KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- Esas no
- 2023/813 Esas
- Karar no
- 2025/312
- Dava
- Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/10/2023
Karar Metni
2.989 kelime·15 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle.
Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında İzmir İli, ...lçesi,...Mah.,... parsel üzerinde muz serası inşası hakkında 20.05.2020 tarihinde eser sözleşmesi akdedildiğini, davalının yüklendiği işin müvekkil şirket tarafından anılan sözleşme tahtında Ekim 2020’de teslim alınmış olduğunu, sera ısıtma sisteminin, taahhüt edilen işlerden olup detaylarının teknik şartnamede belirtilmiş olduğunu, ancak teslim alınan muz serası, müvekkil şirket tarafından işletilmeye ve kullanılmaya başlandıktan sonra sera içinde bulunan ısıtma sisteminin borularında yer yer paslanmalar oluştuğunu, korozyon başladığını ve hatta borularda patlamalar meydana geldiğini,
acil olarak patlayan yerlere yama yapılmak zorunda kalındığını ve ayrıca boruların teknik şartnameye uygun olarak boyanmadığı anlaşıldığından ve kış aylarında ısıtma sistemi borularında yaşanan aksamalardan dolayı, müvekkil şirketin oldukça mağdur olduğunu, anılan durumun ortaya çıkması üzerine derhal Noterlik ihtarnamesi ile garantisi taahhüt edilen sera için ısıtma sistemi borularının korozyona uğraması, paslanması ve patlaması nedeniyle ayıpsız misli ile 15 gün içinde değiştirilerek ücretsiz montajının yapılması,
aksi halde boruların yenisi ile değiştirmek için yapılacak harcamalar ile sera içinde bulunan ağaçların, ağaç üzerindeki muz meyvelerinin telef olması dahil tüm zararların muhataptan talep edileceğinin ihtar edilmiş olduğunu, davalı şirket tarafından ihtara itiraz edildiğini ve ihtarın gereğinin yerine getirilmemiş olduğunu, bunun üzerine müvekkil şirketçe başvuru tarihi itibariyle rayiç bedel tespiti için Selçuk Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.
İş dosyası ile delil tespiti ikame edilmiş olduğunu, bilirkişi raporunda boruların yenileri ile değiştirilmesi yönünde yaklaşık maliyet hesap edilmiş ise de piyasa rayici altında olup montaj işlemi muhatabın sorumluluğunda olmasına rağmen montaj işçiliğinin hesap edilmediğinin ortada olduğunu, müvekkil şirketin uğradığı tüm zararların davalı şirket tarafından giderilmesi gerektiğinin şüphesiz olduğunu, anılan ısıtma sisteminin değiştirilmesini kapsar şekilde yapılacak işin karşılığı olarak belirlenecek bedel ile rekolte kaybından kaynaklanan zarar/kar kaybından kaynaklı zararlarının oluştuğunun sabit olduğunu,
hukuk ve sübut delillerin sunulduğunu açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, zarar bedelleri belirlendiğinde arttırılmak üzere 10.000,00-TL alacağın 11.02.2022 tarihinden itibaren ticari reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 25/07/2024 tarihli değer arttırım dilekçesinde özetle; belirsiz şekilde ikame edilen davada bedel arttırım talebiyle birlikte toplam 4.836.360,41-TL alacağın 11.02.2022 tarihinden itibaren ticari reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline, davaya ilişkin yargılama giderleri ile birlikte kanunî avukatlık ücretinin davalı şirkete aidiyetine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davacı taraf , müvekkil şirketin sözleşme şartlarına aykırı bir eser teslim ettiğini ileri sürmüş ise de işbu iddiaların hukuken dinlenilebilir herhangi bir yanının bulunmadığını, zira müvekkil şirket tarafından davacıya teslimi gerçekleştirilen eserin, taraflar arasındaki sözleşme ve teknik şartnameye uygun olarak kaliteli malzeme ve kaliteli işçilik faaliyeti sonucunda meydana getirilmiş olup davacının iddialarının aksine eserin gerek malzeme kalitesinde gerekse işçiliğinde herhangi bir ayıp ya da eksiklik bulunmadığını,
gelinen aşamada dava konusu eserin müvekkil şirket tarafından davacıya ayıpsız ve eksiksiz bir şekilde teslim edilmiş durumda olduğunu, davacının müvekkil şirketin sözleşme konusu eseri gereği gibi teslim etmemesi sebebiyle sera içinde bulunan ısıtma sisteminin borularında yer yer paslanmalar ve korozyon oluştuğu şeklindeki iddialarının taraflarınca kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, zira bilimsel araştırmalar ile de sabit olduğu üzere metal yüzeyler en başta yüksek nem olmak üzere çeşitli etkenlerden ötürü korozyona maruz kalabildiğini,
nitekim muz yetiştiriciliği yapılan seralarda nem oranı %60 ile %90 arasında seyretmekte olup söz konusu yüksek nem oranının seralarda yıkıcı etkilere neden olabildiğini, davacı iddialarının aksine ısıtma sisteminin borularında yer alan paslanma ve korozyonun yüksek nem oranından kaynaklandığının ortada olduğunu, söz konusu serada nem oranının oldukça yüksek olduğunu, ayrıca dava konusu eserin koşullarına uygun bir şekilde kullanmamış olmasının da korozyon oluşumuna sebep olan bir diğer etken olduğunu,
çevresel faktörlerin etkisi ve davacı tarafın eseri yanlış kullanması dolayısıyla meydana gelen zarardan müvekkil şirketin sorumlu tutulmaya çalışılmasının hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırılık teşkil etmekte olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte korozyon, metallerin çevresi ile yaptığı kimyasal ve elektrokimyasal reaksiyonlar sonucu metalik özelliklerini kaybetmesi şeklinde cereyan eden doğal bir olay olup korozyonun tamamen engellenmesinin bilimsel açıdan hiçbir zaman mümkün olmadığını, davacının bilimsel gerçeklere ters düşecek şekilde asılsız iddialarda bulunarak müvekkil şirkete kusur yükleme çabası içerisinde olduğunu,
davacının boruların teknik şartnameye uygun boyanmadığını ileri sürmekte olduğunu, tespit dosyasına sunmuş oldukları fotoğraflardan görüleceği üzere sözleşmede kararlaştırılan şekilde, gri renk boya uygulanarak ve astarlama işlemi yapılarak davacıya teslim etmiş olduğunu, davacı eserin ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de işbu iddiaların somut gerçeklerle bağdaşır herhangi bir yanının bulunmamakta olduğunu, davacıya teslim edilen eser teknik şartnamede yer alan özelliklere haiz olup herhangi bir ayıp yahut eksiklik ihtiva etmediğini,
davaya konu eser davacı tarafa 2020 yılının Ekim ayında teslim edilmiş olup teslim tarihinden yıllar sonra ayıp iddiasında bulunulmasının davacının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, eser tesliminden sonra usulüne uygun bir şekilde müvekkil şirkete yapılmış herhangi bir ayıp ihbarının bulunmadığını, uyuşmazlık konusu olayda gözden geçirme ve bildirimde bulunma külfetini gereği gibi yerine getirmeyen davacının işbu davayı ikame etmesinin usul ve yasalara açıkça aykırılık teşkil etmekte olduğunu,
somut uyuşmazlıkta dava konusu eseri koşullarına uygun bir biçimde kullanmayan davacı kendi kusuru ile ısıtma borularının tahribatına sebep olduğundan davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, değişik iş dosyasında yer alan bilirkişi raporunun müvekkil şirket yokluğunda yapılan keşfe istinaden hazırlanmış olup usul ve yasalara aykırılık teşkil etmekte olduğunu, raporun korozyona neden olan etkenlere değinilmeksizin ve maliyet hesaplamasının neye istinaden yapıldığı belirtilmeksizin tanzim edilmiş olması sebebiyle denetime de elverişli olmadığını,
Sayın Mahkemeden işbu bilirkişi raporuna itibar edilmemesini ve keşif yapılmak suretiyle yeniden bilirkişi raporu düzenlenmesini müvekkil şirket adına talep ettiklerini, hukuki nedenler ve delillerin sunulduğunu, açıklanan nedenlerle, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
Davacı vekili iddiasını ispata yönelik olarak; 20.05.2020 tarihli Eser Sözleşmesi ve teknik şartname, fatura, Kuşadası...Noterliği’nin 11.02.2022 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi, Selçuk Sulh Hukuk Mahkemes....iş dosyası, İzmir...Noterliği’nin 13.04.2023 tarih...evmiye no.lu ihtarnamesi, ticari defterler ve dayanağı belgeler, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi, arabuluculuk son tutanağı, doktrindeki görüşler, yargı kararları ve sair her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.
Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; Selçuk Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... değişik iş sayılı dosyası, sözleşme, fotoğraflar, tanık, keşif, bilirkişi incelemesi, yemin, emsal yargı ve kurul kararları ile ikamesi mümkün tüm delillere dayandığı görülmüştür.
Selçuk Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... değişik iş sayılı dosyasının celp ve tetkikinde; tespit talep eden ... Sanayi ve ticaret AŞ vekilinin 17.02.2022 tarihli tespit talepli dilekçesine istinaden 23.02.2022 tarihinde Kadastro Teknisyeni ... ve Makina Mühendisi ... refakatinde dava konusu İzmir ili, Selçuk ilçesi,... Mahallesi, ... Parselde bulunan serada yapılan tespit neticesinde sunmuş oldukları 18.03.2022 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda özetle;
1-Muz serasında 1,8 mm et kalınlığında, 51 mm dış çapında boru kullanıldığı,
2-Muz serasının uzun kenarı 170 m, kısa kenarı 140 m olan yamuk geometrik şekle sahip olduğu, ısıtma borularının yaklaşık 3 m aralıklarla toplam 11 hat ve her hatta 8 sıra olarak kullanıldığı, Boru dönüş açıları da hesap edilerek seranın ısıtma sisteminde yaklaşık 14.500 m boru kullanılmış olduğu,
3-Boruların tamamında yoğun korozyon oluştuğu, bazı noktalarda ileri derece korozyon sebebiyle patlaklar oluştuğu ve bu patlaklara talep eden tarafından yama işlemi yapılmak durumunda kalındığı,
4-Borular üzerinde teknik şartnamede belirtildiği şekilde boya ve astar işlemi yapılmadığı,
5-Isıtma borularında oluşan korozyonun giderilebilmesi için için zımparalama vb işlemi ile oksit temizleme yapılarak sonrasında boya işlemi yapılması gerektiği, ancak korozyonun bazı noktalarda patlamaya sebep verecek kadar yoğun olması sebebiyle bu işlemler sonrasında boru çaplarında azalma meydana geleceği, bu sebeple ısıtma borularında tamirat işlemi yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı ve boruların değiştirilmesi gerektiği,
6-Muz serasında tespit edilen toplam 14.500 m borunun değiştirme maliyetinin yaklaşık KDV dahil 855.500,00 TL(sekiz yüz elli beş bin beş yüz) olduğunu rapor ve beyan ettikleri görülmüştür.
Davalı Tanığı ... Keşif Mahallinde Alınan Beyanında. "Ben davalı şirkette makine mühendisi olarak çalıştığım için dava konusunu biliyorum. Projeye göre imalat konusu borular seraya getirilmeden önce dışarıda kompresör ile bir kat boyanıp seranın içinde de bir kat daha boyanacaktı. İmalatlar bu şekilde taahhüt edildiği gibi dışarıda kompresör ile bir kez boyanmıştır. Bir kez de seranın içerisinde boyanmıştır.
Dışarıda bir kez boyandığı için içerideki boyama bez elbise veya diğer kullanılmayan kumaşlarla yapılabilir. Bunda tekniğe aykırı bir durum yoktur. Boyama da bu şekilde gerçekleştirilmiştir. Yapılan iş eylül ayının başında gerçekleştirilmiştir. Kullanıma hazır hale gelmiştir. Ancak açılışın dönemin İzmir Valisinin katılımı ile gerçekleştirileceği belirtildiğinden 21/09/2020 tarihinde açılış yapılmıştır. Biz de şirket olarak açılışa davet edildik ve katıldık.
Yapılan işin yapımından sonra boruların nemli ortamda üzerinde ince bir kaygan nem tabakası oluşabilir bunun zaman zaman silinmesi ve yine belirli aralıkla boya bakımı yapılması gerekir. Bu işlemler yapılmadığı için korozyon başlamıştır. Bize ilk kez şirket yetkilimiz... Bey'e yaklaşık bir buçuk sene sonra korozyon ile ilgili şikayetler iletildi.
Bize söylenen aşamada korozyon miktarı arttığı için yapılacak işlemler boru kalınlığını azaltıp kopmalara sebebiyet vereceğinden işlem yapılamayacağını söyledik. O aşamada gönderilen fotoğraflar şirket kayıtlarında mevcuttur. Sonraki süreçte şirketimize bir ihtarname gönderildi. ben kısım kısım belirli bölümlerde yer aldım. Boyama anını değil boyandıktan sonraki halini gördüm, tedarikçi firmayı şuan için hatırlamıyorum. Ancak şirket kayıtlarında mevcuttur.
Avukatımız dosyaya sunabilir, borular alındığında boyasız olarak alınmıştı, kompresörlü boyama işi taşereno verilmişti. Unvanını hatırlamıyorum. Borular boyasız hali ile dava konusu yere getirildi. Boyama işlemi seranın hemen dışında hemen aynı parsel kenarında alt yüklenici tarafından yapıldı. bakım periyodu seranın iç ortamındaki nem ve sıcaklığa göre değişebilir. Kontrol olarak haftalık kontrol yapılması gerekir.
Ancak yalnızca ihtiyaç duyulduğunda silme yapılması gerekir. ben o dönemde görüşme yapmadığım için bu konuda bilgi verilip verilmediğini bilmiyorum, " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür
Davalı tanığı...Keşif Mahallinde Alınan Beyanında. "Ben dava konusu seranın çelik kontriksiyonlarını yaptığım için bilgi sahibiyim. Davalı şirketin başka işlerinde de davalı şirket ile beraber çalıştık. Diğer yaptığımız işlerde böyle bir paslanma sorunu olmadı. Diğer işlerimizde de burada yapılan iş ile aynı malzeme kullanıldı. Ben buraya iki kez geldim. Geldiğimde boyalar bitmişti. Boyama anını görmedim. Kompresör ile boyama boyama anını da görmedim.
Ben geldiğimde zaman boyama işleri bitmişti. Paslanma olayında keşif tarihinden 3-4 ay önce haberdar oldum. Öncesinde bilgim yoktu.biz birçok ısıtma sistemi olan serada birlikte çalıştık. Domates, seralarında bu ısıtma sistemi kullanılarak inşa yapıldı. Ancak muz serası iki kere yapıldı. Bir sefer kendileri için Antalya da muz serası yapılmıştı. Onda bu şekilde bir ısıtma sistemi yoktu. Bu serada ısıtma sistemi uygulandı, ben buradaki işte bizzat boyama işlemlerini görmedim.
Sanırım aynı şekilde boyama yapılmıştır. Ben önceki işlerimizde kaloriferci arkadaşlar saha dışında astar boyasını tabanca ile yapıyorlardı. Dışarıda borunun normal yerleri tümü ile boyanıyordu. İçeride yalnızca kaynak yapılan yerler bez ile boyanıyordu. İçerideki borulara kaynak yerleri dışındaki yerler çizilme veya deforme olursa ancak o zaman üzerine boya geçiliyordu. O boya elle bezlerle yapılıyordu.
Ben buradaki serada ise kaynak yerleri dışında bulunan diğer boru kısımların da beyaz boya ile boyanmış olduğunu görmüştüm. Ben ana boruların şuan farklı renkte olmasını sebebini bilmiyorum. O an çok dikkatli bakmamıştım. Ancak elli birlik ince boruların beyaz olarak gördüğümü hatırlıyorum" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davacı Tanığı... Keşif Mahallinde Alınan Beyanında. "Ben dava konusu serada taahhüt işleri yaptığım için konu ile ilgili bilgi sahibiyim. Ben ısıtma sistemi kurulurken bizzat burada bulunuyordum. Boruların boyama işlemleri tek kat olarak yapıldı. Hatta işler hızlı yürüsün ve çabuk bitsin diye boya yapan arkadaş tişörtüne boya küpüne tişörtünü batırıp eli ile boruların üzerinde hızlıca gezdirmek suretiyle boya yapıyordu. Boya işini genel olarak tek bir kişi yapıyordu.
Ekip kalabalıktı ancak diğer ekip elemanlarının başka işleri vardı. Onlar tesisat kaynak işleri iskelet kurulumu gibi işleri yapıyordu. Bir kişi de boya işlerini yapıyordu. Bu şekilde işler yoğun olduğu için hızlı bir çalışma yapıldığını gördüm. Ben daha sonra da burada başka işler için bulunduğumda borularda küflenme başladığını davacı taraf bana söyledi. Bununla ilgili karşı tarafa şikayette bulunmuşlar.
Ancak karşı tarafın ilgilenmediğini, muhatap bulamadıklarını söylemişti, ben kompresör fırça veya eldiven herhangi bir teknik alet görmedim. Az önce anlattığım gibi tişörtle boyama yapıldığını görmüştüm, işin başından sonuna kadar buradaydım. Çünkü benim de beton işleri ile ilgili yapacağım işler bulunuyordu. Örneğin ben önce betonu atıyordum. Benim ardımdan yüklenici şirket elemanları ısıtma borularına dair işleri yapıyorlardı.
Bu şekilde ayrıca örneğin seranın ortasında giden yol, ısıtma cihazının altındaki yani kazan dairesindeki beton ve diğer beton işlerini ben yaptığım için baştan sona kadar buradaydım şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, mahallinde yapılan keşfe müteakiben, dava dosyasının makine yüksek mühendisi Dr...., Ziraat Yüksek Mühendisi... ve fen bilirkişisi...'den oluşan heyete tevdi edildiği bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 25/04/2024 tarihli raporda özetle.
03.10.2023 dava tarihi itibarıyla; sözleşme konusu imalatın mekanik imalat yönünden açık veya gizli ayıplı olmadığı, ısıtma sisteminde kullanılan ve nemli ortamda çalışacağı bilinen boruların, son derece önemli olan, tekniğine ve usulüne uygun boyanması yönünden ayıplı olduğu, bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, sera ısıtma sistemi borularında meydana gelen korozyon ve diğer hasarların kullanıcı hatasından dolayı değil, tamamen boruların boyama teknik ve usulüne uygun boyanmamış olmasından dolayı meydana gelmiş olduğu,
keşifte görüldüğü ve tespit edildiği üzere sera ısıtma sisteminde korozyon nedeniyle çok büyük harabiyet meydana gelmiş olduğu, Isıtma sisteminin görülen bu haliyle kullanılması ya da onarımın yapılmasının mümkün olmadığı, onarım söz konusu olmadığından dava tarihi itibarıyla onarım bedeli hesaplanmasına gerek olmadığı, ısıtma sisteminin yeniden kurulması halinde, Toplam yenileme ve kurulum maliyetinin 03.10.2023 dava tarihi itibarıyla 4.208.890,91-TL (dört milyon iki yüz sekiz bin sekiz yüz doksan TL doksan bir Kuruş) olarak hesaplandığı,
ısıtma sistemi arızası nedeniyle davacıya ait serada ürün rekoltesinde % 35 düşme meydana geleceği, davacının rekolte azalması nedeniyle dava tarihi itibarıyla 627.469,50 TL net zarar miktarı oluşabileceğini rapor ve beyan ettikleri görülmüştür.
Dosyanın ek rapor tanzimi hususunda yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 10/02/2025 tarihli raporda özetle; kök rapordaki, sonuç görüş ve kanaatlerinde herhangi bir değişiklik bulunmadığını rapor ve beyan ettikleri görülmüştür. Gerek davacı şirket ve gerekse de temlik alacaklısı vekili olan Av. ...n dosyaya sunulan 02/10/2024 tarihli beyan dilekçesi ve ekindeki temlikname içeriğine göre, davacı...Tarım Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 01/10/2024 tarihli yazılı temlik sözleşmesi ile, davadan kaynaklı hak ve alacaklarının temlik alacaklısı ...a temlik ettiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME
Dava; eser sözleşmesinin ayıplı ifasından doğan tazminat istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi kapsamında, davalı tarafça imalatı üstlenilip, imal edilip, davacı tarafa teslim edilen, İzmir ili, ... ilçesi, İsabey mahallesi,...parsel sayılı taşınmaza muz üretimi için yapılan seranın ayıplı olup olmadığı, varsa ayıbın neden ve kimden kaynaklandığı, davacının ayıptan dolayı zararının oluşup oluşmadığı, oluşan iş bu zararın davalıdan talep edilip edilemeyeceği ve ne miktarda talep edilebileceği noktasında toplanmıştır.
Gerek mahkememizce yapılan yargılama sırasında, tarafların dosyaya sundukları deliller sonrası, mahkememizce yapılan keşif sonrası dosyaya temin edilen bilirkişi heyeti rapor ve ek rapor içeriği ve gerekse de iş bu davanın açılmasından önce Selçuk Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... değişik iş sayılı dosyasında yapılan tespit ve tespit sonrası dosyaya sunulan 18.03.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu içeriğine göre, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi kapsamında muz üretiminde kullanılmak üzere davalı tarafça imalatı üstlenilip, yapımı tamamlanarak davacıya teslim edilen seranın,
ısıtma sisteminde kullanılan ve nemli ortamda çalışacağı bilinen boruların, tekniğine ve usulüne uygun boyanmaması sebebi ile sera ısıtma sistemi borularında korozyona bağlı hasarların oluştuğu, oluşan iş bu hasarların imalatçı hatasından kaynaklandığı, kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, bu sebeple davalı tarafça teslimi yapılan sera imalatının ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, ayıbın giderilmesi için davacının, dava tarihi itibarı ile yapması gereken gider miktarının 4.208.890,91-TL olduğu, ısıtma sistemi arızası nedeniyle davacıya ait serada ürün rekoltesinde % 35 düşme meydana geldiği,
bu sebeple davacının rekolte azalması nedeniyle dava tarihi itibarıyla 627.469,50-TL net zararının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafça eserin ayıplı ifasından dolayı onarım gideri talebinde bulunmuş ise de, Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde, eserin ayıplı olarak ifa edilmesi halinde, eser sahibinin, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme ve iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu düzenlenmiş olup, mahkememizce yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen rapor içeriğine göre, eserdeki ayıbın giderilmesi için harcanması gereken bedelin 4.208.890,91-TL olduğu,
iş bu bedelin sözleşme bedeli olan 2.300.000,00-TL den fazla olduğu, iş bu durumda davacının Türk Borçlar Kanunu 475.
Maddesine göre, ancak sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği, sözleşmeden ayıp nedeni ile dönme halinde, davacının sözleşme bedeli ile ayıplı ifadan kaynaklı zararlarının tazminini talep edebileceği kanaatine varılarak davacının davasının kısmen kabulü ile davacı tarafça davalıya sözleşme bedeli olarak ödenen 2.300.000,00-TL sözleşme bedelinin, davacının davalıya ayıp ihbar ve ihtarında bulunduğu 11/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte,
davacının rekolte kaybından doğan 627.464,50-TL tazminatın davalının ihtarla temerrüte düşürüldüğü 13/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça davacıya teslim edilen imalatın, davacıdan alınarak davalıya teslimine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · E imza · Üye ... · eimza · Üye ... · eimza · Katip... · eimza
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/813, K. 2025/312, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama