İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/430 K.2018/402

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2016/430Karar2018/402Tarih27 Nisan 2018Okuma12 dk · 2.476 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
27 Nisan 2018
Esas no
2016/430
Karar no
2018/402
Dava
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
04/04/2016
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.476 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin... Mah.... Sok.

Aliağa/İZMİR adresinde yer alan işyeri için...abone numarası ile elektrik abonesi olduğunu, müvekkilinden abone olduğu günden itibaren, faturanın içeriğine gizlenmek suretiyle ve faturalar üzerine yazılı olan bedeller altında haksız olarak tahsilatlar yaptığını, bu kalemlerin neler olduğunu ve ne tutarda olduğunu şimdilik tespit etme imkanlarının bulunmadığını, bu tespitin mahkeme aracılığı ile bilirkişi tarafından yapılmasını talep ettiklerini, Elektrik aboneliği sözleşmesinin ilgili maddelerinde her ne kadar söz konusu bedellerin alınacağı belirtilmiş olsa da bu sözleşmenin daha önceden hazırlanmış standart bir sözleşme olduğunu,

müvekkilinin elektrik ihtiyacını başka bir kurumdan karşılama imkanının olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas, 2014/679 Karar sayılı kararında belirttiği üzere.

Elektrik enerjisinin nakli sırasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından kaçak kullanılmak(hırsızlanmak) suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin, kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmek hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaştığının söylenemeyeceğinin, ayrıca elektrik kaybını önleme ve hırsızları engelleme veya hırsızı takip edip bedeli ondan tahsil etme görevinin de bizzat enerjinin sahibi olan dağıtım şirketlerine ait olduğunun belirtildiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 18.12.2014 tarih, 2014/17555 Esas, 2014/16813 Karar sayılı kararında;

elektrik enerjisinin nakli esnasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından kaçak kullanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin, kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet ilkesi ile bağdaşmadığını, hangi hizmet karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesinin şeffaflık ve hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarından olduğunu belirtildiğini, Anayasada yer alan sosyal devlet ilkesi, ekonomik yönden zayıf bulunanların, güçlü bulunanlara karşı korunmasını zorunlu kıldığını, keza sosyal adalet ve eşitlik ilkeleri karşısında da iktisaden güçlü olanın,

kendi hazırlığı ve haksız şartlar içeren sözleşmeler ile ayrıcalıklar kanmasına olanak tanımasının mümkün olmadığını, başkalarının kullandığı bedellerin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığını, davalı şirketin tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu ve haksız olarak tahsil ettiği söz konusu bedellerin iadesi için iş bu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle;

fazlaya ilişkin her türlü dava, ıslah ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla, dava konusu elektrik abonelik sözleşmelerinin, kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli ile bu bedeller üzerinden alınan KDV ve benzeri haksız kesintilere dayanak yapılan ilgili sözleşme maddelerinin haksız şart ve hakkaniyete aykırı olduğundan tespiti ile iptaline karar verilmesini,

davalı şirkete müzekkere yazılarak müvekkiline kesilen geriye dönük 10 yıllık faturaların istenerek yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacak miktar üzerinden şimdilik 5.000,00 TL haksız tahsil edilen paraların, haksız tahsil edildikleri günler itibarıyla bankaların uygulamış oldukları en yüksek avans faizi ile birlikte sorumlu oldukları dönemler dikkate alınmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmemekle birlikte, dava konusu bedelin dökümlerine ve konusuna bakıldığında, davanın, düzenleyici işlemi yapan kurum olan EPDK ve uygulama talimatını veren ... Genel Müdürlüğü ile faturalar ve perakende satış sözleşmelerinin muhatabı olan...

Elektrik Perakende Satış A.Ş.'ne yöneltilmesi gerekirken müvekkiline yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerek Kanun gerekse Kanun kapsamında çıkarılan Yönetmelik ve Kurul Kararı düzenlemelerinden görüleceği üzere görevli tedarik şirketi tarafından tüketicilere tahakkuk ettirilen bedellerin müvekkil şirket tarafından değil, EPDK tarafından düzenlenen tarifeler dikkate alınmak suretiyle tespit edildiğini, bu tarifenin dışında bir tarife uygulamasını söz konusu olmadığını, kayıp-kaçak bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli,

perakende satış bedeli olarak faturada gösterile kalemlerin de aynı şekilde EPDK tarafından onaylanan tarife uygulama usul ve esasları hükümlerine göre faturalara yansıtıldığını, bu kapsamda tüm dağıtım şirketlerinin EPDK tarafından çıkarılan ve uymak zorunda oldukları tarifenin sadece uygulayıcısı konumunda olduğunu, müvekkilinin EPDK'nun uygulama talimatına bağlı olarak işlem tesis ettiğini, tarife yapısı içindeki bedellerden tüketicilerin sorumlu olup olmadığı konusundaki davaların bu tarifeyi düzenleyen EPDK'na karşı açılması gerektiğini, kayıp-kaçak miktarının,

dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı gösterdiğini, yani kayıp-kaçak bedelinin elektrik sisteminde ortaya çıkan teknik ve teknik olmayan kaybın maliyetinin kayıp-kaçak oranı ölçüsünde karşılanabilmesi amacıyla belirlenen bir bedel olduğunu, tarifelere uyma yükümlülüğünün gereği olarak kayıp-kaçak bedelinin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedelin belirlenmesi için alınan kurul kararının EPDK'nun düzenleyici işlemi olarak tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını,

elektrik dağıtım sektöründe oluşan teknik ve teknik olmayan kayıpların bir maliyet unsuru olarak dünyada ve ülkemizde faturaların içeriğinde yer aldığını, bu kayıpların 6446 sayılı yasanın 5. Maddesine göre EPDK tarafından fiyata dahil edilmesinde mevzuata ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, bir mal yada hizmetin fiyatının içerisinde söz konusu ürün yada hizmetin maliyetlerinin olmasının ve bu maliyetlerin fiyat içine yansıtılmasının ekonomik hayatın kaçınılmaz bir sonucu olduğunu, yasal düzenlemelerin de bu gerçeğin gözetilerek yapıldığını,

diğer yandan elektrik şirketlerinin gelir ve giderlerinin kamu tarafından belirlendiği mevcut tarife yapısı içerisinde tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin şirket bünyesinde kalmadığını, Perakende Satış Hizmeti fiyatının 'Perakende Satış Hizmet Geliri ile Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ' hükümleri esas alınarak hesaplanır' hükmü ile PSH bedelinin perakende satış hizmeti maliyetini yansıtan bir fiyat olduğunun tanımlandığını, dağıtım faaliyetinin;

elektrik enerjisinin 36 KV ve altındaki hatlar üzerinden naklini gerçekleştirmek için gerekli olan tesis ve şebekenin tesisi ile bu tesislerinin işletilmesini ve bakımını kapsadığını, dağıtım tarifelerinin Elektrik Piyasası Kanununun 17.maddesi gereğince elektrik enerjisi dağıtım tesisleri üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında fark gözetmeksizin uygulanacak dağıtım hizmetine ilişkin hüküm ve şartları içerdiğini, iletim tarifesinin,

Elektrik Piyasası Kanununun 17.maddesi gereğince ... tarafından hazırlandığını ve elektrik enerjisinin iletim tesisleri üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında fark gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hüküm ve şartları içerdiğini, sayaç okuma bedelinin, sayaç okuma maliyetini yansıtan ve Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ve Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği kapsamında belirlenen bir bedel olduğunu,

karşı taraf ile müvekkil şirket arasında imzalanan elektrik satış sözleşmesinde 'taraflar bu sözleşme ile ilgili mevzuat ve mevzuatta yapılan tüm değişikliklere uymayı kabul eder' şeklinde hüküm bulunduğunu, dolayısıyla davacı tarafın bu sözleşme gereği;

kayıp-kaçak bedelinin mevzuat gereği alındığını, değişiklikleri kabul ettiğini ve uyacağını kabul ettiğini, hal böyle iken mevzuat gereği alınan bu bedelin iadesi talebinin özel hukuk hükümlerine aykırı olduğunu, davacı tarafın davaya konu ettiği ödemeleri itirazi kayıt koymadan yaptığını, bu şekilde yapılmış olan ödemelerin istirdadının mümkün olmayacağı yönünde pek çok Yargıtay kararının mevcut olduğunu, talep edilen alacakların belirsiz alacak davasına konu olacak alacak niteliğinde olmadığını, ayrıca bu alacaklara ticari faiz talebinin de uygun olmadığını, açıklanan nedenlerle; haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı yanın, dava dilekçesinde belirtmiş olduğu...tesisat nolu aboneliğine ait faturalarda yer alan kayıp- kaçak bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım sistemi kullanım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli adı altında tahsil edilen bedellerin, haksız olduğu iddiası ile iadesine yönelik olarak müvekkil şirkete yöneltmiş olduğu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,...

Elektrik Perakende Satış A.Ş.'nin mevzuat gereği kısmi bölünme yöntemi ile 13.12.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kuruluş işlemlerinin tamamlandığını ve 01.01.2013 tarihinden itibaren İzmir ve Manisa illerinde perakende satış faaliyetini sürdürmeye başladığını, bu çerçevede davaya konu fatura bileşenlerinden kayıp-kaçak bedeline ilişkin taleplerin muhatabının, başta alınan kurul kararları ve düzenleyici işlemlerle bu bedellerin alınmasını öngören EPDK olmak üzere, faaliyet konusu anılan bedellere ilişkin uygulayıcı konumundaki...

Elektrik Dağıtım A.Ş. olduğunu, müvekkil şirketin faaliyet konularından olmayan dava konusu taleplerle ilgili olarak...

Elektrik Perakende Satış A.Ş.'nin sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceğini, dava ile talep edilen fatura bileşenlerinden kayıp-kaçak kullanım bedelinin müvekkil şirketin faaliyet sahası içerisinde tahsil edilen bedeller olmayıp, dağıtım şirketinin sorumluluğunda olan ve dağıtım şirketine ödenen bedeller olduğunu, kayıp-kaçak bedelinin; dağıtım bölgesinin hedef kayıp-kaçak oranına göre belirlenen ve EPDK Tarafından onaylanan bedel olduğunu, 6446 sayılı Kanunun 17.maddesinde;

'Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar hükmüne sahip olduğunu, kayıp-kaçak tarifesinin dağıtım bölgelerinin hedef kayıp-kaçak oranları dikkate alınarak 2999 sayılı Kurul Kararı ile ulusal bazda ve abone grupları bazında Türkiye Genelinde tek bir fiyat olarak belirlenerek 01.01.2011 tarihinden itibaren uygulanmaya başladığını, iletim bedelinin;

... tarafından dağıtım lisansı tüzel kişiye fatura edilen iletim tarife tutarının karşılanması için dağıtım lisansı tüzel kişiler tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına uygulanan birim fiyatı ifade ettiğini, dağıtım Sistemi Kullanım Bedelinin; elektrik piyasası Tarifeler Yönetmeliğinin 4/13 maddesinde; 'Dağıtım hizmeti sunabilmek için dağıtım sistemine ilişkin yatırım harcamaları, işletme ve bakım giderleri dikkate alınarak hesaplanan fiyat olarak tanımlandığını, sayaç okuma bedelinin;

sayaç okuma maliyetlerini yansıtan ve Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği kapsamında belirlenen bir bedel olup tüm dağıtım sistemi kullanıcıları için okuma başına belirlendiğini, sayaç okuma işleminin dağıtım şirketlerinin faaliyet konusu olduğunu, TRT Payı.

784 sayılı Kanun ile 4.12.1984 tarihli ve 3093 sayılı TRT Gelirleri Kanununun 4. Maddesinin c bendinde yapılan değişiklikle sadece EPDK onaylı PST üzerinden %2 oranında TRT Payının 01.09.2006 tarihinden itibaren tüketiciden alınarak TRT'ye aktarıldığını, davayı husumet bakımından kabul anlamına gelmemekle birlikte, fatura bileşenlerinin abonelerden tahsilinin müvekkil şirketin inisiyatifinde olmayıp mevzuat gereği müvekkil şirketin uygulamakla yükümlü olduğu bedeller olduğunu, faturayı oluşturan bileşenlerin ve bu bileşenlerin birim fiyatlarının EPDK tarafından belirlendiğini,

perakende satış şirketlerinin bu kalemlerin ve birim fiyatlarının belirlenmesinde hiçbir rollerinin bulunmadığını, bu sebeple iş bu davanın müvekkil şirkete yöneltilmesinin hukuki olmadığını, elektriğin tüketildiği noktaya kadar taşınması ve tüketiciye sunulması esnasında Dağıtım sisteminde oluşan kayıp ve kaçağın EPDK tarafından fiyata dahil edilmesinin mevzuat gereği olduğunu,Ayrıca abonelerin, lisans sahibi şirket ile imzalamış oldukları sözleşme gereğince ilgili mevzuat hükümlerine uymak zorunda olduğunu, davacı taraf ile imzalanan Perakende Satış Sözleşmesinin 3. Maddesinde;

'taraflar, bu sözleşme ile ilgili mevzuat ve mevzuatta yapılacak tüm değişikliklere uymayı taahhüt edere' denildiğini, davacı tarafın ödemelerini ihtirazi kayıt koymadan yaptığını, ihtirazi kayıt olmaksızın yapılan ödemenin istirdadının mümkün olamayacağına dair çok sayıda Yargıtay kararının mevcut olduğunu, dava konusu ile ilgili açıklamalarını destekler mahiyette yeni Yasa Teklifinin 25.04.2016 tarihinde TBMM Genel Kuruluna sunulduğunu, bu yasa teklifinin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda değişiklik getiren düzenlemelerine göre, iş buy davada olduğu gibi, konusu fatura bileşenleri olan dava ve başvurularda.

Tüketici Hakem Heyetleri ve Mahkemelerin yetkisinin, fatura bileşenlerini oluşturan bedellerin EPDK'nun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğunun belirlendiğini, açıklanan nedenlerle; davanın görevli yargı yeri mahkemesinde açılmamış olması, dava şartlarının bulunmaması, müvekkil şirketin taraf sıfatı taşımaması, elektrik faturasında yer alan kalemlerin ve bu kalemlerin birim fiyatlarının 4628 ve 6446 sayılı yasaların verdiği yetkiye dayalı olarak EPDK tarafından belirlenmiş olması,

adı geçen yasalar ve idari işlemler yürürlükte kaldıkları sürece ilgili tüm tarafları bağlayıcı nitelikte olması nedenleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi kapsamında elektrik faturalarında belirtilen ve davacı tarafından haksız ödendiği iddia edilen bedellerin iadesi istemine ilişkindir.

Davaya dayanak abonelik sözleşmesine dayalı tüm faturalar celp edilip incelendikten sonra 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun da gözetilerek dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiden 29/06/2017 tarihli rapor alınmıştır. Raporda özetle; dava konusu edilen dönemde...Elektrik Dağıtım A.Ş ve...

Elektrik Perakende Satış A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp - kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarları Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve EPDK'nun düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan EPDK tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bedelin bulunmadığının belirlendiği görülmüştür.

Bilirkişi raporu, dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun bulunmakla mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.

Somut olayda, taraflar arasında imzalanan elektrik abonelik sözleşmesinden dolayı davacıya tahsis edilen ...esisat numaralı abonelik uyarınca abonelik tarihinden itibaren kayıp kaçak ve diğer bedeller adı altında davalı tarafından davacıdan hukuka aykırı olarak herhangi bir bedelin alınıp alınmadığı, alınmış ise miktarının ne kadar olduğu uyuşmazlık konusudur.

Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, yasal düzenlemeler ve hükme elverişli bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, davalının herhangi bir hizmet karşılığı olmadan kayıp kaçak, dağıtım, iletim bedeli tahsil ettiği, yapılan bu tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle bunların iadesine yönelik olarak davalı hakkında mahkememize dava açıldığı,

17/06/2016 tarihli ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı " Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 21. Maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17. Maddesine Eklenen 10. Fıkra Hükmü ile " Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında düzenlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır " düzenlemesinin getirildiği,

düzenleme doğrultusunda EPDK tarafından çıkartılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerce sadece EPDK' nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu edilen dönemde davalı...

Elektrik Perakende Satış A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarlarının EPDK tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve EPDK' nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan EPDK tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığının alınan ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile belirlendiği,

6719 sayılı Kanun'un geçici 20. Maddesinde" Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümleri uygulanır " düzenlemesinin yer aldığı,

bu düzenleme doğrultusunda 6446 sayılı Kanun' un 6719 sayılı Kanun ile Değişik 17. Maddesinin 6719 sayılı Kanun' un yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve dolayısıyla 6446 sayılı Kanun'un 17. Maddesine eklenen ve 10. Fıkrasında yer alan düzenlemenin davamız açısından da uygulanmasının gerektiği ve bu çerçevede 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme dikkate alındığı takdirde kayıp kaçak bedeli ile EPDK tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal

denetime tabi tutulması mümkün olamayacağından davacının dava kapsamındaki taleplerinin isabetli olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

Bununla birlikte; davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kararları gereği içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı ilamında "Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin" vurgulandığı,

bu kapsamda davacının dava açıldığı tarihte kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, davacı lehine yargılama giderleri ve maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

6719 Sayılı yasa gereğince davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 35,90-TL harcın peşin alınan 114,59-TL harçtan mahsubu ile bakiye 78,69 TL harcın talep halinde yatırana iadesine,

Davacı tarafından sarf olunan 35,90-TL harç ve 0,75TL dosya gideri, 157,00-TL tebligat, 400,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 593,65-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalılar tarafından yapılan masrafın üzerinde bırakılmasına,

Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesap ve takdir edilen 2.180,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,

Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilerek davalı... Elektrik Perakende Satış A.Ş vekilinin yüzüne karşı, davacı ve davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/04/2018

Katip... eimza Hakim ... · E imza¸

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/430, K. 2018/402, 27 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Cevap
  6. Deliller Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/430
Karar No
2018/402
Tarih
27 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/430 K.2018/391
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/430 K.2018/293
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/431 K.2018/334
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/434 K.2018/380
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/434 K.2018/395
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/435 K.2018/376

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.