KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/985 Esas
- Karar no
- 2024/1013
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 02/01/2024
Karar Metni
1.684 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle, müvekkili ile davalının kardeş olduğunu, annelerinin 2017 yılı babalarının ise 2021 yılında vefat ettiğini, ... ve oğlu...ın annelerinin ve babalarının sağlığında diğer kız kardeşi ve erkek kardeşi ile birlikte müvekkili de anne ve babalarına yaklaştırmadıklarını ve uzaklaştırdıklarını, davacının evin en küçük oğlu olduğunu ve ana baba küçük oğlunun yanında diğer bir deyişle küçük oğlu evlendiğinde de ana babanın yanında yaşama geleneğine uyduklarını ve yaşadıklarını, torun ...n da evlendiğini ve bir süre hep birlikte yaşadıklarını, diğer çocukların evlenip ayrıldıklarını, davalı,
oğlu ve karısının amacının babalarının bankalarda bulunan yüklü miktarda nakit paralarının bizzat veya vekaletle çekerek kendi mal varlıklarına traktör veya taşınmaz alarak katmak ve taşınmazlarını da değişik sebeplerle kendi uhdelerine geçirmek olduğunu, bu yönde birçok işlem yapılarak davalı ve oğlu ve karısı adına taşınmazlar ve traktörler alındığı görüldüğünü, yine doğrudan babaları adına olan taşınmazlardan bazıları davalı ... oğlu... ve davalı ...adına satış gösterilerek kaçırdıklarını, muris ...
T.C. kimlik numaralı babaları...n 19.2.2022 tarihinde vefat ettiğini, müvekkili ve kardeşi... ve kızkardeşi ... tarafından davalı (sözde alacaklı) kardeşi ... ve oğlu ... ve karısı... aleyhine Gümüşhacıköy Asliye Hukuk Mahkemesinin ...
Esas sayılı dava dosyası ile muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığını ve derdest olduğunu, 2010 yılında müvekkili ve eşinin İzmir Torbalı'da daire aldıklarını, daireyi kredi ile aldıklarını ve kocasının bağkur maaşından kesinti yapılması ve ellerine birşey kalmadığı ve geçinmekte çok zorlandıkları için Gümüşhacıköye gelerek eşinin gönderdiğini evin taksitlerini ödemekte çok zorlandıklarını babasına söyleyerek 2010 yılında 30.000.TL.para istedini, baba ile birlikte kalan davalı ... olaya dahil olduğunu, evde konuşmaları üzerine müvekkilinden açık senede sadece imza attırıp bankaya gittiklerini,
baba ...'ın oğlu davalı ... ve müvekkilinin...
Gümüşhacıköy şebesine gittiklerini, bankada müvekkilinin banka müdürüne de bu durumu anlaştıklarını ve senet verdiğini ve para gönderileceğini de söylediklerini, bankada baba ve ...'in bir karğaşa ve kızgınlık yarattıklarını ve müvekkiline kızarak para havale etmeden çıkıp gittiklerini, bunun üzerine banka müdürü de müvekkiline hitaben para gitmedi senedini git al tenbihinde bulunduğunu, müvekkilinin de aynı gün eve geldiklerinde müdürün senedi alması ve yırtıp atması gerektiğini söylediğini ve senedi vermelerini söylediğini, bunun üzerine davalı ... senet diye kağıt çıkarıp müvekkilinin önünde parça parça ederek yırtıp attığını,
müvekkilinin de para gitmedi senette iptal edildi düşünerek para konusu böylece kapandı zannettiğini, Torbalı İcra Dairesinin...
Esas sayılı icra takibinde 445.300.TL.bedelli senette borçlu gösterildiği ve davalının alacaklı olduğunun görülmesi üzerine Torbalı İcra Hukuk Mahkemesine açılan ...Esas ...karar nolu dava açıldığını ve davanın reddolunduğunu, müvekkili adına açılan gerek muris muvaasına dayalı ve gereksi takibin iptali yönündeki davaların konusunun aktarılmasında diğer birçok mal kaçırma işlemi ile birlikte oluş olarak annenin adına kayıtlı olup üç kardeşin hisselerininin 75.000.TL.şer paraya üç kardeşin davalı Muharreme satıldığı söylendiğini ve dava ile ilgili ve mal kaçırma ile ilgili birçok hususun aktarıldığını,
mezkur Gümüşhacıköy Asliye Hukuk Mahkemesinin ...
Esas sayılı davasıda açıldığını, işte bu davanın açılması esnasında belirttiğimiz üzere avukatlarına birçok husus aktarılmış ve birçok taşınmaz olması sebebiyle zuhulen ve karıştırılması sebebiyle davada hisse satışına dair müvekkile ödenen 75.000.TL.nin alındığına dair senet verildiği ileri sürüldüğünü, bu durumun karışıklık sonucu ileri sürüldüğünü ve diğer bir deyişle muris muvazaası davası sebebiyle aktarılan hususun olup gerçek işbu dava dilekçemizde ileri sürülen maddi vakıa olduğunu, zira tapu verip para alındığına dair senet verilmesi iddiası mantığada aykırı ve satan kişinin senet vermesi için de hiçbir sebep olmadığını,
senet verilecek ise aynı işlemle hisse satan diğer iki karndeşinde senet vermesi gerektiğini, hayatın olağan akışınada tamamen ters bir durum olduğunu, 2010 yılında 30.000.TL.para havale edilecek diye alınan ve yırtıldığı gösterilen ancak başka kağıt yırtılan ve gerçek açık senet saklanan ve miras davası açıldıktan sonra senedin doldurularak takibe konulması olduğunu, şu anda da tehdit olarak kullanılmakta olduğunu ve haciz yapılmış ve davadan vazgeç takipten vazgeçelim haberleri gönderilmekte diğer bir deyişle şantaj olarak kullanıldığını, müvekkilinin 73 yaşında ve gögüs kanseri olduğunu ve göğsünün alındığını,
sürekli kontrol altında olduğunu ve adını yazacak ve karalama şekilinde imza atacak durumda olduğunu, mezkur muris muvazaası iddiasına dayalı olarak diğer kardeşleri ile davalıya Gümüşhacıköy Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı davasını açması üzerine alınan bu imzaya dayalı senetin doldurularak Torbalı İcra Dairesinin... Esas sayılı icra dosyasına konu yapılan sözde 26.8.2019 tanzim ve 24.2.2020 vade tarihli 445.300,00-TL.
Bedelli olarak takibe konu edildiğini, müvekkilinin davalı/alacaklı arasında hiçbir borç doğurucu bir hukuki ilişki ve para alışverişi bulunmadığını, ortada 445.300,00-TL. para alış verişi veya bu paranın ödenmesini gerektirir hiçbir ilişki olmadığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olduğunu ancak diğer yazıların müvekkiline ait olmadığını,
bu nedenlerle senedin borca dayalı düzenlenmemiş ve ortada borç doğurucu hiçbir iş ve işlem olmaması ve senede dayalı borç olmaması ve esasen yırtıldı denilen senedin yırtılmayıp muris muvaasına dayalı dava açılması üzerine doldurulup işleme konulmuş olması sebebiyle senede dayalı borç olmadığının tesbitine ve Torbalı İcra Müdürlüğünün...
Esas sayılı icra takibinin iptaline, murisin bankalardaki paralarını ve taşınmazlarını oğlu ve karısı ile elbirliği ve tasarlayarak tümünün uhdelerine geçirmeleri ve bu amaçla yıllara sari işlemler yapmaları ve 3 kardeş adeta fakir davalı kardeşin ise 400 dönüm tarlası ve zengin sayılması ve buna rağmen yaşlı ve kanser hastası olan müvekkili borç olmayan senede dayalı takip borçlusu yapması ve müvekkilin çektiği stres ve korku ve derin endişe yaşatması ve kanser hastalığını da tetiklemesi ve yoğun kötüniyeti dikkate alınarak davalının takipteki asıl alacağın %100 ü nisbetinde kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini ve alınmasını,
muhakeme masarıfı ve ücreti vekaletin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle, mahkemenin görevsiz olduğunu, asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın öncelikle görevsizlik nedeni ile reddini talep ettiklerini, iddiaları kabul etmediklerini ve bu iddiaların muris muvazaası davasına konu olabilecek iddialardan olduğunu, dava dilekçesinde iddia edilen hususların, işbu dava ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin davacıya vermiş olduğu borç para karşılığında davaya konu edilen işbu senedi davacının müvekkil lehine 26/08/2019 tanzim ve 24/02/2020 vade tarihli 445.300,00TL bedelli senedi imzalayıp müvekkiline verdiğini,
ancak senet alacağı vadesinin gelmesi ile birlikte muaccel hale gelmesine rağmen davacının söz konusu senet borcunu ödemediğini, müvekkilinin icra takibine koyduğunu ve yasal yollara başvurduğunu, davacının daha önce dava konusu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek Torbalı İcra Hukuk Mahkemesi'nde imzaya itiraz davası açtığını ancak imzanın davacıya ait olması nedeniyle davacının davasının reddine karar verildiğini ve bu durumun kesinleşmiş mahkeme ilamı ile sabit olduğunu, icra takibinin 2022 esaslı olduğunu ve icra takibinden bu yana uzun bir zaman geçtiğini,
icra takibinden bu yana çok uzun süre geçtikten sonra işbu davanın açılmasının hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, bu nedenlerle öncelikle görevsizlik nedeni ile davanın reddine, haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GÖREVSİZLİK KARARI
Torbalı... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan yargılama neticesinde ... Karar sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmiş olup, iş bu dava dosyası mahkememize intikal etmiş olmakla mahkememiz esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesine eklenen 5/A maddesiyle "Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
6325 Sayılı kanuna eklenen 18/A- maddesiyle ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmişse arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereğini yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkartılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Yukarıda belirtilen bu yasal düzenlemeler kapsamında 05.04.2023 tarihli ve 32154 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7445 Sayılı "İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 31.maddesinde "6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." şeklinde yasal düzenleme mevcuttur.
Mahkemece dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde ise 6100 Sayılı HMK'nın 115/2. maddesi gereğince ise dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında oluşturulan 21.11.2024 tarihli ara kararıyla "dosyanın incelenmesinden davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekine 6325 Sayılı Yasa' ya eklenen 18/A-2 maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini eklemediğinden, davacı vekiline meşruhatlı davetiye çıkartılarak,
davadan evvel arabuluculuğa başvurulmuş ise arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini tebliğden itibaren geçerli olmak üzere 1 haftalık kesin süre içerisinde sunması, aksi halde TTK 5/A maddesine göre dava şartı yokluğundan davanın reddedileceğinin ihtarına" şeklindeki ihtaratı içerir davetiyenin davacı vekiline 27.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği ve verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulduğuna dair bir belgenin davacı vekili tarafından dosyaya sunulmadığı görülmüştür.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, işbu davanın ise arabuluculuğa başvurulmadan görevsiz mahkemede açılmış olduğu ve görevsizlik kararıyla mahkememize intikal etmiş olduğu anlaşıldığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verme gereği doğmuştur. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2021/8174 Esas, 2022/2962 Karar sayılı kararı, İzmir BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 2021/578 Esas, 2021/461 Karar sayılı kararı, İzmir BAM 17.Hukuk Dairesi'nin 2021/1062 Esas, 2021/1118 Karar sayılı kararları da bu yöndedir.)
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/985, K. 2024/1013, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama