KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2018
- Esas no
- 2017/1378
- Karar no
- 2018/1037
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 08/12/2017
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkiye binaen ödenmeyen cari alacaklarının tahsili için İzmir ...
İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yaptıklarını, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında davalıdan 28/02/2017 tarihli ... seri numaralı 3.000,00 TL bedelli faturaya dayalı 3.000,00 TL alacaklı olduğunu, icra takibi öncesi ve sonrasında davalı borçlunun borcunu müvekkiline ödememekte ısrar ettiğini, takibe konu borcun müvekkiline ödenmediğini, davalı borçlunun takibe 23/11/2017 tarihinde böyle bir borcunun bulunmadığından bahisle itiraz ettiğini, itiraz ederken herhangi bir açıklama yapmadığını, yazılı belge sunmadığını, bu nedenle davalı borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptaline, takibin devamına,
%20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama masrafı ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini vekâleten talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın asliye hukuk mahkemelerinin görev alanına girdiğini, davacı tarafından bu davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğini, davacı tarafın her ne kadar tacir sıfatına haiz ise de müvekkilinin tüzel kişiliğinin bulunmadığını, taraflar arasında ticari ilişkinin de mevcut olmadığını, dava konusu olayın ... 'dan kaynaklanan hususlardan da olmadığını, bu durumda uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinde değil Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, müvekkiline icra takibine konu faturanın tebliğ edilmediğini, müvekkili ile davacı şirket arasında herhangi bir ilişkinin bulunmadığını,
dava dilekçesi ekinde görülen fatura üzerinde teslim eden ve teslim alan kısımlarının boş gözüktüğünü, alt kısmında "..." isimli birinin imzasının bulunduğunu, imzası bulunan ilgili kişinin müvekkili tarafından tanınmadığını, müvekkilinin yazılan adresi ile gerçek adresinin hiçbir bağlantı olmadığını, taraflar arasında herhangi bir ilişkinin bulunmadığını, dayanak yapılan faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin bahsi geçen borç ile hiçbir bağlantısının olmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, bu nedenlerle görevsizlik itirazının kabulüne, husumet yönünden davanın reddine,
görevsizlik ve husumet itirazının reddi durumunda ise haksız ve kötü niyetli davanın reddine , %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davalının tacir sıfatının bulunup bulunmadığı yönünden araştırma yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava,... nın... Maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, ... Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ... Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar,... sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ... maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
...’nun ...maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
... sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ... maddesini değiştiren ... sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, ... sayılı Yasa’nın... maddesi uyarınca ... sayılı ...’na eklenen geçici ... madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan... sayılı ...'nın... maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın ... maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Somut olayda, davalının tacir ve esnaf kaydının bulunmadığı, davalının dava ve takip tarihi itibariyle vergi kaydının bulunmadığı, 29/03/2010-31/05/2010 tarihleri arası vergi kaydının olduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır. Bu haliyle davalının tacir niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde eldeki davanın ... maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
Katip ... Hakim ...
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1378, K. 2018/1037, 16 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama