KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/388
- Karar no
- 2024/182
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 17/03/2020
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yüklenici müvekkili ile davalı arasında inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında sözleşme imzalanmasına rağmen davalının, müvekkili tarafından inşaata başlanmasını engellediğini, kötü niyetli davrandığını, müvekkilince imal edilmiş inşaatları yıktırdığını, taraflar arasındaki sözleşme feshedilmediği halde dava dışı başka yüklenicilerle anlaştığını, müvekkilinin hakedişlerini ödemediğini, sözleşmeye aykırı davrandığını, davalıya bu konuda ihtarname keşide edildiğini ileri sürerek, şimdilik 30.000,00 TL cezai şart bedeli, 30.000,00 TL kazanç kaybı bedeli ve 30.000,00 TL hakediş alacağının ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili 26/02/2024 tarihli dilekçesinde özetle; Açtıkları davadaki taleplerinin tümünden ve davadan feragat ettiklerini, feragat doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 26/02/2024 tarihli dilekçesinde özetle; Davacı yan tarafından sunulan feragat beyanına katıldıklarını, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, feragat doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuk yargılamasında kural olarak, “Tasarruf İlkesi” geçerlidir ve taraflar dava-talep konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya-çekişmesiz yargı işine son verilebilmesinin bir yöntemi de davadan-talepten feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ila 312. maddelerinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragatin, davacının/talep edenin, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın “Feragat ve Kabulün Şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Feragat etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.04.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı Kararı) Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan/talepten feragat edilebilir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Davacı, eser sözleşmesinden kaynaklı olarak alacak istemiyle davalı aleyhinde huzurdaki davayı ikame ettiği, davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 26/02/2024 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiklerini beyan ettiği, davalı vekilinin 26/02/2024 tarihli dilekçesinde, davacının feragat beyanını kabul ettiklerini, yargılama gideri ve karşı vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiği, dava konusu üzerinde tarafların serbestçe tasarruf edebileceği, davacı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu, davadan feragat beyanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/388, K. 2024/182, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama