KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2018
- Esas no
- 2017/260
- Karar no
- 2018/310
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 06/03/2017
Karar Metni
800 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan kooperatif aidat borcundan kaynaklanan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ;Davanın konusu ...'ın ev sahibi olma arzusu ile İzmir ili, Narlıdere ilçesi, ... ... parsele kayıtlı taşınmaz üzerinde gerçekleşecek proje için 02.03.2011 tarihinde kooperatife üye olduğunu, kooperatife müracaat ile birlikte. 01.03.2011 tarihinde 25.000 TL, 18.04,2011 tarihinde 1.750 TL...
Bankası Karataş şubesine yatırdığını, bir müddet sonra kooperatifin arsasının sorunlu olduğunu öğremiş olup işbu kooperatifin geleceğinden endişe ettiğinden ödediği paranın iadesini talep ettiğini, talebi doğrultusundea kooperatif tarafından yıllarca ödenmesi gereken para tüm başvurulara rağmen halen paranın iade olmadığını, müvekkilin kooperatiften çıkma tarihi 16.01.2012 den önce 02.01.2012 tarihinde müvekkiline ait olmayan sahte imza ile paranın çekildiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin ev sahibi olma hayali ile başladığı işte çok büyük zarara girmiş mağdur olduğunu,
arz edilen nedenlerden 26.750,00 TL müvekkil alacağının 16.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline ve tahsil imkanının sağlanması için kooperatif gayrimenkul ve banka hesapların ihtiyati tedbir konulmasını, vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini saygı ile talep etmiştlerdir
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı dava dilekçesinde 16.01.2012 tarihinde istifa ettiğini belirtmektedir. Davacı istifa tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında beş yıdan fazla bir süre geçtiğini ve zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu belirtmiştir. Söz konusu ödeme belgsenini sahte olup olmadığı hususu kovuşturma sonucu ortaya çıkacağıdan bu soruşturmanın sonucunun beklenmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Ayrıca defter kayıtları ve ödeme belgesinin anlaşılacağı üzere, müvekkil kooperatifin borcu olmadığından davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talebinde bulunmuşlardır.
Uyuşmazlığın tespiti: Davacının üyesi olduğu kooperatiften istifa ettikten sonra yatırmış olduğu 26.750,00 TL nin kendisine ödenip ödenmediği, ayrıca dava hakkının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır.
Deliller; Kooperatif kayıtları, bilirkişi raporu, savcılık soruşturma evrakları ve dosya kapsamı.
Dava, davalı kooperatif üyeliğinden istifa sonucu ödenen aidatların iadesine yöneliktir.
Davalı vekili, zaman aşımı definde bulunmuş ise de, alacağın 30.07.2013 tarihinde muaccel hale geldiği, davanın ise 06.03.2017 tarihinde açıldığı, dolayısıyla alacağın muaccel hale geldiği tarih ile dava tarihi arasında beş yıllık zaman aşımı süresi dolmadığından zaman aşımı definin reddi cihetine gidilerek davanın esasına gidilmiştir.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, bilirkişinin sunmuş olduğu 02.02.2018 tarihli raporunda özetle; davacının, davalı kooperatifin ortağı iken 16.01.2012 tarihinde istifa ettiği, davacının davalı kooperatife 26.750,00 TL ödeme yaptığı, davalı kooperatifin muhasebe kayıtlarına göre davacıya ödeme yapıldığı gösterilmiş ise de, geçerli bir belgenin bulunmadığı, dolayısıyla muhasebe kayıtlarına itibar edilemeyeceği, davacının alacağının 30.07.2013 tarihinde muaccel hale geldiği, ödenmesi gereken ayrılma payı alacağının ise 26.197,38 TL olduğu belirlenmiştir.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Kooperatifler Kanunun 17.maddesiyle Anasözleşmenin 15.maddesine göre, ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacaklarının, ayrıldığı yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içerisinde iade edilmesi gerekmektedir; bilanço tarihi yerleşmiş yargıtay içtihatlarına göre, bilançonun genel kurulca onaylanarak kesinleştiği tarih olarak kabul edilmektedir.
Ortaklığı son erenlere yaptıkları ödemelerin tamamı değil, payına isabet eden giderlerin mahsup edilmesinden sonra bakiyesinin iade edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında, davacının ortaklıktan ayrıldığı 2012 yılında davalı kooperatifinin 22.657,44 TL gideri olduğu benimsenen bilirkişi raporu ile belirlendiği, davalının 2012 yılında 41 ortağı bulunduğu, buna göre her bir ortağa isabet eden giderin 552,62 Tl olduğu, davacının payına isabet eden giderin mahsubu sonucunda davacının kooperatifteki alacağının 26.197,38 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davalı kooperatifin 2012 yılına ait olağan kurul toplantısını bir sonraki yılın ilk altı ay (30.06.2013) içerisinde yapılması gerekmektedir. Benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı kooperatifin 2012 ve 2013 yıllarına ait genel kurullarını birleştirerek 22.11.2014 tarihinde yaptığı, ancak kooperatifin ihmal ve kusurunun ortaklara yüklenemeyeceği, dolayısıyla davalı kooperatifin 30.06.2013 tarihinin bilanço tarihi olarak kabul edilip 30.07.2013 tarihinde davacının alacağının ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilerek hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · E imza Hakim ... · eimza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/260, K. 2018/310, 3 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama