KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/816
- Karar No
- 2025/629
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2025
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/816 Esas
KARAR NO : 2025/629
DAVA
Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 12/09/2025
KARAR TARİHİ : 12/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle.
Müteveffa --------- 04.01.2025 tarihinde kanser hastalığı sebebiyle vefat ettiğini, KARDİYAK ARREST VE MESANE MALİGHNEOPLAZMİ nedeniyle öldüğü Patoloji raporunda net bir şekilde görüldüğünü, müteveffanın mirası yasal mirasçıları olan -------- ve -------- aktif ve pasifiyle birlikte intikal ettiğini, sunulan ölüm belgesi ile sabit olduğunu, buna rağmen sigorta şirketi sigorta poliçesinden kaynaklanan üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davalı sigorta şirketinin sigorta yükümlülüğünün gereği olarak,
ilgili kredilere yönelik ödeme sürecini başlatması ve müvekkillere de bilgi verilmesi tarafımızca talep edildiğini, davalı sigorta şirketine karşı gerekli tüm yasal ve idari başvuruların yapılacağı, kep üzerinden gönderilen İhtarname ile de davalı sigorta şirketine bildirildiğini, buna rağmen taraflarına hiçbir şekilde cevap verilmemesi üzerine Arabuluculuk No: -------- ve Dosya no: -------- numaralı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk aşamasının anlaşamama tutanağı ile sonuçlandığını, dolayısıyla anılan sebeplerle işbu davayı açma zorunluluklarının müteveffa,
vefatından önce --------Ş. --------- Şubesi aracılığıyla çeşitli çeşitli krediler çekmiş olup, bu krediler davalı sigorta şirketi tarafından hayat sigortası poliçeleriyle teminat altına alındığını, söz konusu kredilere ilişkin olarak bankanın davalı sigorta şirketine başvurarak ilgili sigorta teminatlarının devreye alınması ve ölüm riski teminatı kapsamında kredi borçlarının kapatılması gerektiğini, ancak bu sürecin işletilmeden, müvekkiller olan mirasçılara yönelik icra tehdidiyle ödeme taleplerinde bulunulduğunu, faiz işletilerek müvekkillerin mağduriyetine sebebiyet verildiğini,
dahası --------- tarafından yüksek miktarda süprim yapıldığını, bu süprim miktarlarının neye göre yapıldığı, nasıl yapıldığı da tarafınca anlaşılamadığını davacı vekilinin dava dilekçesi doğrultusunda Kredi no: -------- – 50.000 TL, Kredi no: --------- – 50.000 TL, Kredi no: --------- – 50.000 TL, Kredi no: ------- – 45.000 TL, Kredi no: -------- – 40.000 TL, Kredi no: --------- – 60.000 TL, Kredi no: --------- – 50.000 TL, Kredi no: --------- – 45.000 TL, Kredi no: ---------- – 45.000 TL ve Kredi no: -------- – 31.235,44 TL’den ibaret olup kısmı dava olarak 150.000,00 TL alacağın ve faizinin;
müteveffa ----------- hayat sigortası poliçelerinden kaynaklanan alacağın ve faizinin davalı sigorta şirketi tarafından daini mürtein sıfatıyla bankaya ödenmesine; bu ödemenin mümkün olmaması halinde ise doğrudan müvekkillerimize yapılmasına karar verilmesini ve yargılama, vekalet ücreti giderlerinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hayat sigorta poliçesine dayalı alacak istemine ilişkindir.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;
mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet,
bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez.
Uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.Somut olayımıza gelince; dava davacıların murisleri ve davalı arasında düzenlenen sigorta poliçesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup, davaya dayanak oluşturan sigorta poliçesine göre, sigorta şirketi, sigortalının yaşamını yitirmesi halinde yaşam kaybı teminatını alacaklısına ödeyeceği, bakiye tazminat tutarının ise sigortalının kanuni varislerine ödeyeceği kararlaştırılmıştır.
Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık hayat sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından sigortalı müteveffanın esnaf veya tacir olmasının somut uyuşmazlık bakımından bir önemi bulunmamaktadır. Sigortalı ile davalı şirket arasında akdedilen sigorta sözleşmesi de bir tüketici işlemi olduğundan 6502 Sayılı Kanun'un 73. maddesi gereğince görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.
Mahkemenin görevli olması HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup resen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine, dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, dosyanın görevli -------- Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/816, K. 2025/629, 12 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama