KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2019
- Esas no
- 2018/90
- Karar no
- 2019/224
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 18/01/2018
Karar Metni
673 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle.
08.09.2016 tarihinde... sevk ve idaresinde ki ...plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki... plakalı araç çarpışmış ve... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkil... kaza neticesinde yaralandığını, bu durumun kaza tesbit tutanağında da belirtildiği, gerçekleşen kazada her iki araçta kusurlu olup her iki aracın da...sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesinin mevcut olduğu, araçların kusuru oranında poliçeleri limitleri sınırında tazminat hakklarının doğduğu, işbu davaya konu kaza sebebiyle müvekkili adına her iki aracın poliçe sorumlusu davalı şirkete (01.11.2017) tarihinde kargo gönderildiği, kargonun 02.11.2017 tarihinde tebliğ olduğu,
ancak herhangi bir ödemede bulunulmadığı, müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı şirketten araçların poliçeleri sınırında ve araçların kusurları oranında fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL Geçici İş göremezlik Tazminatı, 1000,00 TL Maluliyet Tazminatı olmak üzere toplam 2.000-TL tazminat bedelinin davalı şirketten her iki aracın kusur oranına göre ve poliçe limitleri sınırında kalmak kaydıyla başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline,
dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuru yapılması, dava şartı haline geldiği, davacı yanca müvekkil şirkete 02.11.2017 tarihinde yapılan başvuruya istinaden şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığı, müvekkil şirket tarafından 15 günlük yasal süre içerisinde verilen 08.11.2017 tarihli cevabi yazıda, başvuru evrakları arasında "nüfus cüzdan fotokopisi, vukuatlı nüfus kayıt örneği, heyet raporu, gelir durumunu gösteren belge"nin bulunmadığının belirtildiği, ancak davacı vekilince eksik evraklar tamamlanmadığından ödeme yapılmadığı,
yapılan başvurunun KTK madde 97 kapsamında geçerli bir başvuru sayılması mümkün olmadığından dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine, davaya konu kazaya karışan... plaka sayılı araç müvekkil...
Sigorta A.Ş. nezdinde... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile,... plakalı araç ise... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, müvekkil şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğu,
kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun net ve kesin olarak tespiti gerektiği, sayın mahkemenizce davacının iddia ettiği kalıcı sakatlığının tespiti için rapor alınması halinde, hazırlanacak raporda trafik sigortası genel şartları gereği meslekte kazanma gücü kaybı oranının değil, özürlülük oranının dikkate alınması gerektiği,müvekkil şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiği,
mahkememizce faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğundan aleyhlerine açılan davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 04/01/2019 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin dosyadaki vekaletnamesinin incelenmesinden, feragat yetkisinin bulunduğu görüldü.
Yine davalı vekilinin 04.01.2019 tarihli dilekçesi ile feragat nedeniyle karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama taleplerinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davadan feragat HMK'nun 307 ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK.nun 310.maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de HMK.nun 310 .maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verme gereği doğmuştur.
Katip ... · E imza Hakim... · eimza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/90, K. 2019/224, 19 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama