KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Esas no
- 2024/93 Esas
- Karar no
- 2025/101
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/06/2020
Karar Metni
1.057 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
(bir önceki karardan alındı hepsi.)
Davacı vekili, müvekkilinin 2002 yılında faaliyetine başladığını, faaliyetlerini yurt içinde ve yurt dışında sürdürdüğünü, müvekkilinin dava konusu "..." ibaresini, TPMK nezdinde tescil edip kullandığını, davalıların iki ayrı şubede "..." ibaresini ticari olarak kullandığını, kullanımların iltibas yaratacak nitelikte olduğunu, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalılara "marka hakkına tecavüz" fiilini oluşturduğunun ihtarname ile gönderildiğini, davalı ...'ın cevabi ihtarnamede özetle, markaların kendi adına tescilli ve koruma kapsamında olduğunun belirtildiğini,
davalı markalarının müvekkilinin markası ile benzer olduğundan hükümsüzlüğünün gerektiğini belirterek, davalının, müvekkilinin marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine, ve men'ine, 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, esasa yönelik olarak davacının tescilli markası ile müvekkilinin tescili markası arasında şekil, telaffuz ve anlam olarak iltibas yaratacak hiç bir benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketici nezdinde karıştırmaya sebebiyet vermeyeceğini, müvekkilinin haksız rekabet oluşturacak şekilde bir eyleminin olmadığını, müvekkilinin markasının hükümsüzlüğü iddialarında tamamen haksız olduğunu belirterek, davanın öncelikle usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyada bildirilen tüm deliller toplanmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememize kaldırma ilamı öncesi sunulan bilirkişi raporunda özetle ; davalı kullanımlarının, davacının markasıyla ayniyet teşkil eder şekilde olmadığı, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, iltibas söz konusu olmadığından tecavüz ve haksız rekabet olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin ... Esas ve ...Karar sayılı kararı ile davanın reddine dair verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile kaldırılmış, dosya yukarıda yazılı esasa kaydolunarak İstinaf Kaldırma İlamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
Kaldırma ilamından sonra alınan 08/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda, "davacı vekilinin “maddi zararın tespiti için seçimlik hak olarak SMK Madde 151/2a seçerek, Sınai Mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı,
hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir doğrultusunda müvekkilimizin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak maddi zarar ve tazminatın belirlenmesini” şeklinde beyanda bulunarak davalının haksız rekabeti olmasaydı elde edilecek kazanca göre tazminat talebinde bulunduğu görülmüştür.Davaya konu markanın davalı tarafından tescil tarihi olan 28/12/2017 tarihi baz alınarak 2017 yılında davacı şirketin 700.268,00 TL kar ettiği, 2018 yılında ise 6.764.693,00 TL zarar ettiği, 2019 yılında kar tutarının 56.252,00 TL de kaldığı, 2020 yılında ise 594.848 TL zarar ettiği, şirketin 2021 yılı sonrası tekrar kara geçtiği görülmüştür.
Buna Göre davacının her yıl için davalının tescil tarihi olan 2017 yılında elde ettiği karı elde etmesi gerektiğinin kabulüyle yapılan hesaplamada, dava tarihi itibariyle mahrum kalınan kar tutarının 9.404.094,00 TL olacağı hesaplanmıştır." görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava 6769 sayılı SMK ve TTK hükümleri uyarınca açılmış marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve maddi tazminat talepli davadır. TPMK kayıtlarının incelenmesinde, davacıya ait ... ibareli markanın ... Hizmet sınıfında ...tescil numarası ile 24.03.2005 tarihinde tescil edildiği ve halen geçerli olduğu, davalıya ait Second Haus ibareli markanın ise, yine ... Hizmet sınıfında ... numara ile tescil edildiği, tescil tarihinin 28/12/2017 olduğu ve halen geçerliliğini koruduğu görülmektedir.
Tüm dosya kapsamı İstinaf kaldırma ilamı ve yukarıdfa özetlenen bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının markasının “...”, davalının markasının “...” kelimelerinden oluştuğu, davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunulan ve davalı tarafın marka kullanımlarına ilişkin fotoğraflarda görüldüğü gibi davalının işyeri tabelasındaki kullanımının “...” şeklinde olduğu, davalının tescilli markasında yer alan şekil unsurunun kullanılmadığı,
her iki markada da ortak unsurların aynı şekilde telaffuz edilen ve İngilizce dili ile ... dilinde “...” anlamına gelen “...” ve “...” ibareleri ile tanımlayıcı nitelikte “...” ibaresi olduğu, davalının markasında yer alan “...” ibaresinin İngilizcede “ikinci” anlamına geldiği, bu ibarenin davalının markasını davacının markasından farklılaştırmaya yetmediği,
her iki tarafın da .... sınıf kapsamında kafe ve restoran hizmeti vermeleri nedeniyle ortalama tüketiciye hitap ettikleri, davacının markası ve davalının marka kullanımını aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, davalının işletmesinde kullanılan markayı gördüğünde bunun davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markanın bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu,
bu nedenle davalının iş yerinde kullandığı “...” ibaresi ile davacının “...” markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğundan, davalının kullanımlarının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla marka hakkına tecavüz davasının kabulüne karar vermek gerekmiş,bu doğrultuda taleple bağlı kalınmak suretiyle 10.000,00 TL maddi tazminat isteminin dosya kapsamına göre yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuştur. Bu noktada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, ... esas ve ...karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nın 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nın uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/93, K. 2025/101, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama