KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2022
- Esas no
- 2022/58
- Karar no
- 2022/299
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 31/01/2022
Karar Metni
858 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yedek parça işletmesi bulunduğu, davalının forklift alım satımı yaptığı, taraflar arasında geçmiş ticari ilişkiler olduğu, davalının davacıya satılık iki adet forklitf bulunduğunu bildirdiği, davacının bu forkliftleri beğendiği satın almayı kabul ettiği, taraflar arasındaki anlaşmaya göre davacının forklift bedelinin bir kısmını dava dışı ...'ye bir kısmını ise davalıya gönderdiği,
forklift makinelerinin davacıya ulaştığı, davacının bunlardan birini dava dışı ...'a sattığı, diğerini ise elinde tuttuğu, 12/10/2021 tarihinde polisler tarafından söz konusu forkliftlerin çalıntı olduğunun bildirildiği ve bu nedenle her iki forkliftin ilgililere iade edildiği, davalı ve dava dışı ...'nin davacıyı dolandırdığı, çalıntı malları sattıkları, ilgililer aleyhinde şikayette bulunulduğu, söz konusu malların fatura ile zilyetliğinin devredildiği, davalı aleyhinde takip yapıldığı,
davalının takibe haksız yere itiraz ettiği, TBK'nun 77 maddesi uyarınca davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek davalının yetki ve borca ilişkin takibe itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının simsar olduğu, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu, icra daireleri yetkili olmadığı gibi mahkemeninde yetkili olmadığı, davalının davacı ile dava dışı ... arasındaki satış ilişkisinde simsarlık yaptığı, davacının iddialarının gerçek dışı olduğu, söz konusu makinelerin davacıya teslim edildiği, tarafların faturayı aşan kısmın davalı üzerinden gönderilmesini kararlaştırdıkları, bu nedenle davacı tarafından davalıya gönderilen 53.800,00 TL den simsarlık ücreti mahsup edildikten sonra bakiye 37.500,00 TL'nin dava dışı satıcı ...'ye gönderildiği, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür.
İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün .../...
Esas sayılı dosyasında davalı aleyhinde ilamsız icra takibi yaptığı, ödeme emrinin davalı borçluya 03/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde 04/11/2021 tarihli dilekçesiyle icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce davalı borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği, davacının davalının kendisine iki adet forklift makinesini sattığı, sattığı makinelerin çalıntı olduğunun tespit edildiği ve ilgililerine iade edildiği,
davalının sebepsiz zenginleştiği ve kendisine yapılan satım bedeline ilişkin ödemenin iadesi gerektiği, İzmir İcra dairelerinin yetkili olduğunu iddia ettiği, davalının ise davacı ile aralarındaki sözleşmenin satım sözleşmesi olmayıp simsarlık sözleşmesi olduğu, simsar olarak satım gerçekleşmekle birlikte ücrete hak kazandığı ve davacıya borçlu olmadığı, İzmir İcra Dairelerinin yetkili olmadığını savunduğu, davalı tacir olmamakla birlikte taraflar arasında sözleşmenin bulunduğu ihtilafsız olup niteliğine ilişkin uyuşmazlık bulunduğu,
somut uyuşmazlıkta simsarlık sözleşmesinin bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiğinden mutlak ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının yapılan incelemesinde ise itirazın iptali davalarının niteliği itibariyle takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, davacının takip talebinde alacağını sözleşmeye dayandırmayıp açıkça sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırdığı,
bu halde 2004 sayılı İİK'nun 50 ve 6100 sayılı HMK'nun 6. Maddesi uyarınca genel yetki kuralına göre yetkili icra müdürlüğünün belirlenmesi gerektiği, HMK'nun 10.maddesinin uygulanamayacağı, buna göre davalının takibin açıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairelerinin yetkili olduğu, takip tarihi itibariyle davalının yerleşim yerinin Afyonkarahisar olduğu, davalının yetki itirazının usûlüne uygun olduğu, bu durumda İzmir İcra Dairelerinin takipte yetkili olmadığı, itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde başlatılmış bir takibin bulunmasının dava şartı olduğu,
dava şartlarının mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/58, K. 2022/299, 25 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama