KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Mart 2023
- Esas no
- 2022/705 Esas
- Karar no
- 2023/172
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/09/2022
Karar Metni
806 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davalı firmanın müvekkili firma ile aralarında var olan ticari nitelikteki abonelik sözleşmesi gereği elektrik tüketimi gerçekleştirdiğini, ancak tüketmiş olduğu elektiriğin bedeli olan 22/04/2022 tarihli tüketim bedellerine ilişkin 2 faturanın ödemesini gerçekleştirmediğini, müvekkili firmanın davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, bu icra takibi davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazı sebebi ile durduğunu, davalı tarafça yapılan haksız itirazın iptalini, 20% den aşağı olmamak üzere davalı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermediği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1-Dava, elektrik faturası alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
2-Davacı tarafça davalı adına kayıtlı abonelik üzerinden tüketilen elektrik enerjisi bedelinin ödenmediği ileri sürülerek itirazın iptali talepli dava ikame edilmiştir.
3-Görev kamu düzenine ilişkin olup mahkemece her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.
4-Somut olayda davacı tarafça her ne kadar abonelik grubunun ticarethane olduğu gerekçesiyle dava asliye ticaret mahkemesinde açılmış ise de abonelik grubunun ticarethane olarak gösterilmesi yalnızca tarifeye ilişkin bir kayıt olup uyuşmazlığı tek başına ticari dava haline dönüştürmemektedir. Davalı elektrik abonesinin gerçek kişi olduğu gözetildiğinde tacir olup olmamasına göre görevli mahkemenin değişeceği değerlendirilmiştir. Nitekim Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin....Esas .....Karar sayılı kararında da;
(Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise; taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinde davacının abone grubu ticarethane olarak belirtilmekle birlikte, gerçek kişi olan davacının TTK hükümlerine göre tacir sıfatına haiz olup olmadığının araştırılarak, tacir olması halinde uyuşmazlığın çözümünün yukarıdaki yasa hükümleri de gözetildiğinde Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevi içinde olduğu, tacir sıfatını haiz olmadığında ise uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kalmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi olarak davanın görülmesi gerekir.) aynı yönde görüş bildirilmiştir.
5-Somut olayda davacı hakkında tacir olup olmadığı yönünde yapılan araştırmada, davacının İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nde esnaf kaydının bulunduğu, mobilya imal ve satıcılığı ile iştigal ettiği, vergi kayıtlarına göre tacirlik sınırı üzerinde bir iş hacminin bulunmadığı, davacının tacir olduğuna dair dosya kapsamında başkaca bir delil de bulunmadığı görülmüştür.
Toplanan delillerin değerlendirilmesinde, davacının mobilya imalatı işi ile iştigal ettiği, davacının mesleği ve iş hacmine göre tacir niteliğini haiz olmadığı, mesleğin esnaf faaliyeti boyutunda olduğu değerlendirilmiştir.
Tacirlik, kendi içerisinde katı sonuçları bulunan(iflas, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü, faiz türü, yükümlülükler vb.) bir hukuki durumdur. Aboneliğin salt ticarethane olarak kaydedilmiş olması, bu hususun kanunlarda mutlak ticari dava olarak nitelendirilmediği de gözetildiğinde davayı ticari dava haline getirmez. Uyuşmazlığın nedeni haksız fiile dayandığından gerçek kişi olan abonenin mesleki faaliyetini icra ettiği sırada bulunduğu hukuki duruma göre davanın türü belirlenmelidir.
Yukarıda izah edilen temel ilkeler çerçevesinde davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkememizin görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
6-Yargılama sırasında davalı asıl tarafından aboneliğin "...Pastanesi" adlı işyerinde Oktay Taşkıran tarafından fiilen kullanıldığı, fiili kullanımının kendisi tarafından gerçekleştirilmediği belirtilmiştir.
Bir başkasının adına tesis edilen elektrik aboneliğinin sürekli olarak elektrik perakende satış şirketi ile sözleşmesi bulunmayan 3.kişi tarafından kullanılması "usulsüz tüketim" niteliğinde olup Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 48.maddesi doğrultusunda bu hususta davacı elektrik perakende satış şirketinin fiili kullanıcı hakkında ayrıca fatura düzenleme hak ve yetkisi bulunmaktadır.
Abonelik üzerinde fiili tüketimi gerçekleştiren kişinin tacir olup olmaması davacı satış şirketi ile fiili tüketimi gerçekleştiren kişi arasındaki uyuşmazlık yönünden incelenmesi gerekmekte olup, somut uyuşmazlıkta davacının akdi olan abone ile davacı satış şirketi arasındaki uyuşmazlıkta kendi aralarındaki ilişki dikkate alınmalıdır.
Bu durumda davalının tacir olmadığı dosya kapsamında sabit olduğundan dava dışı fiili kullanıcıya ilişkin bir araştırma yapılması gereği bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/705, K. 2023/172, 2 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama