İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/989 K.2018/172

Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

Esas2015/989Karar2018/172Tarih28 Şubat 2018Okuma17 dk · 3.418 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Asıl Dava Birleşen Dava

Karar tarihi
28 Şubat 2018
Esas no
2015/989
Karar no
2018/172
Dava
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
01/09/2015 ( İzmir 4 Asliye Ticaret Mahk. 2015/1370 Esas,2016/209 Karar BİRLEŞEN DOSYA)
Dava
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
23/11/2015 KARAR TARİHİ : 02/03/2016 ( İzmir 1 Asliye Ticaret Mahk. 2016/764 Esas, 2016/1152 Karar BİRLEŞEN DOSYA)
Dava
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
06/06/2016
Karar tarihi
06/12/2016
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.418 kelime·17 dk okuma·17 bölüm

Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVA

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıların 17000170 tesisat numaralı abonesi olduğunu, davalı şirketin müvekkiline yansıttıkları faturalarda hakkı olmadığı halde "Kayıp Kaçak Bedeli", "İletim Sistemi Kullanım Bedeli", "Dağıtım Sistemi Kullanım Bedeli", "Perakende Satış Hizmet Bedeli", "Sayaç Okuma Bedeli" adı altında haksız paraları da faturalandırıp tahsil ettiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin elektrik hizmetinden mahrum kalmamak için bu bedelleri şimdiye kadar ödemek zorunda kaldığını,

davalıların kayıp kaçak bedelini bir süre öncesine kadar ayrı bir kalem olarak faturalarda gösterilmişse de belirli bir tarihten sonra ve halihazırda aktif tüketim bedelinin içine gizleyerek almaya devam ettiklerini, yukarıda belirtilen kalemler dışında aktif bedel içerisine gizlenen kayıp kaçak bedeli için "TRT Payı", "Enerji Fon Bedeli" ve "Belediye Tüketim Veıgisi" de aldığını, ayrıca haksız alınan bu bedeller için KDV'de alındığını, müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen bu bedellerin tahsilat tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber müvekkiline iadesinin gerektiğini,Elektrik enerjisinin üretimi, iletimi,

dağıtımı ve tüketiminin kamu yararı gözetilerek ele alınması gerektiğini, sonuç olarak elektrik enerjisinin hayatın zorunlu unsurlarının başında gelmesinden dolayı, kullanıcılara olabildiğince az kar amacı güdülerek hizmet verilmesi gerekirken, davalıların kullanıcıların yükümlülüğü altında olmayan, dağıtıcı firmanın hizmet sunumu içerisinde bulunması gereken bedellerinde haksız olarak tahsil edildiğinin açıkça ortada, dolayısıyla müvekkilinden haksız alınan bedellerin iadesi gerektiğinin açık ve tartışılmaz olduğunu, açıklanan nedenlerle;

fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, davalıların dava tarihinden geriye doğru son 10 yılda müvekkilinden tüm abonelikleri için her ne ad altında olursa olsun faturalandırılarak gizliden veya açıktan haksız olarak tahsil ettikleri tüm miktarların uzman bir bilirkişi marifetiyle tespiti ile tespit edilen bu bedelden şimdilik 10.000,00 TL'nın haksız tahsilat tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen istirdadı ile müvekkiline geri ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı yanın faturalarda yer alan kayıp- kaçak bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım sistemi kullanım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, TRT Payı, Enerji Fon bedeli, Belediye Tüketim Vergisi, ve bu bedeller üzerinden alınan KDV ve sair adlar altında tahsil edilen bedellerin, haksız olduğu iddiası ile iadesine yönelik olarak müvekkil şirkete yöneltmiş olduğu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ...

A.Ş.'nin mevzuat gereği kısmi bölünme yöntemi ile 13.12.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kuruluş işlemlerinin tamamlandığını ve 01.01.2013 tarihinden itibaren ... ve ... illerinde perakende satış faaliyetini sürdürmeye başladığını, bu çerçevede davaya konu fatura bileşenlerinden kayıp-kaçak bedeline ilişkin taleplerin muhatabının, başta alınan kurul kararları ve düzenleyici işlemlerle bu bedellerin alınmasını öngören ... olmak üzere, faaliyet konusu anılan bedellere ilişkin uygulayıcı konumundaki ...

A.Ş. olduğunu, müvekkil şirketin faaliyet konularından olmayan dava konusu taleplerle ilgili olarak ...

A.Ş.'nin sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceğini, dava ile talep edilen fatura bileşenlerinden kayıp-kaçak kullanım bedelinin müvekkil şirketin faaliyet sahası içerisinde tahsil edilen bedeller olmayıp, dağıtım şirketinin sorumluluğunda olan ve dağıtım şirketine ödenen bedeller olduğunu, kayıp-kaçak bedelinin; dağıtım bölgesinin hedef kayıp-kaçak oranına göre belirlenen ve ...

Tarafından onaylanan bedel olduğunu, 6446 sayılı Kanunun 17.maddesinde; 'Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar hükmüne sahip olduğunu, kayıp-kaçak tarifesinin dağıtım bölgelerinin hedef kayıp-kaçak oranları dikkate alınarak 2999 sayılı Kurul Kararı ile ulusal bazda ve abone grupları bazında Türkiye Genelinde tek bir fiyat olarak belirlenerek 01.01.2011 tarihinden itibaren uygulanmaya başladığını,iletim bedelinin;

... tarafından dağıtım lisansı tüzel kişiye fatura edilen iletim tarife tutarının karşılanması için dağıtım lisansı tüzel kişiler tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına uygulanan birim fiyatı ifade ettiğini, dağıtım Sistemi Kullanım Bedelinin; elektrik piyasası Tarifeler Yönetmeliğinin 4/13 maddesinde; 'Dağıtım hizmeti sunabilmek için dağıtım sistemine ilişkin yatırım harcamaları, işletme ve bakım giderleri dikkate alınarak hesaplanan fiyat olarak tanımlandığını, sayaç okuma bedelinin;

sayaç okuma maliyetlerini yansıtan ve Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği kapsamında belirlenen bir bedel olup tüm dağıtım sistemi kullanıcıları için okuma başına belirlendiğini, sayaç okuma işleminin dağıtım şirketlerinin faaliyet konusu olduğunu, TRT Payı.

784 sayılı Kanun ile 4.12.1984 tarihli ve 3093 sayılı TRT Gelirleri Kanununun 4. Maddesinin c bendinde yapılan değişiklikle sadece ... onaylı PST üzerinden %2 oranında TRT Payının 01.09.2006 tarihinden itibaren tüketiciden alınarak TRT'ye aktarıldığını, davayı husumet bakımından kabul anlamına gelmemekle birlikte, fatura bileşenlerinin abonelerden tahsilinin müvekkil şirketin inisiyatifinde olmayıp mevzuat gereği müvekkil şirketin uygulamakla yükümlü olduğu bedeller olduğunu, faturayı oluşturan bileşenlerin ve bu bileşenlerin birim fiyatlarının ... tarafından belirlendiğini,

perakende satış şirketlerinin bu kalemlerin ve birim fiyatlarının belirlenmesinde hiçbir rollerinin bulunmadığını, bu sebeple iş bu davanın müvekkil şirkete yöneltilmesinin hukuki olmadığını, elektriğin tüketildiği noktaya kadar taşınması ve tüketiciye sunulması esnasında Dağıtım sisteminde oluşan kayıp ve kaçağın ... tarafından fiyata dahil edilmesinin mevzuat gereği olduğunu, ayrıca abonelerin, lisans sahibi şirket ile imzalamış oldukları sözleşme gereğince ilgili mevzuat hükümlerine uymak zorunda olduğunu, davacı taraf ile imzalanan Perakende Satış Sözleşmesinin 3. Maddesinde;

'taraflar, bu sözleşme ile ilgili mevzuat ve mevzuatta yapılacak tüm değişikliklere uymayı taahhüt edere' denildiğini, davacı tarafın ödemelerini ihtirazi kayıt koymadan yaptığını, ihtirazi kayıt olmaksızın yapılan ödemenin istirdadının mümkün olamayacağına dair çok sayıda Yargıtay kararının mevcut olduğunu, açıklanan nedenlerle; öncelikle davanın aleyhte sonuçlanması ihtimaline binaen iadesi talep edilen bedellerin faaliyet sahasına ilişkin bulunmasından dolayı ...

A.Ş.'ye davanın ihbarına, davanın görevli yargı yeri mahkemesinde açılmamış olması, dava şartlarının bulunmaması, müvekkil şirketin taraf sıfatı taşımaması, elektrik faturasında yer alan kalemlerin ve bu kalemlerin birim fiyatlarının 4628 ve 6446 sayılı yasaların verdiği yetkiye dayalı olarak ... tarafından belirlenmiş olması, adı geçen yasalar ve idari işlemler yürürlükte kaldıkları sürece ilgili tüm tarafları bağlayıcı nitelikte olması nedenleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DOSYA

( İzmir 4 Asliye Tic. Mah. 2015/1370 Esas, 2016/209 K sayılı Dosyasında )

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil, davalının ... tesisat numaralı abonesi olduğunu, davalıların müvekkile yansıttığı faturalarda haklı olmadığı halde kayıp kaçak bedeli iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım sistemi kullanım bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli ve sayaç okuma bedeli adı altında haksız paraları da faturalandırıp tahsil ettiğinin anlaşıldığını, müvekkil elektrik hizmetinden mahrum kalmamak için bedelleri şimdiye kadar ödemek zorunda kaldığını, davalılar kayıp kaçak bedelinin bir süre öncesine kadar ayrı bir kalem olarak faturalarda gösterdiğini,

belirli tarihten sonra ve halihazırda aktif tüketim bedelinin içine gizleyerek almaya devam ettiğini, haksız alınan kalemlerin yanında aktif tüketim içine gizlenen kayıp kaçak bedeli için TRT payı enerji fon bedeli ve belediye tüketim vergisi de alındığını, haksız alınan paralar için KDV de alındığını, müvekkilden haksız alınan paraların tahsilat tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber müvekkile iade edilmesi gerektiğini, elektrik enerjisinin maliyetinin birden fazla maliyet türünün devreye girdiğini, bu maliyetlerden dağıtıcı elektrik firmaları maliyet giderlerinden kullanıcılardan tahsil ettiğini,

kayıp kaçak bedeli adı altında elektrik abonesinden para alınmasının hiçbir yasal dayanağı olmadığını, teknik kayıplar için dağıtım şirketlerinin alt yapılarını yani dağıtım sistemlerini yenilemeleri teknik olmayan kayıplar için kontrol tedbirlerini artırması gerektiğini, kayıp kaçak elektrik abonelerin sorumluluğunda olmayan bir durum olduğunu, elektrik enerjisinin nakli esnasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından hırsızlamak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin kurallara uyap abonelerden tahsili yoluna gitmek hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığını,

... 'nın belirlemiş olduğu perakende satış fiyatı üzerinden dağıtım şirketlerinin karının bulunmadığını, kayıp kaçak bedelinin abonelerden tahsil edilmemesi gerektiğini, düzenli olarak faturalarını ödeyen abonelere kayıp kaçak bedelinin ödetilmesinin haksız bir ceza niteliği taşıdığını, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım sistem kullanım bedeli, perakende hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli adı altında elektrik abonesinden para alınmasının hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını, Belediye Tüketim Vergisinin matrahını da Aktif Tüketim bedeli oluşturduğunu,

bu nedenle aktif tüketim içine gizlenen kayıp kaçak bedeli için alınan Belediye Tüketim Vergisinin müvekkile iadesinin yapılmasını gerektiğini, davalıların ve diğer dağıtıcı firmaların şirket başına ortalama yıllık 700-800 milyon TL toplamda ise sektörel anlamda 12-13 milyar TL yıllık karları bulunduğunu, bu karlarının içinde müvekkilden kişi ve kurumlardan alınan haksız paraların da bulunduğunu, haksız alınan paraların iadesi adaletin tesisini sağlayacağından davalılara da gerçek anlamda zarar vermeyeceğini belirterek fazlaya dair haklar talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,

davalıların dava tarihinden geriye doğru son 10 yılda müvekkilden tüm abonelikleri için faturalandırılarak tahsil ettikleri bedellerden 10.000,00 TL 'nin haksız tahsilat tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen istirdatı ile müvekkile geri ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, davanın düzenleyici işlemi yapan kurum olan ... ve uygulama talimatı veren kurum ... Genel Müdürlüğü ile faturalar ve perakende satış sözleşmelerinin muhatabı ve tarafı olan ...

A.Ş.'ye yönetilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin taraf sıfatının bulunmadığını, yargı yolu bakımından davaya esas düzenleme yasal mevzuatlar çerçevesinde ... tarafından gerçekleştirilen ve belirlenen uygulama talimatı verilen ülke geneline şamil düzenleyici işlemlerden olduğunu, davanın yasada öngörülen sürelerde açılmadığından zaman aşımına uğradığını, kayıp kaçak miktarı dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı gösterdiğini, tariflere uyma yükümlülüğünün gereği kayıp kaçak bedeli perakende satı tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını,

bedelin belirlenmesi için alınan kurul kararı ... 'nın düzenleyici işlemi olarak tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, ... tarafından yapılan tarife kurul tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girdiğini, elektrik şirketlerinin gelir ve giderlerinin kamu otoriteleri tarafından belirlendiği mevcut tarife yapısı içerisinde tahsil edilen kayıp kaçak bedelinin şirket bünyesinde kalmadığını, kayıp kaçak bedelinin maliyet unsuru olarak faturalara yansıtılmasının iktisadi zorunluluk olduğunu belirterek davanın reddini, istemiştir.

BİRLEŞEN DOSYA

(İzmir 1 Asliye Ticaret Mahk. 2016/764 Esas, 2016/1152 Karar sayılı dosyasında)

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin davalıların ... tesisat numaralı abonesi olduğunu, davalıların müvekkiline yansıttığı faturalarda hakları olmadığı halde kayıp kaçak bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım sistemi kullanım bedeli, perakente satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli adı altında haksız paraları faturalandırıp tahsil ettiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin elektrik hizmetinden mahrum kalmamak için bu bedelleri şimdeye kadar ödemek zorunda kaldığını belirtmiş,

davalıların 23/11/2015 ile 31/05/2016 tarihleri arasında müvekkilinden tüm abonelikleri için her ne ad altında olursa olsun faturalandırılarak gizliden veya açıktan haksız olarak tahsil ettikleri tüm miktarların bu anlamda kayıp kaçak bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım sistemi kullanım bedeli, perakente satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, trt payı, enerji fon bedeli, belediye tüketim vergisi,

KDV' nin uzman bir bilirkişi marifeti ile tespiti ile 23/11/2015 ile 31/05/2016 tarihi arasında tespit edilen bu bedellerden şimdilik 10.000,00-TL' nin haksız tahsilat tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen istirdatı ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... A.Ş cevap dilekçesinde özetle, davanın görevli yargı yeri ve mahkemesinde açılmamış olduğunu, dava şartlarının bulunmadığını, müvekkil şirketin taraf sıfatı taşımadığını, Elektrik faturasında yer alan kalemlerin ve bu kalemlerin birin fiyatlarının 4628 ve 6446 sayılı Yasaların verdiği yetkiye dayalı olarak ... tarafından belirlendiğini, adı geçen yasaların ve idari işlemlerin yürürlükte kaldıkları sürece ilgili tüm tarafları bağlayıcı nitelikte olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... A.Ş cevap dilekçesinde özetle. İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve İzmir 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1370 Esas sayılı doslarının aynı nev-i de olduğunu, Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 04.06.2016 tarihinde TBMM'nde kabul edildiğini ve 17.06.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, bu yasa ile getirilen düzenlemeler dikkate alındığında.

Mahkemelerin, kanunla getirilen değişiklikle uygunluk denetimi yapması, Talep edilen alacakların, yapılan değişiklik gereği, sadece bedellerin Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olması, Dava konusunun alacak olması sebebiyle, iş bu davada yeni düzenlemeler neticesinde talep edilebilir bir alacak mevcut olmayacağından davanın konusuz kalacağı, bu düzenlemeler de dikkate alınarak davanın reddinin gerektiğini, dava konusu bedellerin dökümlerine ve konusuna bakıldığında, davanın, düzenleyici işlemi yapan kurum olan ... ve uygulama talimatını veren ...

Genel Müdürlüğü ile faturalar ve perakende satış sözleşmelerinin muhatabı olan ...

A.Ş.'ne yöneltilmesi gerekirken müvekkiline yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerek Kanun gerekse Kanun kapsamında çıkarılan Yönetmelik ve Kurul Kararı düzenlemelerinden görüleceği üzere görevli tedarik şirketi tarafından tüketicilere tahakkuk ettirilen bedellerin müvekkil şirket tarafından değil, ... tarafından düzenlenen tarifeler dikkate alınmak suretiyle tespit edildiğini, bu tarifenin dışında bir tarife uygulamasını söz konusu olmadığını, kayıp-kaçak bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli,

perakende satış bedeli olarak faturada gösterile kalemlerin de aynı şekilde ... tarafından onaylanan tarife uygulama usul ve esasları hükümlerine göre faturalara yansıtıldığını, bu kapsamda tüm dağıtım şirketlerinin ... tarafından çıkarılan ve uymak zorunda oldukları tarifenin sadece uygulayıcısı konumunda olduğunu, müvekkilinin ...'nun uygulama talimatına bağlı olarak işlem tesis ettiğini, tarife yapısı içindeki bedellerden tüketicilerin sorumlu olup olmadığı konusundaki davaların bu tarifeyi düzenleyen ...'na karşı açılması gerektiğini, Kayıp-kaçak miktarının,

dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı gösterdiğini, yani kayıp-kaçak bedelinin elektrik sisteminde ortaya çıkan teknik ve teknik olmayan kaybın maliyetinin kayıp-kaçak oranı ölçüsünde karşılanabilmesi amacıyla belirlenen bir bedel olduğunu, tarifelere uyma yükümlülüğünün gereği olarak kayıp-kaçak bedelinin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedelin belirlenmesi için alınan kurul kararının ...'nun düzenleyici işlemi olarak tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını,

Elektrik dağıtım sektöründe oluşan teknik ve teknik olmayan kayıpların bir maliyet unsuru olarak dünyada ve ülkemizde faturaların içeriğinde yer aldığını, bu kayıpların 6446 sayılı yasanın 5. Maddesine göre ... tarafından fiyata dahil edilmesinde mevzuata ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, bir mal yada hizmetin fiyatının içerisinde söz konusu ürün yada hizmetin maliyetlerinin olmasının ve bu maliyetlerin fiyat içine yansıtılmasının ekonomik hayatın kaçınılmaz bir sonucu olduğunu, yasal düzenlemelerin de bu gerçeğin gözetilerek yapıldığını,

diğer yandan elektrik şirketlerinin gelir ve giderlerinin kamu tarafından belirlendiği mevcut tarife yapısı içerisinde tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin şirket bünyesinde kalmadığını, perakende Satış Hizmeti fiyatının 'Perakende Satış Hizmet Geliri ile Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ' hükümleri esas alınarak hesaplanır' hükmü ile PSH bedelinin perakende satış hizmeti maliyetini yansıtan bir fiyat olduğunun tanımlandığını, dağıtım faaliyetinin;

elektrik enerjisinin 36 KV ve altındaki hatlar üzerinden naklini gerçekleştirmek için gerekli olan tesis ve şebekenin tesisi ile bu tesislerinin işletilmesini ve bakımını kapsadığını, dağıtım tarifelerinin Elektrik Piyasası Kanununun 17.maddesi gereğince elektrik enerjisi dağıtım tesisleri üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında fark gözetmeksizin uygulanacak dağıtım hizmetine ilişkin hüküm ve şartları içerdiğini, iletim tarifesinin,

Elektrik Piyasası Kanununun 17.maddesi gereğince ... tarafından hazırlandığını ve elektrik enerjisinin iletim tesisleri üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında fark gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hüküm ve şartları içerdiğini, sayaç okuma bedelinin, sayaç okuma maliyetini yansıtan ve Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ve Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği kapsamında belirlenen bir bedel olduğunu,

karşı taraf ile müvekkil şirket arasında imzalanan elektrik satış sözleşmesinde 'taraflar bu sözleşme ile ilgili mevzuat ve mevzuatta yapılan tüm değişikliklere uymayı kabul eder' şeklinde hüküm bulunduğunu, dolayısıyla davacı tarafın bu sözleşme gereği;

kayıp-kaçak bedelinin mevzuat gereği alındığını, değişiklikleri kabul ettiğini ve uyacağını kabul ettiğini, hal böyle iken mevzuat gereği alınan bu bedelin iadesi talebinin özel hukuk hükümlerine aykırı olduğunu, davacı tarafın davaya konu ettiği ödemeleri itirazi kayıt koymadan yaptığını, bu şekilde yapılmış olan ödemelerin istirdadının mümkün olmayacağı yönünde pek çok Yargıtay kararının mevcut olduğunu, talep edilen alacakların belirsiz alacak davasına konu olacak alacak niteliğinde olmadığını, ayrıca bu alacaklara ticari faiz talebinin de uygun olmadığını, açıklanan nedenlerle; haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi kapsamında elektrik faturalarında belirtilen ve davacı tarafından haksız ödendiği iddia edilen bedellerin iadesi istemine ilişkindir.

Davaya dayanak abonelik sözleşmesine dayalı tüm faturalar celp edilip incelendikten sonra 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun da gözetilerek dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiden 26/09/2016 tarihli rapor ve 07/09/2017 tarihli ek rapor alınmıştır. Raporda özetle; dava konusu edilen dönemde ... A.Ş ve ...

A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp - kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarları ... tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...'nun düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bedelin bulunmadığının belirlendiği görülmüştür.Bilirkişi raporları, dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun bulunmakla mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.

Somut olayda, taraflar arasında imzalanan elektrik abonelik sözleşmesinden dolayı davacıya tahsis edilen ... ve ... tesisat numaralı abonelik uyarınca geriye doğru son 10 yıllık kayıp kaçak ve diğer bedeller adı altında davalı tarafından davacıdan hukuka aykırı olarak herhangi bir bedelin alınıp alınmadığı, alınmış ise miktarının ne kadar olduğu uyuşmazlık konusudur.

Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, yasal düzenlemeler ve hükme elverişli bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, davalının herhangi bir hizmet karşılığı olmadan kayıp kaçak, dağıtım, iletim bedeli tahsil ettiği, yapılan bu tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle bunların iadesine yönelik olarak davalı hakkında mahkememize dava açıldığı,

17/06/2016 tarihli ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı " Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 21. Maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17. Maddesine Eklenen 10. Fıkra Hükmü ile " Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında düzenlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır " düzenlemesinin getirildiği,

düzenleme doğrultusunda ... tarafından çıkartılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerce sadece ...' nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu edilen dönemde davalı ...

A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarlarının ... tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...' nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığının alınan ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile belirlendiği,

6719 sayılı Kanun'un geçici 20. Maddesinde" Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümleri uygulanır" düzenlemesinin yer aldığı,

bu düzenleme doğrultusunda 6446 sayılı Kanun' un 6719 sayılı Kanun ile Değişik 17. Maddesinin 6719 sayılı Kanun' un yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve dolayısıyla 6446 sayılı Kanun'un 17. Maddesine eklenen ve 10. Fıkrasında yer alan düzenlemenin davamız açısından da uygulanmasının gerektiği ve bu çerçevede 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme dikkate alındığı takdirde kayıp kaçak bedeli ile ... tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal

denetime tabi tutulması mümkün olamayacağından davacının dava kapsamındaki taleplerinin isabetli olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

Bununla birlikte; davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kararları gereği içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı ilamında "Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin" vurgulandığı,

bu kapsamda davacının dava açıldığı tarihte kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, davacı lehine yargılama giderleri ve maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl dava ve mahkememiz dosyası ile birleşen İzmir 1.ATM'nin 2016/764 Esas sayılı ve birleşen İzmir 4. ATM'nin 2015/1370 Esas sayılı dosyası yönünden;

ASIL DAVA

6719 Sayılı yasa gereğince dava konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 35,90-TL harcın peşin alınan 198,48-TL harçtan mahsubu ile bakiye 162,58 TL harcın karar kesinleştikten sonra istemi halinde davacıya ödenmesine , Davacı tarafından sarf olunan 35,90-TL harç ve 0,75TL dosya gideri, 326,30-TL tebligat, 800,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.162,95-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince, takdir olunan 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

BİRLEŞEN DAVA

(Birleşen İzmir 4 Asliye Tic. Mah. 2015/1370 Esas,2016/209 K sayılı Dosyası)

6719 Sayılı yasa gereğince dava konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 35,90-TL harcın peşin alınan 198,48-TL harçtan mahsubu ile bakiye 162,58 TL harcın karar kesinleştikten sonra istemi halinde davacıya ödenmesine,

Davacı tarafından sarf olunan 35,90-TL harç ve 0,75TL dosya gideri, 145,00-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 181,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince, takdir olunan 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

BİRLEŞEN DAVA

(Birleşen İzmir 1 Asliye Tic. Mah. 2016/764 Esas,2016/1152 K. sayılı Dosyası)

6719 Sayılı yasa gereğince dava konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 35,90-TL harcın peşin alınan 199,98-TL harçtan mahsubu ile bakiye 164,08 TL harcın karar kesinleştikten sonra istemi halinde davacıya ödenmesine,

Davacı tarafından sarf olunan 35,90-TL harç ve 0,75TL dosya gideri, 65,00-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 101,65 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince, takdir olunan 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzlerine karşı verildi, açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2018

Katip...

E-İMZALI

Hakim...

E-İMZALI

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/989, K. 2018/172, 28 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Asıl Dava
  5. Talep
  6. Cevap
  7. Birleşen Dosya
  8. Talep
  9. Cevap
  10. Birleşen Dosya
  11. Talep
  12. Cevap
  13. Cevap
  14. Deliller Ve Gerekçe
  15. Asıl Dava
  16. Birleşen Dava
  17. Birleşen Dava
  18. E-imzalı
  19. E-imzalı
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/989
Karar No
2018/172
Tarih
28 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/989 K.2018/100
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/990 K.2018/116
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/990 K.2018/100
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/990 K.2018/44
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/1001 K.2018/96
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/1002 K.2018/96

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.