KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2021
- Esas no
- 2020/492 Esas
- Karar no
- 2021/557
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/09/2020
Karar Metni
1.139 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı arasında çek hesabı açılış ve karnesi sözleşmesi sözleşmesi bulunduğunu, davalıya çek karnesi verildiğini, davalı tarafından kullanılan çek yapraklarının karşılıksız çıktığını, davacı bankaca sorumluluk bedellerinin ödendiğini, davalının geri ödeme planına uymaması üzerine hesabın kat edildiğini ve davalıya ihtarname gönderildiğini, buna rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhinde takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıdığını, kötüniyetli olduğunu,
alacağın davalı tarafından hesaplanabilir nitelik taşıdığı gerekçesiyle davalının İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tebligat yapılmadan takipten haricen haberdar olunması üzerine takibe itiraz edildiğini, davalının davacı bankaya borcu bulunmadığını, faizin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
DELİLLER
-Davacı ile davalı arasında düzenlenen çek sözleşmesi ve ekleri, -İhtarname ve ekleri, -İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası sureti, -Bilirkişi ...'nin 04/05/2021 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür.
İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir.
Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, çek hesabı açılış ve çek karnesi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden davalı aleyhinde İzmir ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında genel haciz yoluyla ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğe çıkartıldığı ve bila tebliğ iade edildiği, davalı borçlunun mernis adresine çıkartılan tebligatın 14/10/2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı borçlunun takipten haricen haberdar olduğunu bildirerek 14/08/2020 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının yasal süresi içerisinde işbu davayı ikame ettiği, mahkememizce alacağın varlığı ve miktarına ilişkin olarak bankacı bilirkişiden rapor tanziminin talep edildiği,
bilirkişi tarafından düzenlenen 04/05/2021 tarihli rapora göre, taraflar arasında 06/03/2017 tarihli Çek Hesabı Açılış ve Çek Karnesi Sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmeye istinaden davalıya 25 yapraklı çek karnesi verildiği, çek bedeli kredisi kullandırıldığı, 15/01/2020-20/01/2020 tarihleri arasında 25 adet çekin 2.030,00 TL'lik sorumluluk bedellerinin davacı banka tarafından ödendiği ve böylece davalıya 50.750,00 TL'lik çek kredisi tahsis edildiği, davalıya 09/03/2020 tarihli ihtarname gönderildiği ve borcun 7 gün içerisinde ödenmesinin istenildiği, ihtarnamenin 16/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği,
davalının 23/03/2020 tarihinde temerrüde düştüğü, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davacı bankanın %30 temerrüt faizi talep edebileceği, buna göre davalının 50.750,00 TL asıl alacak, 4.296,22 TL işlemiş faiz, 214,81 TL faizin %5 gider vergisi, 164,17 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 55.425,...
TL borcu bulunduğu ve asıl alacağa %30 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, çek hesabının açıldığı bankanın, Çek Kanunu uyarınca hesap sahibine verdiği çeklerin karşılıksız kalması halinde, kanunun belirlediği yasal çek karşılığını hamile ödemek zorunda olduğu, bu hususun, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğu,
bankanın ödemek zorunda olduğu asgari tutarı ödemesi halinde, ödediği meblağın tahsili için hesap sahibi borçlu aleyhine takip yapabileceği, takip öncesi yapılan tebligat ile davalının temerrüde düştüğü, yine taraflar arasındaki sözleşme ve alacağın niteliğine göre uygulanacak temerrüt faizinin belirlenmesi gerektiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davalının itirazında kısmen haksız olduğu, ayrıca davaya konu alacağın likit olduğu,
davacının icra inkar tazminatı talep şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/492, K. 2021/557, 16 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama