KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2019
- Esas no
- 2019/129 Esas
- Karar no
- 2019/1061
- Dava
- İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/05/2019
Karar Metni
1.003 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği 06/05/2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle;davacının davalı ...'a vermiş olduğu borç sonucunda davalı tarafından 28/05/2016 vadeli ... nolu 40.000-TL bedelli çeki davacıya ciro ettiğini, ancak borcu ödemediğini, İzmir ....İcra müdürlüğünün 05/03/2019 tarih ve ... esas sayılı dosyası ile davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının İzmir ...
Esas sayılı dosyaya yaptığı itirazın iptalini, takibin devamını, haksız itiraz sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak davanın kabulünü, takibin devamını ve mevut borcun dava tarihi itibariyle işlemiş yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, davalının kötü niyetli olarak davacının hakkına ulaşmasını engellemek için muvazalı bir şekilde mevcut malvarlığı sorgulanarak devir ve temlik yapmasının önlenmesi için teminata gerek olmadan ihtiyati tebir kararı verilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi ile ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ olmuş olup davalı tarafından mahkememize cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememizin 10/05/2019 tarihli ara kararı ile; davanın itirazın iptali davası olduğu, dava konusu alacağın yargılamayı gerektiğirdiği, yaklaşık ispat şartının sunulan belgelere göre gerçekleşmediği, davalının malvarlığının uyuşmazlık ve dava konusu olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati tebdir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile mahkememiz davalısı aleyhine yürütülen ilamsız takibe mahkememiz davalısı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER
Davacı vekili tarafından ... Yenişehir Şubesi/Mardin'e ait ... çek numaralı, 40.000 TL tutarlı, ... ve Ticaret Lmtd. Şti. tarafından keşide edilen senet aslının dosyamıza sunulduğu, senet aslının altında aval niteliğinde karın bulunduğu, cironun bu şekilde devam ettiği, hususlarını içerir senet aslının dosyaya sunulduğu ve senet aslının mahkememiz kasasında muhafaza altına alındığı görülmüştür.
Mahkememizce davaya konu İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılarak dosya taraflarının kendi adlarına ticarfet sicil kaydının olup olmadığının bildirilmesi ve Vergi Dairesine müzekkere yazılarak tarafların hangi usulde defter tuttuğunun bildirilmesi istenilmiş gelen yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır.
Davaya konu İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının inelenmesinde: davacı-alacaklı şirket tarafından, davalı-borçlu ve dava dışı ...Sanayi ve ticaret Ltd.Şti aleyhine 05/03/2019 tarihinde 28/05/2016 vadeli ... no.lu 40.000 TL bedelli çek ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ olunduğu, davalının itirazı üzerine icra dairesince takibin durdurulduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 15/10/2019 havale tarihli yazısı cevabında; ... ... Servis Eğitim ve Danışmanlık Ltd. Şti.'nin faal durumda olduğu, hissedarlarının ...,...,..., ..., ..., ..., ..., ...,... oldukları, ...'nın TC Kimlik Numarası ile müdürlüklerinde sicil kayıtlarının tetkikinde ... olarak bilgileri verilen firmada kurucu olarak ortaklık kaydına rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür.
Balçova Vergi Dairesi'nin 23/10/2019 havale tarihli yazısında; herhangi bir mükellefiyet kaydının ( ticari kazanç) bulunmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Ankara Doğanbey Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 23/10/2019 tarihli yazı cevabında mahkememiz davalısı ...'nın herhangi bir vergi türünden mükellef olmadığı potansiyel vergi numarası bulunduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu aleyhine İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalı-borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı borçlunun alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Eldeki davada davacı ...'nın ve davalı ... ...'nın tacir kaydının bulunmadığı, herhangi bir vergi türünden mükellef olmadığı, her ne kadar takip dayanağı konusunun yukarıdaki seri numaralı çek olduğu görülmekte ise de söz konusu ekin yasal ibraz müddeti bitiminden itibaren sunulmaması nedeniyle kambiyo vasfını yitirdiğinden adi alacak olarak nitelendirilmesi gerektiği bu hali ile TTK 4. Maddede belirtilen nispi nitelikte bir ticari dava olmadığı gözetilerek eldeki davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından,
davanın görevsizlik nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/129, K. 2019/1061, 12 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama