KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2020
- Esas no
- 2020/20 Esas
- Karar no
- 2020/727
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 09/01/2020
Karar Metni
1.206 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Çambidi şubesi nezdinde imzalanan ticari kredi kart sözleşmesi ile davalıya ticari kredi kartı kullandırıldığını, davalının borcunu ödememesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnemeye rağmen borç ödenmediğinden davalı aleyhinde takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkilinin alacaklı olduğunun saptanacağını, müvekkili tarafından uygulanan faiz ve masrafların sözleşme ve yasaya uygun olduğunu, alacağın likit olduğunu,
arabuluculuk toplantısını katılmayan davalıya yargılama giderlerinin yükletilmesi gerektiğini belirterek, davalının İzmir.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği ve duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.
DAVA
Dava, ticari kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
DELİLLER
-Davacı ile davalı arasında düzenlenen bankacılık işlemleri sözleşmesi ve ekleri, -İhtarname ve ekleri -İzmir .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı icra dosyası sureti -Bilirkişi ...0 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür.
İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir.
Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, ticari kredi kartı sözleşmesine istinaden davalı aleyhinde İzmir ...
İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında 21/06/2019 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 23/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 28/10/2019 tarihinde icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının yasal süresi içerisinde işbu davayı ikame ettiği, davalı her ne kadar icra dairesinin yetkisine itirazda bulunmuş ise de, itirazında yetkili icra müdürlüğünü göstermediği, bu nedenle usulüne uygun yapılmış bir itirazdan bahsedilemeyeceği ve yetki itirazının yerinde olmadığı,
mahkememizce davaya konu kredi sözleşmesi ve ekleri ile dosya kapsamına ilişkin olarak bankacı bilirkişiden rapor tanziminin talep edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 21/09/2020 tarihli rapora göre, taraflar arasında 31/07/2018 tarihli bankacılık hizmet sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmeye göre davalının hesap özetinde bildirilen borcun tamamını veya asgari ödeme tutarını son ödeme tarihine kadar ödemekle yükümlü olduğu,
son ödeme tarihine kadar borcun asgarisinin ödenmemesi halinde ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın borcun kendiliğinden muaccel hale geleceği, davacı bankanın akdi faiz oranının %30 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanma hak ve yetkisine sahip olduğu, davacı banka tarafından davalıya 50.000 TL limitli ticari kredi kartı tahsis edilerek kullanıma açıldığı, davalının kredi kartına dayalı olarak harcamalar yaptığı, taksitli avans kredisi kullandığı, 3 dönem üst üste asgari tutarları ödemediği, kredi kartı hesabının 09/05/2019 tarihinde 54.550,50 TL olarak kat edildiği,
davalıya kat ihtarnamesinin gönderildiği ancak ihtarnamenin davalının adresinde bulunmaması sebebiyle iade edildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının sözleşmedeki adresinin kanuni yerleşim yeri olduğu, davalının adres değişikliğini davacı bankaya bildirmemesi halinde bu adrese çıkartılan tebligatların yapılmış sayılacağının taraflarca kararlaştırıldığı, bu nedenle davalının kendisine tanınan 1 günlük ihtar süresi de dikkate alındığında, 18/05/2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, kredi kartı asıl alacağının 49.227,89 TL olduğu,
davacı banka tarafından talep edilen faiz ve masrafların mevzuat ile taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun belirlendiği, kat tarihine kadar işlemiş akdi faizin 5.042,13 TL, kat tarihinden takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin ise 1.435,00 TL olduğu, ayrıca talep edilebilecek masrafın 149,06 TL olarak bilirkişi tarafından hesaplandığı, davacının takip talebinde 49.227,89 TL asıl alacak, 5.042,13 TL kat tarihine kadar işlemiş akdi faiz, 1.893,45 TL işlemiş temerrüt faizi, 89,49 TL vergi ve 149,06 TL masraf talebinde bulunduğu,
dava dilekçesinde ise 49.227,89 TL asıl alacak, 5.024,13 TL kat tarihi öncesi işlemiş akdi faiz, 1.481,76 TL temerrüt faizi ve 149,06 TL masraf yönünden davalının itirazının iptalinin talep edildiği, davacının takip talebindeki kat tarihine kadar işlemiş akdi faiz ile temerrüt faizi yönünden dava dilekçesinde talebini değiştirdiği, azalttığı, davanın niteliği gereği takibe sıkı sıkıya bağlılık ve taleple bağlılık ilkeleri uyarınca 49.227,89 TL asıl alacak, 5.024,13 TL kat öncesi işlemiş akdi faiz ve 1.435,00 TL temerrüt faizi ile 149,06 TL masraf yönünden davalının itirazının yerinde olmadığı, davalının itirazında kısmen haksız olduğu,
mahkememizce alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, takibe konu alacak miktarının yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı, bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/20, K. 2020/727, 9 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama