İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/320 K.2025/488

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

Esas2024/320Karar2025/488Tarih17 Haziran 2025Okuma12 dk · 2.483 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
17 Haziran 2025
Esas no
2024/320
Karar no
2025/488
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
17/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.483 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Borçlu davalının itirazı haksız ve mesnetsiz olup iptali gerektiğini, müvekk şirket aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalıya fatura mukabili mal satttığını ve teslim ettiğini, fatura bedelleri ödenmediği için takibe geçilmiş olup icra dairesine sunulan itirazda hiç bir izahata yer verilmeden soyut ifadelerle borç inkar edildiğini, borca itiraz edilmesi takibin haksız olarak durmasına yol açmış ve müvekkilin alacağını tahsili engellendiğini, bu nedenle borçlu davalının itirazının iptali ile lehimize icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmek üzere sayın mahkemenize müracaat zarureti hasıl olduğunu,

davalı borçlu itirazında bir açıklama ve gerekçe sunmadan işlemiş faize, ferilerine ve faiz oranına itiraz etmekteyiz. ” şeklinde genel bir ifade kullandığını, bu nedenle borçlunun faize de itiraz etmiş olduğunu, her iki tarafın da tüzel kişi tacir olduğu dikkate alındığında dava konusu işin ticari iş olduğu bu nedenle de takipten sonrası için faiz olarak “avans faizi" taleplerinin haklı olduğunu, davalı borçlunun bu yöndeki itirazının da bir dayanağı olmadığını,

ancak kayıtların incelenmesinden borçlunun takip öncesinde temerrüte düşürüldüğüne dair bir belgeye ulaşamadığımızdan takipte işlemiş faiz olarak talep edilen kısım/meblağ için itirazın iptali taleplerinin söz konusu olmadığını, davalı borçlunun İzmir ... İcra ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazının asıl alacak, takipten sonra işleyecek faiz ve diğer ferileri şeklinde iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı taraf, müvekkil şirkete fatura alacağı olduğu iddiası ile İzmir ...

İcra Müdürlüğü'nün... sayılı icra dosyası ile icra takip işlemi başlatmış ve tarafımızca yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, davacı tarafça açılan bu dava haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, davacı tarafından takibe konu yapılan faturaların ve faturalara konu malların büyük bir kısmı Müvekkil firma çalışanları tarafından davacı firmaya iade edildiği,

hatta bu hususta iade faturası dahi düzenlendiğini, bu husus, davacı firma çalışanı ... ile müvekkil firma yetkilisi... arasındaki geçen whatsapp yazışmalarından da açıkça anlaşıldığını, davalı firma çalışanı ... ile ... arasında geçen konuşmalar neticesinde, ... isimli çalışan iade edilen mallar için iade faturası kesilmesini istemiş ve neticede söz konusu fatura düzenlenip davalı şirkete gönderilmiş ise de davalı şirket vekili tarafından faturaya Malların iade edilmediği yönünde itiraz edildiğini, müvekkil firma çalışanları tarafından ,

davalı şirkete iade edildiği halde sonradan iade edilmediği yönünde işlem yapan firma yetkilisi ve ilgililer hakkında tarafımızca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacak ve söz konusu soruşturma numarası Mahkeme dosyasına ayrıca bildirileceğini, nitekim, davacı firma kötüniyetlidir ve bu husus soruşturma dosyasında dinlenecek tanıklar ve telefon kayıtları ile ortaya çıkacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

1)Taraf dilekçeleri, 2)10.10.2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve 07.01.2025 tarihli bilirkişi ek raporu, 3)Taraf ticari defter ve kayıtları, 4)İzmir...İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyası, 5)Tüm dosya münderecatı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

SMMM ...'ın 10.10.2024 tarihli bilirkişi kök raporunda.

Davacının davalıya düzenlediği ve takibe konu edilen 07.07.2023 tarih... no, 36.000,00 TL ve 07.07.2023 tarih ...no 611.237,22 TL tutarlı toplamı 611.237,22 TL olan iki adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının davacıya 15.04.2024 tarihli... nolu 445.691,64 TL tutarlı iade faturası düzenlediği ve ticari defterlerine kaydettiği, iade faturası kaydından sonra davacının davalıdan 201.545,58 TL tutarında alacağının kaldığı, davalı tarafca düzenlenen iade faturasının 15.04.2024 tarihli olduğu, bu faturanın takip tarihi olan 31.01.2024 tarihinden sonra düzenlendiği,

dolayısıyla takip tarihi olan 31.01.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 647.237,22 TL alacaklı olduğu, İade faturasına ilişkin yapılan incelemede.

Davacının Karşıyaka...Noterliği 17.04.2024 tarih... nolu ihtarnamesi ile “e fatura sistemi üzerinden tebliğ edilen ancak satılan mallara ilişkin fiili bir iade söz konusu olmadığından iade faturasına itiraz ettiklerini ve kabul etmediklerini davalıya bildirdikleri, itirazın yasal süresinde olduğu, dosya kapsamında yapılan incelemede davalı tarafca malların fiilen iadesine ilişkin bir belgenin bulunmadığı, davacının takipte işlemiş faiz talebinin de bulunduğu, dosya kapsamında yapılan incelemede davalıya gönderilmiş bir ihtarnamenin olmadığı, temerrüt şartlarının oluşmadığı tespit edilmiştir.

SMMM...'ın 07.01.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda.

Davacının davalıya düzenlediği ve takibe konu edilen 07.07.2023 tarih ... no, 36.000,00 TL ve 07.07.2023 tarih ... no 611.237,22 TL tutarlı olan iki adet faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalara ilişkin ödeme kaydının bulunmadığı, davalının davacıya 15.04.2024 tarihli ... nolu 445.691,64 TL tutarlı iade faturası düzenlediği, bu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, iade faturasının takip tarihi olan 31.01.2024 tarihinden sonra düzenlendiği, iade faturasına ilişkin yapılan incelemede.

Davacının Karşıyaka ....Noterliği 17.04.2024 tarih... nolu ihtarnamesi ile “e fatura sistemi üzerinden tebliğ edilen ancak satılan mallara ilişkin fiili bir iade söz konusu olmadığından iade faturasına itiraz ettiklerini ve kabul etmediklerini davalıya bildirdikleri, itirazın yasal süresinde olduğu, dosya kapsamında yapılan incelemede davalı tarafca malların fiilen iadesine ilişkin bir belgenin bulunmadığı, Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takipteki iki faturadan kaynaklı 647.237,22 TL tutarında alacaklı olduğu, takibin 647.236,00 TL üzerinden başlatıldığı,

taleple bağlılık ilkesi gereği davacı alacağının 647.236,00 TL olduğu tespit edilmiştir.

6100 sayılı yasanın 222. Maddesi aşağıdaki şekildedir.

"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması

MADDE 222 - Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."

Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir.

Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır.

İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür.

İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz.

Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir.

Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder.

Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder.

Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez.

Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür.

Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir.

Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez.

İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir.

Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir.

Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.

YİBBGK 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi takdirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (6102 sayılı yasanın 21/2 maddesi) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirmektedir.

Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.

Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karneden kaynaklanmaktadır.

Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifası ile ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhası ile ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.

İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi yukarıda anılan 23/2 madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz.

Öte yandan sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz karşı tarafın akdi ilişki inkar etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur.

Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, 6102 sayılı yasada özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir.

Fatura içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme 213 sayılı yasada yer almaktadır. faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır. (213 sayılı yasa madde 230) dolayısıyla faturanın içeriği faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususlara yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır.

İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır.

Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.

Ayrıca Yargıtay... HD... Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa ait olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesinde yazılı sekiz günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise davalı tarafa aittir. 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden tacir fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6100 sayılı yasanın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olur.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,

Dava konusu edilen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının yasal şartları haiz olduğu, bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir, ancak davalı tarafça süresinden sonra davacı tarafa karşı iade faturası düzenlendiği, bu durumda yukarıda iade faturasına ilişkin açıklamalar doğrultusunda ispat yükünün davalı tarafın üzerinde bulunduğu, davalının dava konusu edilen ve ticari kayıtlarda yer alan faturaların aksini ispata yarar herhangi bir delil faaliyetinde bulunmadığı,

davacının alacaklı olmadığını ispat edemediği ancak cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı tespit edilmiştir, bu doğrultuda yemin metnini sunması için 6100 sayılı yasanın yemin davetiyesine ilişkin hükümleri doğrultusunda davalının sunduğu yemin metni davacı tarafa meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilmiş ayrıca yine yemine ilişkin yasal hükümler çerçevesinde yemin metni mahkemece yeniden düzenlenmiştir, davacı şirket yetkilisinin 20/05/2025 tarihli celsede usulüne uygun bir şekilde yemini eda ettiği, davanın bu sebeple kesin delil ile ispat edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne,

alacak likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-)Davanın KABULÜNE,

2-)İzmir ...icra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA,

3-)Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 647.236,00 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4-)Alınması gerekli 44.212,69 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 7.438,88 TL peşin harçtan mahsubu ile 36.773,81 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

5-)Davacı tarafça yatırılan 7.438,88 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 3.000,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 207,50 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 11.073,98 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 101.085,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

7-)3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

8-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,

Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/06/2025 11:55:12

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/320, K. 2025/488, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  5. Deliller
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/320
Karar No
2025/488
Tarih
17 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/320 K.2025/670
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/320 K.2025/570
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/321 K.2025/485
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/321 K.2025/488
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/321 K.2025/561
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/322 K.2025/376

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.