KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2021
- Esas no
- 2020/277 Esas
- Karar no
- 2021/634
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/06/2020
Karar Metni
869 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın müvekkili ...'ın kardeşi olup, ... Cad. No: ... ... ... İzmir adresindeki müvekkiline ait dükkanda kiraca olduğunu, davalı ...'ın müvekkilini borçlu olarak göstererek tanzim edilmiş olan kambiyo senetlerini sahte imza ile müvekkili ...'ın imzasını taklit ederek ciro edip kendini alacaklı gösterdiğini ve İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...-...-...-... ve İzmir ...
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyaları ile müvekkili aleyhine icra takipleri yaptığını, müvekkili davacının yurt dışında ikamet etmekte olup, davalının bu durumdan istifade ederek iş bu takipleri yaptığını, dava konusu senetlerdeki ciranta imzalarının müvekkiline ait olmadığını, bu konu hakkinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunduklarını, müvekkilinin her türlü itibarının sarsıldığını, tüm hukuki ve cezai haklarını saklı tuttuklarını, davalı ... tarafından müvekkili davacı aleyhine takibe konulan İzmir ...
İcra Müdürlüğünün ...-...-...-... ve İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyalarından dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve her türlü hukuki ve cezai dava açma hakları saklı tutulmasına, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLER
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...-...-...-... ve İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyaları, İzmir CBS'nin ... sayılı dosyası delil olarak değerlendirilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1-Dava İİK 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
2-Davacı taraf davalının davacıya ait fırın işletmesini işlettiğini, davacı ile davalı arasında takibe konu edilen bonoların düzenlenmesini gerektir bir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürerek davaya konu icra takipleriyle ilgili borçlu olunmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
3-Davalı tarafça davaya cevap verilmemiş, mahkememiz huzurunda imzaların aidiyeti hususunda yapılan isticvap sırasında dava konusu senetlerdeki imzaları abisi olan davacının talimatı ile attığını, avukatının yönlendirmesi ile temizlik şirketinden olan alacakların tahsili amacıyla davacı adına bonoları imzaladığını ikrar etmiştir.
4-Somut uyuşmazlıkta dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, icra takip dosyaları ve davalının isticvabı sırasında vermiş olduğu beyanlarından davacı ile davalı arasında herhangi bir alacak-borç ilişkisinin bulunmadığı, davalının davacıya ait fırını işletmesi sırasında yine davacının bilgisi ve izni ile bir kısım borçlandırıcı işlemler yaptığı, bu kapsamda davacıya ait fırının borçlusu olduğu anlaşılan ....'nin düzenlediği dava konusu bonoların doğrudan davacı adına düzenlendiği, davalının anılan bonoları icra takibine koymak için davacı adına ve kendi lehine olmak üzere bonoları ciro ederek kendisini alacaklı konuma geçirmek suretiyle davacıya ciranta ve bono keşidecisine asıl borçlu olarak dava konusu 5 adet icra takibini açtığı anlaşılmaktadır.
5-Her iki tarafın beyanları ve dosya kapsamından davacı ile davalı arasında ... adlı işletmenin davacı hesabına davalı tarafından işletildiği, bu faaliyet sırasında davacı tarafından resmi iş ve işlemlerde davalının kendisi adına imza atmasına kimi zaman izin verildiği anlaşılmaktadır. Fakat dava konusu bono düzenlenmesi ve davacı aleyhinde icra takibine geçilmesi hususunda davacının bir talimatı bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır.
Kaldı ki davalı alacaklı da isticvap sırasında davacı ile arasında borç ilişkisi bulunmadığını açıkça ifade etmiştir.
Bu durumda davalı alacaklının dava konusu bonoları icra takibine koyduğu sırada davacının bu bonolardan dolayı borçlu olmadığını bildiği ve takipte kötü niyetli hareket ettiği değerlendirilmekle, davanın kabulü ile ayrıntıları kararda belirtilen 6 adet bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibe konu bonoların toplam değerinin %20'si oranında hesaplanan kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/277, K. 2021/634, 13 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama