KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2019
- Esas no
- 2017/1372
- Karar no
- 2019/816
- Dava
- Menfi Tespit (Alım Satım
- Dava tarihi
- 15/09/2014
Karar Metni
2.134 kelime·11 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından kapatılan ...'nin ... esas sayılı dosyasına verilen 22/11/2013 tarihli dilekçe ile; müvekkilinin davalı kooperatif ile tüm borçlarını ödeyerek ibralaştığını ileri sürerek, İzmir...İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava zamanaşımının dolduğunu, aynı konuda daha önce... esas sayılı dosya üzerinden açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, takip ve davaya konu borcun üyelikten kaynaklandığını, itirazın iptali için açtıkları davanın yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporu ile de davacının borçlu olduğunun sabit olduğunu, davacı tarafından ibraz edilen ödeme belgelerine göre, borçtan düşülüp takip yapıldığını ve davanın haksız yere açıldığını belirterek davanın reddini savunmuş ayrıca kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların : davacının davalı kooperatife borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı, davalı kooperatif yönetimince ibra edilip edilmediği noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce davalının zamanaşımı itirazının davaya konu icra takibinin devam etmekte olduğu, eldeki dava da ...maddesinden bahsedilen 1 yıllık hak düşürücü süre uygulanamayacağı davanın eda davası olmadığından genel zamanaşımı hükümleri de uygulanamayacağından reddine karar verilmiştir.
DELİLLER
İzmir...İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı dosyanın yapılan incelemesinde;06/01/2007 tarihinde ... ...tarafından... hakkında 2.180,50-TL 1 adet asıl alacak, 20.307,09-TL 1 adet işlemiş faiz'den bahisle ilamsız icra takibine geçildiği, yasal prosedürün takip edildiği, taşınmaz satış aşamasında olduğu,
İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait ... Esas sayılı dosyanın yapılan incelemesinde; 14/03/2007 tarihinde harç ikmal edilerek ...tarafından ... hakkında İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali için dava açıldığı, ...esasa alınarak yargılamaya başlandığı, yapılan yargılama sonunda görevsizlik kararı verilerek dosyanın sulh hukuk mahkemesine gönderildiği, ...'si tarafından ... esasa alınarak yargılamaya kaldığı yerden devam olunduğu, yapılan yargılama sonunda süresinde yapılmış bir itiraz olmadığından konusu olmayan davanın reddine karar verildiği, verilen kararın...Hukuk Dairesi tarafından onandığı,
İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait ... Esas sayılı dosyanın yapılan incelemesinde ;21/03/2013 tarihinde harç ikmal edilerek ... tarafından ... hakkında İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadıklarının tespiti için dava açıldığı, davanın ...maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmeyerek 15/11/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce Koop.Nitelikli Hesap Bilirkişisi ...'den rapor aldırılmış, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 22/08/2014 havale tarihli raporda özetle; taksit miktarları ile ödeme şartlarının ve gecikme halinde uygulanacak esaslar genel kurulca belirleneceğinden, yönetimin davacıyı ibra edemeyeceği, davacının takip tarihi itibariyle 2.180,50-TL aidat borcunun bulunduğu, işlemiş faizin ise 13.642,38-TL olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında; 16/10/2014 tarih ... E. ... K.sayılı karar ile, davanın kısmen kabulü ile; İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden davalı kooperatif tarafından davacı hakkında yapılan ilamsız icra takibi sırasında, işlemiş faizle ilgili davanın 6.664,71-TL'lik bölümünün kabulü ile; icra takibine esas olmak üzere davacının davalıya 6.664,71-TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının tedbir talebinin reddine, tarafların tazminat taleplerinin reddine dair karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin karara karşı temyiz yoluna başvurdukları, yapılan inceleme sonucunda Yargıtay ...Hukuk Dairesinin 24/12/2015 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı ile"
" 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin harca, davacı vekilinin harca ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı tarafça İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına konu alacak ve fer'ilerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istenmiş olup, takip konusu asıl alacak tutarı üzerinden harcı yatırılarak dava açılmış, reddedilen asıl alacak tutarı üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş, kabul edilen işlemiş faiz miktarı harçlandırılmadığından, davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçe ve hüküm fıkrasında belirtilmiştir.
Karar ve ilam harcı, maktu ve nispi olmak üzere iki çeşittir. (... Sayılı Kanun m.15,21). Bu anlamda davanın maktu veya nispi harca tabi olup olmaması, kural olarak dava konusunun para ile değerlendirilebilir olup olmamasına göre değişmektedir. Nispi harç, konusu belli bir değerle (para veya para ile değerlendirilebilen bir şey) ilgili davalarda, hüküm altına alınan değer üzerinden tarifedeki belli nisbete göre alınan harçtır ( ... Sayılı Tarife, madde...).
Maktu harç ise, konusu belli bir değerle tespit edilemeyen davalarda ve davanın reddine ilişkin kararlardan alınan harçtır (... Sayılı Tarife, madde ...). Tespit davaları bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının saptanmasına ilişkin davalardır. Bu tespit işlemi eda davalarında da vardır. Bundan başka eda davalarının ikinci bir eda bölümü vardır ki, bu bölüm tespit davalarında yoktur.
Bu nedenle eda davası, aynı konudaki tespit davasını (talebini) de içeren daha geniş kapsamlı bir davadır (B.Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü,... Baskı, ...Cilt, Sayfa ...). Bundan dolayı “...Tespit davası eda davasının öncüsü durumundadır...” (07.07.1965 gün ... Esas, ...Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı).
Öncüsü olduğu eda davası gibi konusu malvarlığı (mamelek) hakkıdır ve belli bir değer (para veya para ile değerlendirilebilen bir şey) ile ilgili bir dava niteliğini taşıdığından ... sayılı Harçlar Kanunu’nun 16.maddesi uyarınca “Değer ölçüsüne göre harca tabi” işlemlerden olup, (1) sayılı tarife uyarınca nispi harç alınması gerekmektedir. Bu ilkeler ...'nın 21.01.2009 tarih ve ... E., ... K., Dairemizin 19.06.2013 tarih ve ... E., ...K. 05.10.2015 tarih ve ... E.,...
K. sayılı ilamlarında da vurgulanmış ve açıklanmıştır. Harçlar Kanunu'nun ... maddesi uyarınca harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz.
Somut olayda, dava nispi harca tabi olup, davalı tarafça 2.180,00 TL asıl alacak, 20.307,09 TL işlemiş faizin tahsili için başlatılan takibi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istendiğine göre, mahkemece, Harçlar Kanunu'nun ... maddesi uyarınca işlemiş faiz tutarına ilişkin harcın tamamlanması için davacıya süre verilmesi, re'sen eksik harcın tamamlatılması, harç ikmal edildiğinde yargılamaya devam edilmesi, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılması, üç ay içinde davanın yenilenmesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, asıl alacak tutarı üzerinden yatırılan harç ile yargılamaya devam edilmesi,
işlemiş faiz miktarını harçlandırması için davacıya süre verilmemesi, harç tamamlanmadığından bahisle davacı lehine vekalet ücreti verilmediğinin belirtilmesi doğru olmamıştır.
3- a) Davacı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı tarafça eksik nispi harcın tamamlanması durumunda; davacı vekilince aslı onaylanan 06.02.2003 tarihli kooperatif kaşesini taşıyan tek imzalı tahsilat makbuzu fotokopisinde 30.01.2003 tarihli senet karşılığı 1.500,00 TL bedelin tahsil edildiği belirtilmiş, devamına "Not: Eski borçlara ait gecikme zammı" ibaresi eklenmiştir.
Yine davacı vekilince aslı onaylanan 25.12.2002 tarihli “Belge” başlıklı iki imzalı ve kooperatif kaşeli, noter tarafından aslı onaylı fotokopi belgede “Kooperatifimiz üyesi ...'dan avukatlık ücreti de dahil olmak üzere bir milyar beş yüz milyon TL karşılığı 30 Ocak 2003 tarihli senet alınmıştır. 25 Aralık 2002 tarihi itibariyle aidat ve vade farkı borcu yoktur.” denilmiştir.
Davalı tarafça bu belgelerdeki 1.500,00 TL ödemenin mahsubu ile hesaplama yapıldığı savunulmuş olup, belgenin sahte olduğu ya da yetkisiz kişilerce imzalandığı hususunda herhangi bir savunma ileri sürülmemiştir. Davalı kooperatif ana sözleşmesinin ...bendinde, ibra etmek yönetim kurulu üyelerinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Bu durumda mahkemece, davacının 25.12.2002 tarihli belge tarihi itibariyle kooperatife aidat ve vade farkı borcunun bulunmadığının bu belgede belirtildiği, takip talebinde borcun dönemi ile ilgili bir açıklama yapılmadığı, bilirkişi raporunda borcun dönemi ile ilgili çelişkili tespit ve açıklamalara yer verildiği, bu durumda 06.01.2007 takip tarihi itibariyle borcun tahsilinin istenildiğinin kabulü gerektiği gözetilerek, 25.12.2002 tarihinden sonra oluşan aidat ve işlemiş faiz borçlarıyla ilgili bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, belgenin ödeme yönünden geçerli, ibra yönünden geçersiz sayılması suretiyle eksik inceleme ve yanılgı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
b-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin esasa ilişkin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı kooperatif vekilince yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yoluna gidilmiş, Yargıtay ...Hukuk Dairesinin 13/11/2017 tarih ... E. ...K.sayılı kararı ile "Dairelerinin 24.12.2015 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamı ile mahkeme kararının, davalı yönünden karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere bozulduğu, ...'nun ... maddesi gereği hüküm altına alınan miktarın karar düzeltme sınırının altında kaldığı kararlara karşı karar düzeltme yolu kapalı olduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma İlamına uyularak yargılamaya ... Esas üzerinden devam olunmuştur.
Mahkememiz 22/02/2018 tarihli celsesinde, davacı vekiline 20.307,09 TL üzerinden eksik harcı tamamlaması için... hafta kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde harcın tamamlanması halinde Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacının 25/12/2002 tarihinden sonra oluşan aidat ve işlemiş faiz borcu bulunup bulunmadığı hususunda ek rapor düzenlenmesi için dosyanın daha önce rapor düzenleyen bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, davacı vekilince eksik harç 27/02/2018 tarihinde tamamlanmış, dosya ek rapor tanzimi için bilirkişiye tevdii edilmiştir.
Koop.Nitelikli Hesap Bilirkişisi Mustafa Engin tarafından mahkememize sunulan 02/07/2018 havale tarihli ...ek raporda özetle; Yargıtay'ın bozma ilamı gereğince yeniden yapılan hesaplamada, davacı ...'ın, takip tarihi itibariyle, anapara borcunun bulunmadığı ancak vaki gecikmeler nedeniyle 58,04 TL gecikme faizi talep edilebileceği belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin 02/07/2018 havale tarihli bilirkişi ...ek raporuna karşı itirazları üzerine itirazların değerlendirilerek yeniden rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdii edilmiş, Koop.Nitelikli Hesap Bilirkişisi ... tarafından mahkememize sunulan 13/05/2019 havale tarihli ...ek raporda özetle; Dosyaya sunulan itirazların 02.07.2018 tarihli raporda tespit, değerlendirme ve yapılan hesaplamaların sonuçlarını değiştirecek nitelikte olmadığını, bu nedenle kök rapordaki tespit, değerlendirme ve hesaplamaların geçerliliğini koruduğunu, 01.07.2012 tarihine kadar genel kurulca belirlenen oranlar üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin kabul edilmesi halinde davacıdan talep edilebilecek gecikme faizinin 58,04 TL'den, 64,00 TL'ye yükseleceği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, deliller, Yargıtay ...' nin ... Esas, ... Karar sayılı bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava; ...maddesine dayalı menfi tespit talebinden ibarettir.
Davacının, davalı kooperatifin üyesi olduğu, davalı kooperatif tarafından davacı hakkında aidat borcundan dolayı İzmir ...İcra Dairesinin... E.sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiği, davacının davalı kooperatife Bornova ... Noterliği'nin 02.04.2007 tarihli belgesi ile yapılan hesaplama sonucu 1.500,00 TL olarak belirlenen borcu için senet verdiği, senedin bedelini 06.02.2003 tarihinde ödediği, kooperatife başkaca bir borcu kalmadığından bahisle icra takibi nedeniyle davalı kooperatife borçlu olmadığının tespiti ile %20 oranında kötüniyet tazminatının tahsiline ilişkin mahkememizde iş bu menfi tespit davasını açtığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ;kooperatif yetkilisi tarafından davacının borçlu olmadığına ilişkin olarak verilen belgenin davacı yararına hukuki sonuç doğurup doğurmayacağı, davacının işlemiş faizle birlikte aidat borcu bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere; davacı tarafça dosyaya sunulan 06.02.2003 tarihli kooperatif kaşesini taşıyan tek imzalı tahsilat makbuzu fotokopisinde 30.01.2003 tarihli senet karşılığı 1.500,00 TL bedelin tahsil edildiği belirtilmiş, devamına "Not: Eski borçlara ait gecikme zammı" ibaresi eklenmiş, yine davacı vekilince aslı onaylanan 25.12.2002 tarihli “Belge” başlıklı iki imzalı ve kooperatif kaşeli, noter tarafından aslı onaylı fotokopi belgede “Kooperatifimiz üyesi...'dan avukatlık ücreti de dahil olmak üzere bir milyar beş yüz milyon TL karşılığı 30 Ocak 2003 tarihli senet alınmıştır.
25 Aralık 2002 tarihi itibariyle aidat ve vade farkı borcu yoktur.” denildiği, davalı tarafça da bu belgelerdeki 1.500,00 TL ödemenin mahsubu ile hesaplama yapıldığı savunulmuş olup, belgenin sahte olduğu ya da yetkisiz kişilerce imzalandığı hususunda herhangi bir savunma ileri sürülmediği,
dolayısıyla davalı kooperatif ana sözleşmesinin ... bendinde, ibranın yönetim kurulu üyelerinin görev ve yetkileri arasında sayıldığı anlaşılmakla davacının 25.12.2002 tarihi itibariyle davalı kooperatife aidat ve vade farkı borcunun olmadığı sonucuna varılarak Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde 25.12.2002 tarihinden sonra oluşan aidat ve faiz borçlarına ilişkin olarak daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor aldırılmış, düzenlenen raporun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkememizce itibar edilmiştir.
Tüm bu bilgiler ışığında; mahkememizce bozmadan sonra aldırılan bilirkişi raporunda davacının davalı kooperatife ana borcu bulunmadığı, ... nun ... Maddesine göre sadece 58,04 TL gecikme faizi borcunun olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davalı vekili Genel Kurul kararlarında belirlenen faiz oranlarının uygulanması gerektiğini ileri sürmüş ise de; bilirkişi raporunda da belirildiği üzere ... nun...
Maddesiyle temerrüt faizine getirtilen sınırlamanın yürürlük kanunu gereğince görülmekte olan davalarada uygulanabileceği düzenlendiğinden, davalı vekilinin bu savunmalarına itibar edilmemiş, ... Madde hükmü gözetilerek yapılan hesaplamaya itibar edilerek davacının İzmir...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davacının davalıya 22.429,55 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının tedbir talebinin ve tarafların tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1372, K. 2019/816, 10 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama