KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2020
- Esas no
- 2017/1383 Esas
- Karar no
- 2020/676
- Dava
- Maddi Tazminat(Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani
Karar Metni
1.646 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
Zarar Sebebiyle)
DAVA TARİHİ : 01/12/2017
KARAR TARİHİ : 02/12/2020
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Maddi Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/10/2016 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın,... girişinde gerekli işaretleme tedbirleri almadan park halinde bırakılan dava dışı ... plakalı araca çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını, kaza nedeniyle iş gücü kaybına uğradığını, davalı sigorta şirketinin zmms sigortacısı olarak meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, müvekkiline kısmı ödeme yapılmışsa da yapılan ödemenin zararlarını tam olarak karşılamadığını belirterek 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava öncesinde müvekkiline başvuru yapıldığını, müvekkili tarafından davacının zararının karşılandığını, müvekkilinin sorumluluğunun gerçek zarar, poliçe teminat limiti ve sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat(sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı) isteğine ilişkindir.
DELİLLER
-Davacıya ait nüfus kayıtları,
-Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin 03/01/2018-11/07/2018 tarihli yazıları
ve eki,
-Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nin 18/12/2017 tarihli yazısı ve eki,
-Menemen Devlet Hastanesi'nin 21/12/2017 tarihli yazısı ve eki,
-Karşıyaka Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 25/06/2019-30/09/2019 tarihli yazıları ve eki,
-... Sigorta A. Ş'nin 24/01/2018-24/10/2019 tarihli yazıları ve eki poliçe ile hasar
dosyası,
-Menemen... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası,
-ATK... İhtisas Kurulu'nun 31/10/2018-22/01/2020 tarihli maluliyet raporları,
-Makine mühendisi kusur bilirkişi ...n 18/02/2019 tarihli kusur
raporu,
-Aktüerya bilirkişi ...ın 18/03/2019 ve 28/05/2020 tarihli kök ve
ek hesap raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Sorumluluk hukukunun amacı, zarar görenin uğramış olduğu gerçek zararı gidermek, kaybolan bir değerin yerine, nitelik veya nicelikçe benzer bir değer koymaktır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş,
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile tedavi giderleri de bu zarar türleri arasında yer almaktadır.
Bedensel zarara uğrayan kimse, çalışma gücünü sürekli veya geçici olarak yitirmesinden ve ileride edineceği kazançtan yoksun kalmasından doğan zarar ile bütün giderlerini isteyebilir. Çalışamamaktan kaynaklanan zarar ise geçici iş göremezlik nedeniyle olabileceği gibi; sürekli iş göremezlik biçiminde de olabilir. Geçici iş göremezlik zararı, zararı görenin yaptığı iş ve gelir durumu itibariyle iyileşme süresinde elde edemediği kazançtan ibarettir. Sürekli iş göremezlik zararı ise beden gücü kaybına uğrayan kişinin, zarar görmeden önce yapmakta olduğu iş için daha fazla bir güç (efor) harcaması nedeniyle doğan zarardır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halindeyken park halindeki ... plakalı traktöre çarpması neticesinde çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacının yaralanması ile neticelenen trafik kazasında kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 09/11/2015-09/11/2016 tarihleri arasında karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğu,
trafik kazasının sigorta poliçesi ile teminat altına alınan dönem içerisinde 20/10/2016 tarihinde meydana geldiği, davacının dava öncesinde davalı sigorta şirketine müracaat ettiği, 22/11/2017 tarihinde davalı sigorta ile ibraname imzaladığı, davalı sigortadan 91.300,00 TL ödeme aldığı, işbu dava ile de zararının tamamen karşılanmadığı ve bakiye alacağı olduğu iddiasında bulunduğu, davacının bu iddiasına ilişkin olarak KTK'nın 111. maddesi kapsamında yapılan incelemede, mahkememizce alınan makine mühendisi kusur bilirkişi ...ın 18/02/2019 tarihli kusur raporunda davalı sigorta sürücüsünün %75 kusurlu olduğunun tespit edildiği,
mahkememizce alınan kusur raporu ile ceza dava dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporu ve kaza tespit tutanağının uyumlu olduğu, bu nedenle davalının kusur raporuna yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, mahkememizce davacının maluliyetinin kaza ve poliçe tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesinin Adli Tıp Kurumundan istendiği, ATK...
İhtisas Kurulu'nun 22/01/2020 tarihli raporuna göre davacının kaza nedeniyle dokuz(9) ay geçici iş göremez olduğu, çalışma gücü kaybının ise %37 olarak tespit edildiği, davalı ATK'nın maluliyet raporuna itirazda bulunmuş ise de davacının kaza neticesinde hayati tehlike yaşadığı, duyu ve organlarından birinin işlevini sürekli olarak yitirdiği dikkate alındığında maluliyet raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, bu nedenle yeniden maluliyet raporu alınmasına lüzum olmadığı,
davalı sigorta tarafından yapılan ödeme ile karar tarihine en yakın güncel veriler ve poliçe ile kaza tarihi dikkate alınarak yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacının bakiye tazminat alacağı olup olmadığının mahkememizce aktüer bilirkişiden tespitinin istendiği, aktüer bilirkişinin 28/05/2020 tarihli raporuna göre davacı tarafından talep edilebilecek bakiye geçici iş göremezlik tazminatının 7.099,56 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatının ise 66.899,26 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin 14/05/2019 tarihli dilekçesiyle ıslah dilekçesi sunduğu, dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği,
olayın meydana geldiği tarih, ibranamenin düzenlendiği tarih ve davanın açılış tarihi arasında geçen süreler ile birlikte ödenen tazminat miktarı gözetildiğinde işbu davanın yasal süresi içerisinde ikame edildiği, davacının ödeme tarihi itibariyle gerçek zararı ile davalı sigorta şirketince yapılan ödeme arasındaki farkın fahiş olduğu, davacı tarafından 2017 yılında dava öncesinde davalıya verilen ibranamenin geçerli olmadığı, makbuz hükmünde olduğu, talep olunan bakiye geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının poliçe teminat limiti sınırları içerisinde kaldığı, bu nedenle davalının sorumluluğunun sona ermediği,
ayrıca dava konusu edilen bakiye tazminat alacağı yönünden davalının işbu dava ile temerrüde düştüğü, davacının işbu davada talebini kısmi dava olarak ileri sürdüğü, bu nedenle dava ve ıslah tarihinden itibaren ayrı ayrı olacak şekilde faiz talebinin hüküm altına alınması gerektiği, her ne kadar davalı tarafından motosiklet sürücüsü olan ve kazada yaralanan davacı yönünden ayrıca müterafik kusur indirimi yapılması talep edilmişse de kaza tespit tutanağında davacının kask ve koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığının kesin bir şekilde saptanmadığı,
ayrıca dosyamız içerisine alınan ceza dava dosyasında da bu kapsamda herhangi bir tespit bulunmadığı, bu nedenle somut olayda müterafik kusur indirimi şartlarının oluşmadığı ve davalının bu yöndeki itiraz ve taleplerinin yerinde olmadığı, mahkememizce alınan kusur raporu, ATK'nın 22/01/2020 tarihli maluliyet raporu ve aktüer bilirkişinin kök ve ek raporlarının usul ve yasa ile oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, hükme esas alınabileceği anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davacının geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik taleplerinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
E-İMZA
Hakim...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1383, K. 2020/676, 2 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama