KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/30
- Karar No
- 2026/192
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
Karar Metni
750 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/30 Esas
KARAR NO : 2026/192
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/01/2024
KARAR TARİHİ : 02/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; müvekkil şirketin 28.12.2021 tarihinde davalı -------- şirketinden ------- marka --------- model bir araç satın aldığını, aracın garanti süresi içerisinde çalışmaz duruma geldiğini, müvekkil de aracı 19.07.2023 tarihinde ------- -------- bulunan yetkili servisine götürdüğünü, servis kabul iş emrinde aracın servise çekici ile getirildiğini, motor arıza lambasının yandığını, motorun tekleme yaptığı, start - stop sisteminin çalışmadığını, araçta çekiş düşüklüğü yaşandığı ve bunun gibi birçok sorun olduğu belirtilmiş,
servis tarafından müvekkilime aracın elektronik parçaları ile motor kontrol beyni ve bu beynin kontrol ettiği 2 tane sensöründe arıza olduğu ifade edildiğini, araç yaklaşık 3 ay boyunca serviste kalmış müvekkilin ancak 3 ay sonra aracı teslim alabildiğini, arıza teslim sırasında açıkça belli olabilecek bir arıza olmadığını müvekkilden kaynaklı bir arıza olmadığını, arıza üretim hatası sonucu oluşan bir arıza olduğunu ve gizli ayıp teşkil ettiğini, aracın serviste gördüğü bakım ve onarım işlemleri ve değiştirilen parçaları nedeniyle serbest piyasasında değer kaybı oluşacağını,
aracın misliyle değişiminin teknik olarak en doğru seçenek olacağı ---------- nezdinde bulunan servis tamirat kayıtları ve alınacak bilirkişi raporu incelendiğinde görüleceğini, davanın kabulüyle dava konusu aracın ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekâletin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ------- vekilinin cevap dilekçesinde özetle: davacı yanın harca esas değeri eksik gösterdiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, araçta gizli veya açık ayıp bulunmamakla kabul etmemekle birlikte bir an için aracın ayıplı olduğu düşünülse dahi, kanun koyucu ticari hayatın pratikliğini gözeterek tacirlere ayıp ihbarı için kısa süreler tanıdığını, bu ihbar süreleri açık ayıpta aracın tesliminden sonra iki gün, gizli ayıpta ise aracın tesliminden sonra sekiz gün olduğunu,
davacı taraf yasal yükümlülüklerine aykırı davranarak kendisine tanınan yasal süre içerisinde müvekkil şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını, dava konusu aracın güncel olarak 2 yıldan uzun süredir kullanılıyor olduğu ve davacı yanın iddiaları dikkate alındığında, müvekkil şirkete süresinde bir bildirim yapılmadığını, ayıp iddiasının süresinde ihbar edilmemesinin ayıba karşı tekeffül sorumluluğunu sona erdirdiğini ihbar sürelerine uymamış olan davacı taraf hukuken aracı kabul ettiğinden, sayın mahkeme’den haksız davanın reddine karar verilmesini, davacı yanın iddialarını ve davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber,
huzurdaki davaya konu uyuşmazlığın, borçlar kanunu hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini, davacı taraf söz konusu taleplerini yalnızca satıcı konumundaki kimseye karşı yöneltebileceğini, davacı yanın bir hak iddiası mevcut ise, dava konusu aracın satın alındığı firmaya borçlar kanunu hükümlerince başvurulması gerektiğini, müvekkil şirket son kullanıcılara doğrudan araç satış ve servis hizmeti sunulması faaliyetinde bulunmadığını, dava konusu araçta müvekkil şirkete atfedilebilecek bir problem bulunmadığını, davacı yan ücretsiz onarım hakkını kullandığını,
davacı yanın taleplerinin kabulü halinde orantısız güçlük meydana geleceğine ve hak ve menfaat dengesinin bozulacağını, dava konusu araca ait temiz kağıdı mahkemeye sunulmadan davacı tarafın talebi doğrultusunda karar verilemeyeceğini ve dava konusu aracın kullanımından doğan değer kaybının araştırılması gerektiğini talep ve beyan etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; 20/11/2025 Tarihli celsede takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı tarafın 20/02/2026 tarihine kadar herhangi bir talep ve beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır. İşlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık sürede davanın yenilenmediği anlaşılmakla, HMK'nun 150/5 maddesi hükmü gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/30, K. 2026/192, 2 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama