KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/1001
- Karar No
- 2018/96
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2018
Karar Metni
996 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2015/1001 Esas
KARAR NO : 2018/96
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/10/2015
KARAR TARİHİ : 06/02/2018
YAZIM TARİHİ : 28/02/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA ve SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 29/01/2015 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı , diğer davalı ....ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacıların murisi ....'a çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini kazada .....'ın vefat ettiğini, davacıların murisin desteğinden yoksun kaldığını bu nedenle her bir davacı için 10.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 90.000 TL manevi tazminat ile , davacı ..... ve .... için ayrı ayrı 500.00 TL olmak üzere toplam 1000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle, davaya karışan aracın sigorta şirketine sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusur oranında olacağını, davacıların müteveffanın olağan destek yaşını geçmiş olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle, davalı aleyhine açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ceza dosyasında yapılan yargılamaada alınan raporda da davacıların murisinin kazaın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, davalının tali kusurlu olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari sürücü ve sigorta şirketine karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
29/01/2015 tarihinde meydana gelen kazada, davalı ....'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı araçla yaya olan ...n'a çarptığı ve yayanın ölümü ile sonuçlanan kazadan sonra destekten yoksun kalan mirasçıların maddi ve manevi ........'dan 10.000TL manevi tazminat talep etmiş, ayrıca davacılardan ......ve ...... için davalıların her ikisinden de maddi zarar (destekten yoksun kalma) talep edilmiştir.
Tarafların sosyal ekonomik durumlarının araştırılması için ilgili kolluklara müzekkere yazılmış ve gelen müzekkere cevapları dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılamada aktüer bilirkişi ve trafik / kusur bilirkişisinden alınan raporda kazanın meydana gelmesinde müteveffa ......n'ın %80 oranında asli kusurlu olduğunu, davalı ......'ın %20 oranında tali kusurlu olduğunu, davacı ....... yönünden 4.734,68 TL destekten yoksun kalma tazminatı , davacı ......'ın 3.902,21 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceklerini mütalaa etmişlerdir.
6098 sayılı TBK. md. 56. maddesine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu bakımdan vefat eden ..........'ın 61 yaşında oluşu, kazanın oluşumunda %80 oranında kusurlu olması, çocuklarının reşit olması, davalının da sosyal ve mali d göz önüne alınmış, takdiren her bir davacı için ayrı ayrı 2.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olan bir diğer husus reşit ancak engelli olan davacılar .... ve......an(ın destekten yoksun kalma tazminatı isteyip isteyemeyeceği hususudur.
Bilindiği gibi, destekten mahrum olma durumu mirasçılıktan daha geniş kapsamlıdır. Fiilen destek gören ve desteğin ölümü ile bundan mahrum kalan insanlar, kan bağı veya evlilik birliği olmasa bile destekten yoksun kalan sıfatına sahip olabilir. Davacılar ... ve ........'ın kronik şizofreni ve akıl hastalığı sebebiyle kısıklandıkları anlaşılmaktadır.
BU bakımdan taraf teşkili açısından davacıların vasisi aracılığı ile temsil edilmesi gerektiği anlaşılmış, vasinin de, davacılardan biri olan .......... olduğu anlaşılmıştır. Vasinin sunduğu vekaletname ile kısıtlı olan davacıların da aynı vekille temsil ettirildiği anlaşılmıştır. Kısıtlıların, bakıma muhtaç oldukları sabittir. Ne var ki, vasileri müteveffaa değildir.
Yine vasileri abileri ................olsa da, fiilen kısıtlı kardeşlere aslında müteveffa (anne) ........'ın baktığını gösteren bir delil de sunulmamıştır. Bu durumda davacılarn destekten yoksun kaldıkları usulünce ispatlanamamış olmakla bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Cenaze ve defin gideri olarak talep edilen 100,00TL yönünden ise talep edilen miktarın düşüklüğü ve makuliyeti nazara alınarak ayrıca bir araştırma yapmaya gerek olmadan bu talebin kabulüne karar verilmiştir
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1001, K. 2018/96, 6 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama