KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2020
- Esas no
- 2020/611 Esas
- Karar no
- 2020/614
- Dava
- İtirazın İptali(Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/07/2020
Karar Metni
871 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İzmir... Tüketici Mahkemesinin... Karar sayılı dava dosyası görevsizlikle mahkememize gelmekle yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. Tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir İli Alsancak İlçesinde bulunan ve sahibi olduğu ...
Eczanesinin depo kısmında su akması, su basması ve çatı ya da duvardan gelebilecek akmaları engellemek için davalıya tadilat yaptırdığını, hizmetine karşılık 4.425,00 TL ödeme yapıldığını, ancak tadilatın gereği gibi yapılmadığını, zaman içerisinde duvardan ve çatıdan akmalar meydana geldiğini, davalı taraf ile telefon aracılığıyla irtibata geçilmeye çalışıldığını, davalı tarafın müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin ayıplı ve gereği gibi yerine getirilmeyen hizmetten dolayı uğradığı zararın tazmini için İzmir ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı cevap dilekçesinde özetle; kendisi tarafından yapılan işin ecza deposunun çatısının tadilat işi olduğunu, yapılan işin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, işin ayıplı olduğu kabul edilse dahi iddia edilen ayıbın açık ayıp olduğunu ve makul süre içinde ihbar edilmesi gerektiğini, davacı tarafından kendisine yapılan ayıp ihbarının olmadığını belirterek davanın reddi ile yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DAVA
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ticari işletmeyi ilgilendirmesi ve iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının eser sözleşmesi kapsamında yapılan imalatın ayıplı olduğu iddiasıyla davalı aleyhinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe itirazı üzerine davacının işbu davayı ikame ettiği, davacının eczacı olduğu, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 1 ve 19 maddelerinde belirtildiği üzere, eczacılığın halk sağlığını ilgilendiren ilaçların hazırlanması ve satışını yapan, özel eğitim gerektiren meslek olduğu,
eczacıların meslekleri dışında başka bir iş veya ticaret yapamayacağı, yine 6102 sayılı TTK'nın 11. maddesi anlamında eczacıların ticari işletme sahibi olmadığı, meslek erbaplarından sayılan ve faaliyeti bu şekilde vergiye tâbi olan kişiler olduğu, her iki tarafı tacir olmayan somut uyuşmazlıkta davalıya karşı ileri sürülen talep ve talebin dayanağı olan maddi olgular itibariyle davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak değerlendirilemeyeceği, TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı,
bu durumda davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir(Benzer yöndeki karar için bkz. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi.... Hukuk Dairesi'nin 07/09/2020 tarih ve ... Karar sayılı ilamı).
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/611, K. 2020/614, 13 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama