KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2024
- Dosya no
- 2023/1017 Esas
- Karar no
- 2024/606
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 05/12/2017
Karar Metni
1.167 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde:Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında 14/01/2016 tarihinde icra dosyası içinde mübrez İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca Ortak Sağlık Güvenlik Birimi olarak faaliyet gösteren müvekkili şirketin davalı işveren şirkete iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verme işini üstlendiğini, mezkur sözleşme ile bu hizmetin bedelinin miktarının belirlendiğini ve dönemsel olarak faturalandırılarak davalı şirkete usulünce tebliğ edildiğini,
müvekkilinin sorumluluklarının da yine aynı sözleşme ile belirlendiğini ve gerek bu akdi sorumluluklara gerekse kanuni sorumluluklara uygun şekilde kesintisiz olarak hizmet verildiğini, davalı şirketin ise cari hesap gereği oluşan bakiyesini ödemediğini, müvekkili şirketin hizmetlerinden bedelsiz yararlanma yoluna gittiğini, bu duruma daha fazla katlanma imkanı kalmayan müvekkilinin İzmir... İcra Dairesi'nin... e.
Sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının haksız ve mesnetsiz itirazının en geniş anlamda iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...deki talebinin iki kalemden oluştuğunu, birinci kalemin. 6.338,88-TL cari hesap alacağı olarak belirtilmeli ki böyle bir borcun olmadığını, borcun dayanağı olan faturalar incelendiğinden tüm faturaların kapalı fatura olduğunu, ikinci kalemin ise.
9.296,00-TL tutarındaki muaccel hale gelen ücret alacağı olduğunu böyle bir borcunda söz konusu olmadığını, davacı şirketin müvekkilinin işyerine haziran-ekim 2016 ayları hiç uğramadığını,yapması gerekenleri yapmadığını, ve davacı şirketin kötüniyetli olup işbu muacceliyet şartı nedeniyle sözleşme yaptığı onlarca şirket hakkında aynı şekilde icra takibi başlatıldığını belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında "taraflar arasında yapılan iş sağlığı ve güvenliği hizmet sözleşmesinden kaynaklı bir kısım alacak ile yine söz konusu sözleşmedeki muacceliyet şartının gerçekleşip gerçekleşmediği, davacının söz konusu sözleşmedeki edimleri gereği gibi ifa edip etmediği" noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce verilen 25/11/2019 tarih ve ... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından bu kararın istinaf edildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 07/11/2023 tarih ve ... sayılı kararı ile kaldırılmakla dosya mahkememiz yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
İzmir... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası içeriği, tarafların ticari defter ve kayıtları, 14/01/2016 tarihli İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Sözleşmesi, İSG -Katip kayıtları, SGK Kayıtları, Ziyaret formları, Risk analizi ve değerlendirme raporu dökümanı, işe giriş/periyodik muayene formları, acil durum planları, bilgilendirme eğitim ve atama tutanakları, iş güvenliği talimatı tutanakları, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine dair test kağıtları ve tarafların tüm delilleri toplanmıştır.
Mahkememiz 11/03/2019 tarihli celsesi ara kararı uyarınca; dosya İş güvenliği uzmanı ve SMMM'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek; tarafların iddia ve savunmaları ile tarafların 2015-2016-2017 ve 2018 yıllarına ait defter-i kebir, envanter, yevmiye defteri, muavin defteri vs. Ticari defter ve kayıtları üzerinde uyuşmazlık noktası ve özellikle davalı vekilinin kapalı fatura, muacceliyet şartı ve davacının sözleşme gereğince edimini ifa edip etmediği hususlarında rapor sunmaları istenilmiştir.
Bilirkişi heyeti 28/05/2019 tarihli raporunda; davacı firmanın yevmiye defter ve muavin kayıtlarının incelenmesi neticesinde 27 adet toplam tutar 16.854,40-TL tutarında faturayı hizmet verdiği Uzman ... firmasına kestiğini ve kayıtlarına aldığını, ancak bu faturaları kapalı kesip kasaya tahsil edilmiş olarak kayıt attıklarını, ilgili firmaya ait borç-alacak durumunu takip edilebilecek bir cari hesap çalıştırmadıklarını, davalının ticari defterlerinin incelemesinde;
davacı firmadan aldıkları hizmet gereği 25 adet toplam tutarın 14.995,20-TL tutarında faturayı kayıtlarına aldığını, davacı firmadan farklı olarak 2017 yılına ait 2 adet toplam tutarın 1.859,20-TL'lik faturaların kayıtlarında olmadığını, davalı firmanın da davacı tarafından kapalı kesilen bu faturaları kasadan çıkış yaparak kapattığını, davalı firmanın kayıtlarında da davacı firmaya ait borç-alacak durumunu takip edebileceği bir cari hesap çalıştırılmadığını,
İş güvenliği incelemesi açısından; davacının sunduğu dosyalar incelendiğinde; eğitimlerin gerçekleştirildiği, işe giriş/periyodik muayene formlarının usulüne uygun yapılıp doldurulduğu, Risk Analizi Raporunun ve Acil Durum ve Acil Durum Eylem Planlarının davalı firmanın tehlike sınıfına uygun bir şekilde düzenlendiğinin görüldüğü,
İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin öneri ve tespit defterinin suretlerinin dosyada olmadığı bu nedenle hizmet verme yükümlülüğünü yerine getirme doğrulamasının yapılamadığını, ziyaretlerin düzenli yapılıp yapılmadığını anlayabilmek ve resmiyet kazanabilmesi açısından onaylı deftere ait suretlerinin dosyada bulunmasının gerektiğini, defterin imzalanması ve düzenli tutalmasından işverenin sorumlu olduğunu, onaylı defterin mahkeme dosyasında sunulamadığı için bu konuda kanaat oluşamadığı, davacı firmanın yerine getirmesi gereken 2015 yılına ait yıllık değerlendirme raporlarının da dosyada mevcut olmadığı görüş ve kanaatine vardığını bildirmiştir.
Mahkememiz 04/07/2019 tarihli celsesi ara kararı uyarınca; davacının bilirkişi raporuna karşı itirazlarını karşılayacak mahiyette bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti ek raporunda; davacının ticari defterlerinin incelemesi sonucunda; ticari defterlerde sadece faturaların kaydının yapıldığını, ödeme aldıklarına dair hiçbir kayda rastlanılmadığını, davalının ticari defterlerinin incelemesinde; davacı tarafından kapalı kesilen faturaları kasadan çıkış yaparak kapattıklarını, davalı firmanın kayıtlarında da davacı firmaya ait borç alacak durumunu takip edebilecekleri bir cari hesap çalıştırılmadığını, faturaların kaydının yapıldığını, kasa ile nakit çıkışı gibi kapatıldığını, bunun dışında davacı firmaya yapılan hiçbir ödeme kaydına rastlanılmadığını,
İş güvenliği incelemesi açısından; kök raporda belirtildiği üzere eksik olan iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin öneri ve tespit defterinin suretleri incelendiğinde; ilk olarak Mayıs 2015 tarihinde atamaları mevcut onaylı iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı tarafından tespit ve öneri defterinin doldurulduğunun görüldüğünü, daha sonra aynı yıl Ağustos-Eylül-Ekim ve Kasım aylarında da ziyaretlerin gerçekleştirildiğinin görüldüğünü, 2016 yılında gerçekleşen iş yeri ziyaretlerinin ise.
Ocak-Şubat-Mart-Nisan (2 kere) - Kasım ve Aralık tarihlerinde yapıldığının görüldüğünü, son olarak 2017 yılının Ocak ayında bir yeri ziyareti daha gerçekleştiğini ve İş Sağlığı Tespit ve Öneri Defteri doldurulduğunu, davalı firmanın savunduğu Haziran-Ekim 2016 tarihleri arasında iş yeri ziyaretleri yapılmadığına ilişkin iş sağlığı tespit ve öneri defteri doldurulduğunu, davalının savunduğu Haziran-Ekim 2016 tarihleri arasında iş yeri ziyaretleri yapılmadığına ilişkin İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri işyeri ziyaret formları 2016 yılı Haziran, Temmuz,
Ağustos ve Eylül aylarına ait mevcut olduğu ancak onaylı defter suretlerinde böyle bir kayda rastlanılmadığı görüş ve kanaatine vardığını bildirmiştir.
Bilirkişi incelemesi ve dosya içeriğine göre davacı tarafından kesilen faturaların kapalı fatura olduğu açıktır. Kapalı fatura bedeli ödenmiş fatura olduğuna göre davacının söz konusu faturalardan dolayı alacağının olmayacağı ve muacceliyet şartının gerçekleşmeyeceği açıktır. Bam kaldırma kararı doğrultusunda davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış, yemin teklifinden ve yemin delilinden vazgeçtikleri yönünde beyanda bulundukları görülmüştür. Dosya içeriği ile uyumlu bilirkişi raporları, davacı vekilinin yemin delilinden vazgeçtikleri yönündeki beyanları nazara alınarak davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1017, K. 2024/606, 28 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama