İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/729 K.2024/559

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Kaçak Elektrik Kullanımından Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

Esas2023/729Karar2024/559Tarih12 Haziran 2024Okuma12 dk · 2.485 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
12 Haziran 2024
Esas no
2023/729 Esas
Karar no
2024/559
Dava
Menfi Tespit (Kaçak Elektrik Kullanımından Kaynaklanan
Dava tarihi
14/09/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.485 kelime·12 dk okuma·6 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Kaçak Elektrik Kullanımından Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

İDDİA VE TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı arasında ... tesisat nolu ticarethane abonelik sözleşmesi akdedildiği, karşı tarafın müvekkiline haksız ve hukuka aykırı olarak kaçak tutanaklarına dayanak göstererek 580.403,00 TL tutarında haksız yere fatura düzenlendiği ve İzmir ... İcra Dairesinin ...

Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, haksız yere kesilen faturaların iptali için iş bu dava başvurusunun yapıldığı, müvekkilinin, kaçak enerji kullanmadığı, tutulan kaçak tutanağından müvekkilinin haberdar bile olmadığı, müvekkilinin yokluğunda, usule aykırı, sayacın bulunduğu yerin dışında tutanak tutulduğu,

tutanak altında tüketici, tanık, muhtar, zabıta vs imzasının bulunamadığını, en önemlisi de kaçak hesaplamasına esas teşkil edecek kurulu güç yahut harici hat iddiasında harici hattın güç tespitinin yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları ile islah hakkı saklı kalması kaydıyla şimdilik 10,00TL'lik kısmın işleyecek ticari-avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesi, İzmir...

İcra Dairesi... es dosyasında haksız olarak yapılan icra takibi nedeniyle % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP VE SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaçak tespit tutanağının usulüne uygun düzenlendiği, davalının kullanımındaki Anafartalar Caddesi No:...Konak - İzmir adresinde bulunan... tesisat numaralı aboneliğin yerinde yapılan incelemede "sayaç üzerinden R-S-T fazlarından T fazını sayaç üzerinden iptal etmek" suretiyle kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tespit edildiği ve ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, tutanağa istinaden... adına... faturalama belgeli 580.403,00 TL kaçak kullanım faturasının oluşturulduğu,

kaçak kullanım faturasının, kaçak tespit tarihi olan 02.08.2023 ile son okuma tarihi 03.07.2023 tarihleri arası 30 gün kaçak kullanım için, tesisatın yerinde yapılan kontrolde tespit edilen 87,30 kWh kurulu cihaz gücünün %60'ı alınarak 52,8 kWh güç üzerinden, "8" çalışma saati ile çarpılmasıyla, 52,8 x 30 x 8 - 12.571 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifenin 1,5 katı ile çarpılmasıyla kaçak tahakkuku hesaplandığı,

tesisatın tüketim seyrinde yapılan inceleme neticesinde 01.09.2022 tarihinden sonra tüketimin düşmeye başladığı tespit edilmiş olduğunda, 01.09.2022 tarihi müdahale tarihi kabul edilerek 01.09.2022 ile 03.07.2023 tarihleri arasındaki 305 günlük kaçak ek tüketim için 52,8 x 305 x 8 > 127.807 kWh tüketimden, tesisatın bu dönemde tahakkuk eden 9.890 kWh tüketimi tenzil edilerek, 12571 x 127.807 - 9890 - 130.488 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesiyle çarpılmasıyla, 580.403,00 TL fatura oluşturulduğu,

faturanın ilgili Yönetmelik çerçevesinde mevzuata uygun olarak düzenlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVA

Dava, kaçak elektrik tutanağına istinaden düzenlenen fatura nedeniyle menfi tespit isteğine ilişkindir.

DELİLLER

-Faturalar, -İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya sureti, -Bilirkişi ...'nın 15/04/2024 tarihli bilirkişi raporu. -... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin 14/05/2024 sayılı yazısı ve eki.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. Maddesi: “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir.

Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir.

Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar ve bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.

Bu noktada, konuyla ilgisi bakımından “ispat yükü”ne ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190.maddesi; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” hükmünü içermektedir.

Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşıyacaktır. İspat yükünün belirlenebilmesi için önce ilgili maddî hukuk kuralındaki koşul vakıaların doğru bir şekilde tespit edilmiş olması ve buna uygun somut vakıaların ortaya konulmuş olması gerekir.

Her bir vakıa bakımından lehine hak çıkarma çerçevesinde ispat yükü kuralları belirlenir. Ancak kanunda özel olarak ispat yükünün belirlendiği hallerde, genel kurala göre değil, kanunda belirtilen şekilde ispat yükü belirlenecektir. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı halinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Karine söz konusu olduğunda, karine temeli ile karine sonucunu birbirinden ayırt etmek gerekir.

Karineye dayanan taraf, sadece karine sonucunu ispat yükünden kurtulmuş olur, ancak karine temelini ispat etmek yükü altındadır. Bu durumu vurgulamak için, fıkrada açık düzenleme yapılmıştır. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Fıkrada, özellikle aksini ispat kavramına yer verilmiştir. Zira, aksini ispat ve karşı ispat farklı kavramlardır.

Karine söz konusu olduğunda, karşı ispat faaliyetinden değil, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir (6100 sayılı HMK. 190. madde gerekçesi).

Menfi tespit konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi).

İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.

Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.

Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, dava dışı ...Elektrik Perakende Satış A.Ş ile arasında... tesisat nolu ticarethane abonelik sözleşmesi bulunduğu, davalı kurumun kendisi hakkında haksız ve hukuka aykırı olarak kaçak elektrik tutanağı ile bu tutanak dayanak gösterilerek 580.403,00 TL tutarında haksız yere fatura düzenlendiği ve İzmir ... İcra Dairesinin...

Esas sayılı dosyası ile aleyhinde takip yapıldığı, ancak kaçak kullanım bulunmadığı, faturadaki hesaplamanın hatalı olduğu, düzenlenen faturanın ve tahakkukun usulsüz olduğu ve davalıya borcunun bulunmadığını iddia ettiği, davalının ise davacının kaçak elektrik kullandığı, işyerinin niteliğine göre çalışma süresinin belirlendiği, yapılan hesaplamanın yönetmeliğe uygun olduğunu savunduğu görülmüştür.

Davacının dava dilekçesinde davalı tarafından kendisi aleyhinde haksız şekilde fatura düzenlendiği, yapılan tahakkukun hatalı olduğu, borçlu olmadığını beyan ettiği, dava dilekçesinin dava konusu kısmında davanın menfi tespit davası olarak belirtildiği, ancak dava dilekçesinin talep sonuç kısmında davacının davalıdan alacak isteminde bulunduğu, davacının talepleri konusunda mahkememizde tereddüt oluştuğundan davacı vekiline 6100 sayılı HMK'nun 31,119 ve 194 maddeleri uyarınca talebini açıklamak ve somutlaştırmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği,

davacı vekilinin 08/12/2023 tarihli dilekçesi ile davalıya yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı, taleplerinin menfi tespit isteğine ilişkin olduğunu beyan ettiği ve iş bu dava ile İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti isteğinde bulunduğu görülmüştür.

Taraflar arasında davacının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı ve davacı adına yapılan tahakkukun mevzuata uygun olup olmadığı, davacının söz konusu kaçak kullanım faturası nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu değil ise borçlu olmadığı miktarın ne kadar olduğu hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır. Davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağı ve faturanın düzenlendiği abonenin ticarethane(otel) olarak kullanıldığı, bu sebeple somut uyuşmazlık bakımından mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.

Mahkememizce dava konusu aboneye ilişkin geçmiş fatura kayıtları, dava konusu kaçak tespitine ilişkin kayıtların dosyaya kazandırıldığı, dosyanın elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 15/04/2024 tarihli raporda, davacının Kurtuluş Mah. ... Caddesi No...

Konak İzmir adresinde bulunan otel için davalı ...Elektrik Perakende Satış A.Ş. arasında 'Ticarethane' abone grubu üzerinden ... nolu sözleşme imzalandığı, sözleşmeye göre işyerinin sözleşme gücünün 87,3 KW olduğu, ...

Elektrik Dağıtım A.Ş. görevlilerinin 04.08.20223 tarihinde davacı... kullanımındaki işyerinde yaptığı kontrol sırasında; “kullanıcının sayaç üzerinden R-S-T fazlarından (T) fazını iptal ederek kaçak elektrik kullandığı” tespit edilerek... seri nolu Kaçak Elektrik Tespit tutanağı düzenlendiği, tutanağın düzenlenmesi sırasında işyerinde bulunan elektrik cihazların güç tespitinin yapıldığı, işyerinde bir vardiya çalışıldığının tespit edildiği,

işyerinde takılı üç fazlı sayaçtaki (T) fazının iptal edilerek bu faz üzerinden beslenen cihazların sayaçsız kullanılması halinde, T fazı üzerinden çekilen elektrik enerjisi kaydedilmeyeceği, bu nedenle söz konusu eylemin sayacın eksik değer kaydetmesine yönelik olduğundan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.1.c maddesine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, davacının işyerinde 02.12.2021 tarihi ile 31.03.2022 tarihleri arasındaki günlük ortalama elektrik tüketiminin 70,2 kWh/gün (aylık ortalama 2.106 kWh) olduğu,

31.03.2022 tarihinden itibaren işyerindeki elektrik tüketiminin bariz olarak düştüğü, 31.03.2022 tarihi ile kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği 02.08.2023 tarihi arasındaki dönemde işyerinde günlük ortalama elektrik tüketiminin 29,6 kwh/gün (aylık ortalama 888 kWh) olarak gerçekleştiği, buna göre işyerindeki kaçak elektrik kullanımının başlangıç tarihinin 31.03.2022 olduğu,

kaçak elektrik kullanımının 31.03.2022 — 02.08.2023 tarihleri arasındaki 489 gün devam ettiği, ancak Yönetmelik gereği en fazla 12 ay - 360 gün süre ile kaçak elektrik faturası düzenlenebildiğinden hesaplamaya esas alınacak sürenin 07.08.2022 — 02.08.2023 arasını kapsaması gerektiği, buna göre...

Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından son sayaç okumasının yapıldığı 03.07.2023 tarihi ile tutanağın düzenlendiği 02.08.2023 arasındaki 30 günlük sürenin kaçak kullanım süresi olarak alınması, kaçak elektrik kullanımının uzun süredir devam etmesi sebebiyle 07.08.2022 tarihli 03.07.2023 tarihi arasındaki 330 günlük süreye de geriye dönük normal tüketim (kaçak ek tüketimi) hesaplaması yapılması gerektiği, davaya konu kullanım yerinde tüketimin düşmeye başladığı tarihin 31.03.2022 olarak net olarak belli olduğu,

dolayısıyla Yönetmeliğin 44. Maddesine göre öncelikle tüketimin düşmeye başladığı tarihten önceki tüketimlerin emsal alınarak hesaplama yapılması gerekirken, ...Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından bu öncelik sırası gözetilmeden doğrudan kaçak tespiti sırasında işyerinde belirlenen kurulu güce göre hesaplama yapıldığı, yani öncelik sırasının gözetilmediği, öte yandan, kaçak elektrik tutanağının düzenlenmesi sırasında tespit edilen 87,3 KW'lık gücün çok büyük kısmını (70 KW”ını) odalarda bulunan elektrikli şofbenler (ani su ısıtıcıları) oluşturduğu,

ani su ısıtıcıları, banyolarda çalıştırıldığı anda suyu ısıtan cihazlar olduğundan kurulu güçlerin (7 KW) çok yüksek olduğu, ancak bu cihazlar sadece bir duş süresi boyunca devrede kaldığından günlük kullanımları 10-15 dakika ile sınırlı olduğu, bu cihazların sanki 8 saat boyunca devrede kaldığı kabul edilerek hesaplama yapılmasının ...

Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından abartılı fatura düzenlenmesine yol açtığı,...Elektrik Dağıtım A.Ş. kaçak kayıt formunda davaya konu kaçak elektrik kullanımının ilk kaçak kullanımı olduğunun belirtildiği, bu nedenle EPDK tarifelerinin 1,5 katı alınarak hesaplama yapılması gerektiği, kaçak elektrik faturasına esas dönemde kademeli tarife uygulandığı, buna göre ticarethane aboneleri için günlük 30 KWh tüketim birinci kademe, günlük 30 kWh üstünde kalan kısım için ise 2. Kademe birim fiyatları uygulandığı,

davacının kaçak kullanım dönemindeki faturalarda 1. Kademe birim fiyatlarından yararlanmış olması nedeniyle yararlanılan miktar düşülerek fatura tutarının hesaplandığı, ...

Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından son sayaç okumasının yapıldığı 03.07.2023 tarihi ile tutanağın düzenlendiği 02.08.2023 arasındaki 30 günlük sürenin kaçak kullanım süresi, kaçak elektrik kullanımının uzun süredir devam etmesi sebebiyle de 07.08.2022 tarihli 03.07.2023 tarihi arasındaki 330 günlük sürenin de geriye dönük normal tüketim (kaçak ek tüketimi) olarak dikkate alındığı ve buna göre hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplama neticesinde davacı adına düzenlenmesi gereken fatura tutarının 67.860,72 TL olarak hesaplandığı, davacının faturanın 512.542,28 TL'lik kısmından borçlu olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.

Davalı kurum tarafından davacıya ait işyerinde kaçak kullanım yapıldığı gerekçesi ile kaçak elektrik tahakkukunun yapıldığı, davacının iş bu davada kaçak elektrik kullanmadığı ve kaçak elektrik kullanmış olsa dahi yapılan tahakkukun hatalı olduğunu iddia ettiği, mahkememizce dava konusu işyerinin nitelikleri, kurulu gücü ve kaçak tespitine ilişkin kayıtların dosyaya kazandırıldığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği,

bilirkişi tarafından saptandığı üzere ve davalı kurum tarafından da dosyaya sunulan belgelere göre davacının sayaç ölçü devresine müdahale ederek (T fazını iptal ederek bu faz üzerinden beslenen cihazların sayaçtan geçirilmeksizin kullanılması) kaçak elektrik kullandığı, bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere davacının söz konusu eyleminin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-c maddesine uyduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın anılan yönetmeliğin 42,44 ve 45 maddelerine uygun olduğu,

buna göre davacının takibe dayanak faturaya konu asıl borç yönünden söz konusu kaçak kullanım nedeni ile davalıya 67.860,72 TL borçlu olduğu, bakiye 512.542,28 TL'lik kısım yönünden ise davacının davalıya borçlu olmadığı, söz konusu kaçak elektrik kullanımının davacının abonelik dönemi içerisinde tespit edildiği, abonelik ve sözleşmenin devri sırasında ve daha önce aynı işyerinde yapılan denetimlerde bu yönde başkaca herhangi bir tespit bulunmadığı,

bu sebeple davacının kendi abonelik dönemi içerisinde gerçekleşen kaçak elektrik kullanım eyleminden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, davalı tarafından kaçak tespit tutanağında davaya konu işyerinin 1 vardiya çalıştığının belirtildiği, davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ve itirazlar doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınması talep edilmiş ise de, davalı kurum tarafından yönetmeliğin 44.maddesindeki sıralama gözetilmeksizin dava konusu faturanın kurulu güç üzerinden düzenlendiği, bilirkişi tarafından kaçak kullanım başlangıç tarihinin ve tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarihin verilere göre tespit edildiği,

bu durumda ihtilafsız bu dönemdeki tüketim miktarları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, ayrıca işyerinde bulunan elektrik aletlerinin niteliklerinin ve kullanım süresinin dikkate alınmadığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın yönetmeliğin anılan hükümlerine uygun olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamı ve işyerinin niteliklerine uygun, gerekçeli, objektif ve denetime elverişli olduğu, tarafların iddia ve savunmalarını karşıladığı, iddianın ileri sürülüş biçimi ile mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı,

davacı vekilinin dava değerini 04/05/2024 tarihli dilekçesi ile arttırdığı, ıslah dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davalıya asıl alacak yönünden 512.542,28 TL borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Davacı tarafından kötüniyet tazminat talebi talep edilmiş ise de, davaya konu takibin yargılamayı gerektirdiği, davalının haksız ve kötüniyetli olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla kötüniyet tazminat talebinin reddi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davanın KABULÜ ile İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasında davacının asıl alacak yönünden davalıya 512.542,28 TL borçlu olmadığının TESPİTİNE,

2- Yasal şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,

3-Alınması gerekli 35.011,76 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç ile 8.752,77 TL ıslah harcı toplamı 9.022,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.989,13 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,

4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 8.752,77 TL ıslah harcı, 2.200,00 TL bilirkişi ücreti, 93,75 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 11.586,22 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE,

5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 77.755,92 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,

6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,

7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2024

Katip ... Hakim...

E-İMZA E-İMZA

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/729, K. 2024/559, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İddia Ve Talep
  4. Cevap Ve Savunma
  5. Dava
  6. Deliller
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. E-imza E-imza
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/729
Karar No
2024/559
Tarih
12 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/729 K.2024/471
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/730 K.2024/435
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/730 K.2024/754
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/731 K.2024/366
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/731 K.2024/755
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/732 K.2024/1329

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.