KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Esas no
- 2023/636 Esas
- Karar no
- 2025/652
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/07/2023
Karar Metni
2.696 kelime·13 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle. Davacı şirketçe Davalı aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ödeme emrini tebellüğ eden davalının, takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Dava konusu borcun bir para borcu olduğunu, Davalı tarafın davacı firmadan mal satın aldığını, satın alınan malların borçluya teslim edildiğini ve faturalarının keşide edildiğini, Davalının keşide edilen bu faturalara hiçbir itirazı olmadığını, T.T.K.nun 21/2 maddesi gereğince yasal 8 günlük süre içinde itiraz edilmeyen fatura içeriklerinin kesinleştiğini, kesinleşen fatura içeriklerinden taraflar arasında açık hesap oluştuğunu,
Davalı borçlunun kesinleşen fatura bedelleri ile oluşan borcuna takip aşamasında yaptığı itirazlarının hiçbir geçerliliğinin olmadığını, yapılan itirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, davalı taraf aleyhine 17.04.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı tarafa 29.04.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafın icra takibine itiraz etmiş olmasına rağmen 16.05.2023 tarihinde borca 32.394,16 TL. kısmi ödeme yaptığını, Dosya borcunun tamamını ödemediğini bu nedenlerle davalarının kabulü ile davalının Torbalı İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına ilişkin alacağın varlığının tespiti suretiyle itirazının iptaline ve takibin devamına, Davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı şirket tarafından davacı tarafa kesilen iade faturası ve iade edilen mallar bulunduğunu bu hususun davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, Karşı tarafın bilgisi dahilinde davalı şirket taşıma masrafını üstlenerek alınan malların bir kısmını iade ettiğini, davacı tarafça yapılan takip haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iade edilen mal tutarlarının dahi takip talebine dahil edildiğini, Davalı şirketin icra takibine istinaden herhangi bir ödeme yapmadığını,
vadesi gelmemiş olmasına rağmen aradaki açık hesabı kapatmak ve ticareti sonlandırmak amacıyla 16.05.2023 tarihinde bakiye borcunu davacı şirkete gönderdiğini, taraflar arasında süregelen ticari ilişki gereği toplu siparişler verildiğini, bunların açık bir hesaba kaydedilmekte ve vade tarihleri de sisteme kaydedilmekte olduğunu, İşlem dökümü incelendiğinde tüm vadeler açıkça gözükmekte ve takip tarihinde muaccel olan herhangi bir alacağın bulunmadığının görüldüğünü ifade ederek;
öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile Sayın Mahkemenin ve Torbalı İcra Dairesi'nin yetkisizliğine karar verilmesini, bu talebimiz kabul görmez ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddi ile davacının reddine hükmolunacak olan meblağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Torbalı İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 06/06/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; dosya kapsamı ve davacı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “Analiz Tespit Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Davalı ticari defterlerinin Bursa’da bulunması nedeniyle incelenemediği,
Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin Yapılan İncelemede;
Davacının 2021-2022-2023 yıllarında e defter kapsamında olduğu, İncelemeye sunulan ticari defterlerin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2021-2022-2023 yılı yevmiye defterleri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı,
Tarafların Ba/Bs Formlarının İncelenmesinde;
Dosya kapsamında bulunan davalı ve davacıya ait Ba formlarının incelenmesinde 2023 yılında hem davacı hem davalı tarafın 2 adet belge karşılığı 339.397,88 TL tutarında beyanının olduğu, bu konuda tarafların Ba/Bs formlarında bir tutarsızlık bulunmadığı, ancak 523 nolu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik ortamda düzenlenen belgelerin sisteme otomatik olarak dahil edildiği, taraflarca ayrıca bir beyan yapılmasına gerek bulunmadığı,
Davacı Ticari Defterleri üzerinde Yapılan İncelemede;
Davacının davalıya 2021 yılında 356.523,18 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının davacıya 222.646,29 TL tutarında ödemede bulunduğu, 133.876,89 TL davacı alacağının 2022 yılına devrettiği,
2022 yılında davacının davalıya 915.425,08 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının davacıya 825.266,25 TL tutarında ödemede bulunduğu, 2021 yılından devreden 133.876,89 TL tutarında bakiye alacak ile birlikte 224.035,72 TL davacı alacağının 2023 yılına devrettiği,
2023 yılında davacının davalıya 400.066,06 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının 551.966,68 TL tutarında ödemede bulunduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 72.135,10 TL tutarında alacağının kaldığı,
Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 72.135,10 TL tutarında alacaklı olduğu, takibin asıl alacağının 72.135,12 TL üzerinden başlatıldığı, ancak 72.135,10 TL üzerinden başlatılması gerektiği,
Davalının takip sonrasında 17.05.2023 tarihinde 32.934,16 TL tutarında ödemede bulunduğu, bu ödemeden sonra davacının davalıdan takip sonrası , dava tarihi itibariyle 39.200,99 TL alacağının kaldığı tespit edilmiştir.
Davalının 29.08.2023 tarihli cevap dilekçesine konu edilen iade faturasına ilişkin davacı defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, bahse konu faturanın dosyaya sunulmadığı tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 27/07/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenin görevlendirmesine istinaden; Davacı ile davalı arasında süren ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturalar, davalı tarafça yapılan ödemeler ve bakiye alacak-borç miktarı hususlarının tespiti için bilirkişiliğimizce yapılan çalışma sonucu olarak;
İncelenen ... Tem.Hijyen Ve Gıda Ür.San.Ve Tic.Ltd.Şti. 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait kanuni defterlerinin açılış ve kapanış kayıtlarının zamanında yapıldığının görüldüğü, Defterlerin Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğunun tespit edildiği,
Davalı Şirket Resmi Defterleri Sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu,
Davalı ...Tem.Hijyen Ve Gıda Ür.San.Ve Tic.Ltd.Şti. Resmi Defterlerinde
Davacı...Hijyen San.A.Ş. ’nin 320 Satıcılar Hesabı altında 320 05 Kod ile takip edildiği,
Davacı ve davalı arasında alım-satım cari hesap ilişkisi bulunduğu, ilk faturanın 13.01.2021 yılında kesildiği,
2021 yılında 19 fatura karşılığı 356.523,17 TL mal alındığı ve 5 ayrı ödeme ile 185.575,00 TL ödeme yapıldığı, 3 Adet İade Faturası ile 19.646,29 TL iade yapıldığı, hesabın 2021 yılını 151.301,88TL alacak bakiyesi ile kapatıldığı,
2022 yılında 14 fatura karşılığı 915.425,01 TL mal alındığı ve 26 ayrı ödeme ile 819.037,52 TL ödeme yapıldığı, 1 Adet İade Faturası ile 31.154,03 TL iade yapıldığı, hesabın 2022 yılını 216.535,34TL alacak bakiyesi ile kapatıldığı,
2023 yılında 4 fatura karşılığı 400.066,09 TL mal alındığı ve 6 ayrı ödeme ile 247.434,21 TL ödeme yapıldığı, 2 Adet İade Faturası ile 369.167,32 TL iade yapıldığı, hesabın 2023 yılını bakiyesiz olarak kapatıldığı, cari hesabın bakiyesiz olduğu,
Davalı ...Endüstriyel Tem.Hijyen Ve Gıda Ür.San.Ve Tic.Ltd.Şti. Resmi Defterlerinde Davacı ... Endüstriyel Hijyen San.A.Ş. ’nin cari hesabının bakiyesiz olduğu görülmüştür.
Davalı ... Endüstriyel Tem.Hijyen Ve Gıda Ür.San.Ve Tic.Ltd.Şti. Resmi Defterlerine göre Davacı ... Endüstriyel Hijyen San.A.Ş. ’nin cari hesabının bakiyesiz olduğu, davalının davacı şirkete borcu veya alacağı bulunmadığı kanaatimi,Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan bakiye açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının bakiye açık hesap alacağının bulunup bulunmadığı, takip tarihinde alacağın muaccel olup olmadığı ve itirazın iptali talebi noktalarında toplanmıştır.
3-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Bs ve Ba formları vergi zayinin önlenmesi amacıyla mal veya hizmet alımı gerçekleştiren veya mal veya hizmet satışı gerçekleştiren şirketlerin bunlarla ilgili düzenledikleri veya adlarına düzenlenen faturaları sistem üzerinden vergi dairesine bildirmelerine, mal alımı yapan şirketin bildirdiği kayıtlar ile mal satışı gerçekleştiren şirket kayıtları karşılaştırılmak suretiyle vergi zaiyatının önlenmesi amaçlı bir uygulama olup,
Ba-Bs formlarının bildirilmesi ilgili vergi mükellefinin kendisi tarafından veya yetkilendirdiği muhasebe yetkilisi tarafından gerçekleştirilebilecek bir işlem olduğundan bu yönde bir alış faturası bildirimi yapılması fatura içeriğinin ilgili kimseye teslim edildiği yönünde yorumlanmaktadır. (Bkz: Yargıtay ....Hukuk Dairesi'nin...
Karar sayılı ilamında " Mahkemece yapılacak iş davalının kabulünde olan 19.01.2011 tarihli ve 5.022,00 TL fatura bedeli ile birlikte davalı tarafından vergi dairesine BA formu ile bildirdiği anlaşılan 14.10.2011 tarihli 2.138,40 TL bedelli ve 21.10.2011 tarihli 5.136,48 TL bedelli faturaların, 3 fatura bedeli olan toplam 12.296,88 TL’lik malın davalıya teslim edildiği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.)
4-Somut uyuşmazlıkta mahkememizce her iki taraf ticari defterleri incelenmiş, davacı ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle 72.135,10-TL alacak bakiyesi gösterdiği, davalı ticari defterlerinin ise takip tarihi 17/04/2023 itibariyle 32.394,16-TL borç bakiyesi verdiği, takip tarihiden sonra davalı tarafın borç bakiyesi miktarı olan 32.394,16-TL tutarında ödeme yaparak ticari defterlerindeki bakiyeyi sıfırladığı görülmüştür.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde davacı tarafça düzenlenen tüm faturaların davalı ticari defterlerinde aynen kayıtlı oldukları, buna karşılık davalı ticari defterlerinde kayıtlı olan;
07/12/2022 tarihli 7.500,00-TL tutarlı ödeme,
16/05/2023 tarihli 540,00-TL tutarlı ödeme,
08/04/2023 tarihli 31.700,63-TL tutarlı davalı iade faturası,
Olmak üzere davalıyı alacaklandırıp davacı bakiyesini eksilten toplam 39.740,63-TL tutarlı işlemin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadıkları görülmüştür.
Davacı tarafça düzenlenen tüm faturaların eksiksiz olarak davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu dikkate alındığında davacının mal teslimine ilişkin ispat külfetini yerine getirdiği, buna karşılık borcun ödeme ve mal iadesiyle sona erdiğini savunan davalının karşı ispat külfeti altında olduğu değerlendirilmiştir.
Mahkememizce davalı vekiline yargılama sırasında 7.500,00-TL tutarlı ve 540,00-TL tutarlı ödeme kayıtlarını ispata elverişli belge sunulması veya başka bir yerden getirtilecek belge var ise bu hususta gerekli açıklamaların yapılması hususunda süreler verilmiş ise de(26/12/2024 ve 20/02/2025 tarihli celseler) davalı tarafça ödeme kayıtlarını ispata elverişli bir delil sunulmadığı görülmüştür. Bu nedenle her iki ödeme kaydının ispat edilemediği gözetilerek davacı lehine bu miktarlarda alacak bakiyesi oluştuğu kabul edilmiştir.
Davalı ticari defterlerinde kayıtlı olan 07/04/2023 tarihli 31.700,63-TL fatura yönünden ise davalı tarafça fatura içeriği malların davacıya iade edildiği ileri sürülmüş, davacı taraf ise iade iddiasını inkar etmiştir.
Fatura içeriği malların davacıya iade edildiği noktasında ispat külfeti davalı üzerinde olup her iki tarafın da tacir olduğu ve senetle ispat sınırı üzerinde yer alan fatura bedeline göre bir hukuki işlem olan mal teslim olgusunun yazılı delille ispatı gerekmektedir. Bu nedenle davalı tarafça tanık deliline dayanılmış ise de mal teslimi tanık ile ispat edilemeyeceğinden tanık dinlenmemiştir.
Mahkememizce ticari kayıtlar kapsamında yer alan her iki tarafa ait Ba-Bs form kayıtları dosyaya celp edilmiştir.
Davacı şirkete ait Ba form kayıtlarının incelenmesinde davalıdan 2 adet belge karşılığı toplam 339.397,88-TL alış beyanı bildirildiği, %18 KDV eklenmesiyle bu tutarın 2 fatura karşılığı 369.167,30-TL'ye isabet ettiği, davalı ticari defterlerinde yer alan 29/03/2025 tarihli 337.466,67-TL tutarlı ve 08/04/2025 tarihli 31.700,63-TL tutarlı 2 adet fatura toplamının da 369.167,30-TL olduğu, davacı ticari defterlerinde 29/03/2025 tarihli 337.466,67-TL tutarlı iade faturası kayıtlı ise de uyuşmazlık konusu olan 31.700,63-TL tutarlı faturanın kayıt altına alınmadığı,
31.700,63-TL tutarlı fatura her ne kadar davacı ticari defterlerinde kayıtlı değil ise de davacı tarafça vergi dairesine mal alış beyanı olarak beyan edilen 2 belge toplamına ve bu miktarda başka bir fatura alışı da bulunmadığı dikkate alındığında 31.700,63-TL tutarlı faturanın da mal alış beyanı olarak vergi dairesine bildirildiği anlaşıldığından davalının fatura içeriği malları davacıya iade ettiğini ispat ettiği kabul edilmiştir.
Buna göre, takip tarihi itibariyle davalı ticari defterlerinde kayıtlı olan borç miktarının 32.394,16-TL olduğu, uyuşmazlık konusu olan 2 adet ödeme kaydı ve 1 iade faturası bedelinin eklenmesiyle toplam bakiyenin 72.134,79-TL'ye ulaştığı, davacı ticari defterlerinde alacak bakiyesinin ise 72.135,10-TL olarak gösterildiği, aradaki 0,31-TL farkın küsurat ve yuvarlama farklılıklarından kaynaklandığı,
davalı ticari defterlerinde yer alan(ispat edilemeyen)7.500,00-TL tutarlı ödemenin çıkartılması sonrası) borç bakiyesi olan 72.134,79-TL borç bakiyesi üzerinden değerlendirme yapıldığında bu borç bakiyesinden davacı Ba form beyanlarıyla ispat edilen 31.700,63-TL'nin düşülmesi gerektiği, fatura bedelinin düşülmesi sonrasında ise davalının bakiye borç miktarının 40.434,16-TL olacağı, bu itibarla takip tarihi itibariyle davacının davalıdan açık hesap ilişkisinden kaynaklanan 40.434,16-TL alacaklı olduğunun kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.
5-Davalı tarafça takip tarihinde davacı alacağının muaccel olmadığı, tarafların 3-4 aya varan vadelerle ticari ilişkiyi sürdürdükleri ancak davacının bu sürelere dikkat etmeksizin fatura düzenlemesinin üzerinden 1 ay bile geçmeden takip başlattığını ileri sürerek takip tarihinde muaccel bir alacak bulunmadığını savunmuş ise de, tarafların ticari ilişkide çek ve nakit ödemelerle çalıştıkları, çekler vadeli olarak düzenlenmiş olsa bile bir ödeme aracı olduğundan çekin verildiği tarihte ödeme yapılmış olduğunun kabulü gerektiği,
kaldı ki takipten önce son olarak düzenlenen 07/04/2023 tarihli davacı faturasının davalı tarafça 08/04/2025 tarihli iade faturasıyla iade edildiği, yine davalının 29/03/2024 tarihli iade faturasıyla 337.446,67-TL tutarlı alacak bakiyesinin davalı lehine sona erdiği, bundan önceki son davacı faturasının ise 02/03/2023 tarihli 212.555,36-TL tutarlı fatura olduğu, fatura tarihi ile takip tarihi 17/04/2023 arasında 1,5 aylık sürenin bulunduğu, fatura bedellerinin hangi vadede tahsil edileceğine dair taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı,
ticari defterlerde yer alan bakiye hareketlerinde ise ardışık ayların her birinde çeşitli vadelerle çeklerin ödeme aracı olarak davacı şirkete verildiği, çek keşide tarihi ileri tarihli olsa dahi çek bir ödeme aracı olduğundan verildiği tarihte ödeme yapıldığının kabulü gerektiği, dolayısıyla davacının düzenlediği alacak bakiyesi oluşturan son fatura ile takip tarihi arasında 1,5 aylık süre geçtiği, davacının iade faturaları dışında davacıya 23/02/2023 tarihli 17.500,00-TL tutarlı ödemesi dışında takip tarihine kadar başkaca bir ödeme yapmadığı dikkate alındığında alacağın muaccel hale gelmiş olduğunun kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.
6-Davacının takip tarihindeki alacak miktarı mahkememizce 40.434,16-TL olarak kabul edilmiş olup, takip tarihinden sonra fakat dava tarihinden önce davalının 16/05/2023 tarihinde 32.394,16-TL tutarlı ödeme yaptığı görülmüştür.
Takipten sonra yapılan ödemede, ödemenin öncelikle takip ferilerinden mahsubu gerektiğinden mahkememizce bu hususta icra dairesinden dosya hesap raporu alınmış, icra müdürlüğünce yapılan hesaplamada ödeme tarihi 16/05/2023 tarihi itibariyle davacı alacağının vekalet ücreti, harç, faiz ve masraflarla birlikte 47.890,21-TL'ye ulaştığı, davalının 32.394,16-TL tutarlı ödemesiyle bakiye borç miktarının 15.496,05-TL olduğu beyan edilmiştir.
Buna göre ödeme tarihi 16/05/2023 itibariyle davacının bakiye asıl alacak miktarının 15.496,05-TL olduğu görülmekle, dava tarihi 28/07/2023'te davacının ancak bu miktar üzerinden davasını ikame edebileceği, alacaklı olduğu 40.434,16-TL'den ödeme nedeniyle sona eren 24.938,11-TL'lik kısmı yönünden ise dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerektiği kabul edilmiştir.
7-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere, davacının davasını 72.135,10-TL üzerinden ikame ettiği ancak davalının lehine ispat edilen 31.700,96-TL iade faturasına yönelik kısım yönünden davanın esastan reddine, davacı alacağı olarak tespit edilen 40.434,16-TL'nin davalının takip sonrası kısmi ödeme ile sona eren 24.938,11-TL yönünden davanın usulden reddine, ödeme sonrası bakiye kalan 15.496,05-TL asıl alacak yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
8-Davacı tarafça inkar tazminatı talep edilmiş olup, uyuşmazlık konusu alacağın faturaya dayandığı ve davalının borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olduğu, bu itibarla alacağın likit nitelikte olduğu gözetilerek kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de davacının kısmen reddedilen davada kötü niyetli olarak takip başlattığına dair somut bir delil sunulmadığı gözetilerek davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/636, K. 2025/652, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama