KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/822
- Karar No
- 2024/433
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/880 Esas
- Karar no
- 2024/441
- Dava
- İtirazın İptali (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/10/2023
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. "Müvekkil Şirket tarafından, davalı yana ... sözleşme hesap nolu abonelik çerçevesinde elektrik tedariki sağlanmış olup, davalı tarafça ödenmeyen elektrik faturasının tahsili amacı ile Merkezi Takip Sistemi... sayılı dosyası ile takip başlatılmıştır.
Davalı hakkında, 34.656,05 TL fatura alacağı, 484,23 TL işlemiş faiz ve bu faiz nedeni ile doğan 87,16 TL KDV ve 1.507,53 TL geçmiş dönem faizi olmak üzere toplam 36.734,97 TL alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek değişen oranlardaki gecikme faizi ve bu faizin KDV' sinin tahsili talebi ile başlatılan icra takibine, davalının itirazı neticesinde takip durmuştur. Davalı tarafından abonelik grubu konusunda itirazda bulunulmuş olup bu itiraz yersizdir.
Davalı her ne kadar abonelik türünün tarımsal sulama olduğunu iddia etmiş olsa da taraflar arasında kurulan sözleşme ticarethane aboneliğine aittir. Müvekkil şirket yasal mevzuat uyarınca bölgede görevli tedarik şirketidir. Görev ve yetkileri yine yasal mevzuatla sınırlandırılmıştır. Tarımsal abonelik grubunda sözleşmesinin kurulması için abonelik talep eden gerçek yahut tüzel kişinin gerekli bilgi evrakı müvekkile ibrazı gerekmektedir.
Davalı her ne kadar itiraz dilekçesinin ekinde birtakım belge sunmuş ise de tarımsal sulama abonelik tesisi için gerekli evrak müvekkile sunulmamış ve başvuruda bulunulmamıştır.
Açıklanan nedenler ve toplanacak deliller doğrultusunda, Müvekkil şirketin fazlaya ilişkin ve başkaca talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, İhtiyati haciz talebimizin kabulü ile davalı tarafın 36.734,97 -TL tutarındaki malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini; davamızın kabulü ile.
Merkezi Takip Sistemi... sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ve takibin İzmir İcra Dairelerinde devamına, davalının asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde dava ve talep etmiştir.
Dava, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu açıklamalara göre; somut olayda uyuşmazlığın elektrik aboneliğine yönelik tüketimden kaynaklandığı, yargılamanın bahsedilen temel hukuki ilişki kapsamında genel mahkemenin görevi kapsamında kaldığı uyuşmazlığın TTK' da düzenlenen dava türlerinden olan mutlak ticari dava veya davalı taraf gelen vergi kayıtlarına göre tacir olmadığından nispi ticari davadan kaynaklanmadığı anlaşıldığından; uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerektiğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip... e-imzalıdır Hakim... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/822, K. 2024/433, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama