İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/92 K.2025/309

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2024/92Karar2025/309Tarih25 Mart 2025Okuma15 dk · 2.922 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
25 Mart 2025
Esas no
2024/92 Esas
Karar no
2025/309
Dava
Tazminat
Dava tarihi
30/10/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.922 kelime·15 dk okuma·5 bölüm

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, dava dilekçesi ile. 06.04.2021-06.04.2022 tarihleri arasında...nolu trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, 20.07.2021 tarihinde, olay yerini terk etmesi sebebiyle kimliği belirlenemeyen sigortalı araç sürücüsünün, dava dışı yaya...'e çarpması nedeniyle, müvekkili şirketçe. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...K.

Sayılı dosyası kapsamında, 04.08.2023 tarihinde sulhen 330.400,00 TL ( ekte sunulu dekont tutarı 313.350,00 TL olup, yapılan ödemenin içinde 68.200,00 TL vekalet ücreti yer aldığından, ödeme ile dekont tutarı arasındaki farklılığın sebebi tevkifat ve stopaj kesintisinden kaynaklanmaktadır. ) maddi tazminat ödemesi yapıldığını, Sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin karakol ifade tutanakları ile sabit olduğunu, davalı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4- f bendini ihlal ederek;

hükümlere aykırı davranmış ve akde muhalefet etmiş olup, müvekkil sigorta şirketi tarafından Trafik Sigorta Poliçesine istinaden ödenen 330.400,00-TL tazminat bedelinin akde muhalefet eden davalı sigortalımızdan tahsili gerektiğini, davalı adına kayıtlı ... plakalı aracın trafik kaydına kesin hükme kadar devam etmek üzere tedbir konulmasına, Davacı müvekkili şirketçe, 04.08.

2023 tarihinde yapılan 330.400,00 TL maddi tazminat ödemesinin, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4-f ( olay yeri terk) maddesini ihlal ederek akde muhalefet eden davalı sigortalıdan, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

DELİLLER

Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyası, İzmir ...Çocuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dava dosyası ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.

Kusur dağılımı yönünden alınan 14/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre.

"Davalı Şirketin... plakalı aracını kullanan ve olay mahallini terk eden dava dışı sürücü, yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığından dolayı, 2918 sayılı KTK nın 47/1-d (Karayollarından faydalananlar Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural,yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, Uymak zorundadırlar.) ve 52/1-b (Sürücüler, Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol,

hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.) maddelerinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu. Dava dışı yaya... yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, kazanının oluşumunda etken olmadığı. Kanaatinde isem de. Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere görüş ve kanaatimi saygılarımla arz ederim. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

Maluliyet tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden alınan15/05/2024 tarihli maluliyet raporunda dava dışı...'in dava konusu kaza nedeniyle %4 oranında engellilik oranı ve 3 ay süreli geçici iş göremezlik süresi oluştuğu yönde görüş bildirilmiştir.

Aktüerya yönünden alınan 10/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre.

20.07.2021 tarihinde yaralanan...in kendisine ödeme yapılan 04.08.2023 tarihine göre tespit edilen geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 8.477,70 TL, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 263.648,98 TL olduğu, Mağdurun toplam maddi tazminattan kaynaklı asıl alacağının ise 272.126,68 TL’ye tekabül ettiği, Davacı tarafça 04.08.2023 tarihinde mağdur... ’a 330.400,00 TL ödeme yapıldığı,

bu sebeple davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar gören 3. kişiye ödemek zorunda kalınan 330.400,00 TL tazminatın 272.126,68 TL’sinden ödeme tarihi olan 04.08.2023 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalının ödeme sorumluluğunun bulunduğu, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur. " şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

1-Dava, davacı sigorta şirketinin KZMMS sigortacısı olduğu davalıya ait aracın zarar verdiği 3.kişiye yapılan tazminat ödemesinin, araç işleteni davalı şirkete rücu talebiyle açılmış rücuen tazmin davasıdır.

2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin maliki olduğu... plaka sayılı aracın 20/07/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle dava dışı ...'e ödenen sigorta tazminatının, olay yerinin terki iddiasına dayalı olarak davalı sigortalı araç malikine rücu edilip edilemeyeceği, ödenen tazminat miktarının kusur dağılımı ve maluliyet oranına uygun olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.

3-Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamakla birlikte yargılama sırasında sair savunmalarda bulunulmuştur. Husumete yönelik itirazlar her aşamada mahkemece resen gözetilmesi gereken hususlardan olduğundan davalının bu yöndeki itirazları incelenmiştir.

Davalı tarafça her ne kadar aracın 3.kişi ...a kiralandığı dönemde kazanın meydana geldiği ve davalı şirkete husumet düşmeyeceği, tazminat istemlerinin aracı kiralayan kişilere yöneltilmesi gerektiğini savunmuş ise de, dava konusu aracın uzun süreli değil 19/07/2021-21/07/2021 tarihleri aralığında 2 günlük süreyle, kısa süreli kiralama yoluyla...e kiralandığı,

kısa süreli kiralama işleten sıfatını kaldırmayacağı gibi işleten sıfatının dava taraf ehliyetine etkisi zarar gören açısından olup davacının davada sigortalısına akdi ilişkiden dolayı davayı yönelttiği dikkate alındığında rücu ilişkisinin varlığı için işleten sıfatının bulunup bulunmamasının önem arz etmediği, sigortacının sigorta sözleşmesi kapsamında yaptığı ödemeyi koşulları oluşması halinde kendi akdi olan sigortalısından talep edebileceği değerlendirilmiştir.

Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı 16/05/2019 Tarihli ilamında bu husus. "Somut olayda davacı ile davalı arasında 07.07.2009/2010 vadeli ZMSS poliçesi, araç kiralama sözleşmesinden önce düzenlenmiş olup poliçede, sigortalı davalı ...ir. Davalı şirket tarafından, kazaya karışan araç, dava dışı ... Nakliyat A.Ş’ne 04.06.2007/18.06.2010 tarihleri arasında uzun süreliğine kiralanmış ve kiracıya teslim edilmiştir.

Davaya konu trafik kazası 15.12.2009 tarihinde, araç kiracı şirket zilyetliğinde iken meydana gelmiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından kaza nedeniyle 3.kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedeli zarar görene ödenmiş ve trafik sigortası genel şartlarının B.4/b maddesi (sürücünün ehliyetsiz olduğu) ile sürücünün ağır kusurlu bulunduğu ileri sürülerek ödenen tazminatın sigorta ettirenden (sigortalı, akit) rücuen tahsili için işbu dava açılmıştır.

Davalıya ait aracın kiralandığı şirket, 2918 Sayılı KTK'nun 3.maddesine göre aracın işletenidir. Ancak KTK'nun 95. maddesi hükmü uyarınca bu dava ZMSS şirketi tarafından sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi, sigortalısı) hakkında açılabilir.

Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde davalı şirketin aracın işleteni olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde açıklanmıştır.

Mahkememizce Yargıtay 17.Hukuk Dairesi gerekçesinde yer alan hususlar hukuka uygun bulunmakla somut olay yönünden her ne kadar dava konusu kaza kiracı zilyetliğindeyken meydana gelmiş ise de gerek 2 günlük kısa süreli kiralamanın işleten sıfatını ortadan kaldırmaması gerekse sigortacının ödemiş olduğu hasar bedelini akdi olan sigortalısından işleten sıfatı olsun veya olmasın talep edebileceği değerlendirildiğinden davalının husumete yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.

4-Davacı sigorta şirketi rücu sebebi olarak kaza sonrası olay yerinin terk edilmiş olmasına dayanmıştır.

... plaka sayılı aracın davacı sigorta şirketi nezdinde 06/04/2021-06/04/2022 tarihleri aralığında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi

ile sigortalı olduğu, her ne kadar poliçede araç plakası yalnızca ...olarak belirtilmiş ise de poliçede yer alan ...

şasi numarasının ... plaka sayılı aracın ruhsatında yer alan şasi numarasıyla uyumlu olduğu ve aracın kaza tarihi 20/07/2021 itibariyle davacı şirket nezdinde sigortalı olduğu sabit görülmüştür. Davacı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle poliçeden kaynaklanan sürekli maluliyet kaynaklı teminat sorumluluğu 430.000,00-TL olup gerçekleştirilen ödemenin poliçe sınırları içerisinde bulunduğu görülmüştür.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.f maddesinde, tazminatı gerektiren olayda, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.

Dava dışı zarar gören tarafından davacı sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...

Esas sayılı dava dosyasında görülmüş, dosya içeriğinin incelenmesinde dava konusu trafik kazasıyla ilgili olarak kaza sonrasında alınan mağdur...'in ifadesinde kendisine çarpan aracın ... plakalı bir araç olduğuna yönelik beyanda bulunduğu, mağdurun babası... in 21/07/2021 tarihli ifadesinde oğluna çarpan aracın çevreden öğrendiğine gör... plakalı araç olduğunu beyan ettiği, aracı kiralayan ...'in kazayı doğruladığı, araçta kaza nedeniyle oluşan hasardan dolayı 2.250,00-TL ödeme yaptığını belirttiği, araç sürücüsü ...ün kolluk ifadesinde kazayı kendisini gerçekleştirdiğini inkar etmiş ise de İzmir....Çocuk Mahkemesi'ni...

Esas sayılı dava dosyasında alınan 06/06/2023 tarihli savunmasında "olay günü...'dan ... marka aracı tur atmak için istedim oda aracı bana verdi 15-20 dk kadar kullandım mahallede birden bir ses duydum direğe çarptığım zannettim geri döndüğümde arkadaşım olan mağdura çarparak yaralandığımı gördüm, ben aynı araçta mağduru Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdüm benim ehliyetim yoktur beraatimi talep ederim." şeklinde beyanda bulunduğu, sürücü... hakkında mahkukiyet kararı verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı görülmüştür.

Buna göre, dava sonrasında zarar veren aracın kaza mahallinde tespit edilemediği, araç sürücüsünün ehliyetsiz ve yaşının küçük olması nedeniyle olay yerini terk ettiğinin anlaşıldığı görülmektedir.

Genel Şartlar'ın B.4.F. Maddesi ile bir trafik kazası sonrasında araç sürücüsünün kişilerin can güvenliğinin korunması ve sağlık yardımı maksatlı zorunlu haller dışında olay yerinin terk edilmiş olması rücu sebebi olarak düzenlenmiş olup, düzenleme ile özellikle genel şartlarda yer alan diğer rücu şartlarının tespitinin zorlaştırıldığı ve imkansız hale getirilmesinin önüne geçilmek istendiği anlaşılmaktadır.

Zira, örneğin alkol etkisinde sürüş gerçekleştiren bir kimsenin veya yeterli sürücü belgesi olmayan bir kimsenin kaza yerini terk etmesi halinde sigortacının rücuya ilişkin haklarını kullanması mümkün olmayacaktır. Bu nedenle zorunluluk halleri dışında sürücünün olay yerini terk etmiş olması başlıca bir rücu sebebi olarak kabul edilmiş olup sigortacının ayrıca diğer rücu şartlarının gerçekleştiğini ispat külfeti bulunmamaktadır.

Somut olayda davalıya ait aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinde bulunmadığı, araç ve sürücüsünün olay sonrasında kolluk araştırmasıyla tespit edilebildiği ve olay yerinin terk edilmesini haklı kılabilecek bir husus bulunmadığı dikkate alınarak rücu koşullarının oluştuğu değerlendirilmiştir.

5-Rücu koşullarının oluştuğu kabul edilmekle birlikte rücu edilecek tazminat miktarının ayrıca belirlenmesi gerekmektedir. Sigorta şirketinin yapmış olduğu tazminat ödemesinin işletenin kusuru ve zararın miktarı yönünden denetlenerek yerinde olup olmadığı belirlenmeli, şayet gerçekleşen maluliyete ve kusura oranla fazla ödeme yapılmış ise sigortalı ancak gerçekleştirilmesi gereken ödeme miktarınca sorumlu tutulmalıdır.

Mahkememizce kusur durumlarının tespiti yönünden alınan 14/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın dava dışı araç sürücüsü...'ün KTK'nın 47/1-d maddesini ve 52/1-b maddesini ihlal ettiği, zarar gören dava dışı yaya ...'in kazanın oluşumuna etken davranışının bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.

Rapora karşı itirazları bulunmadığı gibi, alına raporun ceza yargılaması sırasında alınan 07/02/2023 bilirkişi raporunda da benzer yönde görüş sunulduğu, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ni...

Esas sayılı dava dosyasında mağdu...'in de katılımıyla kaza mahallinde keşif gerçekleştirildiği, keşif sonucu düzenlenen 24/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda her iki tarafın da kaza oluşumuna etken olduğuna dair görüş sunulduğu, raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 26/05/2023 tarihli raporunda sürücü ...'ün %100 oranında kusurlu bulunduğunun belirtildiği,

bu itibarla dava konusu kazanın ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ve mahkememize sunulan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dar ve iki yönlü yolda, yol kenarında buluna arkası dönük yaya mağdura yaklaşırken gerekli dikkat ve özeni göstermeyen araç sürücüsünün asli ve tam kusuruyla gerçekleştiği kabulüyle davalının işleteni olduğu araç sürücüsü ...'ün asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabuledilmiştir.

6-Dava dışı zarar görenin tazminat hesaplamasına esas maluliyet oranının belirlenmesi için İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen dava sırasında maluliyet raporu alınmış ise de gerek davalının belirtilen dosyada taraf olarak yer almamış olması gerekse anılan dosyaya sunulan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın mülga yönetmeliğe göre belirlendiği anlaşıldığından dosya yeniden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne tevdi edilmiş ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve bu yönetmelikte yapılan atıflar Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak rapor düzenlenmesi istenilmiştir.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyet tarafında düzenlenen 15/05/2024 tarihli maluliyet raporunda dava dışı mağdur ...n dava konusu kaza nedeniyle %4 oranında engellilik oranı ve 3 ay süreli geçici iş göremezlik süresi oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Rapora karşı taraflarca bir itiraz bulunmadığı gibi mahkememizce resen gözetilecek bir hata veya eksiklik de bulunmadığı, meydana gelen yaralanmanın anlatımı yapılan trafik kazasıyla uyumlu olduğu ve sürekli maluliyet tayin edilen organ ve yönetmelik eki cetvellere göre uygun biçimde değerlendirme yapıldığı dikkate alınarak dava dışı...'in %4 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğu kabul edilmiştir.

Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamakla birlikte yargılama sırasında dava dışı mağdurun yaralanmasının trafik kazası neticesinde gerçekleşmediği ileri sürülmüş, bu hususta hastane epikriz formunda düşme nedeniyle kayıt açıldığına dayanılmıştır.

Davacının bu yöndeki savunmaları davacının iddialarının inkarı kapsamında değerlendirilebilecek bir husus olmayıp yaralanmaya dair farklı bir vakıanın savunulması niteliğinde olduğundan cevap süresi içerisinde bu yöndeki savunmaların sunulması gerektiği, davalının savunmanın genişletilmesi niteliğindeki bu iddialarının davalı tarafın açık muvafakati olmadan dinlenemeyeceği, davacı vekili tarafından savunmanın genişletilmesine muvafakat edilmediğinin derhal beyan edildiği gözetilerek bu yöndeki savunmaların dikkate alınamayacağı değerlendirilmiştir.

Kaldı ki bir an için aksi düşünülmüş olsa ve davalının bu yöndeki savunmalarının incelenmesi gerektiği değerlendirilse dahi, dava dışı mağdurun trafik kazasına ilişkin olarak kaza tarihinde hastane girişi yapıldığı, araç kazasına ilişkin olarak mağdur ve suça sürüklenen çocuk beyanlarının bulunduğu, bunun dışında aracın kaza gerçekleştirdiğine dair de araç kiralayan...'in bulunduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında yargılama konusu taksirle yaralama suçu nedeniyle ceza mahkemesince mahkumiyet hükmü verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, mağdurun kendi beyanına göre hastane yatışı sırasında bilincinin yerinde olmadığı,

kendisini getiren kişilerce belirtilen beyanlar üzerine epikriz formlarının girilmiş olabileceği, bir diğer taraftan aynı epikriz formunda tanı olarak "Yaya yaralanmaları, dığer ve tanımlanmamış taşıma kazalarında-Yaya yaralanması, tanımlanmamış trafik kazasında, muayene ve gözlem ıçin diğer nedenler-trafıik kazası sonrası muayene ve gözlem" açıklamalarının da yer aldığı,

bu haliyle salt "düşme iddiasıyla acil servise başvurulduğu" şeklindeki kaynağı belirli olmayan ve somut başkaca bir delil de bulunmayan epikriz açıklamalarının tek başına yaralanmanın kaza nedeniyle gerçekleşmediğini ispata yeterli olamayacağı değerlendirildiğinden davalının bu yöndeki savunmalarının dava konusu yaralanmanın dava konusu trafik kazası dışında bir nedenle gerçekleştiğini ispata yeterli olamayacağı değerlendirilmiştir.

7-Kusur ve maluliyet oranlarının belirlenmesi sonrasında davacının mağdura ödeme gerçekleştirdiği tarih itibariyle yaptığı ödemenin miktar itibariyle yerinde olup olmadığının tespiti gerekmektedir.

Mahkememizce bu hususta dosya aktüerya alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek sigorta şirketinin mağdura ödeme yaptığı 28/07/2023 tarihindeki veriler ve zarar görenin maluliyet oran ve süreleri dikkate alınarak, zarar görene yapılan ödemenin yerinde olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiş, dosyaya sunulan 10/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda "20.07.2021 tarihinde yaralanan...in kendisine ödeme yapılan 04.08.2023 tarihine göre tespit edilen geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 8.477,70 TL, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 263.648,98 TL olduğu,

Mağdurun toplam maddi tazminattan kaynaklı asıl alacağının ise 272.126,68 TL’ye tekabül ettiği, Davacı tarafça 04.08.2023 tarihinde mağdur... ’a 330.400,00 TL ödeme yapıldığı, bu sebeple davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar gören 3. kişiye ödemek zorunda kalınan 330.400,00 TL tazminatın 272.126,68 TL’sinden ödeme tarihi olan 04.08.2023 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalının ödeme sorumluluğunun bulunduğu, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.

Buna göre dava ödeme tarihi 04/08/2023 itibariyle dava dışı...'in 272.126,68-TL sürekli ve geçici iş gücü kaybı tazminatı talep edebileceği tespit ve kabul edilmiştir.

Davacı şirket ile dava dışı mağdur vekili Av.... arasında imzalanan 28/07/2023 tarihli sulh sözleşmesinde "...

SİGORTA ŞİRKETİ tarafından düzenlenen... numaralı 06/04/2021-06/04/2022 vade tarihli poliçeye dayalı olarak taraflar arasında 20/07/2021 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde...'in sakatlığına ilişkin maddi tazminat, faiz, ilam vekalet ücreti, icra vekalet ücreti, yargılama gideri ve tüm fer’ileri konusunda taraflar arasında TOPLAM: 330.400,00 ₺ üzerinden anlaşma sağlanmıştır.

Anlaşma sağlanan vekâlet ücretleri olan toplam 68.200,00 TL KDV ve Stopaj dâhil ücretler olup; bu tutarın 11.366,67- TL’si Gelir Vergisi Stopajı ve %50 KDV tevkifatı doğrultusunda 5.683,33- TL...Sigorta Şirketi tarafından Vergi Dairesi’ne ödenecektir. Vergi dairesine ödenen tutarın mahsubuyla geriye kalan toplam 313.350,00 TL aşağıda belirtilen banka hesabına ödenecektir. Vekâlet ücretlerine ilişkin olarak ödenecek olan tutar KDV dâhil tutar olup.

KDV bildirimi davacı vekilinin yükümlülüğündedir." şeklinde dava dışı sulh gerçekleştirildiği, sulh kapsamında davacı şirket tarafından 313.350,00-TL mağdur ve vekiline ödeme gerçekleştirildiği, 11.366,67-TL gelir vergisi stopajı ve 5.683,33-TL KDV tevkifatıyla birlikte sigorta şirketinin 330.400,00-TL ödeme gerçekleştirmiş olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce dava dışı mağdurun talep edebileceği 272.126,68-TL tazminatla ilgili olarak yapılan hesaplamada ödeme tarihi itibariyle 41.097,74-TL vekalet ücreti ödemesi yapılması gerektiği, ayrıca mahkeme kararı icra marifetiyle infaz edileceğinden yine 41.097,74-TL icra vekalet ücretinin de hesaplamaya dahil edilmesi halinde davacı şirketin 272.126,68-TL asıl alacak için toplamda dava vekalet ücreti ve icra vekalet ücreti dahil, faiz yargılama giderleri ve harçlar hariç olmak üzere 354.322,16-TL ödeme gerçekleştirmesi gerekeceği,

bu itibarla davacı şirketin 330.400,00-TL üzerinden mağdur vekiliyle sulh yoluyla uyuşmazlığı sona erdirmesi suretiyle daha az miktarda ödeme gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, 04/08/2023 tarihli ödeme dekontunda 313.350,00-TL ödeme yapılmış ise de sulh sözleşmesinde belirtildiği üzere vekalet ücreti üzerinden uygulanan gelir vergisi stopajı ve %50 KDV kesintisi uygulandığı,

verginin niteliği gereği bu miktarların sigorta şirketi tarafından gelir idaresine aktarılacağı ve mağdura ödenmesinin gerekmediği dikkate alınarak davacı sigorta şirketinin gerçekleştirdiği 313.350,00-TL doğrudan ödeme ve 17.050,00-TL vergi dairesine aktarılan stopaj kesintisi olmak üzere 330.400,00-TL ödemesinin mağdurun uğradığı zararın karşılanması kapsamında yerinde olduğu,

davalı şirkete ait aracın kaza sonrası olay yerini terk ettiği ve geçerli ehliyeti bulunmayan araç sürücüsünün de sonradan kolluk araştırması neticesinde tespit edildiği dikkate alınarak rücu şartlarının oluştuğu değerlendirildiğinden davanın kabulüne karar verilmiş, gerçekleştirilen ödemenin, ödeme tarihinde itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜNE, 330.400,00-TL sigorta rücu ödemesi alacağının ödeme tarihi 04.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 22.569,62-TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 5.642,41-TL ile harcın mahsubu ile bakiye 16.927,21-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 52.864,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.642,41-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı, 290,00- TL posta ve tebligat ücreti, 5.750,00-TL bilirkişi ücreti ve yargılama gideri olarak toplam 6.309,85-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,

7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

8-Karar kesinleştiğinde İzmir ...asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyası aslının ve İzmir ...Çocuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyası aslının mahkemelerine iadesine,

Dair, Davacı vekili ve davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzlerine karşı diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/92, K. 2025/309, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/92
Karar No
2025/309
Tarih
25 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/92 K.2025/62
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2024/92 K.2025/250
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/93 K.2025/285
  • İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/93 K.2025/101
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/93 K.2025/476
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/93 K.2025/205

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.