KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2019
- Esas no
- 2018/1025 Esas
- Karar no
- 2019/338
- Dava
- Tanıma Ve Tenfiz
- Dava tarihi
- 10/03/2016
Karar Metni
1.267 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tanıma Ve Tenfiz davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, mahkememize verdiği 10/03/2016 tarihli dilekçesinde; davacı ... ile davalı ...
A.Ş arasında 12/02/2014 tarihli bir sözleşme imzalandığını , sözleşmeye göre davacı tarafından davalıya satılan ve teslim edilen hurda çeliklerin bedeli olan ve 61915 Sayılı 469.575,00-USD bedelli ticari faturadan doğan 469.575,00-USD' nin davalı tarafından ödenmediğini, sözleşmede taraflar arasındaki uyuşmazlıklara ABD Yasaları' nın uygulanacağı ve ABD mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığını, alacağın tahsili amacıyla Birleşik Devletler Güney Florida Bölge Mahkemesi' ne dava açıldığını , yapılan yargılama sırasında davalıya 27/02/2015 tarihinde tebligatın yapıldığını, davalının yasal süresi içinde davaya cevap vermediğini,
yapılan yargılama sonucu 11/06/2015 tarihinde davalının davacı şirkete 469.575,00-USD ödemesine karar verildiğini, kararın 27/07/2015 tarihinde taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, dava konusu yabancı mahkeme kararının tenfizi için 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanun' ununda yazılı tüm şartların mevcut olduğunu, ABD Florida Eyaleti Hukuk ve Usul Prosedürleri Başlıklı Yasa' nın 55.503 ve 55.603 sayılı maddelerinin ABD Florida mahkemelerinde Türk mahkemelerinden verilmiş olan ilamların tenfizini ve icrasını mümkün kıldığını, MÖHUK 54. Maddesi gereğince kararın tenfiz ve icrasının mümkün olduğunu,
davacının halen alacağını tahsil edemediğini belirtmiş , 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanun' un 50. Maddesi gereği ABD Florida Eyaleti Miami Şehri Güney Filorida Bölge Mahkemesi' nin 11/06/2015 tarihli ve ... sayılı 27/07/2015 tarihinde kesinleşmiş kararının Türkiye' de icra edilmesi için tenfizine, davacının 469.575,00-USD alacağının davalıdan tenfizi istenilen karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin görevsizliğine dair kurulan hüküm Yargıtay .... Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile " Dava, ticari dava niteliğindeki ihtilaf için verilmiş yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 51/1 maddesine göre;" Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme Asliye Mahkemesidir." Somut olayda işin ticari iş, tenfizi istenen kararın ticari dava ile ilgili olması nedeniyle görevli mahkeme, asliye mahkemelerinden olan ihtisas mahkemesi asliye ticaret mahkemesidir. 5718 sayılı MÖHUK'un 51/1 maddesi uyarınca davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gözetilip işin esasına girilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir
" gerekçesi ile bozularak gelmiş, usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı vekili mahkememize verdiği 08/10/2018 tarihli cevap dilekçesinde.
Davacı tarafın davalının muhtemel zararları için teminat göstermesi gerektiğini , Florida eyaleti ile ülkemiz arasında fiili karşılıklılık olmadığı gibi mütekabiliyet anlaşması da bulunmadığını , 5718 sayılı MÖHUHH Kanunun 54/1.ç maddesi ve 15 Kasım 1965 tarihli Hukuki Ve Ticari Konularda Adli Ve Gayriadli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi 'ne aykırı tebligat yapılmış olup usulüne uygun yargılama yapılmadığını , tenfiz istenen mahkeme tarafından bildirimlerin uluslararası sözleşmeye aykırı olarak yapıldığını , tenfiz istenen mahkeme tarafından davalı şirkete ve davalı vekilinin bürosuna 1 adet dava dilekçesi ,
2 adet ara kararın kargo ile usulüne aykırı olarak tebliğ edildiğini ve ayrıca mahkeme hükmünün hiç tebliğ edilmediğini , dava dilekçesinin uluslararası sözleşmeye uygun olarak tebliğ edildiğini ancak cevabın davacı avukatına gönderilmesine dair tenfiz isteyen mahkemenin kararının sözleşmeye aykırı olduğunu , davaya cevapların mahkemeye süresinde ve usulüne uygun gönderildiğini ,
mahkemenin savunma dilekçesini usule ve gerçeğe aykırı şekilde yok saydığı ve ara kararının kendilerine davacı vekili aracılığıyla gönderilmesine karar verdiğini ve ara kararının kendilerine ... adlı kargo vasıtasıyla fotokopi olarak ve çevirisi yapılmadan gönderildiğini , bu işleme itiraz edildiğini ancak itirazın reddedildiğini , süresinde cevap dilekçesi ve deliller verilmesine rağmen savunma dilekçesinin yok sayıldığı ve ara kararın sözleşmeye aykırı tebliğ edildiğini ve akabinde davalı şirket hakkında gaiplik kararının alındığını ,
gaiplik kararınında davacı vekili tarafından ve ... adlı kargo şirketi vasıtasıyla kendilerine gönderildiğini , bu işleme de itiraz edildiğini ancak itirazın dikkate alınmadığını , tenfiz istenen mahkemeye savunma verilmediği iddiasının gerçek dışı olduğunu , tenfizi istenen mahkeme hükmünün ne bürolarına ne de davalıya tebliğ edilmediğini , Lahey Sözleşmesi ve 5718 sayılı yasa gereğince mahkeme kararı yanlış olsa da mahkemenin son hüküm kararının TC Hükümeti vasıtasıyla tebliğ edilmemesi , bu nedenle kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmaması , kesinleşme şerhinin usülsüz olmasının başlı başına kanuna aykırı olduğunu ,
Tebligat Kanununa göre Türkiye ' de kargo çalışanları eliyle tebligat yapılmasının imkansız olduğunu , tenfizi istenen mahkeme kararının gerekçesiz , savunmanın beyanı ve yargılama aşaması ile ilgili hiç gerekçe sunmayan ve Türkiye Gümrük İdaresi belgelerine aykırı hükümler içerdiğini , mahkeme hükmünün tebliğ edilmediğini , temyiz imkanı sunulmadığını , sunulan kesinleşme şerhinin gerçeğe aykırı olduğu gibi Lahey Sözleşmesine aykırı olduğunu , 5718 sayılı Kanunun 53/1.b maddesi gereğince bu kararın tenfizine karar verilemeyeceğini ,
sözleşmede uyuşmazlık halinde Panama Deniz Mahkemeleri ile ABD Deniz ve Arabulucu Mahkemelerine başvurulacağının kararlaştırıldığını, hükmü veren mahkemenin yer ve uygulanacak hükümler bakımından milletler arası hukuka göre bir inceleme yapmadığını , kendi iç hukukuna göre yetki ve görev incelemesi yaptığını , tenfizi istenen kararın TC Gümrük ve vergi mevzuatı ile kamu düzenine aykırı olup aynı zamanda Türk makamları tarafından gerçeğe aykırı olduğu tespit edilen faturaya dayandığını , tenfizi istenen mahkeme kararının Türkiye kamu düzenine aykırı olduğunu , davalı şirketin , davacı şirket ,
... adlı sözleşme tarafı şirket ve bu iki şirketin Türkiye yetkilisi ve ticari mümessili ... adlı şirket tarafından kandırılarak 204.190,00 USD fazla para aldıkları ve bu parayı halen iade etmediklerini , davalı şirketin fazla ödeme yapmış olup borcu bulunmadığını , borç ödendiği için mal teslimi ve ordino teslimi yapıldığını , akabinde geminin boşaltılmaya başlandığını , mahkemece tenfize karar verilmesi halinde 5718 sayılı kanunun 56. Maddesi gereğince eksik mal teslimi nedeniyle kısmi tenfize karar verilmesinin talep edildiğini belirtmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Adalet Bakanlığı Uluslararası ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği ABD arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma bulunup bulunmadığı yahut ABD Filorida eyaletinde yabancı mahkeme ilamlarının tenfizini mümkün kılan yasal bir düzenlemenin veyahut da fiili uygulamanın bulunup bulunmadığının ilamın türü ve hukuki niteliği itibariyle tenfizinde bir engel bulunup bulunmadığının bildirilmesi istenilmiş , alınan yazı cevabında ABD nin Florida eyaletinde yabancı mahkeme ilamlarının tenfizini düzenleyen kanun maddelerinin İngilizce metni ile Türkçe tercümesinin ekte sunulduğu ,
söz konusu kanun maddelerinde yabancı mahkeme ilamlarının tenfizini mümkün kılan şartlar ile tenfize engel durumların ayrıntılı bir şekilde açıklandığı ve belirli şartlara uyması halinde tenfizin mümkün olduğunun belirtildiği, yazı cevabı ekinde gönderilen kanun maddelerinden "55.604 Tanıma ve Tenfiz " maddesinde : 55.605 sayılı alt fıkrada yer alan koşulların dışında kaldığı ve 55.603 sayılı altı fıkrada yer alan şartları yerine getirdiği sürece yabancı ülke kararları taraflar arasında belirli bir miktar paranın alınmasına veya reddedilmesine hükmettiği ölçüde bağlayıcıdır/ nihaidir" düzenlemesinin bulunduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilince tenfize konu ilam ve eklerinin asılları sunulmuş, sunulan belgelerin incelemesinde ; davacı tarafça 04/12/2014 tarihli dilekçe ile mahkemeye müracaat edildiği, davalıya 05/12/2014 tarihinde tebligat çıkartıldığı, tebligatın 27/02/2015 tarihinde usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafça yabancı mahkemeye hitaben 13/03/2015 tarihli cevap dilekçesi sunulduğu, dilekçenin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla gönderildiği , Florida eyalet mahkemesinin 23/04/2015 tarihli gıyap kararının 01/06/2015 tarihinde ... aracılığıyla davalı tarafa gönderildiği, 11/06/2015 tarihinde tanıma ve tenfize konu kararın verildiği, kararın davalı tarafa tebliğe çıkarılmadığı ve kararın 11/02/2016 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça yabancı mahkeme ilamının tanınması ve tenfizine yönelik olarak mahkememizden talepte bulunulmuş ise de ; ABD Florida Eyaleti Miami Şehri Güney Filorida Bölge Mahkemesi' nin 11/06/2015 tarihli ve ... sayılı yabancı mahkeme kararının davalıya tebliğ edilmeksizin kesinleştirildiği, gerekçeli kararın davalıya tebliğ edilmeksizin kesinleştirilmesinin Türk Hukuku açısından kamu düzenine açıkça aykırılık oluşturduğu ve bu durumda kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği, kararın kesinleşmesinin tenfizin ön şartı niteliğinde olduğu, karar kesinleşmediğinden tenfiz ve tanıma şartlarının oluşmadığı incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1025, K. 2019/338, 11 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama