KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/251
- Karar No
- 2022/865
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2022
- Dosya no
- 2018/1412 Esas
- Karar no
- 2022/821
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/11/2018
- Karar tarihi
- 29/11/2022
- Yazım tarihi
- 09/01/2023
Karar Metni
1.127 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Ticari alışveriş nedeniyle davalı şirket ile cari hesap usulü çalışıldığını, davalıya çeşitli tarihlerde satışların yapıldığını, faturalar kesilip malların hukuka uygun olarak teslim edildiğini, davalının borçlu olmasına rağmen takip konusu borcunu ödemediğini, yukarıda açıklanan nedenlerle ve mahkemenizin resen nazara alacağı nedenlerle davalarının kabulüne, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edendavalı aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesine. yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle, Davalıya var olması gereken eklerin tamamının tebliğ edilmediğini. Dava dilekçesinin HMK 119'a uygun düzenlenmediğini, davacı tarafın somutlaştırma yükkünü yerine getirmediğini, taraflar urusında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, salt faturanın varlığının alacak iddiasının ispatını göstermediğini, davacı tarafça malların müvekkiline teslim edildiğini ispatlayıcı somut deliller sunmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddi ile % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, İzmir 6. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan cari hesap ilişkisinde davacının takip miktarınca alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Somut olayda; Mahkememizce Davacı Tarafın defterleri incelenerek aldırılan 20/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda;
Davacı şirketin 2018 yılına ait Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 64/3.
Maddesine göre noter açılış onayları ve yevmiye defterinin beratlarının yasal süresinde alındığı, tarafların ticari ilişkisinin 2018 yılından öncesine dayandığı, 10.08.2018 tarihli itibari ile davacının davalı adına düzenlediği fatura ile son bulduğu, Davacı yanca 07.09.2018 tarihinde 175.226,92 TL cari hesap alacağı olduğu iddiası ile icra takibine giriştiği, davalının davacıya borcu olmadığı gerekçesi ile icra takibine itiraz etmesi üzerine davacı yanca 25.11.2018 tarihinde itirazın iptali davasının ikame cdildiği, Davacının davalıya 13.08.2018 tarih 43 nolu mutabakat yazısını sunduğu,
Mutabakat mektubunda davacı yanca "işletmemizdeki cari hesabınız 31.07.2018 tarihi itibari ile 156.231.29 TI. Borç / 0 TL. alacak bakiyesi vermektedir.” ibaresinin yazıldığı, altında yer alan mutabık iseniz kısmına davalı ...
Kablo firmasının mührünün üzerinde imzanın bulunduğu. bu hali ile Temmuz 2018 sonu davacının davalıdan 156.231.29 TL alacaklı olduğu konusumla taratfların mutabık kaldığının anlaşıldığı. bu tarihten sonra davacı yanca üç adet toplamı 18.995.63 TL. bedelli fatura düzenlediği. fatura eki sevk irsaliyelerinde teslim alan kısmında ismi ve imzası bulunan ... ve ... ismine mal tesliminin daha önceki aylardaki sevk irsaliyelerinde de isminin bulunması sebebi ile davalıya yapılan bir mai teslimi olarak sayılması durumunda davacının davalıdan (1156.251.29 + 17.359.54 =) 1753.590.63 TL. alacaklı olduğuna,
davacı yanca diğer sevk irsaliyesindeki araçlara yapılan mal teslimin davalıya yapıldığı kanaatine varılması durumunda da davacının davalıdan (173.590,63+1.636.29=) 175.226.92 TL alacaklı olduğu hesab edilmektedir. " şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Davalı Tarafın ticari defter ve belgelerinin belirlenen gün ve saatte ibraz edilmemiş olması nedeniyle incelenemediği ve bu nedenle davalının ticari defterleri ile ilgili raporun düzenlenmediği görülmüştür.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı ve davalının usulüne uygun ihtar içerir tebliğe rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan hususların yine kendi lehine delil kabul edilebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu yargılama giderleri kapsamında davalı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/251, K. 2022/865, 13 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama