KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/947
- Karar No
- 2025/248
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
Karar Metni
1.437 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/947 Esas
KARAR NO: 2025/248
DAVA
Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 06/12/2024
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu 06/12/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin 180 yıllık kamusal bir geçmişe sahip olan müvekkili şirket ----------Ş.
İlgili dönemde ---------- Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olan telekomünikasyon (elektronik haberleşme) hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla kurulduğunu, müvekkili şirketin bahse konu hizmetlerini ilgili mevzuatının yanı sıra, 2001 yılında ----------- ile imzalanan ve 2002 yılında o dönemki ---------- ile yenilenen telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin görev sözleşmesi kapsamında ifa etmeye devam ettiğini, müvekkili şirket lehine imzalanan imtiyaz sözleşmesi uyarınca;
sözleşmenin süresinin sona ermesini müteakip, müvekkili şirketin hak ve mülkiyetinde bulunan elektronik haberleşme altyapısı ve/veya şebekesi de dahil olmak üzere, sistemin işleyişini etkileyen tüm teçhizat ve bu teçhizatın kurulu bulunduğu müvekkili şirketin kullanımında olan taşınmazlar, BTK’ya veya BTK’nın göstereceği kuruluşa bedelsiz olarak devredileceğini, bu suretle devletimizin, --------- stratejik önemini gözettiğini ve altyapısının korunması hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi konusunda müvekkili şirkete yükümlülük yüklendiğini,
müvekkili tarafından --------- İlçesi -------- Mahallesinde müvekkili şirket güzergâhına müdahale edildiği ve zarar verildiği tespit edildiğini, haksız müdahaleler sebebiyle hasar meydana geldiğini, davalılardan --------- namına, diğer davalı ---------- tarafından kazı yapıldığı,
yapılan kazı çalışmaları sırasında müvekkili şirkete ait hatlara zarar verildiği ve hatların hemen üzerinden veya yakınından geçirilmek suretiyle, güzergâhların izinsiz ve usulsüz bir biçimde kullanıldığı tespit edildiğini, bu işlemler sırasında müvekkili şirket’e ait mevcut altyapısına zarar verildiğini, davalıların usul ve hukuka aykırı çalışması sebebi ile dava konusu adreslerde toplam 429,07 tl tutarında zararı meydana geldiğini, davalılar tarafından yapılan çalışmaya ait fotograf da dilekçesi ekinde sunulduğunu, bu bağlamda, yeni bir altyapı tesis etmek isteyen işletmecinin,
öncelikle tesis paylaşımına ilişkin mevzuat hükümlerine tabi olacak, eğer talep edilen güzergâhta tesis paylaşımı yükümlülüğü mevcut değilse geçiş hakkına ilişkin düzenlemeler çerçevesinde geçiş hakkından yararlanabileceğini, ----------- tarafından yasal mevzuata uygun olarak süreç tamamlanmadan çalışmalara başlandığını, haksız bir müdahale söz konusu olduğunu, ---------- süreci tamamlanmadan ilgili güzergahta superonline tarafından mevzuata aykırı olarak kazı çalışmalarına başlandığını müvekkili ----------ş.,
---------- şebekeleri üzerinden ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini sunmakla yetkilendirildiği bir işletmeci olduğunu, söz konusu yetkilendirme çerçevesinde mevzuata uygun olarak yürütülen bu haberleşme hizmeti aynı zamanda “kamu hizmeti” niteliğinde olduğunu, tamamen haklı olan huzurdaki davanın kabulü ile, müvekkili şirkete ait alt yapıya verilen zararı ve fer'ileri olarak 429,07 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ----------- Şti. vekili 11/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin huzurdaki davada taraf olarak bulunmasında hukuki yarar olmadığını, müvekkilinin işbu dosyada taraf sıfatına haiz olmadığını, bununla beraber zamanaşımına, yetkiye, talep edilen faize yönelik itirazlarını da sunduğunu, tüm bu yönleri ile davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından iddia edilen, huzurdaki davanın konusunu teşkil eden, 11.11.2022 tarihli haksız fiil sonucu davacının uğradığını iddia ettiği 429,07 tl'lik zararın müvekkili tarafından kaynaklandığının herhangi bir şekilde ispatı bulunmadığını,
karşı tarafça başvurulan arabuluculuk süreci ve dava dilekçesi ekinde sunulan hasar tespit tutanağı ve sair belgeler ile davacı yanın personelleri tarafından tek taraflı olarak tanzim edilen bu tutanaklarda müvekkili şirketin hiçbir yetkisinin imzasının bulunmadığını ve bahsi geçen çalışma sahasında müvekkili şirketin faaliyetinin bulunmadığı gözetildiğinde, isnat edilen haksız fiilin sorumluluğunun müvekkili şirkete yüklenemeyeceği ve işbu vaziyet ile müvekkilinin bu dosyada husumet yönünden taraf olmayışının gözetilmesi gerektiği kanaatiyle huzurdaki davanın müvekkili lehine usulden reddinin gerektiği kanaatinde olduğunu,
kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı --------- şirketinin hukuk birimi tarafından müvekkili şirkete 20.09.2023 tarihinde ulaşılarak 113 adet hasar bulunan bir liste ilettiğini, müvekkili tarafından bu liste üzerinde yapılan incelemede;
"sadece adreslerin yer aldığı liste üzerinden 77 adetinin çalışma tarihleri ve çalışma yerlerine uygun olduğunu belirtilerek hasarlar kabul edilmiştir." kabul edilen bu hasarlara ilişkin davacı ile mutabık kalındığını ve 28.12.2023 tarihinde 6.892,21 TL, 27.10.2023 tarihinde 181.034,30 TL ve ----------- İcra Dairesi'nin ----------- sayılı dosyasına 2.033,77 TL hasar ödemesi davacı tarafa ödendiğini, hasarın varlığını fark eden davacı tarafın, 24 saat içerisinde hasarı gideriyor ve fakat hasara ilişkin formu hasarın ve giderimin yapıldığı tarihten yaklaşık 2 ay sonra tanzim ederek sözde hak arayışına girdiğini,
kabul anlamına gelmemekle birlikte, basiretli davranarak 24 saatten kısa zaman içerisinde, kendi tanzim ettikleri tutanak ile de durumun 3.şahıs hasarları olarak belirtilen bir zararın, müvekkiline isnadının 2 ay sonra yapılmasında kurgusal olarak gerçekle bağdaşmayan durumlar olduğunu, bu olayla davacı şirketin, sahip olduğu gücü ve imkanları kullanarak haksız kazanç elde etme çabasına girdiğini, iddia edilen hasara ait ya da tamirata ait hiçbir fotoğraf bulunmadığını, ayrıca, mükerrer fotoğraf ile müvekkili şirket aleyhine ikame edilen 10 ayrı dosyada kullanıldığını, haksız olarak açılan olan davanın, zamanaşımı, görev,
husumet yokuluğu ve yetki itirazlarımız nedeniyle usulden reddine, netice itibariyle haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---------ş. vekili 18/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket'in taraf sıfatı (davalı sıfatı) (pasif husumet) bulunduğunu, davanın sadece diğer davalı şirket --------- açılması gerekirken müvekkili şirketin işbu dava ile karşı karşıya kaldığını, dava şartı olarak kabul edilmesine rağmen örneğin ----------- göre dava şartı değildir ancak mahkemenin husumeti re’ sen gözetmesi gerekeceğini, sıfat yokluğu bir def’i olmadığını, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkında doğumuna engel olan bir itiraz olduğunu, açıklanan sebepler ile sıfat yokluğu sebebi ile müvekkili şirket bakımından davanın reddedilmesi gerektiğini,
davaya konu hasarın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, altyapı ve üstyapı çalışmaları esnasında mevcut altyapı tesislerine zarar verilmesi durumunda mevcut altyapının standartlara uygun olup olmadığı kontrol edilmesi gerektiğini, emniyet bandının ve stabilize dolgunun bulunmaması veya hattı olan kurumun sahada tespit için kontrol elemanı görevlendirmemesi durumunda altyapı hattına verilen hasarda çalışmayı yapan kurum sorumlu olmadığını, davacının tek taraflı olarak düzenlendikleri tutanaklarla bir takım taleplerde bulunması kabul edilemeyeceğini, davacı tarafça sunulu tutanaklarda, tekil bir noktada kopma olmasına rağmen,
kablo değişimi ve ek işçiliklerinin hesaplandığı görüldüğünü, talep edilen bedel oldukça fahiş olduğunu, dava konusunu farazi ve mesnetsiz iddialarla değil, mahkeme kanalı ile yaptıracağı bilirkişi incelemesi ile ispatlaması gerektiğini, öncelikle davanın pasif husumet yokluğundan müvekkil şirket adına usulden reddine, mahkeme aksi kanaate ise, işin esasına girildiği takdirde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
------------ Müdürlüğü'nün 20/12/2024 tarihli müzekkere cevabı, ----------- 11/02/2025 tarihli müzekkere cevabı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava. 11/11/2022 tarihinde ---------- Mahallesi ----------- Sokak No:----------- adresinde kazı çalışması nedeniyle oluşan hasarın tazmin edilmesi istemine ilişkindir.Davacı ----------- İlçesi ------------- Mahallesinde davalılardan ------------- namına, diğer davalı ----------- tarafından kazı yapıldığını, yapılan kazı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait hatlara zarar verildiği ve hatların hemen üzerinden veya yakınından geçirilmek suretiyle,
güzergâhların izinsiz ve usulsüz bir biçimde kullanıldığı tespit edildiğini davalıların usul ve hukuka aykırı çalışması sebebi ile dava konusu adreslte 429,07 tl tutarında zararı meydana geldiğini iddiasın da bulunmuş olup davalılar tarafından sunulan cevap dilekçesinde zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.
6098 sayılı TBK 72.maddesi 1.fıkrasında da ; " tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar" denildikten sonra , 1. fıkranın 2.cümlesinde; " ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır" denilmiştir.
Buna göre haksız eylemin ceza yasaları gereğince suç niteliği varsa ve bu eylem için daha uygun bir zamanaşımı öngörmüşse, tazminat davasına ceza yasasındaki veya özel yasalardaki daha uzun olan zamanaşımı süreleri uygulanacaktır. Tazminat davalarında ceza davalarına ilişkin zamanaşımı uygulanması için, eylemi işleyen hakkında ceza kovuşturması yapılmış yada hükümlülük kararı verilmiş bulunması gerekli olmayıp, sadece haksız eylemin suç niteliği taşıması yeterlidir.
Yapılan yargılama sonucunda dosya kapsamındaki tüm delillere göre, davaya konusu haksız fiil tarihi hasar keşif formunda 11/11/2022 olarak tespit edildiği ve aynı formda hasarın 12/11/2022 tarihinde giderildiği belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta dava konusu haksız fiil suç teşkil etmeyip 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davacı tarafından 11/11/2024 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve 04/12/2024 tarihinde arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği, davacı tarafından iş bu davanın 06/12/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmış olup davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmamış olması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/947, K. 2025/248, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama