KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/9
- Karar No
- 2025/369
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
Karar Metni
989 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/9 Esas
KARAR NO: 2025/369
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/01/2025
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu 04/01/2025 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı yan telefon alım satım işi ile uğraştığını, davalı yanın sürekli olarak müvekkilinden marka telefon alıp üzerine karını ekleyerek müşterilerine sattığını, bu şekilde müvekkili ile davalı arasında cari bir hesap oluştuğunu son olarak davalı yanın müvekkilinden ---------- marka telefon aldığını, fakat bedelini ödemediğini, müvekkilinin bu bedelin ödenmesi için defalarca davalıya ihtarda bulunduğunu, davalı yanın müvekkilini sürekli oyaladığını, tüm bu hususlar tarafların arasındaki watsap yazışmalarından da sabit olduğunu,
gelinen aşamada müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu sabit olup davalının haksız itirazı nedeniyle haklı davanın kabulüne, davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 140.000,00 tl 'lik kısmının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun itirazlarının kötü niyetli olması, takibin durdurulması ve alacaklının alacağına geç kavuşmasına sebebiyet verdiğinden %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve karşı vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine,
arabuluculuk sürecine mazeretsiz katılım sağlamaması nedeniyle her halükarda yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesinin usulüne uygun olarak ---- tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü.
DELİLLER
------ tarihli müzekkere cevabı, ------Esas sayılı dosya ---- sureti, ----- tarihli müzekkere cevabı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; ---- sayılı takip dosyası ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davacı vekili sunulan dava dilekçesi ile; davalı yanın telefon alım satım işi ile uğraştığını, davalı yanın sürekli olarak müvekkilinden marka telefon alıp üzerine karını ekleyerek müşterilerine sattığını, bu şekilde müvekkili ile davalı arasında cari bir hesap oluştuğun beyan ederek davalı aleyhine ödenmeyen alacak nedeniyle başlatılan takibe yapılan vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 1. maddesinde; görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup aynı yasanın 114/1-c maddesinde; görevin dava şartı olduğu belirtilerek, mahkemenin görevli olup olmadığını davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır.
Anılan maddenin 1. fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde metninde yer alan a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. Bununla birlikte aynı kanunun 12. maddesi "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesi uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesinde görülmektedir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
davacının ----- tarihli yazı cevabı ile işletme esasına göre defter tuttuğu belirtilmiş olup ------ tarihli yazı cevabı ile ise davalının 10/05/2024 tarihinde vergi açılış kaydının bulunduğu ancak ilk yoklamada bulunmadığından terk olarak vergi kaydının kapatıldığı belirtilmiş olup davalının herhangi bir gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmış olup davalı ve davacının tacir olmadığı, bir taraf yönünden ticari sayılan işin diğer taraf yönünden de ticari iş sayılacağına dair düzenlemenin uygulanacak hukuk bakımından önem arz ettiği ve görevli mahkemeyi belirlemediği,
dolayısıyla somut davanın kanunda sayılan mutlak ve nispi ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği kanaatine varıldıığndan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, dosyanın görevli ------ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/9, K. 2025/369, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama