KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2019
- Esas no
- 2018/1111 Esas
- Karar no
- 2019/26
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 28/09/2018
Karar Metni
981 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 28/09/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle. 22/07/2018 tarihinde sürücü ...' un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... Çarşamba istikametine seyir halinde iken ...
Kavşağına geldiği esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek önce orta refüje çarptığını daha sonra takla atarak karşı şeride geçmesi sonucunda aracında yolcu olarak bulunan davacı ...'ın yaralanması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, yolcu konumunda bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, kaza sonucunda müvekkilinin Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gördüğünü, kazaya ilişkin soruşturmanın Çarşamba CBS tarafından yürütüldüğünü, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsü...' un kusurlu olduğunu, ... plaka sayılı aracın davalı ...
Sigorta A.Ş. nezdinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin hak ve alacaklı saklı olmak kaydıyla 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili 22/10/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle. Davanın Yetkili Mahkemede Açılmadığından Yetkiye İtiraz ettiklerini, müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin ...
İstanbul olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava konusu ... plakalı aracın müvekkil şirketçe, 13.04.2018- 13.04.2019 tarihleri arasında ... no’lu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti ile azami 360.000-TL olarak sınırlandırıldığını,manevi tazminat taleplerinin müvekkil şirketten talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, beyanla haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, görev ve yetli yönünden reddine,
genel şartlara uygun olarak tüm hasar evrakları ile birlikte usulüne uygun şekilde hasar başvurusu yapılması gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle dava masraflarından, faizden ve tüm ferilerinden sorumluluğunun ve temerrüdünün bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak celp edilen ... plaka sayılı araca ait sigorta poliçesi, İstanbul Trafik Tescil Şube Müdürlüğünden celbi sağlanan trafik kayıtları, sistem üzerinden getirtilen Çarşamba CBS' nın... Sr. Sayılı dosyası ile davacıya ait Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinden celbi sağlanan tedavi evrakları dosyamız içerisine alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazasından kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyete ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Davalı tarafından süresinde yetki itirazında bulunulmuştur.
HMK 6. Maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
HMK 16. Maddesine göre; haksız fiilden doğan davalarda yetkili mahkeme haksız fiilin işlendiği veya zarar görenin yerleşim yeri Mahkemesi de yetkilidir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. Maddesinde; motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir.
Yargıtay HGK nun... esas,... karar sayılı kararında; "...davacılar davasını aracın zorunlu trafik sigortasını düzenleyen şirkete değil de, zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigortasını ve kasko sigorta poliçesini düzenleyen şirkete yönelttiğinden 2918 sayılı yasanın eldeki davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Her ne kadar, 2918 sayılı KTK’nın 110/2.
Maddesi ile uyumlu olsa dava tarihi dikkate alındığında, dava konusu araç otobüs olduğundan olaya 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun ilga edilen 25. maddesi uygulanmalıdır. Ne var ki her iki yasanın da ilgili maddelerinde bölge müdürlüğünün yetkili olduğu yönünde bir düzenlenme bulunmamaktadır. Kanunda bulunmayan bir düzenleme de yorum yolu ile genişletilemez.
Bu durumda 4925 sayılı Yasanın 25. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 7. maddesi hükmü uyarınca, bölge müdürlüklerin bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili mahkeme olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında merkez veya şubenin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemeleri, Kanun (4925 s. Karayolu Taşıma Kanunu) uyarınca yetkili kabul edildiğine göre, acente ve şubeyi denetleyen üst merci olan, genel merkezin emir ve talimatı doğrultusunda çalışan ve yetkisi şubeye göre daha fazla olan bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu yönünde görüş ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir..." şeklinde karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça mahkememize dava açılmış ise de; davacının yerleşim yerinin Samsun ilinin Çarşamba ilçesi sınırları içerisinde bulunduğu, haksız fiilin meydana geldiği yerin de Samsun İli Çarşamba ilçesi sınırları içerisinde bulunduğu, davalı şirketin yargı çevremizde şubesinin bulunmadığı, sadece Bölge Müdürlüğünün bulunduğu ve poliçeyi tanzim eden acentenin ve poliçe tanzim yerinin İstanbul olduğu, her ne kadar davalı sigorta şirketinin İzmir İlinde Bölge Müdürlüğü bulunmakta ise de.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. Maddesinde bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olacağının açıkça düzenlenmediği, nitekim yukarıda belirtilen Yargıtay HGK nun ... esas, ... karar sayılı kararında da belirtildiği üzere kanunda bölge müdürlüğünün yetkili olduğu yönünde bir düzenlenme bulunmadığı, kanunda bulunmayan bir düzenleme de yorum yolu ile genişletilemeyeceğinden mahkememizin davayı görmeye yetkili olmadığı,
davacı tarafından yetkisiz Mahkemede açılan bu davada yetkili Mahkemelerden birinin seçim yetkisinin davalıya geçtiği davalının da HMK 6. Maddesi uyarınca kendi yerleşim yeri Mahkemesi olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu bildirdiği, davalının yerleşim yerinin Maslak-Sarıyer /İstanbul olduğu anlaşılmakla, bu yerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yargı sınırları içerisinde olması nedeniyle Mahkememizin yetkisizliğine ve Yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1111, K. 2019/26, 15 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama