD menfi zararlarının tazmini kapsamında şimdilik 5.000,00 USD'nin tahsili talep edilmiştir.Mahkememizce,
taraflar arasında icap ve kabul süreci yaşandığı, davalının davacı tarafından yeni bir icap mahiyetindeki icabını davalı tarafın kabul etmediği ve e-mail yolu ile bildirdiği, ayrıca 360.000 USD tutarlı sözleşmenin %25 teminatı olan 90.000 USD'nin de davacı tarafça yatırılmadığı, davacı tarafça 11/05/2017 günü sözleşmenin teminatı olarak 5.000 USD'nin ----------- adına yatırdığı, ----------- Ticaret Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre ----------- davalı şirket yönetim kurulu başkanı olduğu,
taraflar arasında icap kabul aşamasında kalan sözleşmenin teminatına binaen yatırılan 5.000 USD nedeni ile davalı şirketin sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalıya ödenen 5.000 USD karşılığı 17.200,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiş olup ---------- sayılı ilamı ile davacı tarafından davalıya 5.000 USD teminat gönderilmiş ise de bu bedelin iade edildiği tarafların kabulünde olduğunu, buna rağmen, menfi zarar kapsamındaki talep yerine,
davacı tarafça talep edilmeyen 5.000,00 USD teminat bedelinin tahsiline yönelik karar verilmesi hatalı olduğu, mahkemenin kabulüne göre davalının sözleşme ile üstlendiği işi yapamayacağını bildirmesi nedeniyle, davacı iş sahibinin uygulamada kaçırılan fırsat olarak adlandırılan menfi zararını talep etmesinin mümkün olduğunu, sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise, menfi zararın tespiti için yüklenicinin eser sözleşmesi ile üstlendiği halde yapmadığı imalat için,
işin sözleşme tarihinde yükleniciye en yakın teklifi veren kişiye verilmesi halinde ödenecek bedel ile kalan işin fesih tarihinden itibaren aynı koşullarda makul süre içerisinde yapılacak ihale ile yeni bir yükleniciye verilmesi halindeki ihale bedeli arasındaki farkın hesaplanması gerekmektedir. şeklindeki gerekçelerle oluşturulacak bilirkişi kurulundan davacının menfi zararı bulunup bulunmadığının kaçırılan fırsat esasına göre hesaplattırılarak,
varsa menfi zarara yönelik talebi hakkında hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile Mahkememiz ilamı hakkında kaldırma kararı verilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ;Davalı şirket tarafından 18/10/2016, 04/11/2016 ve 01/12/2016 tarihlerinde davacı şirkete 9 adet asansör için hazırlanmış fiyat teklifi sunulduğu, davacı şirket tarafından sözleşmenin hazırlandığı ancak davalı şirket tarafından sözleşmenin imzalanmadığı,
davacı şirket tarafından hazırlanan sözleşmeye göre sözleşmenin tarafların yetkili temsilcileri tarafından imzalanması halinde yürürlüğe gireceği, sözleşmenin avans teminat mektubu başlıklı maddesinde %25 oranında teminat mektubu verileceği, davacı şirket tarafından davalı şirket yetkilisine 360.000 USD'nin %25 i olan 90.000 USD yerine 5.000 USD sözleşmenin teminatı olarak yatırıldığı, bu hali ile sözleşmenin taraflar arasında yetkililer tarafından imzalanmadığı için kurulmadığı, nitekim davalı tarafından da sözlemenin kurulduğu hususunun kabul edilmediği, sözleşmenin icap ve kabul aşamasında kaldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce dava dosyası Nitelikli Hesaplama Uzmanı, İnşaat Mühendisi ve Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi heyetine tevdii edilmiş , tanzim edilen 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı ve davalı arasında teklif usulüne göre bir anlaşma yapıldığı,
ihale usulüne göre bir değerlendirme yapılamayacağında davacının menfi zararını talep edemeyeceği belirtilmiştir.Her ne kadar davacı vekili dava dışı şirket ile 400.000 Euro bedelli sözleşme imzalamak zorunda kaldıklarını belirterek Dolar ve Euro arasındaki katsayı dikkate alınarak aradaki fark olan 89.920,00 USD menfi zararlarının tazmini kapsamında şimdilik 5.000,00 USD'nin tahsilini talep etmiş ise de dosya kapsamında taraflar arasındaki teklif sürecinde davacının farklı şirketlerden de teklif aldığına ilişkin bir beyanı olmadığı gibi yargılama aşamasında da davalı şirket dışında başka bir şirkete ait teklif formunu dosyaya ibraz etmediği
yine dava dışı şirket ile 400.000 Euro bedelle imzalanan sözlemeye konu işin teknik özellikleri ile taraflar arasında yapılması planlanan işin teknik özelliklerinin ve mahiyetinin aynı olup olmadığı hususunun denetlemeye elverişli dosya kapsamında bir delil bulunmadığı bu nedenle davacının ,davalı tarafından yapılması planlanan işin yapılmamasından kaynaklı olarak menfi zararı oluştuğu hususu ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/698, K. 2025/72, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama