KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/48
- Karar no
- 2026/305
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 16/01/2025
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 13.05.2024 günü müvekkil ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile ...
Caddesi üzerinde seyir halindeyken ... plakalı ATV niteliğindeki aracın tedbirsiz ve dikkatsizce oldukça ani bir şekilde ... sokak üzerinden caddeye giriş yapması ve müvekkilin idaresindeki motorsiklete çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası gerçekleştiğini, ... plakalı araç sürücüsü müvekkil ... ve yolcu konumundaki müvekkil ... ağır olarak yaralandığını, husumetin davalı ...
A.Ş.'ye, davaya konu trafik kazasında asli kusurlu olan ... plakalı aracın kaza tarihinde yürürlükte bulunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi nedeniyle yöneltildiğini, kaza sebebiyle ağır yaralanan ... sağ bacağında parçalı tibia ve fibula kırığına maruz kalmış olup; operasyona alındığını, diğer kazazede Halil Kasap sağ bacak tibiada şaft kırığı meydana gelmiş olup, sağ dirseğinde ise çatlak oluştuğunu, müvekkillerin muhtelif yerlerinde kazadan ötürü sağlık sorunu oluştuğunu, yargılama esnasında alınacak maluliyet raporu ile durum somutluğa kavuşacağını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacılar tarafından alacak miktarlarını net olarak ve ayrı ayrı belirtir açıklama dilekçesi ibraz edilmeli, aksi takdirde hmk 119. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, dava konusu olayda müvekkil sigorta şirketi poliçe sahibi aracın sürücüsüne kusur izafe edilemeyeceğini, kazanın meydana gelmesindeki tüm filleri davacılar ... ve ... gerçekleştirdiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, meydana gelen kazada kusur oranları,
kazanın hangi şartlar altında meydana geldiği ve gerçek zarar miktarı bilirkişi incelemesiyle tespit edilmeli eğer davacıların %100 kusurlu olduğu tespit edilirse dava bu nedenle reddedilmesi gerektiği, mahkemece aksi kanaat oluşması halinde ise, davacının müterafik kusur durumunun varlığı araştırılmalı ve hükmedilecek tazminattan indirim yoluna gidilmesi gerektiği, bu yönüyle Mahkemeden kusura ilişkin ATK' dan bilirkişi raporu alınarak bir değerlendirme yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekilince sunulan 01/04/2026 tarihli dilekçede; Müvekkilin zararı davalı sigorta şirketi nezdinde Zmms poliçe teminat limiti tutarınca karşılanmış olduğu, sigortalı aracın ruhsat sahibi ve sürücüye başvuruya dair fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiği, davalı sigorta şirketinden yargılama gideri yahut vekalet ücreti taleplerinin olmadığı, taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuk yargılamasında kural olarak, “Tasarruf İlkesi” geçerlidir ve taraflar dava-talep konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya-çekişmesiz yargı işine son verilebilmesinin bir yöntemi de davadan-talepten feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ila 312. maddelerinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragatin, davacının/talep edenin, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın “Feragat ve Kabulün Şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Feragat etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.04.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı Kararı) Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan/talepten feragat edilebilir.
Somut olayda, davanın trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar tazminatı istemine ilişkin olduğu, davacı vekilince sunulan 01/04/2026 tarihli dilekçede, davalı sigorta şirketi ile ekte sunulan protokol gereği anlaşmaya varılmış olup tarafların davadan feragat ettiklerini, davalı şirket tarafından davacının zararının karşılandığını, dilekçe ekinde sunulan protokol gereği tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiği, dava konusu üzerinde tarafların serbestçe tasarruf edebileceği, davacı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/48, K. 2026/305, 3 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama