KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Esas no
- 2023/804 Esas
- Karar no
- 2024/240
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 30/09/2023
Karar Metni
1.660 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ...'ın davalı tarafın kusuru nedeniyle geçirdiği kaza neticesinde, müvekkili aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, aracın onarım sürecinde kullanılamaması sebebiyle de hak kazandığı ikame araç ücreti bedelinin tahsili amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...E.
Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalılar tarafından takibe haksız olarak itirazı sonucu takip durdurulduğunu, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itiraz, haksız ve kötü niyetli olduğundan, itirazın iptali ile takibe kaldığı yerden devamına karar verilmesi gerektiğini, 04.01.2023 tarihinde, ... plakalı aracın müvekkili ...'a ait... plakalı araca çarpması sonucu, çift taraflı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, oluşan kazada müvekkiline ait araçta hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, Bu kazanın oluşumunda... plakalı aracın 2918 sayılı hükümlerini ihlal ettiğini, bu nedenle asli ve tam kusurlu olduğunu;
müvekkiline ait... plakalı aracın kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağından anlaşıldığı kadarıyla, kazanın oluşumuna sebebiyet veren... plakalı araç, müvekkile ait araçta meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu, kaza sonrası müvekkiline ait araçtaki ikame araç ücret bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalı tarafın tüm ihtarlara rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı kendisi hakkında İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olup;
davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmeleri sağlanmışsa da taraflarca anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...'a dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak süresinde davaya cevap verilmediği görülmüştür. Davalı ...'ın eski hali getirme talebinin, dava dilekçesi ekli davetiyenin 17/10/2023 tarihinde komşu ... beyanına göre işe gitmesi nedeniyle evde geçici olarak olmaması nedeniyle TK/21 maddesi uyarınca muhtara teslim edildiği, haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı şerhinin bulunduğu bu haliyle tebligatın usulüne uygun olduğu gözetilerek reddine karar verildiği görülmüştür. Davalı ...'ne dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermediği görülmüştür.
DELİLLER
İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, Hasar dosyası, poliçe sureti, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişiden alınan 15/01/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...İkame araç bedeli yönünden inceleme; ...plaka sayılı kamyonetin “makul onarım süresinin” 7 gün olduğu, 2008 model ..T 330 S konseptindeki bir aracın 04.01.2023 riziko tarihi itibarıyla kiralama bedeli 720,00 TL olarak hesaplanmış ve... plaka sayılı kamyonetin makul onarım süresi 7 gün olarak belirlenmiş olması nedeniyle ikame araç bedeli (720,00 TL. x 7 gün) = 5.040,00 TL olarak hesaplanmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Dava, trafik kazası sonrasın araçtan faydalanılmayan günler için oluşan ikame araç zararının tahsili talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
3-Davacıya ait aracın ticari nitelikte kamyonet olduğu, davalı tarafın maliki ve sürücüsü oldukları aracın da ticari nitelikte olduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari aracından kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir.
Davalı ... vekili tarafından süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediği belirtilmiş ise de davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi ekli davetiyenin 17/10/2023 tarihinde komşu ...ın beyanına göre işe gitmesi nedeniyle evde geçici olarak olmamasından dolayı TK/21 maddesi uyarınca muhtara teslim edildiği, haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı şerhinin bulunduğu bu haliyle tebligatın usulüne uygun olduğu gözetilerek usulsüz tebligat iddiası yerinde görülmemiştir.
4-Dosyaya sunulan kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın davacıya ait aracın park halinde bulunduğu sırada gerçekleştiği, Tramer kayıtlarına göre davacıya ait aracın sigorta şirketi ve davalı aracın sigorta şirketinin davalı araç sürücüsünü %100 oranında kusurlu kabul ettiği, mahkememizce yapılan incelemede de davalıya ait aracın yoldan geçişi sırasında park halindeki araca çarpması suretiyle gerçekleşen kazada asli ve tam kusurlu olarak davalı sürücü ...'ın kazaya sebebiyet verdiği kabul edilmiş, ayrıca kusur yönünden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.
5-Davacı tarafça aracın onarımı süresince kullanılamaması nedeniyle ikame araç zararının tazmini talep edilmiştir.
Mahkememizce araç onarımı konusunda uzman bilirkişiden alınan 15/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davacıya ait araçta meydana gelen hasarın 7 günlük sürede onarılabileceği, zarara uğrayan araçla emsal nitelikte bir aracın kaza tarihi itibariyle günlüğü 720,00-TL bedel ile kiralanabileceği, davacının ikame araç ücreti zararının 5.040,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı taraflarca itirazlar ileri sürülmüş ise de aracın hasar sonucu zarar gören parçalarında boya ve kaporta işlemlerinin yapılması gerektiği, benzer nitelikte kazalarda 5 ila 10 gün arasında onarım süresi bulunduğu ve 7 günlük onarım süresinin somut olayda makul bir süre olduğu, günlük araç kiralama bedeli 720,00-TL'nin de aracın model ve türüne göre benzer nitelikteki hasarlarda alınan raporlarla uyumlu olduğu gözetilerek davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir.
Haksız fiil sonucu zarar gören aracın kullanım dışı kaldığı sürece uğranılan zararlardan haksız fiilde kusuru bulunanların sorumlu olduğu, bu sorumluluğun belirlenmesinde hasarın olağan koşullardaki onarım süresi ve araç hasar görmemiş olsaydı kullanılması nedeniyle elde edilecek menfaatin önemli olduğu, herhangi bir araç kiralaması yapılmamış olsa dahi aracın kullanımından mahrum kalınması nedeniyle davacının bir zarara uğradığının kabulü gerektiği dikkate alınarak davacının aracın tamirde olduğu 7 günlük süre boyunca toplam 5.050,00-TL araç mahrumiyeti nedeniyle zarara uğradığı kabul edilmiştir.
6-Davacı tarafça takipte 3.500,00-TL asıl alacak ve 194,32-TL işlemiş faiz talep Mahkememizce daha yüksek bir miktarda zarar tespit edilmiş ise de takiple bağlılık ilkesi uyarınca takipte talep edilen 3.500,00-TL üzerinden davalı itirazlarının kısmen iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş, işlemiş faiz yönünden yapılan hesaplamada 04/01/2023 ile takip tarihi 28/07/2023 tarihleri arasında 176,92-TL faiz talep edilebileceği gözetilerek bu miktar üzerinden işlemiş faize yönelik itirazın iptaline, fazlasına dair istemin reddine karar verilmiş, alacak miktarına işlemiş faiz dışında ayrıca takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
7-Davacı tarafça inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de dava konusu uyuşmazlıkta kusur dağılımı ve zararın miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden alacağın likit olmadığı değerlendirilmiş ve inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.
9-14/03/2024 tarihli hüküm celsesinde sehven karara karşı istinaf kanun yolu açık gösterilmiş ise de mahkememizce hüküm altına alınan 3.676,92-TL'nin ve reddedilen 20,40-TL'nin karar tarihi itibarıyla 6100 sayılı HMK 341. ve ek madde 1 hükümleri gereğince 2024 yılında uygulanması gerekli 28.250,00 TL tutarındaki kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmakla karara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı, kararın kesin nitelikte olduğu, hatalı olarak kanun yolu gösterilmiş olmasının karara karşı taraflara kanun yoluna başvurma hakkı vermeyeceği, taraflarca kanun yoluna başvurulması halinde istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi suretiyle de bu hata giderilebileceğinden bu husus gerekçeli kararda belirtilmekle yetinilmiş, ayrıca tashih şerhi düzenlenmesine gerek görülmemiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/804, K. 2024/240, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama