KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2019
- Esas no
- 2017/791
- Karar no
- 2019/154
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 10/07/2017
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle ; 12.07.2015 tarihinde müvekkilinin idaresindeki... plakalı motosiklet ile davalı şirket nezdinde ZMMS poliçe ile teminat altında bulunan...'ın idaresindeki... plakalı motosikletin çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı ..... nezdinde sigortalı... plakalı aracın asli ve tek kusurlu olduğunu, davalı ..... şirketine 25.05.2017 tarihinde başvuru yapıldığı ancak kendilerine herhangi bir ödemenin yapılmadığından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50 TL geçici 50 TL maluliyet tazminatının davalıdan başvuru tarihi itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ..... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, davacının maddi tazminat talebi için müvekkil şirkete başvurduğunu ve bu başvuru neticesinde ... nolu hasar dosyası açıldığını, mahkememizce ön inceleme safhasına geçmeden önce, müvekkil şirkete tam ve eksiksiz başvuru yapılmadığından bahisle işbu davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, kazaya karışan....laka sayılı aracın,
müvekkil şirket nezdinde 12.03.2015 12.03.2016 başlangıç ve bitiş tarihli ... no’lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, dolayısı ile sigortalısının kusuru oranında sorumlu olan müvekkil sigorta şirketinin de sorumluluğunun tespiti açısından tüm dosyanın ve savcılık / ceza davası evraklarının da eklenerek Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmasını maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun adli tıp kurumu tarafından yerine getirilmesi gerektiğini,
zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, davacının söz konusu olaydan dolayı sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğinden öncelikle , yerine getirilmesi icap eden sigorta kuruluşuna başvuru şartı, davacı/lar tarafça yerine getirilmemiş olması nedeniyle, HMK 115/2 maddesi gereği davanın usulden reddine, usule ilişkin itirazlarının kabul görmemesi halinde ise esasa ilişkin itirazlarının dikkate alınarak esastan reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 26.02.2019 tarihli duruşmada 24.01.2019 tarihli dilekçesini tekrarla davadan feragat etiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin dosyadaki vekaletnamesinin incelenmesinden, feragat yetkisinin bulunduğu görüldü.
Yine davalı vekilinin 27/12/2018 tarihli dilekçesi ile feragat nedeniyle karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama taleplerinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davadan feragat HMK'nun 307 ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK.nun 310.maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de HMK.nun 310 .maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verme gereği doğmuştur.
Katip ... · E imza Hakim ... · eimza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/791, K. 2019/154, 26 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama