KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2019
- Esas no
- 2016/1005 Esas
- Karar no
- 2019/9
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 10/08/2016
Karar Metni
2.210 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... adı altında yıllardır reklam işleri ile iştigal ettiğini, son yıllarda ağırlıklı olarak daval... Grubuna bağlı ...,...
Gazetesi ve bunlara bağlı dergiler üzerinden reklam işleri topladığını, davacının sözleşmesi devam etmekte iken davalının hasız ve hukuksuz olarak davacının müşterilerini tespit ettiğini, müşterilerine mesaj gönderdiğini, dört ilan verene yirmi altı ilan bedava kampanyası yaparak davacının müşterilerine haksız olarak... Reklam isimli firmaya yönlendirdiği, gönderilen reklamlarda "nisan 2016 tarihinden itibaren yetkilendirdiğimiz ... Reklam'dan hizmet alabilirsiniz.
Ayrıca size özel bugün 4+26 kampanyamızdan da yaralanabilirsiniz. İletişim:...müşteri veri tabanımızda yer almaktasınız, mesaj almak istemiyorsanız RY yazıp gönderin", "nisan 2016 tarihinden itibaren yetkilendirdiğimiz ... Ajans'dan hizmet alabilirsiniz. Ayrıca size özel bugün 4+26 kampanyamızdan da yaralanabilirsiniz.
İletişim:... müşteri veri tabanımızda yer almaktasınız, mesaj almak istemiyorsanız RY yazıp gönderin" ve bunun gibi mesajlar atıldığını, kampanya olmamasına rağmen sadece davacının müşterilerine özel 4 öde+26 bedava ilan kampanyası yapıldığını, bu durumun amacının davacının müşterilerine ... Reklam ve ... Ajans'a yönlendirmek olduğunu, davacının bu hareketler neticesinde müşterilerini kaybettiğini beyanla ... Ajans ve ...
Reklam'ın ticari olarak yaptığı işlemlerin tespitini, bu mümkün olmaz ise davacının geçmiş yıldaki işlem hacmi göz önüne alınarak ticari işlem olarak verilen zararlarla işletmenin kapanması sebebiyle tüm işlemlerinin göz önüne alınması ile elde etmekten mahkum kalınan karların zarara sebebiyet veren davalıdan tahsilini, davacının şirketinin karalama ve kötüleme faaliyetleri ile kapandığını davalının ise haksız rekabette bulunduğunu beyanda fazlaya ilişkin hakları sakla kalmak kaydı ile davalıdan 50.000 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkillin haksız rekabet kurallarına aykırılık teşkil eden fiil ve eylemlerinin varlığının ileri sürüldüğünü, isnat olunan eylemlerin sübut bulmadığını, ispatı gerektiğini, davacının iddialarını dayandırdığı “Haksız Rekabet” kavramının Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ve devamı maddelerinde düzenlendiğini, kanun maddesinde de belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu,
maddenin devamında, “ rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı” olarak nitelendirildiğini, davacı her ne kadar Türk Ticaret Kanunu’nun 55/1-a/1 Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” maddesine dayanmakta ise de, davacının iddialarının haklılığının ispatı bakımından öncelikle bu bende göre kötülemenin yanlış/yanıltıcı olmasının arandığı,
kötülemede bulunanın açıklamalarındaki ifadelerin gerçek olması halinde, artık haksız rekabetin varlığından söz edilemeyeceği, kanunun gerekçesine göre, “yanıltıcı” ifadesi, fıkra kapsamında giren unsurların, olduğundan farklı bir şekilde değerlendirilmesine sebep olma, olumsuz algılanması olarak tanımlanabildiğini, hiçbir şekilde davacılar tarafından ileri sürülen iddiaları ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile huzurdaki davanın “haksız rekabet” temelinde irdelenmesinin de olanaklı olmadığını, nitekim davacının bu iddiasını ispata yarar herhangi bir somut belge ya da bilgi sunamadığını,
huzurdaki davanın konusu itibariyle ispat külfeti davacıda olup, işbu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, davacının iddia edilenin aksine sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüğünü ifa etmemiş ve sözleşmenin feshine sebebiyet vererek müvekkil şirketin zarara uğramasına neden olduğunu, ticari defterlerin alanında uzman bilirkişilerce incelenmesine karar verildiği takdirde, davacının müvekkil şirket ile yaptığı sözleşme gereği mali sorumluluklarını yerine getirmediğinin de tespit edilebileceği, buna rağmen müvekkil şirketin ticari teamüller ve iyi niyet gereği,
tüm ajanslara uygulanan tahsilat vadesini uzatarak davacının geciken ödemelerini uzun vadede yerine getirmesine imkan tanıdığını, taraflar arasında akdedilen Cari Hesap Sözleşmenin "Risk Limiti" başlıklı maddesi uyarınca; "müşterinin yayınlanmasını talep ettiği ilan ve/veya reklama ilişkin faturaların karşılığı olarak verdiği çekin/çeklerin karşılıksız çıkması veya senedin prostesto olması durumunda ...
Reklam’ın herhangi bir bildirim veya ihbarda bulunmasına, işbu sözleşmenin 3.1 maddesinde belirtilen süreleri beklemesine gerek olmaksızın, her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile işbu Sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edebileceği” kabul edilmiş olup, kendisine tanınan uzun vadeli opsiyona rağmen senetleri ödemeyen davacı ile mevcut hizmet ilişkisini sözleşme hükümleri uyarınca sona erdiren Müvekkil Şirket müşteri mağduriyetinin giderilmesi, gelir ve itibar kaybının engellenmesi amacıyla.
3. Kişilere hizmet alabilecekleri diğer 4 yetkili ajansın(... Reklam- ... Reklam- ... Reklam) isim ve telefonlarının olduğu SMS’i göndermek zorunda kaldığını, bahsi geçen mesajlarda yer alan "4+26 Kampanyası" ise zaten müvekkil şirket tarafından tüm müşterilerin her ay sonu sağlanan bir haktır.
Ancak kampanyaya denk gelen ay sonunda davacı tarafın hizmet vermemesi nedeniyle bu kampanyadan yararlanamayan müşterilerin hak kaybına uğramalarının önlenmesi adına, yeni duyurulan ajansların yer aldığı SMS’lerde bu kampanyadan ay sonu yararlanamayan müşterilerimize salt bu mesaja mahsus olmak koşuluyla "size özel" ibaresi ile kampanya bildiriminde de bulunulduğunu, müvekkil şirket tarafından haksız rekabet teşkil eden bir harekette bulunularak davacı tarafın mağdur edilmediğini, tam tersi olarak davacının haksız eylemleri nedeniyle müvekkil şirketin mağdur olduğunu ve müşteri kaybetme noktasına geldiğini,
davacının sözleşmesel mali sorumluluklarını süresinde yerine getirmemesi nedeniyle müvekkil şirketin, yine taraflar arasındaki sözleşmenin kendisine tanıdığı fesih hakkını usulüne uygun olarak kullanarak davacı taraf ile arasındaki sözleşmeyi feshettiğini, akabinde hizmet alamayan müşterilerinin menfaatini korumak adına davacı tarafın haksız olduğunu iddia ettiği SMS’i müşterilerine gönderdiğini, buna rağmen davacı tarafça sözleşmenin haksız feshedildiği iddiası ile kar mahrumiyeti ve ticari zararların tazmini amacıyla Karşıyaka...
Noterliği’nin... yevmiye nolu 08.06.2016 tarihli ihtarnamesi keşide edildiğini, ilgili ihtarnameye tarafımızca Beşiktaş...
Noterliği’nin... yevmiye nolu 29.06.2016 tarihli ihtarnamesi ile cevap verilerek anılan taleplerin kanuna ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu beyan edilerek kabul edilmediğinin bildirildiği, alacaklı olduğunu ve müvekkil şirketin haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini ileri süren davacının işbu iddialarını kanıtlayamadığını, ödenmeyen senetlerden dolayı müvekkil şirketi müşterilerine karşı zor durumda bırakan ve maddi olarak sıkıntı yaşamasına sebebiyet veren davacı hakkında tüm dava talep haklarını saklı tuttuklarını, açıklanan nedenlerle davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı tarafça gösterilen tüm deliller toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 11/07/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmıştır.
Bilirkişi heyeti raporunda özetle; "taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi, fesih nedenleri ve tek taraflı fesih iddiası hususlarında teknik yönden yapılan incelemede; taraflar arasında davacı tarafça sipariş verilen (seri ilan hariç) ilan ve/veya reklamların, davalının reklam, pazarlama ve satış hakkına sahip olduğu yazılı, görsel ve işitsel mecralarda yayınlanması ile yayınlanacak ilan ve/veya reklam bedellerinin davalı tarafa ödenmesine ilişkin hükümleri düzenleyen 01/04/2009 tarihli bir cari hesap sözleşmenin bulunduğu, anılan cari hesap sözleşmesinin mad.
4.1 hükmünde, davacıya ait olan yada olmayan yayınlanacak ilan ve/veya reklam bedelleri nedeniyle verilen ve vadesinde ödenmeyen senedin, vade tarihinden itibaren 2 gün içerisinde nakden veya tamamen ödenmemesi durumunda davalı tarafın herhangi bir bildirim yada ihbarda bulunmasına gerek olmaksızın, işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edebileceğinin taraflarca kabul edildiği hususunun düzenlendiği,
davalı vekilinin sunmuş olduğu 24/02/2017 tarihli cari hesap ekstresinde davacı tarafın 31/01/2016 vadeli 10.00 TLlik, 21/02/2016 vadeli 15.000 TL lik, 27/03/2016 vade tarihli 15.000 TL lik senetlerini ödemediğini, toplam borcunun 91.830,09 TL olduğunun görüldüğü, davacı tarafın defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, söz konusu senetlerin ödenmediği ve davalı tarafın yaklaşık 92.000 TL alacaklı bulunduğu, 31.03.2016 tarihli,... nolu faturanının davalı tarafın davacı adına düzenlediği son fatura olduğu, davalının 30/06/2016 tarihinde işini kapattığı hususlarının tespit olunduğu,
her iki taraf vekillerince taraflar arasındaki cari hesaba dair işbu sözleşme ilişkisinin fesh edildiğine dair önceden herhangi bir ihbarın yapılmadığının beyan olunduğu, taraflar arasındaki cari hesap sözleşmenin davalı tarafça anılan sözleşmenin madde 4.1 hükmüne dayalı olarak önceden herhangi bir bildirim ya da ihbar yapılmadan tek taraflı olarak feshinin kabul edilip edilmeyeceği (geçerli olup olmadığı) fesih edildi ise, davalı tarafça sunulan deliller ve yapılan açıklamalara göre fesih tarihinin 03 Nisan 2016 olup almayacağı hususlarında hukuki açıdan yapılacak nihai değerlendirmenin mahkeme takdirinde olduğu,
Davacı tarafın müşterilerinin davalı tarafça özel kampanya da yapılmak suretiyle başka ajanslara yönlendirildiği ve bunun hasız rekabet teşkil ettiği iddiası ile ilgili yapılan incelemede.
Sayın mahkemece hukuki yönden taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesinin anılan sözleşmenin madde 4.1 hükmünde dayalı olarak davalı tarafça önceden herhangi bir bildirim yada ihbar yapılmadan tek taraflı olarak fesh edilemeyeceği yönünde değerlendirme yapılması halinde, sözleşme ilişkisi devam ederken davalı tarafın söz konusu sms'leri davacının müşterilerine göndererek,
başka ajanslara yönlendirmesi söz konusu olacağından, davalını iş bu eyleminin 6102 Sayılı TTK'nun madde 54/II anlamında dürüstlük kuralına aykırı bir uygulama olarak kabulü ile haksız rekabet hükümleri kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olacağı, ancak Sayın Mahkemece taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesinin davalı tarafça anılan sözleşmenin madde 4.1 hükmüne dayalı olarak,
önceden herhangi bir bildirim ya da ihbar yapılmadan tek taraflı fesh edildiğinin kabulü halinde, rapor içeriğindeki reklamcılık sektörü açısından yapılan değerlendirmeler ve açıklanan gerekçeler tahtında sözleşmenin feshinden sonra davalının söz konusu sms'leri davacının müşterilerine göndererek başka ajanslara yönlendirmesi eylemenin rekabet teşkil etmeyeceği" şeklinde görüş bildirilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi yönünde bilirkişi heyetinden 28/11/2017 tarihli ek rapor alınmış, itirazlar değerlendirilmiş, kök rapor ile aynı hususlarda rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi yönünde dosya farklı bilirkişi heyetine tevdi edilerek, 16/08/2018 tarihli rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyeti raporunda özetle; "taraflar arasında 01/04/2009 tarihinde cari hesap sözleşmesi akdedildiğini, cari hesap sözleşmesinin Risk Limiti başlıklı 4. maddesinin çok açık olduğunu, anılı sözleşme hükümleri uyarınca, müşterinin yayınlanmasını talep ettiği ilan ve/veya reklama ilişkin faturaların karşılığı olarak verdiği çekin/çeklerin karşılıklı çıkması veya senedin protesto olması durumunda, müşteriye ait olan ya da olmayan yayınlanacak ilan ve/veya reklam bedelleri nedeni ile verilen,
şirket veya şahsa ait çekin keşide tarihinden itibaren ya da vadesinde ödenmeyen senedin vade tarihinden itibaren 2 gün içerisinde nakden ve tamamen ödenmemesi durumunda, müşterinin ciranta olduğu durumlarda ise çeklerde keşide tarihinden, senetlerde vade tarihinden itibaren 10 gün içerisinde nakden ve tamamen ödenmemesi halinde, müşterinin ödenmemiş faturaları ve henüz vadesi gelmemiş senet ve/veya süresi dolmamış çeklerinin toplamının, teminat tutarının üzerine çıkması durumunda, ...
Reklam'ın herhangi bir bildirim yada ihbarda bulunmasına, işbu sözleşmenin 3.1. maddesinde belirtilen süreleri beklemesine gerek olmaksızın, her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile iş bu sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edebileceğini kabul ederler" şeklinde düzenleme olduğu, davacı yanın davalıya toplam borcunun 91.830,09 TL olduğu,
dosyada mevcut olan ve olayı açıklayan en önemli delil her iki yanında kullandığı... olarak isimlendirilmiş seri ilan sistemi olduğunu, bu sistemden alınan görüntü uyarınca davacı yan için ambargolu müşteri kaydı/şerhi işlendiğini, ambargolu müşteri kaydı işlendiğinde davacının yeni ilan vermesinin engellendiğini, anılı kayıt var iken davalı çalışanlarının da bu sisteme davacı adına yeni ilan giremediklerini, bu nedenle davacının ambargolu müşteri kaydı işlendiği tarihden itibaren sistem ve davalı yan ile ilişkisinin kesildiğinin açık olduğu,
davalı yan bu kaydın 03/04/2016 tarihinde işlendiğini beyan ettiği, ambargolu müşteri kaydını gösterir müşteri kartı suretinden anılı tarihi teyit etmenin mümkün olmadığı, davalı yanın data kayıtlarından çıkabileceği, ayrıca davalı şirketin davacıya ilettiği 18/04/2016 tarihli 25.000 TL'lik bakiyenin 21/04/2016 günü mesai bitimine kadar belirtilen banka hesap numaralarına yatırılmasını talep ettiği aksi halde hukuksal işlemlere başlanılacağının belirttiği mailin dosya arasında mevcut olduğu,
davacı yanın anılı tarihe kadar ... sistemi ile işlem yapmamış dahi olsa en geç 21/04/2016 tarihinde hukuksal işlemlere başlanacağının kendisine bildirildiği, madde 4 risk limiti başlıklı içeriğin davalı şirkete maddede belirtilen hususlar gerçekleştiği takdirde bildirime gerek kalmaksızın sözleşmeyi tek taraflı fesih imkanı tanıdığı, feshin haklı olduğu, davacı yanın fesih tarihinde ve sonrasında davalı yana borçlu olduğunun açık olduğu,
davacı yanın kendi kusuru ile sebep olduğu bir durum nedeniyle maddi giderlerinin kar kazanç kaybının giderimini talep ettiği, ancak davacı yanın sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle sözleşme tek taraflı ve haklı nedenle fesh edildiğinden davacının talebinin haklı olmadığını, davalının sözleşmeyi cari hesap sözleşmesi madde 4'e dayanarak en geç 21/04/2016 tarihi mesai bitiminde (18 Nisan 2016 tarihli mailde ödeme yapılmadığı takdirde hukuksal işlemlere başlanılacağı söylenen tarih) tek taraflı fesh ettiğinin kabulü gerekeceği, feshin haklı sebeple olduğu, davacının anılı feshe kendi davranışları ile sebebiyet verdiği,
davalının atmış olduğu SMS'lerin hasız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, reklam ilişkisi ve ilanların davalı yanın ana mecrasında yayınlanmış olması nedeniyle davalının da anılı müşteri portföyüne sahip olmasının işin nevi gereği olduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava haksız rekabet iddiasına dayalı mahrum kalınan zararın tahsili davasıdır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı tarafından haksız rekabet iddiasına dayalı olarak mahrum kalınan zararların tahsiline yönelik eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında 01/04/2009 tarihinde cari hesap sözleşmesinin imzalandığı, aralarındaki ticari ilişkiye dayalı olarak davacı tarafın davalıya ödenmeyen senetler nedeniyle 91.830,09 TL borçlu olduğu, cari hesap sözleşmesinin 4. maddesinde davalı şirkete, maddede belirtilen hususlar gerçekleştiği takdirde bildirime gerek kalmaksızın sözleşmeyi tek taraflı fesih imkanının tanındığı, bu kapsamda davacının anılı feshe kendi davranışı ile sebebiyet verdiği ve feshin haklı olduğu,
davalının atmış olduğu SMS'lerin haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, reklam ilişkisi ve ilanların davalı yanın ana mecrasında yayınlanmış olması nedeniyle davalının da anılı müşteri portföyüne sahip oluşunun işin niteliği gereği olduğu, davacı yanın fesih tarihinde ve sonrasında davalı yana borçlu olduğunun açık olduğu, davacı yanın kendi kusuru ile sebep olduğu bir durum nedeniyle maddi giderlerinin kar kazanç kaybının giderimini talep ettiği, ancak davacı yanın sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle sözleşme tek taraflı ve haklı nedenle fesh edildiğinden davacının talebinin haksız olduğu kanaatine varılarak,
davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E imza Hakim ... · eimza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1005, K. 2019/9, 9 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama