KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/738
- Karar no
- 2024/893
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 21/03/2022
Karar Metni
1.309 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı ..., müvekkil şirket ve distribütör ile 01.04.2018 tarihli Kapalı Satış Noktası Sözleşmesi imzaladığını, davalının, sözleşme yürürlükte iken taahhütlerini yerine getirmeyerek Ocak 2020 tarihinden itibaren ürün almayarak ve müşteri taleplerini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayarak sözleşmeyi ihlal ettiğini, bununla birlikte ,sözleşme yürürlükte iken sözleşmeye konu iş yerinin 3.şahsa devredildiği / kapatıldığı bilgisi alındığını, davalının ,
sözleşme maddelerini ihlal ettiğinden kusuru sebebiyle devamı imkansız hale gelen sözleşmenin 14.maddesi gereği sözleşme İzmir ...Noterliği'nin 17.06.2020 tarihli ve ... yevmiye olu feshi ihbar-ihtarnamesi ile müvekkil şirket tarafından feshedildiğini, sözleşmenin 14. maddesinde ve 15.maddesinde, davalının sözleşme süresince işletmesini kısmen veya tamamen çalıştırmaması, işletmesindeki ürün bulunurluğunun etkin ve süreklilik arz edecek şekilde yapılmaması veya bunun azaltılması, işletmeyi devretmesi,
sözleşmede belirtilen hükümlerden her hangi birini ihlal etmesi ,ilgili mevzuatlara aykırılıktan kaynaklanan nedenlerle faaliyetine son verilmesi gibi nedenlerle sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde müvekkil şirkete sözleşme gereği aldığı her türlü mali yardım ve katkıyı T.C Merkez Bankası tarafından uygulanan avans faizi ile birlikte nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı tarafa sözleşmede verilmesi planlanan 30.000,00 TL nakit bazlı katkı verildiğini,
sözleşmenin feshine sebep olan davalının 30.000,00 TL yatırım tutarını ödemesi için davalıya keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile açılan icra takibine davalının borca itirazı nedeni ile icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça, dava dosyasına cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Muhasebeci...ın 26/04/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda.
Davacının dosya'ya ibraz ettiği 2018 yılında ticari defter bilgileri incelemesinde, e- defter kullanıcısı olduğu, ticari defterlerinin HMK M.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nun 64.Maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre açılış/kapanış beratlarının zamanında yapılmış olduğu görüldüğü, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacının ticari defterlerinin, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defter kayıtları ile kebir defterlerinin uyumlu olduğu, davacı ile davalı arasında ticari bir iş ilişkisi olduğu, dava konusu faturaların Usulüne uygun düzenlendiği,
davalı tarafından davacı şirket bayi unvanına düzenlenmiş bayi tarafından davacıya fatura edilerek resmi defter kayıtlarında yer aldığı, faturaya davalı yanın 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosyada mevcut belge yada bilgi olmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde davasını ticari defter/belgelere ve yasal her türlü delile dayandırdığı, vergi beyannamelerinin de defterlerin dayanak belgesi niteliğinde olduğundan davacı ...
Pazarlama ve Dağıtım A.Ş.'nin İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına istinaden icra takibi tarihi itibari ile davalı ...'ten 30.000,00.-TL tutarında asıl alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır.
İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür.
İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz.
Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir.
Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder.
Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder.
Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez.
Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür.
Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir.
Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez.
İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir.
Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir.
Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, davalının davacı ile aralarında bulunan sözleşmedeki işletmeyi davacıdan habersiz bir şekilde kapatmamak, faaliyetine son vermemek hükmünü ve sözleşmede belirtilen miktarlarda ürün alımı yapmak hükmünü ihlal ettiği, bu haliyle davalının sözleşmedeki edimlerini gereği gibi ifa etmediği ve sözleşmeye aykırı davrandığı tespit edilmiştir.
Bu haliyle sözleşmenin feshine davalının kendi edimi ifa etmeme şeklindeki davranışlarının sebep olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda yine sözleşmenin hükümleri gereğince davacı tarafından davalıya ödenen yatırım tutarının davacıya iadesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne, davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, yatırım tutarı bedeli likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatına ilişkin talebin kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/738, K. 2024/893, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama