KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2018
- Esas no
- 2017/936
- Karar no
- 2018/891
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 22/08/2017
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı yüklenici arasında 18/04/2016 tarihinde imzalanan yüklenici sözleşmesine göre, işin teslim tarihinin 10/05/2016 olduğunu ve gecikme olması durumunda %3'lük günlük ceza uygulanacağını, ancak davalının işin tesliminde geciktiğini ve işi 24/05/2016 tarihinde teslim ettiğini, davalının müvekkiline 14 günlük ceza ödemesi gerektiğini, davalı firmanın hem malların teslimi için gelmediğini hem de teslim için bırakılan malların ayıplı ve kusurlu olduğunu, gereği gibi teslim edilmeyen mallar için müvekkilleri çalışanlarının işin eksiklerini aynı gün tamamlayarak malları asıl...
A.Ş'ye 24/05/2016 tarihinde teslim ettiklerini, davalı tarafın teslime gelmediği için teslime dair herhangi bir evrak olmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL cezai şartın davalıdan tahsiline hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bakımından cezanın borcun belli bir zamanda ifa edilmemesi hali için kararlaştırıldığını, ifayı kabul ediliş sırasında bir ihtirazı kayıt ileri sürülmediğini, davacının eseri teslim aldığı kabulü olup teslim sırasında da ceza-i şart talep etme hakkını saklı tutmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmelerde de ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin eserin teslimi halinde dahi ceza-i şart isteme hakkının bulunduğuna dair bir hükmün bulunmadığını, bu durumda eseri ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin teslim alan iş sahibinin sözleşmelere dayanarak ceza-i şart isteme hakkının düştüğünü,
ihtirazi kayıt ileri sürülerek davacının ifaya eklenen cezayı talep edebileceği düşünülse dahi geç teslimin hava şartları ve davacıdan kaynaklanan sebeplerden dolayı oluştuğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce bir mali müşavir ve bir inşaat mühendisi bilirkişiden rapor alınmış olup, bilirkişi raporuna göre; tarafların ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutularak sahibi lehine delil niteliğinde bulundukları, davacının 2016 yılı defterlerine göre 31/12/2016 tarihi itibariyle davacının alacaklı olmadığı şeklinde kayıt bulunduğu, davalı tarafın 2016 yılı defterlerine göre davalının davacıdan 31/12/2016 tarihi itibariyle 34.999,99 TL alacaklı olduğu, davalının 2017 defterlerine göre davalının davacıdan 9.929,97 TL alacaklı olduğu,
davacının defter kayıtlarında davalı tarafa yapılmış olan toplam 199.999,99 TL tutarındaki ödemenin kayıtlı olduğu halde davalının yevmiye defterinde davalı tarafından yapılan ödemenin toplam 165.000 TL olduğu, ancak davalının 2017 yılına ait yevmiye defterlerinde davacı tarafından verilmiş 30/05/2016 tarihli 35.000 TL bedelli çekin kayıtlı olduğu, bu durumda ödemeler ve tahsilatlar arasında herhangi bir uyuşmazlık olmadığı, davalının defterlerinde davacı tarafa düzenlenen ... adet 199.999,99 TL'lik ve...adet 9.929,98 TL'lik faturaların kayıtlı olduğu, davacının defterinde sadece 1 adet 199.999,99 TL'lik faturanın kayıtlı olduğu,
9.929,98 TL'lik faturanın kayıtlı olmadığı, mahkemece gecikme cezasının hesaplanmasının kabul edilmesi halinde davacının davalıdan 84.000 TL alacaklı olduğu, aksi taktirde davalı tarafın davacıdan 9.929,97 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Dosya içerisindeki tüm delil ve belgeler incelendiğinde, davacının davaya konu işi gecikmeli de olsa teslim aldığı, işi teslim alırken herhangi bir ihtirazi kayıt koymadığı ve davalıya yapılması gereken ödemeleri yaptığı, işin teslim tarihinden dava tarihine kadar yaklaşık 15 aylık bir sürenin geçtiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği işin asıl işverene süresinde teslim edildiği,
bundan sonra işin süresinde yerine getirilmediği ve ayıplı olduğu yönündeki iddiaların davalı lehine oluşan işin süresinde ve istenildiği şekilde teslim edildiği yönündeki karinenin aksini davacının ispat etmesi gerektiği ve toplanan deliller sonucu arada 15 aylık süre geçmesine rağmen bu süre zarfında herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeyen davalının makul sürede beyanda bulunmadığı, bu nedenle cezai şart isteme hakkının düştüğü ve davanın reddi kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/936, K. 2018/891, 20 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama