KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/355
- Karar No
- 2026/462
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2026
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2026/355 Esas
KARAR NO : 2026/462
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 08/04/2026
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle.
Müvekkilinin ---------Genel İcra Müdürlüğü’nün --------- E sayılı dosyasında borçlu sıfatına haiz olduğunu, müvekkili adına kayıtlı gayrimenkulün İİK kapsamında rızaen satışa ilişkin talepte bulunduğunu, ancak söz konusu gayrimenkul kaydı üzerinde --------.Ş.'nin haczi bulunması sebebiyle ilgili şirkete kıymet takdiri ve talepleri ve sıra cetvelinin tebliğ gerektiğini, ancak ----------Ş.(V.D.No: ...-Mersis:...)adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği icra dosyasına gelen müzekkere cevabından öğrenildiğini,
---------Genel İcra Müdürlüğü’nün ---------- E sayılı dosyasında tebliğ işlemlerinin ve taraf teşkilinin sağlanması açısından 10/03/2026 tarihli müzekkere ile işbu davayı açmak için taraflarına yetki verildiğini, her ne kadar terkin işlemi yapılmış ise de şirket taraf teşkilinin sağlanabilmesi için 6102 Sayılı TTK 6335 sayılı yasanın 38. Maddesi ile eklenen geçici 7. Madde gereğince şirketin ihya edilmesi ve temsil kayyımı atanması gerektiğini, son tasfiye memuru ...
(T.C.kimlik no: ...)'ın temsil kayyımı atanmasını talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle Ticaret sicilinden terkin edilen ----------Ş. (V.D.No: ...-Mersis:...) ihyası ile ticaret sicilinden terkin işleminin kaldırılmasına ve ... 'ın temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil vekilinin cevap dilekçesini özetle.
Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir.
Dava, hukuki niteliği itibarıyla---------- Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiyesi sonlandırılarak sicilden terkin edilen şirketin --------- Genel İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı mahkeme dosyası ile sınırlı olmak kaydı ile TTK 547. maddesi uyarınca ek tasfiyesi için ihyası istemine ilişkindir.
Yöntemine uygun duruşma açılmış taraf kanıtları toplanmıştır. Tarafların aktif ve pasif ehliyetleri denetlenerek uyuşmazlık noktaları resen belirlenerek sonuca gidilmiştir. İhyası istenilen dava dışı şirketin celbedilen sicil kayıtlarının incelenmesinde. 02/06/2022 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır.
TTK 547'nci maddesi; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " hükmünü ihtiva etmektedir. Ek tasfiye geçici bir önlemdir. Ek tasfiye ile yeni bir hukuki durum meydana getirilmemektedir. Tasfiyede yapılması gereken bazı işlemler bakımından ek tasfiyeye gereksinme duyulabilir.
Bunlar sınırsız sayıda olup, yasanın gerekçesinde örnek kabilinden belirtilmiştir. Söz gelimi; bazı aktifler dağıtım dışı kalmışsa mal varlığının dağıtımı esnasında ilgili yasal hükümlere uyulmamışsa, organlara sorumluluk davası açılacaksa ek tasfiye gereklidir.
Şirket tasfiyesinin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olması halinde son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeden bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar, şirketin ihyası, yani yeniden tescilini isteyebilirler.
Toplanan tüm dosya kapsamı ve delillerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; eldeki davada ihyanın dayanağı şirketin tasfiyesi talep edilmiş olup, davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunduğu, bu nedenle ihyası istenen şirketin "--------- Genel İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasındaki yargılama ile sınırlı olarak TTK 547. maddesi uyarınca işlemler sonuçlanıncaya kadar Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tesciline, şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Sicil'ine tesciline,
şirketin ek tasfiye işlemlerinin davalı ... (...) tarafından yürütülmesine yasal hasım konumunda bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kabulü sonuç ve vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/355, K. 2026/462, 13 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama