KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
- Esas no
- 2021/127 Esas
- Karar no
- 2024/450
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/02/2021
Karar Metni
2.914 kelime·15 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ve senette imzası bulunan kefiller aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...
E sayılı takip dosyası ile 31.12.2018 ödeme tarihli 600.000 TL tutarlı senet dayanak yapılarak 84.320,69 TL bakiye borç bulunduğu iddiası ile 02.04.2019 tarihinde davacı şirket ve kefiller... ve... aleyhine icra takibi yapıldığını, öncelikle iş bu takip konusu yapılan senetin 2017 yılı Mayıs ayında banka tarafından davacı şirkete 250.000 TL tutarlı kredi limiti tahsis edilmesi akabinde bankaya verildiğini, ancak kredinin kullandırılması için ipotek tesis edilemediğinden kredinin pasifte kaldığını ve hiç kullanılmadığını, senedin bedelsiz kaldığını, iade edilmesi gereken senedin bankaca iade edilmediğini,
tahsilde tekerrür etmemek koşulu veya başka bir borçla dahi ilişkili olup olmadığı takip dosyasında belirtilmeksizin ödeme tarihi banka yetkililerince doldurularak işleme konulduğunu, davacı şirket adına taşıt alınması gereği hasıl olması akabinde 07.09.
2017 tarihinde 85.982,51 TL taşıt kredisi kullanılmak sureti ile davacı şirket adına ... plakalı aracın satın alındığını, iş bu taşıt kredisine ...ve ... kefil olmadığını, kredinin taksitler halinde 31.12.2018 tarihine kadar ödendiğini, kredi taksit ödeme planına göre bakiye borç 70.000 TL nin altına düştüğü halde banka tarafından bakiye kalan borç tutarından fazla bir meblağda hesap kat edilerek İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...
E sayılı takip dosyası ile taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile 83.936,67 TL takip çıkış tutarı ile 03.04.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığını, akabinde İzmir .... İcra Dairesinin ... E nolu takip dosyasından gönderilen talimatla Aliağa İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından rehinli aracın satıldığını ve İzmir .... İcra Müdürlüğüne ait takip dosyasından 23.07.2019 tarihinde davalı... Bankası A.Ş.
Hesabına 78.607.46 TL paranın borca mahsuben yatırıldığını, yapılan bu ödemeye rağmen bu tahsilatın takip dosyasına bildirilmediğini, davalı bankanın yaptığı tahsilata rağmen her iki dosyadan da hiç tahsilat yapılmamış gibi takip dosyalarındaki güncel hesap tutarları üzerinden devam ettiğini beyan ederek haksız ve mükerrer olarak takip yapılan İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...
E sayılı takip dosyasında derdest takip konusu yapılan 84.320 TL tutarlı kısmından davacı şirket ve davacı kefillerinin borçlu olmadığının tespitine, yapılan bu haksız takipte gayrimenkul satış işlemlerinin dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir olarak tedbiren teminatsız olarak durudurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ... İnş. Tur. San ve Tic.
A.Ş , bankadan kredi kullandığını, davacının diğer borçluların borç sorumluluğu tahsis edilen kredi dolayısıyla doğan borç ile ilgili olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefaleti ile avalliğine dayandığını, davacı şirkete kullandırılan kredilerin taksitlerinin zamanında ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, ihtara rağmen muaccel borcun ödenmemesi üzerine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile İzmir ... İcra Müd....
E. Sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü yolu ile takip, İzmir .... İcra Müd.... E. Sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, rehinli aracın İzmir .... İcra Müd. ...
Esas sayılı dosyasından satışa çıkarıldığını, satış neticesinde gerekli kesintiler yapıldıktan sonra icra müdürlüğünce doğrudan bankanın Genel Müdürlük hesabına gönderildiğini ve müşteri borcuna mahsup edildiğini, bu sebeple banka tarafından başlatılan rehinli takip dosyasından başka işlem yapılmadığını, kambiyo takip dosyasına bu durumu belirtir beyanda bulunulduğunu, kredi sözleşmesinde davacıların müteselsil kefil olarak bonoda avalist olarak imzalarının bulunması nedeniyle sorumlu oldukları bononun geçerli olduğu,
bononun teminat senedi olduğunu, sonradan doldurulduğu yönündeki iddialarının soyut olduğunu, hukuki ve fiili gerçekliği bulunmadığını, kambiyo takibine davacıların itirazda bulunmadığını, satışı yapılan araç bedelinden bir kısım ödemenin yapıldığını, ancak alacağın tamamının kapanmadığını, alacak rehinle teminat altına alınsa dahi borçlu aleyhine kambiyo takibinin yapılabileceğini belirterek ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmamış olduğundan öncelikle davanın usulden reddine, müvekkili banka alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla açılmış işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine,
davacı tarafın tazminat taleplerinin reddine, davacı borçlu aleyhine İcra İflas Kanunu m.72, IV,c 2-4 gereğince tazminata hükmedilmesine, davacı borçlunun ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, huzurdaki davanın kötü niyetli olarak açılması sebebiyle uğrayacakları herhangi bir zararda dava açma hakkının saklı kaldığını belirterek, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı borçlu'ya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası,
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası,
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası,
... AŞ Karabağlar Şubesi, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü ve İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı müzekkere cevapları,
Bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 21.03.2022 tarihli rapor,
Hesap Bilirkişisi ile Bankacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 27.06.2022 tarihli rapor ve 14.02.2023 tarihli ek rapor ve 12.04.2023 tarihi 2. Ek rapor,
Nitelikle Hesap Bilirkişisi ve Adli Finans Uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23.12.2023 tarihli rapor ve 30.04.2024 tarihli ek raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi nedeniyle kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip ve kambiyo senedine dayalı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı ... İnşaat Tur. San. Tic. A.Ş., davalı ... A.Ş.'den Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kredi almış ve bu kredinin teminatı olarak şirket adına kayıtlı ... plakalı araç üzerine rehin konulmuş ve yine kredi borcu nedeniyle davacı şirketin keşidecisi olduğu ve diğer davacıların avalist olarak imzaladığı 02.05.2017 tarihli 600.000,00 TL tutarlı 31.12.2018 vade tarihli bono düzenlenmiştir.
Davacı şirket kullanılan kredi borcunu ödemediğinden davalı ... Bankası tarafından davacılar aleyhine 02.04.2019 tarihinde İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takibi ile 84.320,69 TL asıl alacağın tahsili talepli kambiyo senedine özgü icra takibi başlatılmıştır. Ardından 03.04.2019 tarihinde İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 83.936,67 TL kredi alacağı istemi ile taşınır rehinin paraya çevrilmesine yönelik icra takibi başlatılmıştır.
Her ne kadar iki ayrı icra takibi yönünden menfi tespit davası açılmış ise de; dava konusu bankaya olan kredi borcundan kaynaklı olarak icra takiplerinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ayrı ayrı açıldığı, bir dosya yönünden kredi borcunun tamamı ödendiğinde diğer dosya yönünden de borcun sona ereceği dikkate alınarak davacıların dava dilekçesindeki belirttikleri harca esas değeri üzerinden yargılamaya devam olunmuş ve davanın kabul ve reddi buna göre değerlendirilerek yargılama gideri ve vekalet ücreti taraflara takdir edilmiştir.
Davacılar tarafından her ne kadar 26.04.2024 tarihli dilekçe ile İİK'nın 72. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de; mahkememizce yapılan değerlendirmede talebin karşı tarafa gönderilerek tedbir talebinin duruşmada değerlendirilmesine karar verilmiş ve bu talebin değerlendirmesinin yapılacağı duruşmada davanın esası hakkında hüküm verildiğinden İİK'nın 72./2-3. maddelerinde davanın kabul ve red durumuna göre takibin ve tedbirin sonuçları açıkça düzenlendiğinden davacının ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmemiştir.
Davacılar kredi kullanılması için ipotek ve senet verilmiş ise de; kredinin aktif hale gelmediği, kredinin hiç kullanılmadığı, senedin bedelsiz olduğu, şirketin taşıt alım ihtiyacı nedeniyle şirkete ait ... plakalı aracın satın alındığı, davacılar ... ve ...'in bu krediye kefil olmadıkları, ayrıca rehin takibine konu aracın İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya borcu nedeniyle satıldığı ve rehin nedeniyle davalı ...
Bankası'na borca mahsuben 23.07.2019 tarihinde 78.607,46 TL ödendiği ayrıca bu ödemeden önce taşıt kredisinin takibin yapıldığı tarihte bakiye borcunun 70.000,00 TL'nin altına düştüğü iddia edilerek her iki icra takibi nedeniyle yapılan tahsilatta göz önünde bulundurularak bilirkişi vasıtasıyla takibe konulması gereken tutarın tespit edilerek fazla yapılan takip tutarı yönünden takibin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ...
Bankası cevap dilekçesindeki savunmasında; dava konusu icra takiplerinin davacı şirketin kullanmış olduğu kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatıldığı, genel kredi sözleşmesini davacılar ... ve ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıkları ve yine davacıların kambiyo senetlerini avalist olarak imzaladıkları, ayrıca kredi borcunu kat edilerek yasal ihtaratın yapıldığı, ancak borcun ödenmediği, bu nedenle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takiple rehinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin başlatıldığı savunularak her iki takibinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açıldığı,
her iki takibin her ne kadar kambiyo ve rehine dayalı yapılmış olsa da borcun kaynağının davacı şirketin kullandığı kredinin ödenmemesi olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Tarafların iddiaları kapsamında sunulan delillere göre icra dosyaları dosya arasına alınmış, banka kayıtları ve Genel Kredi Sözleşmesi celp edilmiş, incelenmesinde; davacı şirket ile davalı ... Bankası arasında 600.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarına göre Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kredi kullanılıp kullanılmadığı ve bu kredi nedeniyle davacıların her iki icra takibi yönünden borçlu olup olmadığı ve ne kadar borçlu olduğunun tespiti bakımından davacı şirkete ait aracın dava dışı icra dosyasında satışı nedeniyle ödenen bedel de mahsup edilerek hesaplama yapılması istenilmiş, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 21.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda; dava tarihi itibari ile İzmir ....
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından dolayı 19.406,96 TL asıl alacak 4.395,83 TL avans faizi, 10.569,60 TL masraf olmak üzere 34.372,39 TL toplam banka alacağının bulunduğu, davacı ... Şirketi'nin asıl borçlu sıfatıyla, davacılar ... ve ...'in tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla avalist sıfatıyla sorumlu oldukları tespit edilmiştir.
İtiraz üzerine Nitelikli Hesap Bilirkişisi de bilirkişi heyetine dahil edilerek BK. 100'e göre ödemelerin mahsubu da istenerek tarafların itirazı da dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesi istenilmiş ve bilirkişi heyetince düzenlenen 27.06.2022 tarihli ek raporda; dava tarihi itibari ile 13.777,91 TL asıl alacak, 5.498,12 TL işlemiş faiz olmak üzere 19.276,03 TL borcun olduğu belirlenmiştir.
Davalı bankanın itirazı üzerine bilirkişi heyetinden yeniden alınan 14.02.2023 tarihli ek raporda; icra takibine konu borcun dava tarihi itibari ile 21.108,50 TL asıl alacak ve 5.568,62 TL işlemiş faiz olduğu belirlenmiştir.
Kök rapor ve ek raporlar arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi istenilmiş ve bilirkişi heyetince düzenlenen 12.04.2023 tarihli ek raporda davalı bankanın icra dosyasına yatırdığı masrafın fazla olduğu, bu masrafın harcanmadığı tespiti yapılarak buna göre dava tarihi itibari ile 13.777,91 TL ana para, 5.498,12 TL işlemiş faiz olmak üzere 19.276,03 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların itirazları da dikkate alınarak bilirkişi heyetince düzenlenen kök ve ek raporlarda yapılan ödemenin mahsubuna yönelik BK.
100'e göre yapılan hesaplamalarda farklı sonuçlara ulaşıldığından bu haliyle raporların denetime elverişli olmadığı değerlendirilmiş, tarafların itirazları da göz önünde bulundurularak başka bir Nitelikli Hesap Bilirkişisi ve Bankacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden her iki icra dosyası yönünden hesaplama yapılmasına yönelik rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 23.12.2023 tarihli raporda; davalının ....İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında takip tarihi itibari ile 70.227,00 TL asıl alacak, 5.500,80 TL kar mahrumiyeti, 275,29 TL BSMV olmak üzere 76.008,09 TL alacağının bulunduğu,
davalı banka takipte BSMV kalemini istememiş olması nedeniyle takip ve sonrasında bu kalemin dikkate alınmadığı ve bu şekilde yapılan hesap ve mahsupta davalı bankanın dava tarihindeki alacağının 14.070,55 TL asıl alacak ile 3.374,62 TL işlemiş faiz olduğu yönünde tespit ve hesaplama yapılmıştır. Aynı raporda, İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki alacak yönünden aracın satışı nedeniyle ödenen tahsilat tahsilde tekerrür olmamak üzere İzmir ....
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına bildirildiği ve tahsil harcı alındığı belirtilmiştir. Raporun sonuç bölümünde rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takibe ilişkin masrafların dikkate alınıp alınmayacağı mahkemenin takdirine bırakılmıştır.
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ödeme tarihi olan 27.02.2019 tarihine kadar davalı bankanın yaptığı masraflar icra dosyasından istenilmiş ve bu dosya yönünden de seçenekli olarak davalının takip yapabileceği dikkate alınarak yapılan masraflar ve icra vekalet ücreti ve diğer giderlerin BK.100'e göre yapılan ödemelerden mahsup edilerek davalının alacaklı olduğu tutarın hesaplanması istenilmiştir.
Bilirkişi heyetince düzenlenen 30.04.2024 tarihli ek raporda; İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya masrafları da dikkate alındığında dava tarihi itibariyle davalının 16.777,78 TL asıl alacak ve 4.091,48 TL işlemiş faiz tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi heyetince düzenlenen 23.12.2023 tarihli kök rapor ve 30.04.2024 tarihli ek raporda ayrıntılı olarak borcun belirlendiği, mahsup edilecek icra masrafı, icra vekalet ücreti ve tahsil harcının tek tek belirtildiği ve buna göre dava tarihi itibari ile davalı bankanın alacak tutarı belirlendiği, bilirkişi kök ve ek raporu denetime elverişli olduğundan bu raporlar hükme esas alınmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 20.01.2023 tarih,... Esas, ... Karar sayılı kararında " ...Cebri icra hukukunda sadece alacaklının değil borçlunun menfaatleri de dikkate alınmalı ve bunlar dengelenmeye çalışılmalıdır.
Henüz geçici rehin açığı belgesinin düzenlenmediği aşamada borçlunun rehin verdiği malı dışında da diğer malları üzerine ayrıca haciz konulması, borçlu için aşırı bir yük oluşturacağından menfaatler dengesine aykırı olup, cebri icranın amacıyla da bağdaşmaz. Bu durum Anayasal olarak korunan Hukuk Devleti, İnsan Onuru, Mülkiyet Hakkı Ve Ölçülülük İlkeleri ile çelişmektedir. Cebri icranın amacı, borçluyu cezalandırmak değil; alacağın tahsilidir.
Diğer taraftan rehin sahibi alacaklı tarafından borçlunun diğer mallarının da haczedilmesi, borçlunun diğer alacaklılarının alacağının tahsilini de engelleyeceğinden üçüncü kişilerin de menfaatini ihlal eder..." denilerek, alacaklı tarafından aynı alacaktan dolayı aynı borçluya karşı ikinci kez takip yapılması,
borçlunun fazladan icra takip masraflarına ve icra vekalet ücretine katlanmasına neden olacağı bu durumda icra takibinde menfaat dengesinin bozulacağı gibi cebri icra organları da gereksiz yere meşgul edilmiş olacağından adil yargılamanın bir unsuru olan usul ekonomisine de aykırılık oluşturduğu belirtilerek rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehinin paraya çevrilmesi yoluyla hemde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamayacağına karar verilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca somut olayda; davalı banka aynı borç için aynı anda hem rehinin paraya çevrilmesi yoluyla hemde kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla davacı borçlu ... İnş. Tur. San. A.Ş. aleyhine takip yapamayacağından bu davacının kambiyo senedine mahsus icra takibi olan İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Davacı ... Şirketi'nin rehinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibindeki borca ilişkin takip tarihi itibari ile davacının davalıya Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle borçlu olduğu, takip sırasında dava dışı İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün...
Esas sayılı dosyasında takibe konu rehinli aracın satıldığı ve bu satış nedeniyle davalı banka hesabına 23.07.2019 tarihinde 78.607,46 TL ödeme yapıldığı, ödemenin takipten sonra yapıldığı, bu nedenle davalının bu takibinde haklı olduğu ve yapılan ödemenin BK.
100'e göre alacağın mahsubu gerektiği buna göre yapılan hesaplamada davacı bankanın her ne kadar rehinli araç satılmış olsa da satış sonrasında davalının rehin açığı belgesi alabileceği dikkate alınarak bu dosyada dava tarihi itibari ile 14.070,55 TL asıl alacak ve 3.374,62 TL olmak üzere toplam 17.445,17 TL alacaklı olduğu, bu tutarın dışındaki alacak ve fer'ilerinden kaynaklı borcun ödeme nedeniyle sona erdiği ve bu nedenle dava tarihi itibariyle bu tutarın dışında davacının davalıya borçlu olmadığı kanaatine varılmıştır.
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senedine özgü takibe yönelik dosya alacağı yönünden yapılan değerlendirmede. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince asıl borçlu hakkında aynı borç için hem rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip, hem de kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takip yapılamayacağından davacı ... Şirketi'nin bu dosya yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti ile bu davacı yönünden takibin iptaline karar verilmiştir.
Diğer davacılar yönünden yapılan değerlendirmede, davacıların kambiyo senedinde avalist oldukları davacı şirketin kredi kullandığı ve kredi borcunu ödemediği davalı bankanın kambiyo senedinin kredi amacıyla verildiğini kabul ve ikrar ettiği, bu kapsamda davacı şirket hakkında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip ile birlikte aynı borç için fakat aynı borçlu olmayan kambiyoda aval verenler hakkında yapılan icra takibi olduğu,
aynı kişi için mükerrer takip yapılmadığından İcra İflas Kanunu da dikkate alındığında ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı aynı borçlu için aynı borç nedeniyle her iki takibin aynı anda yapılmasının mükerrer olacağı belirtilerek her iki takibin yapılamayacağına karar verildiği,
davacı avalistler aynı borçtan sorumlu olsalar dahi davacı şirketin rehininin yanında senedi avalist olarak imzalayarak kredi borcunu senetteki tutar kadar ödemeyi kabul ettikleri, bu nedenle bu tutar kadar davacı avalistlerin kredi borcundan sorumlu olduğu ve İcra İflas Kanunu uyarınca asıl borçlu hakkında rehinin paraya çevrilmesi yolu ile birlikte davacı avalistler hakkında kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takip yapılabileceği kanaatine varılmıştır.
Bu kapsamda yapılan ödemenin mahsubuna yönelik bu dosya yönünden yapılan hesaplamada davalının davacı avalistler ... ve ...'dan dava tarihi itibari ile 16.777,78 TL asıl alacak ve 4.091,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.869,26 TL alacaklı olduğu değerlendirilmiş ve bu nedenle bu alacak ve bu alacağın ferileri yönünden (İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki alacak yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) borçlular ... ve ... yönünden takibin devamına, bu tutarın dışında kalan asıl alacak ve fer'ileri nedeniyle bu davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalının icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/127, K. 2024/450, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama